her şey AŞK İÇİN...

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve kelebek__ tarafından 6 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    6 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : kelebek__
  1. kelebek__

    kelebek__ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Haziran 2007
    Mesajlar:
    41
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Üstünde durmadım. Ama on dakika sonra aklıma gelince yeniden, düşünmeye başladım.

    Öyle miydi gerçekten? Her şey aşk için miydi? “Yok canım…” diye düşünüyor insan ilk başta ama sonrasında ciddi olarak düşününce, her şeyin aşk için olduğunu anlayıp, hissetmemiz zor olmuyor.

    Hoşlanmalar, heyecanlar, kıpırtılar, beraberlikler, ayrılıklar, evlilikler, boşanmalar, yalnızlıklar, hüzünler, kaygılar, gözyaşları...

    Şarkılar, şiirler, serenatlar, mektuplar, güller, naralar, hayaller, özlemler, vuslatlar, katedilen yollar, saklanan resimler...

    Üzüntüler, sevinçler, hüzünler, kederler, umutlar, umutsuzluklar, mutluluklar, mutsuzluklar...

    Suçluluk duymalar, kızgınlıklar, ihanetler, kıskançlıklar, gitmeler, küsmeler, barışmalar...

    Yasaklar, tövbeler, vazgeçişler, tutkular, öğrenmeler, arayışlar...

    Baharın gelmesi, sonbaharda yaprakların dökülmesi, yağmurların yağması, yıldızların kayması, gün batımı ...

    Hepsi ama hepsi ...

    Doğuş sebebimiz; iki insanın aşkı sonucu iken, ölüm anımız; Tanrı’ya dönüş olarak nitelendirdiğimiz ilâhi aşk değil mi?

    Bu evrensel, karşı koyulmaz, kaçınılmaz gerçek olan iki şey bile bir kez daha aşka çıkarmıyor mu yolumuzu?

    Çok değil, bir kere düşünün. Bu saydıklarım aşk bazındaki bir ilişki sırasında ya da aşk sonucu yaşadıklarımızdan ibaret.

    Her şeyi bırakın bir tarafa, en basite indirgersek, varoluş sebebimizdir aşk.

    Evet, ne diyorduk?

    Kabul etsek de, inkar etsek de,

    Her şey