Hipertansiyon nedir?nasıl farkedilir

Konusu 'Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları' forumundadır ve Yagmurun_kizi tarafından 19 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    19 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  1. Yagmurun_kizi

    Yagmurun_kizi Çocuklarım benim herşeyim... Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2015
    Mesajlar:
    6.654
    Beğenildi:
    8.428
    Ödül Puanları:
    113
    Hipertansiyon zor fark ediliyor
    Türkiye'de yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası olduğu, 9 milyon kişinin ise hipertansiyon hastası olduğunu bilmeden yaşadığı bildirildi.

    Sağlıksız beslenme, stres, şehir hayatının karmaşası, hareketsiz bir hayat, beraberinde birçok hastalıkla birlikte hipertansiyon hastalığını da getirirken, hipertansiyonun başta kalp krizi olmak üzere, beyin kanaması, böbrek hastalıkları, damar tıkanıklığı gibi ciddi sağlık sorunlarına da zemin hazırladığına dikkat çekildi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat, hipertansiyonun tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen pek çok kişinin kan basıncı değerlerini bilmeden yaşadığını söyledi.

    Prof. Dr. Akpolat, hipertansiyonun hala toplumda ne olduğunun tam olarak bilinmediğini belirterek, ''Bir insanın büyük tansiyonu 12-13.3 veya küçük tansiyonu 8-8.9 arasında ise hipertansiyon öncesi olarak kabul edilir. Büyük tansiyon 14 veya küçük tansiyon 9'dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir'' dedi.
     
  2. 19 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  3. EU1

    EU1 Guest

    Bende bir hiper tansiyon hastası olduğum için sana katılıyorum. En ufak bir rahatsızlıkta tansiyonuda aklımıza getirmeliyiz.
     
  4. 7 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  5. nbatur55

    nbatur55 baldan tatlı can kızım... Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2007
    Mesajlar:
    513
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hipertansiyon Nedir?


    Hipertansiyon basit olarak yüksek kan basıncı demektir. Kan basıncı ya da daha doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların kan basıncı, hastaya ait özellikler (yaş, cinsiyet, ırk gibi) ve fiziksel durumdan (istirahat, efor gibi) etkilenen bir parametredir. Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek gerçekte oldukça güçtür.

    Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg'dır (milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heyecanlıyken yüksektir. Normal şartlarda, sürekli olarak kan basıncı 120/80 mmHg (milimetre civa) üzerinde olan kişiler hipertansiyon hastalığı adayı kabul edilmektedir. Kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir. Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arasında farklılık gösterir. Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının sfingomanometre ile ayrı ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçülmesi) ortalaması alınarak belirlenmelidir. Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur. Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir, kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.
    Hipertansiyon Riskleri

    Hipertansiyon ciddi bir durumdur. Hipertansiyon, kendi başına öldürücü değildir; fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları öldürücü olabilir. Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine neden olabilir. Üstelik ateroskleroz ve bunun yol açabileceği iskemik kalp hastalığı (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık sonucu dokuların hava alamaması) riskini önemli ölçüde arttırır. Buna ek olarak; hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki kan damarlarının trombozuna (pıhtıyla tıkanmasına) diğerlerinden daha kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına da büyük katkıda bulunur ki, bu hastalık sanayileşmiş toplumlarda ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Bahsettiklerimizin hepsi tedavi edilmeyen hipertansiyonun sonuçları olup hipertansiyona bağlı morbidite (hastalık), mortalite (ölüm) büyük bir bölümünü oluşturur.
    Hipertansiyonun Tanımı ve sınıflandırma


    --------------------------------------------------------------------------------

    Gelişmiş ülkelerin en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olan "hipertansiyon" 1920'li yıllarda sertleşen damar cidarlarına göre doku perfüzyonu için vücudun bir destekleme değişikliği veya zararsız bir yaşlılık belirtisi olarak düşünülmekteydi. O tarihlerde başlayıp günümüzde de devamını sürdüren kalp-damar sistemi hastalıklarının tanı ve tedavileriyle ilgili yoğun araştırmalar bu konudaki önemli yeniliklere neden olmuşlardır. Hipertansiyon tek başına bir hastalık olmaktan çok,bir risk faktörü olarak kabul edilen arteryel kan basıncı yüksekliğinin devamlılık halidir. Arteryel hipertansiyon, arter kan basıncının yükselmesidir. Kan basıncının normal sınırları sempatik aktivite, pozisyon farkı, vücut sıvı volümü, iskelet kas tonusu gibi fizyolojik şartlarda çok değişkendir.
    Klinikte ya da muayenehanede yapılan, devamlı kan basıncı ölçümlerinin standard kontrollü çalışmalarının sonuçlarına göre pratik bir hipertansiyon sınıflandırması aşağıda gösterilmiştir:

    En az 18 yaşında olan erişkinlerde kan basıncı sınıflandırması
    Kan basıncı mmHg





    Kategori
    Sistolik

    Diastolik

    Optimal
    < 120
    ve
    < 80

    Normal
    < 130
    ve
    < 85

    Normal-Yüksek
    130-139
    veya
    85-89

    Hipertansiyon


    Evre 1
    140-159
    veya
    90-99

    Evre 2
    160-179
    veya
    100-109

    Evre 3
    >= 180
    veya
    >= 110

    JNC VI. Raporuna göre hipertansiyon sınıflandırılması

    Hipertansiyon aynı zamanda hedef organ hasarının varlığı ve derecesi ile de sınıflandırılabilir:

    EVRE I: Organ değişikliklerinin objektif belirtilerinin olmaması

    EVRE II: Organ tutulumunu gösteren aşağıdaki belirtilerin en azından bir tanesinin varlığı:

    LVH (grafi, elektrokardiyografi, ekokardiyografi)
    Retinal arterlerin fokal ya da genel olarak daralması
    Proteinüri ve/veya plazma kreatinin konsantrasyonunun hafif yükselmesi (1.2'den 2.0
    mg/dl'ye)
    Aterosklerotik plakların ultrasonografik ya da radyolojik olarak ortaya konması
    (karotis arterleri, aorta, ilyak ve femoral arterler)

    EVRE III: Organ hasarına bağlı olarak belirti ve semptomlar ortaya çıkmıştır. Bu durum şunları içerir:

    Kalp: angina pectoris, MI, kalp yetmezliği
    Beyin: geçici iskemik atak, inme, hipertansif ensefalopati
    Optik fundus: papilla ödemi ile beraber olan ya da olmayan retinal kanamalar ve eksüdalar
    Böbrek: 2.0 mg/dl üzerinde plazma kreatinin konsantrasyonu, böbrek yetmezliği
    Damarlar: dissekan anevrizma, semptomatik tıkayıcı arter hastalığı
    Nedenler ve Belirtiler

    Hipertansiyon ve soy çekimi arasında önemli bir ilişki vardır. Uzun süreli stres veya çok tuzlu diyet kan basıncını yükselten
    nedenlerdir. Obezitenin de önemli rolü vardır. Tropikal iklimlerde yüksek kan basıncına daha az rastlanmaktadır. Bu da
    muhtemelen iklim şartlarından çok, daha rahat yaşam biçimlerinin olmasıyla ilgili görülmüştür. Stres, hareketsizlik, alkol ve sigara kullanımının ve bazı ilaçların yüksek tansiyonu hazırladığı bildirilmektedir.

    Hipertansiyonda belirtiler genelde yoktur veya birçok normal tansiyonlunun yüksek tansiyona ait belirtileri farklı nedenlerle
    hissedebilmeleri nedeniyle hipertansiyondaki belirtiler gözden kaçabilmektedir.Bunların en sık görülenleri burun kanaması,
    kulaklarda çınlama, baş dönmesi, bayılma hissi, sabah baş ağrıları, depresyon, görme bozuklukları, gece idrarı, gerginlik,
    yüzün kızarması ve sıcaklık hissidir. Bu yakınmalar sıklıkla yüksek tansiyonun erken dönemlerinde vardır; geç dönemlerde
    hipertansiyonun komplikasyonlarına göre daha ağır belirtiler görülür

    Risk faktörleri

    Artmış kan basıncı çoğunlukla semptom vermez. Kan basıncı artışı kademeli ya da hızlı olabilir. Ancak, hipertansiyon ilk
    olarak ağır bir komplikasyonla da ortaya çıkabilir. Hipertansiyona predispozan başlıca faktörler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

    Ailede hipertansiyon/inme hikayesi
    Olası ırksal duyarlılık
    Bazı ilaçların kullanılması
    Önceden mevcut renal hastalık
    Yüksek vücut kitle indeksi
    Yüksek alkol tüketimi
    Sigara alışkanlığı
    Yüksek sodyum alımı
    Egzersiz yapılmaması

    Komplikasyonlar

    Hipertansiyon, tüm yaşlarda beyin,kalp, periferik damarlar ve böbrekleri etkileyen predispozan bir risk faktörüdür. Her iki cinsiyet benzer etkilenir, ancak genel olarak kardiyovasküler riskleri daha fazla olduğundan, aynı derecedeki kan basıncı yüksekliği erkeklerde daha fazla komplikasyona neden olur. Hipertansiyon erişkin popülasyonun % 15-25 kadarında görülür. Ancak bunlardan sadece % 50'si hipertansiyonlu olarak tanımlanabilir ve hipertansif olduğu bilinen bu populasyonun sadece % 50'si antihipertansif tedavi görürler ve bunlarında ancak % 50'sinin kan basıncı kontrol edilebilir.

    Kardiyovasküler ve renal komplikasyonlar, kan basıncı artışı ile katlanarak yükselirler, bu artış "normal" sınırlar içinde iken bile başlayabilir. Klinik çalışmalar, yüksek kan basıncının kontrol edilmesinin buna bağlı komplikasyonları ileri derecede azalttığını göstermiştir.

    A. Metabolik parametreler

    Glikoz intoleransı:
    Antihipertansif tedavi güçlü antihipertansif etki oluşturmalı ve glikoz/ insülin metabolizması üzerinde nötral etkiye sahip olmalıdır.

    Tedavi edilmemiş hipertansiyonu olan hastalar sıklıkla glikoz intoleransı (insülin direnci) ve kompansatuar hiperinsülinemi gösterirler. Hipertansiyon, insülin direnci ve hiperinsülinemi sıklıkla birlikte bulunarak hastayı ateroskleroza bağlı koroner
    kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve inme gibi kardiyovasküler hastalıklara yatkın hale getirirler. Tanı yaşı koyma ne olursa olsun, diabetik hastaların yaşam sürelerinin üçte birinin azalmış olduğu akılda tutulmalıdır.

    Hipertansif hastalarda glikoz intoleransı oluşmasının başlıca nedeni, insüline cevap olarak başta iskelet kası olmak üzere dokuların yeteri kadar glikoz alamamasıdır. Glikoz intoleransı insülin sekresyonuna neden olarak hipertansif hastalarda sık olarak görülen hiperinsülinemiye yol açar.

    Hipertansiyonun glikoz intoleransına sebep olması ya da glikoz intoleransının hipertansiyona sebep olması bu faktörlerin arasında bir neden sonuç ilişkisi olduğunu göstermektedir.

    Tedavi prensipleri

    Tedavi prensipleri aşağıdakileri içerir:
    Hipertansiyon varlığı açısından tarama : Tüm erişkinler en azından üç yılda bir kez olmak üzere kan basıncı ölçümü yaptırmalıdırlar.

    Hipertansiyon seviyelerinin ve buna bağlı risk faktörlerinin dikkatlice değerlendirilmesi

    Gerekli hayat tarzı değişiklikleri için hastaların cesaretlendirilmesi

    Yüksek kan basıncı seviyelerinin ısrarla devam ettiği hastalarda ilaç tedavisine başlanmalı

    Sınırda ya da tanısı konmuş hipertansiyonu olan hastaların uzun süreli takibi yaşamsal öneme sahiptir.

    Antihipertansif tedavi günümüzde büyük değişikliklere uğramaktadır. Kan basıncının kontrol altına alınması sadece hemodinamik bir kontrol olarak düşünülmemelidir, hipertansiyon artık kardiyovasküler risk profilinin önemli bir parçası olarak görülmektedir. Hipertansif hastaların % 80-90 kadarı birden fazla risk profiline sahiptir, bu nedenle antihipertansif tedaviyi başlatmadan önce hastanın risk profilinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Antihipertansiflerin beş önemli sınıfı mevcuttur;

    · Diüretikler
    · Alfa blokerler
    · Beta blokerler
    · ACE inhibitörleri
    · Kalsiyum antagonistleri

    Son zamanlarda yeni bir antihipertansif sınıfı olan anjiyotensin II inhibitörleri ortaya çıkarılmıştır. Genel olarak, bu beş ayrı antihipertansif sınıfının benzer antihipertansif etkileri mevcuttur, ancak primer koroner risk faktörleri üzerine değişik etkileri olanlar mevcuttur. Böylesine bir sınıf içi fark, koroner risk faktörleri üzerine değişik etkileri belirgin olan kalsiyum antagonistleri için söz konusudur ve bu nedenle homojen bir grup oluşturmak zordur. Kalsiyum antagonistleri, dihidropiridin ya da non-dihidropiridin olmalarına göre birbirlerinden ayrılırlar.
     
  6. 26 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  7. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Hipertansiyona dikkat!

    Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Prof. Dr. Ahmet Oktay, toplumun yüzde 15'inde &#8220;beyaz gömlek&#8221; veya &#8220;maskeli&#8221; hipertansiyon görüldüğünü belirterek, hipertansiyon tanısı konulurken dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.
    Oktay, yaptığı yazılı açıklamada, &#8220;beyaz gömlek&#8221; hipertansiyonunun, kişilerin evde yapılan ölçümlerde normal kan basıncı değerine sahipken, doktor muayene odasında ölçülen kan basınçlarının ısrarla yüksek çıkması anlamında kullanıldığını belirtti. &#8220;Beyaz gömlek&#8221; hipertansiyonunun toplumun yüzde 15'inde görüldüğünü belirten Oktay, hipertansiyon tanısı konulan her 3 kişiden 1'inin aslında bu kategori içinde bulunduğuna işaret etti.

    Bu durumun getirdiği kalp-damar hastalıkları riskinin, gerçek hipertansiyon kadar olmasa da normal tansiyonlu kişilerden daha fazla olduğunu ifade eden Oktay, &#8220;Beyaz gömlek hipertansiyonunun tanısı, şüphe üzerine evde yapılacak güvenilir, ardışık kan basıncı ölçümleri veya 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçümleri ile konulabilir&#8221; dedi.

    MASKELİ HİPERTANSİYON

    Son yıllarda anlaşılan ve giderek önem kazanan diğer bir kavramın da &#8220;maskeli&#8221; hipertansiyon olduğunu kaydeden Oktay, şunları aktardı:
    &#8220;Göreceli olarak daha az bilinen ve karşılaşılan bu durum, beyaz gömlek hipertansiyonunun tam karşıtıdır. Maskeli hipertansiyonda kişilerin doktor muayene odasında yapılan kan basıncı ölçümleri normal bulunurken, evde yapılan veya 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçümleri yüksek çıkmaktadır. Bu durum toplumun genelinin yüzde 15 kadarında görülür. Doktor muayene odasında kan basıncı normal bulunan 7-8 kişiden birinin bu kategoriye girebileceği bilinmektedir. Her ne kadar maskeli hipertansiyonun zaman içinde devamlılık gösteren bir durum olup olmadığı pek açık değilse de izlem çalışmaları maskeli hipertansiyonun da kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını düşündürmektedir.&#8221;
    Oktay, hipertansiyonun doğru tanısında hekimin muayene odasında yapacağı kan basıncı ölçümlerinden çok evde yapılacak güvenilir ve yinelenen kan basıncı ölçümlerinin ve 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçümlerinin büyük önemi ve katkısı bulunduğunu belirtti.
    Ahmet Oktay, toplumun yüzde 15'inde &#8220;beyaz gömlek&#8221; veya &#8220;maskeli&#8221; hipertansiyon görüldüğünü belirterek, hipertansiyon tanısı konulurken dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.alintidir (Hürriyet)
     
  8. 11 Şubat 2012
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  9. petitjoueur

    petitjoueur yiğidom:) Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2011
    Mesajlar:
    487
    Beğenildi:
    228
    Ödül Puanları:
    68
    slm arkadaşlar ben de bugün tansiyonumu ölçtürdüm 14-7 çıktı. bu değer normal mi_ ayrıca eğilip kalktığımda özellikle, hafif baş dönmesi, çarpıntı ve basınç hissediyorum. abilify ve lustral kullanıyorum acaba abilify bu yan etkileri yapar mı ki? bilgisi olan var mı
     
  10. 20 Mart 2012
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  11. sobrenatural

    sobrenatural Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.156
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    61
    14 yüksek bi değer ve baş dönmesi çarpıntı yüksek tansiyonun belirtileridir.Bir de başınızda özellikle enseye yakın ağrılarınız oluyorsa bu da hipertansiyon belirtisidir.

    Benim de bir sorum olucak aranızda tecrübeliler vardır belki.
    Kansızlık ve çarpıntı tansiyonu yükseltir mi?Ben 17 yaşındayım ve bikaç gündür tansiyonumda oynamalar oluyor.15e kadar çıktı. Nabzım demir depolarım boşaldığı için çok hızlı.Bu durum tansiyonu yükseltir mi yoksa bunlardan bağımsız olarak ben de bir hipertansiyon hastası mıyım? Doktora gitmeme daha 15 gün var ve bi şekilde bişeyler duyup rahatlamaya çalışıyorum:KK5: