Hipoglisemi olan , diyet yapan varmı aranızda arkadaşlar ....

Konusu 'Diyet Yöntemleri ve Deneyimlerimiz' forumundadır ve aeben tarafından 4 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

    4 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  1. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.479
    Beğenildi:
    28.918
    Ödül Puanları:
    463
    Merhaba ..


    ben diyet ve sporla 10 kiloya yakın verdim fakat son 5 aydır sıkı diyetde yapsan sporla birlikte sonuç elde edemiyordum ...

    . bi türlü kilo veremiyordum vermek bir yana 1 ögünde çok hızlı bir şekilde kilo alıyordum ...



    Ve dr. gittim ..meger Hipoglisemi varmiş bende ....ondan boşa kürek çekiyormuşum .....

    dr. hemen diyetisyene yönlendirdi . bana ögre bir diyet verdi 1800 kl. lik ...bu kl. bana çok gelir dedim ama . dr. düşük kl. diyet yapar bir 3.5 kilo verirsiniz ondan sonra ne yapacaksınız bünyeniz durur dedi . ve aşamalı olarak kl. düşecek galiba . 1 at sonraya gün verdi tekrar .....

    aranızda bu durumda olupda diyet yapan arkadaşlar varmı ... bere berce birbirimize destek olalım .....:1hug:



    vede hipoglisemi ne diye bilirsiniz kısaca açıklayayım .... açken şekeriniz normal . ama tokluk şekerininiz düşük ... buda çabuk açıkmanıza ve tatlı kırızlerine vs vs yok açıyo daha geniş bilgi için goolleden araştıra bilirsiniz ....


    ve bişidaha ekleyeyim . bir çok kişi de hipoglisemi var ama dr. gidip araştırmayınca ortaya çıkmıyor . malesef ...:1no2:
     
    Son düzenleme: 4 Mayıs 2009
  2. 4 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  3. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.479
    Beğenildi:
    28.918
    Ödül Puanları:
    463
    diyet listemi isterseniz yaza bilirim .. ama herkesin belki farklıdır .....5 gündür uyguluyorum ... 67 kiloyum .... 3. ana 5 ara . 8 ögünüm var önemli olan 2 saati geçmeden bişiler yemek ... gl degeri yüksek olmayan .....
     
  4. 6 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  5. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.479
    Beğenildi:
    28.918
    Ödül Puanları:
    463
    Kavaltı
    =====
    3 dl. ekmek ---k.k peynir ----sögüş---1 yumurta ------2 zeytin ..şekersiz .çay ....
    Ara
    =====
    1 bar. yarım yaglı süt ....
    Öylen
    =====
    1 kase çorba .---ton balıklı kaca bi kase salata -------1 tabak karnıbahar --2 kaşık yogurt ---1 dl. ekmak .
    Ara
    ===
    3 kayısı--1 çay.b. süt ..
    Ara
    ===
    2dl. ekmek ----k.k peynir .--1 çay .b. süt .
    Akşam
    ======
    2dl. ekmek .1--- tabak yeşil mercimek ---.2kaşık yogu..--2 kaş. ciger.----salata ---

    Ara.
    ===
    1 acuç leblebi --6.fındık---1 çay bar. süt ....

    2. ara ögününü yemedim ......




    VE VE VE .. YARIM KıLODAN FAZLA VERMıŞıMMMMMMMM...
     
    kizans bunu beğendi.
  6. 7 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  7. beanuu

    beanuu dont think anything Üye

    Katılım:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    217
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba
    ben hem reaktif hipoglisemi hem de tiroid hastasıyım. bu hastalıklar olmadan önce 49 kiloydum çok zayıftım şuan 53 kilo olmak istiyorum.. 1 ayda farketmeden 12 kilo aldım şimdi 2 ayda 5 kg vermiş bulunuyorum. diyetisyen eşiliğinde. ilk başta oldukça zor oldu ama şimdi alıştım. hatta şuan 4 öğün olark devam ediyorum..inş en kısa zamanda kalan 4 kilom da gider.
    bu arada sana ana yemekten sonra benim dr verdiği bir içecek var onun tarifini vereyim. 3litre suyun içine 2 orta boy elmayı ve 1 ortaboy limonu 4e böl koy içine 1 tatlı kaşığı tane karabiber 1 tatlı kaşığı karanfil ve ince ise 2 kalın ise 1 dal rulo tarçın al ve kaynat. ana yemeklarin arkasından 1 su bardağı iç. bitttikçe yap. metabolizmayı hızlandırıyor. bununla beraber şeker dengesini tarçın elma sayesinde dengeliyor.soğuk içilecek.
    afiyet olsun...
     
  8. 8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  9. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.479
    Beğenildi:
    28.918
    Ödül Puanları:
    463
    öncelikle geçmiş olsun .....a.s.

    bu tarifi ben daha önce yapmıştım 1 hafta kadar bende işe yeramamıştı o zaman böyle sık beslenmiyordum hipogılisemi oldumuda bilmiyordum .... fakat bende troid yok sadece tokluk şekerim düşük onuda dr.verdigi diyetler çözüyor galiba ...
    daha 1 haftadır uyguluyorum . kilo vermem durursa verdigin içecegi denerim tekşekkür ederim ....:1hug:

    umarım kalan kilonuda verir saglıgına kavuşursun ......a.s
     
  10. 8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  11. _Mustang_

    _Mustang_ BiLMeM Pro Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesajlar:
    4.536
    Beğenildi:
    54
    Ödül Puanları:
    153
    Osman Müftüoğlu
    Köşe Adı


    Hipoglisemi, sıradan sağlık sorunu değil

    Hipoglisemi önemli bir sağlık sorunu ve sık karşılaşılan metabolik bozukluklardan biridir. Hafif hipoglisemiler pek sorun yaratmazlar, ama uzamış ve ağır hipoglisemiler komaya kadar gidebilen, yaşamı tehdit edici sorunlara yol açabilir.

    HıPOGLıSEMı sorunu en çok şeker hastalarında ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalarının insülin veya ağız yoluyla kan şekeri düşürücü ilaçları dikkatsiz kullanmaları, öğün atlamaları, öğünlerde almaları gereken toplam kalori ve karbonhidrat miktarlarını azaltmaları veya geciktirmeleri, hipogliseminin ortaya çıkmasında en önemli etkendir. Ağır ve uzamış egzersizlerin de hipoglisemiyi kolaylaştırdığını hatırlatalım. Şeker hastalığı dışında böbrek üstü bezi yetersizliği, hipofiz bezi yetersizliği, ilerlemiş karaciğer yetersizliği de hipoglisemi oluşturabilir. Kan şekerini düşürücü ilaçların etkisini çoğaltan diğer bazı ilaçların (salisilatlar, sülfamitler) kullanılması veya insülin dozajının hatalı yapılması, hipogliseminin başlıca nedenleridir. Tiroid bezi yetersizliğinde, anoreksia nervozada, midenin kasılma bozukluklarında, ağır bulantı ve kusmalarda yoğun fiziksel egzersizler sonrasında hipoglisemi ortaya çıkabilmektedir. Kadınlarda gebelik sonrası dönem, periyod dönemleri, süt verme süreçleri hipoglisemiye eğilimi arttırmaktadır.

    TEŞHıSı KOLAYDIR

    Hipoglisemi, kandaki şeker miktarının 50 mg/dl’nin altına inmesini takiben ortaya çıkan belirtilerin toplamıdır. Kan şekerinin 65-70 mg/dl gibi değerlere inmesi halinde de hipoglisemi belirtileri ortaya çıkabilir. Diğer tarafta kan şekeri 40 mg/dl gibi değerlere düşmesine rağmen herhangi bir hipoglisemi belirtisi hissetmeyenler de olabilir.

    GÖZDEN KAÇABıLıR

    Hipogliseminin belirtileri çok farklı ve şaşırtıcıdır.. Beyin hücrelerinin ana enerji kaynakları olan şekeri yeteri kadar temin edememesi sonucu oluşan belirtiler, beynin glukozsuz kalması sonucu oluşan klinik işaretlerdir: Dikkat kaybı, odaklanma güçlüğü, yeni bir bilgiyi öğrenmede zorlanma, baş ağrısı, açlık hissi, sinirlilik, huysuzluk, ani ve anlamsız hiddet gösterileri, görme bozukluğu, ellerde uyuşma, beyin dokusunun ihtiyacı kadar şekeri alamadığını gösteren ilk belirtilerdir. Eğer kan şekerindeki düşme daha da belirginleşir ve uzun sürerse şuur bulanıklığı, uykuya eğilim, sara benzeri kasılmalar ve koma hali gibi daha önemli sorunlar ortaya çıkacaktır.

    Hipoglisenmi sonucu oluşan diğer bir belirti grubu kendi düzeni içerisinde bağımsız olarak çalışan otonom sinir sisteminin doğrudan uyarılması sonucu meydana gelmektedir. Bu uyarılmanın amacı, karaciğer ve kaslardaki depo şekerden (glikojen) şeker (glikoz) üreterek beynin şeker ihtiyacını gidermektir Bu koruyucu çaba aşırı miktarda adrenalin ve benzeri hormonun kana salınmasına, vücudun birdenbire ve yoğun bir adrenalin banyosu yapmasına yol açar.

    Hipoglisemili hastalarda ortaya çıkan terleme, taşikardi, el titremeleri, aşırı acıkma hissi ve gıda tüketimine yönelik saldırgan isteklerin altında yatan neden, kontrolsüz otonom cevaptır. Çarpıntı, terleme, halsizlik, ruhsal gerginlik gibi belirtilerden de bu aşırı adrenalin cevabı sorumludur.

    TEHLıKELı OLABıLıR

    Tekrarlayan ağır hipoglisemilerin birçok organ ve doku üzerinde olumsuz etkiler yaptığını, bedensel ve ruhsal ciddi sorunlar yarattığını bilmelisiniz. Hipoglisemiden etkilenen sistemlerin başında ‘sinir sistemi’mizin geldiğini unutmamalısınız. Hafif hipoglisemilerde ortaya çıkan sinirlilik, gerginlik, huysuzluk alınganlık, uyku eğilimi, öğrenme ve odaklanma güçlüğü, unutkanlık, el ve ayaklarda uyuşmalar gibi belirtileri önemsemelisiniz. Bu belirtilerin hipogliseminin daha ağır belirtileri olan geçici görme bozuklukları, kas ve sinir sisteminde hareket ve duyusal alanda ciddi kayıplar, yürümede elleri kolları yönetmede olanaksızlıklar, sara nöbetleri, felçler, konuşma yeteneğinin kaybı ve hatta komaya kadar giden noktalara ulaşabileceğini hatırlamalısınız. Hafif hipoglisemilerde ortaya çıkan çarpıntı, kan basıncı yükselmeleri, baş dönmeleri gibi kalp ve dolaşım sistemi belirtilerine boş vermemeli, hipoglisemi derinleşirse yaşamı tehdit eden kalp ritm bozukluklarına, kalp kasının beslenme sorunlarına, beyinde geçici iskemik ataklara ve belki de felç-inme durumuna yol açabileceğini aklınızda tutmalısınız.

    REAKTıF HıPOGLıSEMı DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

    Genellikle yemek yedikten sonra ortaya çıkan kan şekeri yükselmesini hemen takiben kan şekerindeki oluşan ağır düşüşler ile siz veya bir yakınınız mutlaka karşılaşmış olmalısınız. Eğer hafif düzeydeki hipoglisemi belirtileri yemeklerden 2-3 saat sonra ortaya çıkıyorsa erken, 4-5 saat sonra ortaya çıkıyorsa geç reaktif hipoglisemiler adını alıyor. Fonksiyonel hipoglisemiler olarak tanımladığımız, genellikle bedensel ciddi bir rahatsızlığın yol açmadığı bu tür hipoglisemiler ‘erken reaktif hipoglisemi’lerdir. Günlük hayatta çok sık görülen bu iyi huylu, sinirsel kökenli ve kan şekeri ayarındaki basit hatalardan kaynaklanan fonksiyonel hipoglisemilerinin nedeni düzensiz ve aşırı insülin cevabından başka bir şey değildir. Belirtilerin yemek yemekle hemen düzelmesi, hipoglisemi işaretlerinin yoğun tatlı ya da alkolü bol bir yemek sonrası ortaya çıkması tipiktir. Bu tip hipoglisemilerin oluşmasını engellemek için az ve sık aralıklarla beslenmeli, karbonhidratlı besinlerin özellikle unlu ve tatlı gıdaların yoğun miktarda alınmasından kaçınılmalıdır. Liften-posadan zengin bir beslenme tarzı, az miktarlarda gıdayı sık aralıklarla tüketme ve düşük glisemik indeks değeri olan besinleri daha sık kullanmak alınabilecek en basit önlemlerdir.

    AKLINIZDA OLSUN

    HıPOGLıSEMı BELıRTıLERı

    HAFıF HıPOGLıSEMıLER

    Halsizlik, yorgunluk, uyuşukluk

    Baş ağrısı, unutkanlık, depresif ruh hali

    Sinirlilik, alınganlık ,çarpıntı, terleme

    Açlık hissi, bulantı

    ORTA HıPOGLıSEMıLER

    Uyku isteği, ağır bitkinlik

    Görme sorunları, odaklanma güçlüğü

    Dikkat kaybı,ani hiddetlenmeler

    Saldırgan yemek tüketimi

    AĞIR HıPOGLıSEMıLER

    Elleri ayakları yönetmede güçlük

    Bellekte kayıp, bilinç bulanıklığı

    Kasılmalar, sara nöbetleri, konuşma kaybı

    Koma

    buda benden olsun
     
  12. 11 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  13. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.479
    Beğenildi:
    28.918
    Ödül Puanları:
    463
    balım mehalim ......
    bu yazanlar şeker hastalarının hipoglisemisi .... yani yüksek şekerden sonra birden düşüklükte oluyor bu anlatılan hipoglisemi .

    .....
    REAKTıF HıPOGLıSEMı DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

    Genellikle yemek yedikten sonra ortaya çıkan kan şekeri yükselmesini hemen takiben kan şekerindeki oluşan ağır düşüşler ile siz veya bir yakınınız mutlaka karşılaşmış olmalısınız. Eğer hafif düzeydeki hipoglisemi belirtileri yemeklerden 2-3 saat sonra ortaya çıkıyorsa erken, 4-5 saat sonra ortaya çıkıyorsa geç reaktif hipoglisemiler adını alıyor. Fonksiyonel hipoglisemiler olarak tanımladığımız, genellikle bedensel ciddi bir rahatsızlığın yol açmadığı bu tür hipoglisemiler ‘erken reaktif hipoglisemi’lerdir. Günlük hayatta çok sık görülen bu iyi huylu, sinirsel kökenli ve kan şekeri ayarındaki basit hatalardan kaynaklanan fonksiyonel hipoglisemilerinin nedeni düzensiz ve aşırı insülin cevabından başka bir şey değildir. Belirtilerin yemek yemekle hemen düzelmesi, hipoglisemi işaretlerinin yoğun tatlı ya da alkolü bol bir yemek sonrası ortaya çıkması tipiktir. Bu tip hipoglisemilerin oluşmasını engellemek için az ve sık aralıklarla beslenmeli, karbonhidratlı besinlerin özellikle unlu ve tatlı gıdaların yoğun miktarda alınmasından kaçınılmalıdır. Liften-posadan zengin bir beslenme tarzı, az miktarlarda gıdayı sık aralıklarla tüketme ve düşük glisemik indeks değeri olan besinleri daha sık kullanmak alınabilecek en basit önlemlerdir.

    benım ki bu düzeyde .


    ve bunu da eklemem lazım galiba ...


    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

    Her hipoglisemi şeker hastalığına dönüşmez


    Hipoglisemi tanısı konulan hastaların ortak bir korkusu var.

    Şu soruları mutlaka soruyorlar: "Yani şimdi ben şeker hastası mıyım?" ya da "Yakın bir gelecekte şeker hastalığına yakalanma ihtimalim var mı?" Korkularının nedeni önceden edindikleri yanlış bilgiler. Bazı sağlık çalışanları bile hipoglisemiyi şeker hastalığının erken bir işareti sanıyor. Oysa hipogliseminin -birkaç istisna dışında- şeker hastalığıyla ilgisi yok!

    Hipogliseminin birçok sebebi var. Küçük bir kısmından insülin fazlalığı, yani erişkin tipi şeker hastalığının erken dönemlerinde belirlenen aşırı insülin cevapları sorumlu. Erişkin tipi şeker hastalığına yakalanan hastaların bazılarında erken dönemde pankreas bezi gereğinden fazla insülin üretiyor. Bu, özellikle kana hızla karışan şekerli bazı yiyecekler yendiğinde kolaylaşıyor. Meydana gelen yoğun insülin cevabı da kan şekerinin birden bire düşmesine neden oluyor. Bu hastalarda kilo kaybı sağlanmaz, beslenme hataları düzeltilmez ve aktivite artırılmazsa bir süre sonra şeker hastalığının ortaya çıkması söz konusu olabiliyor. Ama hikayesi bu şekilde olan hipoglisemililerin sayısı parmakla gösterilecek kadar az.

    YANLIŞ TEŞHıSE DıKKAT

    Aslında hipoglisemi tanısı alanların çoğu gerçekte hipoglisemili bile değil! Yanlışlıkla hipoglisemi tanısı konan hastalara son yıllarda daha sık rastlıyoruz. Herhangi bir nedenle izah edilemeyen baş dönmesi, yorgunluk, çarpıntı, sinirlilik atakları, uykusuzluk, odaklanma güçlüğü, yemeklerden sonra uyku basmaları, ani öfke nöbetleri veya açlık krizleri, çikolata veya tatlı yeme atakları hemen hipoglisemi ile irtibatlandırılabilmektedir. Bu belirtilerin hipoglisemi nedeniyle de ortaya çıkabilmesi mümkündür ama hipoglisemi teşhisi için açlık şekerinin ya da şeker yükleme testinden elde edilen kan şekeri değerlerinin en azından 60, hatta 50 mg’ın altına düşmesi gerekmektedir. Kan şekerinin 80-90 mg değerlerinde seyrettiği örneklerde hipoglisemi teşhisi koymak yanlıştır. 20 yıl kadar önce yanında çalıştığım ısviçreli metabolizma profesörü hocam böyle rastgele hipoglisemi teşhisi koyan, hastalarının her sorununu hipoglisemi ile izah etmeye çalışan doktorlar için "hipoglisemi doktorları" yakıştırmasını yapardı! Son yıllarda hipoglisemi doktorlarının sayısı artmış gibi görünüyor...

    BıRDEN ÇOK SEBEBı VAR

    Şeker hastalığı dışında hipoglisemiye neden olabilen birçok sorun var. Örneğin organ yetmezliklerinin çoğunda hipoglisemi ortaya çıkabiliyor. Karaciğer yetmezliğinde, böbrek yetmezliğinde hipoglisemi görülebiliyor. Ayrıca böbrek üstü bezi yetmezliği, hipofiz bezi yetmezliği gibi sağlık sorunlarında da hipoglisemi oluşabiliyor. Hipoglisemi bazen ilaçlar nedeniyle de ortaya çıkıyor. Yan etki olarak kan şekerinde düşmelere yol açan ilaçları kullananlarda hipoglisemi nöbetleri bile görülebiliyor. Alkol kullananlarda alkole bağlı hipoglisemilere rastlanabiliyor. Bu duruma özellikle alkol fazla miktarda ve aç karınla alındığında rastlanıyor. Her zamankinden daha yoğun egzersiz yapmak, özellikle egzersizi aç karınla yapmak hipoglisemi ile neticelenebiliyor. Bazı mide ameliyatlarından sonra da hipoglisemi görülebiliyor. Bunun nedeni ameliyat sonrasında şekerin kana karışma hızında meydana gelen değişmeler.

    HıPOGLıSEMı YAPAN TÜMÖRLER, AMELıYATLAR

    Çok nadir de olsa, bazı tümörlerde tümörün insülin salgılaması veya başka nedenlerle hipoglisemi ortaya çıkabiliyor. Bazı hipoglisemi olgularında ise herhangi bir hormonal veya metabolik bir neden belirlenemiyor. Bu hastalarda özellikle şeker ve unlu mamullerden zengin bir yemek yendikten 2-3 saat sonra ya da uzun süre açlıkları takiben çarpıntı, sinirlilik, aşırı acıkma hissi, aşırı terleme, ellerde titreme, konsantrasyon kaybı gibi belirtilerle bir hipoglisemi tablosu görülebiliyor. Bu hastalıkların az bir kısmında genetik olarak diyabet hikayesi belirlenebiliyor. Ama incelemelerde ciddi bir neden de ortaya konamıyor. Kısacası, her hipoglisemi şeker hastalığı anlamına gelmiyor veya her hipoglisemilinin ileride şeker hastası olması gerekmiyor.


    ALINTIDIR ...
     
    Son düzenleme: 12 Mayıs 2009
  14. 11 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  15. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.479
    Beğenildi:
    28.918
    Ödül Puanları:
    463
    evet 500 gr. daha gitti ... 66 kiloyum ....10 gün oldu ..
     
  16. 11 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  17. netertua

    netertua Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    2.111
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    ben de sık acıktığım için doktora gitmiştim.tahliller sonucunda ben dede bu rahatsızlık varmış.işin kötü tarafı ben diyet falan yapamıyorum :KK43: sadece spor yapabiliyorum.
    forumda okudum.krom picalinate kan şekerini dengeliyormuş.ani düşmeleri (kan şekeri)önlüyormuş.ben en kısa zmanda almayı düşünüyorum.belki faydası olur.
    hipoglisemisi olan ve krom kullanan varsa tecrübelerini paylaşırsa sevinirim.
     
  18. 11 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : aeben
  19. totomel

    totomel Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2009
    Mesajlar:
    153
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    bende reaktif hipogilisemi hadtasıyım 72 kilodan 58 e düştüm bizim gibi bu problemli hastalığı yaşayanlar bilir çok zor kilo verir kolay alırız.ben artık diyet değilde yediğim içtiğim herşeyi rahatsızlığıma göre ayarladım ve 3 aydır kilo almıyorum arada verdiğim oluyor ama:))öncelikle kesinlikle beyaz ekmek yerine çavdar ve kepek ekmeği ye,hayatından beyaz şekeri ve şekerle yapılan herşeyi çıkar(çikolata,reçel,kek,bisküvi,kola,hazır meyva suyu vs...)bu sadece kilo vermene değil inip çıkan ve senin bünyeni mahveden şekerinide düzenleyecek..kahvaltını güzel et kendini aç bırakma yumurtanı,peynirini zeytinini ye çayını iç meyva suyu sık iç kasma kendini.acıktığında içinde doğal şeker olan besinleri seç meyva gibi,kepek ekmekli sandviç gibi...canın çok tatlı istediğinde şeker hastaları için olan diabetik çikolatalardan at bir parça ağzına ama sakın fazla kaçırma...unutmamamız gereken bişeyde şekersizde olsa bazı ürünlerde yağ miktarı çok oluyor paketlerin arkasını okuma alışkanlığı edin inan kaç kalori olduklarını gördüğünde benim gibi almaktan vazgeçip tekrar yerine koyacaksın...bol su iç hareket et spor yapıyorsan kesinlikle her 30 dk da bir azda olsa birşeyler atıştır şekerin düşmesin(önceden spor yapamıyordum tam yürürken koşu bandında bayıldığımı bilirim)doktor 30 dk da bir ayran iç veya bir meyva ye yada 2,3 diyet bisküvi ve yanında bir çay bardağı kadar süt iç bu şekerini düzenler spor yaparken fenalaşmazsın demişti haklıymış..neyse çok uzattım lafı herşeyi bırak sağlığın önemli ayda 5 değilde 2 kilo ver önemli değil yeterki aç kalıp şekerini düşürme sakın