Herkes kadın doğar

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve ADRENALXIXNENJEKSXIXYON tarafından 16 Ekim 2008 başlatılmıştır.

    16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : ADRENALXIXNENJEKSXIXYON
  1. ADRENALXIXNENJEKSXIXYON

    ADRENALXIXNENJEKSXIXYON Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2008
    Mesajlar:
    120
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Aslında her insan hayatına kadın beyniyle başlar. Dişi, doğanın başlangıç halidir. Ancak hamileliğin 8. haftasından sonra testosteron iletişim merkezine yayılır ve bu üniseks beyni erkek beynine dönüştürür.
    Bu süreçte saldırganlık ve cinsellik hücrelerinde de artış görülür. Bu testosteron seli gerçekleşmezse kadın beyni değişmeden büyümesini sürdürür ve hücreler iletişim ve duygusal gelişim merkezlerinde yoğunlaşır.

    Peki bu farklılaşma neleri etkiler?
    Nöro-psikiyatr Dr. Louanne Brizendine bu etkilerden bazılarını şöyle sıralıyor:

    --Kadınlar günde 20.000, erkeklerse 7.000 kelimeyle konuşur.

    --Seks düşüncesi bir kadının beynine gün aşırı uğrarken erkeklerin neredeyse hiç aklından çıkmaz.

    --Kadınlar, erkeklerin hiç hatırlamadıkları kavgaları asla unutmazlar.

    --Bir erkek, karşısındaki insan ağlamadıkça ya da çok üzgün olmadıkça onun neler hissettiğini anlayamazken bir kadın ufacık bir mimik ya da bakıştan karşısındakinin ruh halini çözebilir.

    Dr. Louanne Brizendine hormonların kadın gerçekliğini nasıl şekillendirdiğini ilgi çekici bilimsel verilerle ortaya koyarken bizleri anne karnından bebekliğe, ergenlikten yetişkinliğe, annelikten menopoza kadın hayatının tüm evrelerini kapsayan bir yolculuğa çıkarıyor. Brizendine, kadın ve erkek gerçekliğinin şekillenmesinde biyolojinin sosyal çevre kadar -belki daha da fazla- rol oynadığına dikkat çekiyor.
    Kadın hayatının tüm temel evreleriyle aşk, güven, cinsellik gibi duygusal hayatın önemli konularına ayrılmış 7 bölümden oluşan kitapta ayrıca hormon tedavisi, postpartum depresyon ve cinsel eğilimler konularına da değiniliyor. Kadın beyni, bedeni ve dünyasıyla ilgili merak ettiğiniz pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.

    Kadınlarla erkeklerin neden bu kadar farklı olduklarını öğrenmek isteyen herkesin, ama özellikle kendilerini tanımak isteyen kadınların ve onları anlamak isteyen tüm erkeklerin mutlaka okuması gereken bir kitap!

    YAZAR HAKKINDA…

    Dr. Louann Brizendine

    San Francisco, California Üniversitesi’nde nöro-psikiyatr olan Dr. Louann Brizendine, hormonal nedenlerle duygudurum, konsantrasyon, enerji, kaygı, cinsel fonksiyon gibi konularda sorunlar yaşayan her yaştan kadının tedavi edildiği “Kadınlar ve Genç Kızlar İçin Duygudurum ve Hormon Kliniği”nin (Women’s and Teen Girl’s Mood and Hormone Clinic) kurucusudur.

    Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Brizendine, Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Berkeley California Üniversitesi, nörobiyoloji mezunudur.
    İlk kitabı Kadın Beyni 21 dile çevrilen yazar, Erkek Beyni adlı kitap üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.


    KİTAPTAN KESİTLER…

    ERKEK VE KADIN genetik kodlarının %99'dan fazlası aynıdır. İnsan genomundaki otuz bin genin %1'inden daha azı cinsiyetler arasında değişiklik gösterir. Ama bu farklı olan yüzde, acıyı ve zevki kaydeden sinirlerden algıyı, düşünceleri ve duyguları belirleyen nöronlara kadar vücudumuzdaki bütün hücreleri etkiler.

    20. yüzyılın büyük kısmında çoğu bilim adamı, kadınların nörolojik ve üreme işlevleri dışındaki bütün alanlarda, küçük boyutlu erkekler olduklarını varsayıyordu. Bu varsayım kadın psikolojisini ve fizyolojisini çözmekle ilgili bütün yanlış anlamaların merkezini oluşturuyordu. Beyindeki farklılıklara derinlemesine baktığınızda kadını kadın, erkeğiyse erkek yapanın ne olduğunu anlayabilirsiniz.

    Hormonlar kadınların değer yargılarını ve arzularını şekillendirir ve ona gün be gün neyin önemli olduğunu söyler. Varlıkları doğumdan itibaren hayatın her döneminde hissedilir. Her hormonal etap -çocukluk, ergenlik, flört yılları, annelik ve menopoz- yeni düşüncelerden, ilgilerden ve duygulardan sorumlu olan farklı nörolojik bağlantıların kurulmasını sağlayan bir gübre işlevi görür.

    Bu değişimler üç dört aylık kadar erken bir dönemde başlayıp menopoza kadar devam ettiğinden kadının nörolojik gerçekliği erkeğinki kadar sabit değildir. Erkekler buzullar, hava değişiklikleri ve yeryüzünün ani tektonik hareketlerinden korunan dağlar gibidir, kadınlarsa havanın kendisi gibi - her an değişken ve tahmin edilmesi güç…
     
  2. 19 Kasım 2008
    Konu Sahibi : ADRENALXIXNENJEKSXIXYON
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    İçeriğinde özet bulunmaması nedeniyle konu; Kitap Özetleri bölümünden alınmış ve Kitap Tavsiyeleri bölümüne taşınmıştır.
    Bölüm sorumlusunun dikkatine...