Hayat Yeniler Kendini

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve misty tarafından 25 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : misty
  1. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Zaman öylesine hızla akıp giderken hangimiz, hangi mutluluğun içinde kaybolduk ki ya da hangi acıda öylece kalabildik. Herşey yaşandı ve bitti, hayat yine eskisi gibi kaldığı yerden devam etti. Biz hayata geç kalmış benliğimizle koşmak istedik, hiç nefes almadan koşmak ama geçmişin bize verdiği o acı zehirle hep sendeledik. Oysa hayat hiç yenilmişlik kabul etmeden öylece akıp gitti, (gidiyor).


    Nedenli nedensiz yaşamak hayatı acıtıyor bazen şu garip insan yüreğini. Hayallere umut yüklerken bir bir hangi zaman diliminde ne düşünürüz ne hissederiz bilinmez. Beynimizde bir ton cevapsız yetim kalmış sorular aklımızı esir alır bize bile sormadan. Yaşanmışlıkların verdiği acı o kadar ağır gelir ki bazen her şeyi olduğu gibi bırakmak öylece bırakıp gitmek isteriz uzak diyarlara. Hangimiz hiç düşünmedik ki en güzel anımızda zaman kavramı diye bir şey olmasın. O an yitip gitmesin... ya da yitip gidecekse eğer hiç yaşanmasın.

    Nefes almak bile zorlaşır bazen, hani boğazınızda koca bir düğüm geçmişiniz esir alır benliğinizi. Doğru nedir yanlış nerdedir hiç bilinmez. Hayat bazen acı yükler insana, insan ruhuna. Pişmanlıklar bir bir kapıyı çalar. Oysa pişman değilsinizdir hiç. Sadece yaşanılanın acı vermesinden dolayı nefret kokar nefesiniz. Hangi ayrılıkta hangi yaşanmışlıkta kaldığınızı bilemezsiniz. Hep aynı yerde hep aynı sahne gözlerinizin önünde korkular çoğalır durur işte öyle..Kendinize bile dürüst davranamazsınız o an. Yenilmişliği kabul etmek istemezsiniz. Ettim desenizde boşuna uğraşmayın koca bir yalan sadece.İçinizden bilmediğiniz bir ses haykırır,ağlar, sızlar hatta yalvarır. Masum yanınız bazen o kadar acı yükler ki benliğinize siz bile farkında olmadan taşırsınız o yükü, hayat işte diyerek…

    Kimine göre acılar göreceli bir şeydir. Yaşanması gerektiğine inanılır, içimizdeki çocuğu büyüttüğüne. Kimine göre sadece aynı yerde öylece bırakıp gittiğine. Zaman öylesine hızla akıp giderken hangimiz, hangi mutluluğun içinde kaybolduk ki ya da hangi acıda öylece kalabildik. Herşey yaşandı ve bitti, hayat yine eskisi gibi kaldığı yerden devam etti. Biz hayata geç kalmış benliğimizle koşmak istedik, hiç nefes almadan koşmak ama geçmişin bize verdiği o acı zehirle hep sendeledik. Oysa hayat hiç yenilmişlik kabul etmeden öylece akıp gitti, (gidiyor).

    Bazen öyle aptal öyle korkak olduk ki içimizdeki gücün bile farkına varamadık. Rabbimin bize vermiş olduğu o eşsiz gücü görmezden geldik. Oysa mutluluğun anahtarı kendi yüreğimizde gizliydi her zaman. Biz istedikten sonra ne yapmadık ne yapmıyoruz ki. Hayata meydan okumak değil de kendimizi güçlü kılmak gerek. İçimizden gelen garip sesleri değil de mutluğun sesini dinlemek gerek. Ve asla keşke dememek her şeye rağmen dimdik ayakta durabilmek gerek.Çünkü biliyorum ki hayat her zaman yeniler kendini…



    Sevgi Demirdelen