Hayır" Diyememe Hastalığı

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve birumutt tarafından 26 Mart 2010 başlatılmıştır.

    26 Mart 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  1. birumutt

    birumutt boncuk gözlüm Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.769
    Beğenildi:
    305
    Ödül Puanları:
    188
    “Hayır” diyebilmek öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Bu sosyal becerinin eksikliği, yani “hayır” diyememek ise bir hastalıktır. Daha doğrusu psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yol açan tehlikeli bir virüstür. Kötü gün dostu olmak elbette önemlidir. Evet diyebilmek güzeldir. Lakin sınırlarımızı aşmadan, kendimizi ve ailemizi zora düşürmeden…

    Genç bir kızcağız… Yirmili yaşlarında henüz... Kibar, nazik ve alımlı! Sıcaklığı gözlerine yansıyacak kadar da samimi… Konuştukça açılıyor. Açıldıkça da, gözlerinden inci gibi yaşlar süzülüyordu. “Uyuyamıyorum. Hele aynalara hiç bakamıyorum. Yaşanmamalıydı. Mahcubum Allah’a ve kendime karşı!” derken ıslak gözlerini siliyordu. Özür diliyordu bir yandan da, gözyaşlarını tutamadığı için...
    “Yüreği güzel kız, ağlamak güzeldir. Ağlayamaz her göz! Bırak aksın” dedim hiç düşünmeden. Çünkü biliyordum ki “Yaradan’ın korkusuyla -sinek başı kadar bile olsa- akan o gözyaşı” onu ötelerde yalnız bırakmayacaktı.
    Muhafazakâr bir aileden geliyordu. Aşırı sert ve iletişime geçmeyen bir baba yanında, kendini çocuklarına adamış cefakâr bir anne vardı tabloda. Anne de kızı gibiydi. Kimseyi incitmemiş ve kırmamış. Lakin hep kırılmış…
    İşte bu yönüyle çekmişti annesine. Sessiz, sakin, herkesi düşünen, memnun etmeye çalışan, itiraz etmeyen ve kimseyi gücendirmemek için “hayır” bile diyemeyen bir kişilik çıkmıştı ortaya. İşin ilginç yanı bu özelliği çoğu zaman da işe yaramıştı. Bilhassa da çocukluk döneminde bu yönüyle takdir ve onay almıştı çevresinden.


    Çizilemeyen sınırlar


    Buraya kadar her şey tamam gibi geliyor değil mi? Hatta belki de bu özelliklere sahip bir kız çocuğu kulağınıza hoş bile gelmiş olabilir. Gelin görün ki, bu tür hikâyelerin sonu hiç de hoş olmayabiliyor. Mesleğimiz icabı hayatları dinliyoruz. Çocukları, gençleri ve yetişkinleri… Pişmanlıklarını, hatalarını, artılarını ve eksilerini... Bu paylaşımlar esnasında bu sorunlara yol açan kişilik özelliklerine ya da “Hayır diyememe” gibi sosyal beceri eksikliklerinin nelere sebep olabildiğine tanık oluyoruz.



    Kişi, aşırı iyi niyetinden dolayı ya kız-erkek ilişkilerinde, ya okul-iş yaşamında, ya arkadaşlık ilişkilerinde ya da evliliğinde incitilip örselenebiliyor, hatta istismar edilebiliyor. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi... Sınırlarını çizemediği için sınırları ihlal edilmeye başlanıyor. Sınırları aşmak isteyene de “Aman kırılmasın, kimsenin ağzının tadı bozulmasın” düşüncesiyle ‘Dur, hayır’ bile diyemiyor.


    “Hayır” diyebilmek öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Bu sosyal becerinin eksikliği yani “hayır” diyememek ise bir hastalıktır. Daha doğrusu psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yol açan tehlikeli bir virüstür.


    Sadece bu genç kız mı hayır diyemediği için zarar gören? 45 yaşlarında bir beyefendinin kararan hayatı mesela... Arkadaşlarından biri önce yüklü bir miktar borç para istiyor. Ardından da kefil olmasını istiyor. Beyefendi kendisini çok aşan bu talebe “hayır” diyemiyor. Bile bile lades derler ya! Arkadaşının borcunu ödeyemeyeceğini bildiği halde evet diyor.
    Sonunda adamcağız malını mülkünü kaybediyor. Bununla da kalmıyor, ailesi parçalanıyor, ardından da kalp krizi geçiriyor. Cenazesinde konuşuyor yakınları: “Merhum çok iyi niyetli biriydi. Ah keşke bir de hayır diyebilseydi…”

    Hayır diyememe hastalığından kurtulmak için 9 yol


    1. Önce anlamak sonra anlaşılmak! Muhatabınızı saygıyla dinleyin. Konuşmasını tamamlamasını bekleyin. Sözünü kesmeyin


    2. Anlaşılabilmek için, dürüst, açık, net ve kararlı olun. İletişim esnasında saklambaç oynamayın. Yalnız dikkat edin! Ne şiş yansın, ne de kebap! Kırmadan, incitmeden nezaket içinde bu mesajı verebilmek de maharet; yoksa saldırganca öfkeyle ve kaba bir şekilde hayır demek de değil.


    3. Cevabınız vermeden önce zaman isteyin. Kendinizi o an iyi ifade edemeyeceğinizi ya da olumsuz bir cevap vermekte çok zorlanacağınızı düşünüyorsanız; durun ve konu hakkında düşünmek için zaman isteyin. Böylelikle reddetme kararınızın gerekçelerini tespit etmek için fırsatınız olur.


    4. Beden dilinizle de hayır deyin. Muhatabınızın gözlerinin içine bakarak kararlı bir ses tonuyla konuşun. Ne söylediğiniz kadar nasıl söylediğiniz de önemli. Bedeniniz siz konuşurken ne diyor? Gözleriniz, duruşunuz ve ses tonumuz söylediklerinizle uyumlu mu?


    5. Reddettiğiniz kişinin büyük bir hayal kırıklığına uğradığını seziyorsanız, serinkanlılığınızı muhafaza edin, mümkünse bulunduğunuz ortamı değiştirin.


    6. Beyin jimnastiği yapın. Geçen hafta kaç kez “evet” dediğinizi listeleyin. Sizden istenen talepler karşısında tepkinizi ve sonraki durumunuzu irdeleyin. Tamam dediğiniz şeylerden ötürü kendinize kızgın mısınız? Darılmış, gücenmiş ya da içerlemiş hissediyor musunuz? Maddi ya da manevi kayıplarınız var mı? Değerlendirin.


    7. Yalana başvurmadan empatik ve sempatik bir şekilde de hayır deyin. Yalnız dikkat! Bazen uzun açıklamalar sınırlarımızın test edilmesine imkân tanır. Karar sizin!
    “Keşke yapabilsem. Ama prensip olarak kimsenin arabasını ödünç almam ve kendi arabamı da ödünç vermem.”
    “Bugün Ayşe’ye bakamayacağım için üzgünüm. Şu an çocuğunu bırakacağın bir yer bulmanın zor olacağının farkındayım ama bizim bugün için çok önceden kararlaştırılmış bir planımız var.”


    8. Bir öneri ya da alternatif sunabilirsiniz. Örneğin istenen şeyi gerçekten yapmak istiyor ama zamanınız müsait değilse, “Şu an bunu yapamam ama şu şartlar altında gelecek hafta yapabilirim” gibi…


    9. İçsel konuşmanızı değiştirin. Hayır dediğiniz için kötü ve bencil bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız bu hastalığa yakalanma ihtimaliniz yüksektir. Size “hayır” dedirtmeyen irrasyonel ve işlevsel olmayan düşüncelerinizi ve beklentilerinizi masaya yatırın.
     
  2. 26 Mart 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  3. Çenebaz

    Çenebaz Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.525
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Çok doğru bir saptama...
    ılk örnekteki anne kız da sanki benim annemle beni anlatıyor.
    Ben bu olumsuzluğun farkındayım ve düzeltmek için elimden geleni yapıyorum ama annem artık kendini böyle kabul etmiş durumda.
    Hayır demeyi ayıp kabul ettiği için asıl haksızlığı hep kendisine yapıyor.

    Güzel paylaşımdı, elinize sağlık a.s.
     
  4. 27 Mart 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  5. peptyy

    peptyy Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2009
    Mesajlar:
    356
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    ne yapsamda bu hastalığımı yenemedim
     
  6. 27 Mart 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  7. yabangxuxlxuxm

    yabangxuxlxuxm Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    9.744
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    aynen bende hayır diyemiyorum.bu yüzden başıma çok şeyler geldi.huyum kurusun hala aynıyım.