Hayatımızı kim yönetiyor?

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve Asortie tarafından 29 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    29 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Asortie
  1. Asortie

    Asortie bun@luzumvar.. Pro Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    9.330
    Beğenildi:
    607
    Ödül Puanları:
    238
    Hormonlarınızı tanıyarak günlerinizi ruh halinizdeki aylık değişimlere göre planlayabilirsiniz. Peki hormon fallarına inanır mısınız?
    Kendinizi bir gün evde portakal suyu bitti diye ağlarken, diğer gün vahşi bir korku filmine kaptırmış mı buluyorsunuz? Bir gün oradan oraya sıçrarken, başka bir gün yataktan zor mu kalkıyorsunuz? Bir ay içinde hepimiz bu tip değişken duygular yaşar ve suçu hep kendimizde ararız. Gabrielle Lichterman, kadın sağlığı konusunda yaptığı uzun araştırmalar sonucunda "28 Gün, Hormonlarınız İçin Günlük Horoskop" adlı kitabında tüm bu duygusal ve bedensel iniş çıkışların kaynağını gösteriyor:

    Hormonlarımız! Artık bir ay boyunca bizi istedikleri gibi yönlendiren, aşk hayatımıza, ruhsal durumumuza, enerjimize hükmeden hormonlarımızı tanıyor ve önceden önlem alarak hayatımızı çok daha yaşanır hale getirebileceğimizi biliyoruz.

    Eski dostumuz hormonlar

    Vücudumuz hormonlar açısından oldukça zengindir ve bu hormonlar yaşamımızı büyük ölçüde etkiler. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, hormonların düşünce sürecinde ne kadar önemli bir rol oynadıkları da kanıtlanmıştır. Mesela, testosteronun azlığı özgüven eksikliğine neden olurken, östrojen ve testosteronun artması, sağ beyin becerilerimizi artırıyor.

    Hormonlarla tanışmamız fetüs döneminde başlıyor. Üç ila altıncı aylarda içinde yüzdüğümüz hormonlar, davranışlarımızı etkiliyor, vücudumuzun fiziksel yapısını belirliyor ve beynin, yaşamın ileriki zamanlarında ortaya çıkan hormonlara verdiği tepkiyi değiştiriyor.

    Üç büyük hormonumuz

    Halen adet gören kadınların salgıladıkları üç büyük hormon olan östrojen, testosteron ve progesteron, ruh sağlıklarını, beyinsel fonksiyonlarını, para harcayışlarını, ilişkilerini, ilgi duyacakları kişileri, o ay ne alacaklarını, işte hangi günler daha başarılı olacaklarını ve daha birçok şeyi etkiliyor. Örneğin, kadınlar vücutlarındaki hormonal değişim nedeniyle adet dönemi boyunca 100 IQ puanı kazanıp kaybediyorlar. Bu durum, bir kadının niçin kendini bazen son derece unutkan veya beceriksiz hissettiğini de açıklıyor gibi.

    Adetin ilk iki haftasında salgılanan östrojen, rahmi büyütüyor ve yumurtanın rahme düşmesinde rol oynuyor. Adet döneminin son iki haftasında salgılanan progesteron ise rahim salgılarını artırıyor. Bu dönemde hamilelik gerçekleşmesi durumunda progesteron rahmi hamileliğe hazırlıyor, gebelik meydana gelmezse de adet kanamasına yol açıyor.

    Kadınlığın vazgeçilmez hormonu östrojen kadar erkeklik hormonu testosteron da kadın sağlığında önemli bir yer tutuyor. Genç kızlarda testosteron böbreküstü bezinden salgılanarak boy büyümesinin tamamlanmasına yardımcı oluyor. Kadınlarda düşük oranda salgılanan testosteron, cinsel isteğin artışında rol oynuyor ve normal seviyelerde olması, kadınların cinsel yönden doyuma ulaşmaları açısından önem taşıyor.

    Peki, hormonlar günlük yaşantımızı bu denli etkilerken, biz onlardan neden bu kadar habersiziz? Doktorlar ve araştırmacılar bu konuda her gün yeni araştırmalar yapıyorlar. Fakat bilgiler farklı alanlara dağıldığından hepsine aynı anda erişim çok da kolay olmuyor. Gabriel Lichterman ise tüm bunları kendi araştırmalarıyla harmanlayarak, kadınların her gün bir bölümü okuyarak dönemlerini takip etmelerine yardımcı olacak "28 Gün, Hormonlarınız İçin Günlük Horoskop" adlı bir rehber kitap ile kadınların imdadına yetişiyor.

    Hormonlar, erkekleri gün içinde nasıl etkiler?

    Sabahları: En enerjik ve konuşkan zamanlarıdır. Çünkü testosteron seviyeleri en yüksek noktadadır. Bu durum, onları aynı zamanda saldırgan yapıyor.

    En uygun zaman: Evde onarılması gereken bir şeyi onarmalarını isteyebilir, cinsel bir istekte bulunabilirsiniz.

    Öğleden sonra: Testosteron ortalama bir seviyeye düşer. Hareketlerinde yavaşlama görülür. Yalnız çalışmak yerine grup çalışmalarına daha meyilli olurlar.

    En uygun zaman: Bir grup içinde çalışmalarını isteyebilir ya da bazı konularla ilgili beyin fırtınası yapmaya davet edebilirsiniz.

    Akşamları: Testosteron en düşük seviyeye iner. Libido adı verilen cinsellik dürtüleri en alt seviyeye iner.

    En uygun zaman: Patronunuzdan maaşınıza zam yapmasını isteyebilir ya da sevgilinize oturma odası için aldığınız pembe perdeleri gösterebilirsiniz. Bu tip durumları günün erken saatlerine göre daha yumuşak karşılayacaklardır.

    Hormon fallarına inanır mısınız?

    İşte "28 Gün, Hormonlarınız için Günlük Horoskop" adlı kitaptan kadınların periyod dönemi sonrası için seçtiğimiz bazı günler...

    1. gün: Yeni projeler planlamada ve beyin fırtınası yapmada bir numarasınız. Son dönemlerde sizi rahatsız eden her şey, artık gözünüze sorun gibi görünmüyor. Bunun nedeni de son birkaç gündür düşüşe geçen östrojenin yükselmeye başlaması.

    7. gün: Kendinize güveniniz yüksek, konuşkan ve neşelisiniz. Yüksek seviyelere çıkan östrojen ve testosteron sizi aksiyona ve yeni deneyimlere hazırlıyor. Enerjinizi artıran östrojen, aynı zamanda stresinizi de artırıyor. Bu nedenle sevgilinizin ailesiyle tanışmayı stresinizi artırmamak için 13. günden sonraya ertelemelisiniz.

    13. gün: Çekici, cesur ve yeni aktivitelere heveslisiniz. Östrojen ve testosteron hormonlarınız bugün zirvede. Bu durum hafızanızı güçlendiriyor ve sol beyninizin size hükmetmesine neden oluyor. Mantığınızla karar verebileceğiniz son günü iyi değerlendirmelisiniz.

    19. gün: Rahat ve sakinsiniz. Yüksek orandaki progesteron, adeta rahminizi kontrol eden bir anne görevi gördüğünden sizi partilerden ve bu partilerde meydana gelebilecek olası kazalardan koruyor. Yükselen östrojeniniz de size serotonin adlı mutluluk hormonunu hediye ediyor.

    23. gün: İçgüdüleriniz çok kuvvetli ve para konusunda girişkensiniz. Adet öncesi gerginlik sendromu olarak bilinen dönemde olduğunuzdan, kafeinli içeceklerden uzak durmalısınız.

    27. gün: Östrojen ve testosteronun tamamen yok olmasına yalnızca bir gün kaldığı için zeká becerileriniz en alt seviyede. Buna rağmen sağ beyniniz kontrolü ele geçirdiği için yaratıcılığınız mükemmel. İş yerindeki sorunlar da gözünüze batmaya başladı. Ama enerjiniz olmadığı için işleri arkadaşlarınızın üzerine yıkıyorsunuz.

    Ve tüm bunların nedeni hormonlarınız! Bu durumu bilirseniz, maaşınıza zam istemek, hoşlandığınız adama yakınlaşmak, alışverişe gitmek, tatil planı yapmak gibi planları için en uygun zamanı belirleyebilirsiniz.