Hemotokrit (kan sayımı)

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve MsscooL tarafından 17 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    17 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : MsscooL
  1. MsscooL

    MsscooL Guest

    Korunma önerileri

    Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir. Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır.Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.
    Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.

    Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı akıntıların önlenmesi için en ciddi önlem vajendeki laktobasillerin korunmasıdır. Pek çok önlemin temelinde bu yatar.

    Anormal sayılan akıntılar;

    1)Kesilmiş süt gibi beyaz,
    2)Kanlı
    3)Et suyu gibi
    4)Sarı – yeşil renkli ve iç çamaşırda iz bırakan,
    5)Bol, sarı-gri köpüklü,
    6)Kötü kokulu (özellikle cinsel ilişkiden sonra bozulmuş balık kokusu)
    şeklinde sıralanabilir.

    Akıntıya aşağıdaki yakınmalar da eşlik edebilir.

    Kaşıntı
    Yanma
    Ağrılı ilişki
    İdrar yaparken yanma
    Sık ve az az idrar yapma
    Kızarıklık
    Düzensiz kanama veya ilişkiden sonra kanama,
    Tanı için jinekolojik muayeneyi takiben ,
    Direk akıntıdan alınan örneğin mikroskopik incelemesi,
    Akıntının boyanarak(Gram vb) mikroskopik incelemesi
    Kültür alınarak mikrobun üretilmesi
    Rahim ağzı sürüntüsü (Paptest, smear ) yapılması
    yapılabilir.

    Akıntı nedenleri;

    Mantar, Trikomonas, Gardnerella,Klamidya vb değişik mikroplarla enfeksiyon
    Rahim İçi Alet ile doğum kontrolu,
    Kanserler(özellikle kanlı akıntı veya ilişkiden sonra kanama varsa),
    Polip,
    Küçük kız çocuklarında vajina içinde yabancı cisim,
    Rahim ağzının dışa dönük olması(eversiyon ve ektopi)
    olabilir.

    Tedavi nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından düzenlenmelidir.Ülkemizde sıklıkla “Sadece akıntım var, bir ilaç verebilirmisiniz” diyerek eczaneye gidip ilaç almak, birkaç fitil ve tedaviden sonra doktora gitmek çok yaygın , yanlış bir uygulamadır. Uygun olmayan ilaçlarla daha dirençli enfeksiyonlara neden olmak, bir kanseri ilaçla tedavi etmeye çalışırak erken tanı ve başarıyla tedavi olma şansını kaçırmak mümkündür.

    Akıntılarla ilgili en önemli olan konu; normal ve anormal akıntıyı tanımak ve akıntılı hastalıklara neden olabilecek kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan kurtulmaktır.
    Akıntılı ( özellikle enfeksiyonlara) hastalıklara yakalanmamak için;
    İlşikiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalıdır (vajinal duş). Eğer bir temizlik yapılacaksa , vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.
    Tuvalette temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır.
    Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.
    Havuz, hamam, sauna , küvet ve her gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır.
    Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa , prezervatif ile korunmalıdır.
    İç çamaşırlar doğal (pamuklu , yün) maddelerden üretilmiş olmalıdır.
    Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir ( en çok 6 saat).
    Koku için vajen girişinde deodoran parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.
    Dar pantolon, sıkı iç çamaşırları veya etekler (en azından uzun süreli) kullanılmamalıdır.
    Düzenli pap-test yaptırılmalıdır.
    Şeker Hastalığı varsa kontrol altında tutulmalıdır. Tatlandırıcı kullanımına bağlı daha sık mantar enfeksiyonları olduğu ifade edilmektedir. Ancak bu sıklıkla, kullanım nedeni olan şeker hastalığına da bağlı olabilir.

    Yaz ve tatil aylarında yukarıdaki önerilere uymak zorlaştığından, yazın vajinal akıntılara daha sık rastlanılabilir. Bu nedenle hijyenik kurallara her zaman büyük bir dikkatle uyulmalıdır. Bir miktar akıntı mutlaka olacaktır. Unutmayın ki vajende hiç ıslaklık olmaması, kuruluk ayrı bir hastalıktır. Yani vajina kuru olamaz. Ülkemizde en çok cinsel ilişki ve adetten sonra kadınlarımızın bir kısmı, kirlendikleri gerekçesiyle “bulaşık çamaşır yıkarcasına” vajinanın içini yıkayarak, burada bulunan koruyucu asiti üreten Laktobasil’leri yok ederek, tekrarlayan mantar ve diğer mikrobik hastalıklara neden olmaktadır.


    NOT: Bu tür akıntılar halsizliğe sebep olmaz.Bence en yakın zamanda hemotokrit ( kan sayımı ) baktır.
     
  2. 18 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : MsscooL
  3. MsscooL

    MsscooL Guest

    Hemotokrit (kan sayımı)

    Kan iki kısımdan oluşur.Şekilli elemanlar ve serum olarak ikiye ayrılır.Hemotokrit; kanın şekilli elemanlarının, kanın serum miktarına oranıdır.


    Yapılan bir kan sayımında hemoglobin ve hematokrit adı verilen değerlerin normalin altına inmiş olması ve alyuvarların ortalama büyüklüklerinin azalmış olduğunun gözlenmesi demir eksikliği anemisi tanısının konması için yeterlidir. Bazı durumlarda ve özellikle de kansız olması için bir nedeni olmayan kişilerde kansızlığın nedenini ve kaynağını araştırmak için daha ileri incelemelere başvurulması gerekebilir.


    1- Yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, çabuk yorulma
    2- Çalışma kapasitesinde azalma
    3- Sık hastalanma
    4- İştahsızlık, bulantı
    5- Ciltte, göz kapaklarının iç kısmında ve avuçta solukluk
    6- Çarpıntı ve nefes darlığı
    7- Daha fazla üşüme
    8- Konsantrasyon bozukluğu


    Bu belirtilerin bulunması anemi (kansızlık) ye işaret eder.



    KANSIZLIK NASIL ANLAŞILIR?
    Hekim muayenesi ile birlikte yapılacak basit bir kan sayımı ile kansızlık tanısı konulabilir. Tam kan sayımında düşük hematokrit ( %33-35’den az) ve hemoglobin (11g/dl’den düşük) değerleri kansızlık göstergesidir. Gebelerde bu sınır 10 g/dl’nin altı olarak kabul edilir.

    NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR?
    Kansızlık tedavisinde uygun demir ilaçlarının hekiminizin önerdiği doz ve sürede kullanılması yeterlidir. Ancak kansızlık tedavilerinin en az üç ay sürmesi gerektiği düşünüldüğünde tadı hoş, alımı kolay ve mide şikayetlerine yol açmayan bir demir ürününün seçilmesi önemlidir. Seçilecek ilacın emiliminin yiyeceklerden etkilenmemesi de ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. İlaç tedavisi yanında demir açısından zengin besinler tercih edilmelidir.



    Özgürcüm umarım yardımcı olabilmişimdir...Sevgilerimle...