Hey Onbeli Trksnn hazin hikayesi..

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Lereenim tarafından 10 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    10 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  1. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.224
    Beğenildi:
    169
    Ödül Puanları:
    353
    Hey onbeşli onbeşli... Bu türküyü hatırladınız mı? 'Onbeşli' türküsünün hazin hikâyesini biliyor musunuz? İşte size Onbeşli türküsünün hikayesi:


    Çanakkale Cephesi, sanki bir ölüm değirmeni gibiydi; tükettiği insanlar haddi hesabı aşmasına ve İngiliz generali Aspinall-Oglander’in “Gelibolu’daki kanlı muharebeler, Türk ordusunun çiçeğini bitirmiştir,” tespitinde ifadesini bulan -gerçekten de İngilizler şehit olan gençlerimizi, "çiçeğin tomurcuğu" ve "vakti gelmeden solan gül goncası"na benzetiyorlardı- koskoca bir eğitimli genç nesli yutmasına rağmen bir türlü doymak bilmiyordu.

    O kadar ki cephede meydana gelen boşlukları doldurmak için, diğer cephelerden asker getirilemediğinden, en yakın çevreden başlayarak, 15 yaşın üstündeki eli silah tutan bütün gençlerin dahi, gönüllü olup olmadığına bakılmaksızın, Çanakkale’ye sevk edilmeleri alışılmış normal bir hadise haline gelmişti.

    O günler, köyde, kasabada erkeğin kalmadığı, gücü kuvveti ve boyu posu yerinde olan herkesin asker olduğu ya da asker olmak zorunda kaldığı kara günlerdi.

    Birinci Dünya Savaşı’nda, Osmanlı ordusunda insan kaybı öyle bir noktaya varmıştı ki Harbiye Nezareti, harp bütün hızıyla sürerken askerleri birkaç günlüğüne de olsa memleket iznine göndermeye gayret etmişti.

    Çünkü harpte gün geçtikçe daha da artan kayıplar, nüfusun tükenmekte olduğu korkusunu doğurmuş ve savaşan askerler memleketlerine nüfusu çoğaltmak üzere gönderilmişlerdi.

    Çanakkale Savaşı sırasında, İtilaf Devletlerinin Nisan 1915’ten itibaren kara çıkartmasına başlamalarıyla birlikte cephede takviye kuvvetlere ihtiyaç hâsıl olunca Sultan V. Mehmed Reşad 14 Mayıs 1331’de (27 Mayıs 1915) bir irade (emir) yayınlayarak, yukarıda sözünü ettiğimiz Askeri Mükellefiyet Kanunu’nda değişiklik yapmak ve lise talebelerini de cepheye çağırmak zorunda kalmıştı.

    Sultan Reşad, yayınladığı iradede, Mükellefiyet Kanunu’nun 42. Maddesine ek olarak hazırlanan “kâtib-i sultaniye 10. sınıf müdaviminine mütedair (devam edenlere dair)” başlıklı fıkra hakkında şöyle geçici bir düzenleme yapma yoluna gitmişti:

    “Madde 1: Mükellefiyet-i Askeriye Kanun-u Muvakkatinin (geçici kanununun) 42. Maddesindeki fıkra atiye (geleceğe) tezyil (ertelenmiş) olunmuştur. Muayene-i intihaiye esnasında (muayene sonucunda) mekatib-i sultaniyenin (sultani mekteplerinin) onuncu sınıflarında bulunanlar da hizmet-i makzura (zikri edilen hizmet) hakkına nail olacaktır.”

    Sultan V. Mehmed Reşad’ın iradesinden sonra Harbiye Nezareti de bir tebliğ yayınlayarak, 1314 (1896) doğumluların (yani 19 yaşındakilerin) henüz askerlik hizmetine çağrılmamışları ile 1315 (1897) doğumluların, bedenleri gelişmiş, harbe elverişli ve silah kullanmaya kabiliyetli olanlarından müsait bulunanların da kıtalara teslim olmalarını istemişti.
    Padişahın ve Harbiye Nezaretinin bu çağrısı üzerine, Balıkesir, Bursa, Kütahya, Manisa, Adapazarı, İzmir, Aydın, Muğla ve Konya’nın, tahsilleri ve hayatlarının henüz başındaki bu yeni yetme gençleri, vatanın kendilerinden beklediği yüce vazifeyi hakkıyla ifa etmek azim ve inancıyla silâhaltına koşacaklardı.

    Ekseriyeti 15 ila 19 yaşında olan bu genç bahadırların cepheye katılımları anısına Anadolu’da yakılan meşhur “Hey Onbeşli Onbeşli” adlı türküde de söz konusu durum çok acı ve dramatik bir dille anlatılmıştır. Burada sözü edilen “15’liler” 1315 doğumlulardır.

    Yani 1 Haziran 1897 ile 22 Mayıs 1898 arasında doğan ve tam 18 yaşını doldurmuş olan gençlerdi. Türküde, bu 1315’li gençlerden şöyle bahsediliyordu:

    Hey onbeşli onbeşli
    Tokat yolları taşlı
    Onbeşliler gidiyor
    Kızların gözü yaşlı
    Aslan yârim kız senin adın Hediye
    Ben dolandım sen de dolan gel beriye
    Fistan aldım endazesi onyediye
    Gidiyom gidemiyom
    Az doldur içemiyom
    Sevdiğim pek gönüllü
    Koyup da gidemiyom
     
  2. 10 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  3. acemiperi

    acemiperi Şükür Rabbime Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    8.651
    Beğenildi:
    520
    Ödül Puanları:
    153
    hüzünlü bir hikaye
    atalarımız bu vatanı savunmak için neler yapmış. çanakkalede mezarlardaki yatanlar 18-20 yaşında gencecik delikanlılae
    bu mirasa sahip çıkabiliriz inşallah
     
  4. 10 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  5. sefamolsun

    sefamolsun radyoda yine sezen çalıyo Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.435
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    Nur içinde yatsınlar senağlama
     
  6. 14 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  7. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Türkülerin hikayelerini çok merak ederim.Çok severek okudum paylaşımınızı

    ..Halk ezgileriyle bestelenmiş bu manzumeler yukarda bahsettiğiniz gibi bir çok acıyı, imkansızlığı içinde

    barındırır yakıldığı yıllar itibariyle nedeni çok açık.......Tarihimizin sanatla anlatılışı...emeğinize sağlık...
     
  8. 14 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  9. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Türkülerin hikayeleri beni çok duygulandırır, bu hikayede olduğu gibi....
    Keşke türküyü söyleyenler bu hikayeyi bilerek söyleseler..
    Melodisi oldukça hareketli ama altında yatan öykü hazin...
     
  10. 15 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  11. Sileli

    Sileli Hadi Hayırlısı...... Üye

    Katılım:
    27 Mart 2009
    Mesajlar:
    853
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bende Erbaa lıyım.bu türkü cok calınır bızde. (hatta gecen hafta nişanımda bu söylendıgınde tokatlı mısrası gecınce gurulanmıştım delikafadulden ) hikayesını okudugmda cok saasırmıstım,üzülmüştüm.paylaşım ıcın sağol.
     
  12. 15 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  13. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148


    Bilmiyordun okuyunca duygulandım
    Paylaşım için teşekkürler
    Tüm şehitlerimizin mekanları cennet olsun

     
  14. 15 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  15. AYN

    AYN SİDİKLİ Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    lerem ne kadar hüzünlü bir hikayesi varmış
    artık daha bi duygusal dinlerim ben bu türküyü
    zaten bizim bütün türkülerimizin eşsiz güzel hikayeleri var
    paylaşımın için sağol canım
     
  16. 15 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  17. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    hiç bilmiyordum bu türkünün o gençeçik şehitlerimize yazıldığını.
    esny doğru söylemiş.türkü çok hareketli ama öyküsü çok üzücü.senağlama
    Çanakkale`de de tıpkı Van`daki 120 çocuğun dramı gibi bir dram ortaya çıkıyor!

    teşkkürler lereenim.a.s.

    huzur içinde yatsınlar.:Saruboceq:
     
  18. 21 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Lereenim
  19. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.224
    Beğenildi:
    169
    Ödül Puanları:
    353
    Bende bilmiyordum inanın. Türkü gerçekten hareketli ama hikayesinin bu kadar acı olduğunu hiç tahmin etmezdim.