hayata dair...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve eldeniz tarafından 25 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    25 Aralık 2007
    Konu Sahibi : eldeniz
  1. eldeniz

    eldeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2007
    Mesajlar:
    701
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Hayat
    şerefle Bitirilmesi Gereken

    En Asil Görev Hayattir.

    Bir Lokma Ekmek Için

    şerefini çiğnetmeye,

    Bir Anlik Eğlence Için

    Servetini Tüketmeye,

    Bir Zamanlik Mevkii

    Için El Ayak öpmeye,

    Insanlari Ezip Geçmeye,

    Günlük Menfaatler Için,

    Onurunu Terk Etmeye,

    Bir Kisim Insanlara Kizip

    Tüm Insanlara Düşman Olmaya Değmez Bu Hayat...
     
  2. 25 Aralık 2007
    Konu Sahibi : eldeniz
  3. eldeniz

    eldeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2007
    Mesajlar:
    701
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Altindan Değerli Sözler
    Aciz Insan şikayet Eder



    Basit Insan Iftira Eder



    Cahil Insan Kavga Eder



    Akilli Insan Idare Eder
     
  4. 25 Aralık 2007
    Konu Sahibi : eldeniz
  5. eldeniz

    eldeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2007
    Mesajlar:
    701
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Azim
    Yazilip Söylenilenlerin Neresindeyiz.

    Hissizler Hareketsizler Yol Alamazlar.

    Uyuyanlar Hedefe Ulaşamazlar.

    Hele Azmini Iradesini Yitirenler Asla Uzun Zaman Ayakta Kalamazlar.

    şimdi Eğer Yarinlarimizi Düşünüyor Ve Dipdiri Bir Geleceğe Varmayi Düşlüyorsak Yollarin Yürünerek Alinabileceğini Ve Zirvelere Azim Ve Irade Ile Ulaşilabileceğini Asla Hatirdan çikarmamaliyiz.
     
  6. 25 Aralık 2007
    Konu Sahibi : eldeniz
  7. SeMeRKaNT

    SeMeRKaNT Guest

    kendimizi bildiğimizde kıyılara yasak edilmiştik......
     
  8. 12 Mart 2008
    Konu Sahibi : eldeniz
  9. eldeniz

    eldeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2007
    Mesajlar:
    701
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Keşkelerle Dolu Yaşam

    Ne kadar isterdim ”keşke” sözcüğünü hiç kullanmamayı. Ama belki en çok kullandığım sözcüklerden birisi oldu.

    İstenmeyen konuk gibi benimle birlikte yaşıyor, gölgem gibi benimle dolaşıyor. Ben ona alışamadım ama o bana iyice alıştı sanırım. Alışmamış olsaydı bırakırdı yakamı. Kimbilir ne kadar rahat ederdim? Ama olmuyor. Yapışık ikiz gibi birlikte yaşayıp gideceğimiz artık kesin gibi.

    Hangisininden başlasam ”keşke”lerimi anlatmaya?

    Örneğin; saf bir çocuk gibi kalbimi açtığım, üzerine titrediğim ve beslediğim sevgilerimin düşkırıklığı ile sonuçlanması ve her defasında tövbe etmeme rağmen tövbemi defalarca bozmam ‘keşke’lerimin en güçlüsü belki de.

    Aziz Nesin’in şiirinde sözettiği ”Güneşi görünce havaya kanıp çiçek açan badem ağacı” gibi açılıveren saf ve art niyetsiz kalbimin soğuklara kalıp donması gibi. Ama inandım ki bu tövbelerim hiç bitmeyecek, keşkelerin acısı her defasında acıtacak canımı. Kabullendim bunu. Bükemediğin bileği öpeceksin derler.

    Keşkelerimden birisi de bazı sevdiklerime ”Seni seviyorum” diyemeden ayrılmamız. Bazı ayrılıklar da sonsuza kadar oldu üstelik. Hatırladıkça içim yanar. “Keşke” derim bıktırana kadar ”Seni seviyorum” diyebilseydim, sarılıp yorulana kadar öpücüklere boğsaydım.

    O insanlara içimden geçenleri öyle anlatmalıydım ki, değil karanlıkta, gölgede bile hiçbir duygum kalmamalıydı. Ne yazık ki sevildiğini bilmeyi çoktan hakemiş birkaç insandan bunu esirgedim. Belki gururumun densizliğinden, belki anlamsız kibirimden. Ama artık çok geç.

    Keşkelerin sonu gelmeyecek. Anlat anlat bitmez.

    Dostlarıma bir önerim var. Keşkeleri benim kadar hissetmesinler diye.

    Sevdiklerinize şu anda telefon edin, elektronik posta atın, olanaklı ise yanlarına en kısa sürede gidin. Onları ne kadar sevdiğinize söyleyin. Yüksek sesle söyleyin. Küçükse saçlarını okşayın, büyük ise elleri hep avucunuzda kalsın.

    Sevildiğinin değerini bilmeyenlere ise veda edin.

    Sizi üzemesinler diye.

    “Keşke”ler hiç olmasın yaşantınızda.

    ”İyi ki” ile başlasın anılarınız.