Hipokondriyazis - Hastalık Hastalığı

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve EU3 tarafından 8 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  1. EU3

    EU3 Guest

    Kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durmasıdır. Yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine karşın bu düşünceler sürüp gitmektedir. Vücudun normal çalışmasına ait bir takım belirtilere, anormal gözü ile bakılmakta ve yanlış anlamlar yüklenip, hastalık belirtisi olarak düşünülmektedir. Örnek olarak kalp atışları, terleme, öksürme, esneme, kabızlık gibi durumlar ciddi bir hastalığın (kanser, kalp krizi, ağır bir nörolojik hastalık gibi ) işaretleri olarak kabul edilmektedir. Ayni anda bir çok organa ait kuşku olabilirken, sadece bir organ veya hastalığa ait kuşku da bulunabilir.

    Hipokondriyaziste kişinin düşünce içerikleri hastalık kuşkuları ve kaygıları ve hastalık tanıları ile doludur. Bedenlerinin çeşitli yerlerine bir bozukluk, bir ağrı olup olmadığını anlamak için dokunabilirler, bastırabilirler. Ellerini göğüse, kalp bölgesine tutabilirler. Nabız yoklayabilirler. Bedenin çeşitli bölgelerindeki bir ağrıya, duyuya aşırı dikkat vardır. Göğüste bir kas ağrısı hemen kalp hastalığı kuşkularını doğurabilir. Dışkısını, sidiğini yoklama görülebilir. Renk, koku değişiklerine anlam vermeye çalışabilirler. Bir gaz sancısı bağırsaklarda ciddi bir hastalığın işareti olabilir. Hipokondriyaziste sürekli hastalık düşünüldüğünden bu durum kişinin başka konularla ilgilenmesini engelleyebilir, dolayısıyla da ilişkilerini kısıtlayabilir, kişinin sürekli bir kaygı ve bunaltı yaşamasına neden olabilir.

    Hipokondriyazta kişinin tıbbi yayınları ve ilaçları yakından takip etmesi çok rastlanılan bir durumdur. Çoğu zaman bu durum kişinin hastalıklar konusunda doktorla yarışmasına, psikiyatriste sevk edildiklerinde kendilerinde vücutsal bir hastalık olduğunda ısrar etmelerine neden olur. Bunu kanıtlamak için sayısız doktoru dolaşıp gereksiz masraflara girmeleri çok yaygındır. Gerçek bir kalp, kanser, mide hastası genel olarak hastalığını düşündüğü kadar başka konuları da düşünür. Ayrıca hekimin verdiği güvenceler kendisini rahatlatır ve bunlara inanır. Oysa ki hipokondriyak hasta çok kısa bir süre inanıyor gibi görünse bile az bir zaman sonra tekrar doktor doktor dolaşmaya başlayabilir.

    Hipokondriyaziste depresyon çok görülen bir durumdur, bu da kişide çabuk yorulmaya, uyku bozukluğuna, istek azalmasına ve bunun gibi şeylere yol açabilir. Bu da kişide hasta olduğu inancını arttırıp daha fazla yatakta yatmasına, kendisini ağır işe sokmamaya çalışmasına, dolayısıyla da hastalıkla ilgili daha çok düşünmesine neden olur. Kişi sık sık sevk almaya, check-up, tomografi, MR incelemeleri yaptırmaya başlar.
    Bütün bunlar da kişinin toplumsal ve mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.

    Hipokondriyak belirtiler, depresyon, şizofreni ve anksiyete bozukluklarında da sık görülür. Depresyonda özellikle yaş dönümü depresyonlarında kişilerin sıklıkla bedenlerini fazla dinledikleri görülmektedir. Fakat dikkatli muayene ile hastadaki uyku bozukluğu, karamsarlık, isteksizlik, iştahsızlık, zevk alamama gibi belirtilerle depresyon tanısı konur. Anksiyete bozuklarında zaman zaman somatik şikayetler olabilir, fakat klinik tabloya bunaltı ve panik durumları hakimdir. Kişide bedensel bir hastalıkla aşırı derecede uğraşma durumu yoktur.

    İyi incelendiği takdirde bedensel uğraşlar başlamadan önce oldukça uzun süren sıkıntılı bir dönemin olduğu görülür. Örneğin ağır iş koşulları gibi, ekonomik sorunlar, geniş bir ailenin yükünü uzun bir süre yüklenmiş olma gibi. Aile içindeki sorunlar ya da diğer sorunlar nedeniyle hastanın uykusu bozulur, büyük sıkıntılar duyar, bir süre sonra da artık kendi bedenini düşünmeye başlar.

    Hipokondriyazisin oluşmasında ve sürmesinde doktor yaklaşımlarının etkisi de büyüktür. Bazen muayene sonrasında hastasına yanlış bir şey söyleyen, kuşku aşılayan hekim yatkın kişilerde hipokondriyazisin gelişmesine neden olabilir.Hekimlerin sık sık değişik muayeneler yapması, çok değişik ilaçlar denemesi sorunu pekiştirir. Örneğin daha çok kalbinden yakınan bir hastaya kalbi destekliyor, düzenliyor gibi reklamları yapılan bir takım damlalar ya da haplar verilmesi kalp hastalığı endişesini artırır. Genel olarak bir ruh sağlığa uzmanına muayene için gelen kişi çoğu kez yıllardan beri hastalığı bir yaşam biçimi durumuna sokmuştur. Toplum ve aile içinde bu hastalar evham hastaları olarak da tanınır. Ve kendilerine hiçbir hastalıkları olmadıkları tekrar tekrar söylenir. Bu sözlerin etkisi olmayınca aile ve çevredekiler hastadan bıkabilirler. Bu da sorunun artmasında ve sürmesinde etkili olur.

    Bu bozukluğun sıklığı ve yaygınlığı ile ilgili bilgiler net değildir. Erkeklerde ve kadınlarda eşit yaygınlıkta görülmekte, belirtiler en sık 20-30 yaşlarında başlamaktadır. (fakat herhangi bir yaş döneminde de görülebilir.) Toplumsal konum, eğitim düzeyi ve medeni durumdan etkilenmediği düşünülse de, gelişmekte olan ülkelerde daha yaygın olarak görüldüğü düşünülmektedir. ABD’de değişik sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar arasında sıklığı % 4-14 arasında değişmektedir. Hastaneye başvuranların % 4-6 sında belirlenmiştir.
    Hipokondriyaziste psikiyatrik tedaviye direnç vardır. Öncelikle kişinin psikiyatrist/psikoloğuyla çok iyi bir ittifak kurması gerekmektedir. Doktor doktor dolaşmaması, bir iş ya da bulması, dikkatini günlük yaşam sorunlarına yöneltmesi konusunda fikir birliğine varılması gerekmektedir. Kişinin sosyoekonomik durumunun iyi olması, tedaviye yanıt veren anksiyete ya da depresyonunun bulunması, semptomlarının birden başlaması, herhangi bir kişilik bozukluğunun bulunmaması ve hastanın semptomlarıyla ilişkili psikiyatrik olmayan tıbbi bir durumun bulunmaması düzelmenin daha çabuk olacağına dair olumlu işaretlerdir. Sonuç olarak uygun bir tedavi ile hastaların üçte biri ile yarısında önemli ölçüde düzelmenin gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir.
    Alıntıdır...
     
  2. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  3. EU3

    EU3 Guest

    :çok üzgünüm:Aynıı ben iştee hastalıkk hastasıyımsenağlama
     
  4. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  5. Saboli

    Saboli Miniğim.. Üye

    Katılım:
    13 Mart 2008
    Mesajlar:
    4.080
    Beğenildi:
    93
    Ödül Puanları:
    148
    Hiçbişiin yok senin :mymeka: kuruyosun kendi içinde nan :mymeka: iyiyim de iyi ol yavrukuşum :1hug:
     
  6. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  7. zelixsx82

    zelixsx82 RABBİME SONSUZ ŞÜKÜRLER.. Pro Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2007
    Mesajlar:
    2.508
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    balcım benim ablamda aynı öle hastalık hastası bir yeri azcık ağrırsa soluğu doktorda alıyo yok bende kötü hastalık var ne söylüyosak bizi dinlemiyo şimdi depresyona girdi o yüzden oda rizede oturuyo şimdi buraya gelicek annemin yanına depresyon tedavisi görücek bünyesi ilaçlara alışana kadar burda bizimle durması gerek bizde ablamın bu haline çok üzülüyoruz ama elimizden bişey gelmiyo....
     
  8. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  9. EU3

    EU3 Guest

    Zelişim ablana çokk üzüldümm çok geçmiş olsunn...O lanet olasıı tedaviyi bende gördüğüm zaman rizede yanlızdım ailemden kimse yoktu yanımda çok zorduuo dönemi yanlız atlatmak.Allahımm şifalarr versinn.Benimde ablandan bir farkım yok bu LANET OLASI KLOMENİNN YÜZÜNDENsenağlama
     
  10. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  11. zelixsx82

    zelixsx82 RABBİME SONSUZ ŞÜKÜRLER.. Pro Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2007
    Mesajlar:
    2.508
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    çok sağol balıım bizde annemle beraber ablamın haline kahroluyoruz rabbim inşallah herkesede ablamada acil şifalar verir ...kıyamam sana canım bu gurbetede evlenmek çok zor heralde ben anneme çok yakın olduğum için pek anlamıyorum canım inşallah bu ay hamiş kalırsında bu klomenin etkilerinden kurtulursun..
     
  12. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  13. EU3

    EU3 Guest

    Aminn canım inşallahh sağolasınn :KK43: Rabbime dua ediyorum herşeyin iyisini bilir.Hatalıklarda ondan sabredicezz :KK43:bu gurbet mahvetti beni 15 gün sonra kavuşuyorum anneme ....Hadi kalkalım ezan okundu :):Saruboceq::Saruboceq:
     
  14. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  15. zelixsx82

    zelixsx82 RABBİME SONSUZ ŞÜKÜRLER.. Pro Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2007
    Mesajlar:
    2.508
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    canımoh ne güzel annenle bol bol hasret giderirsin canım allah kabul etsin bende kalkıyom şimdi dualarında benide unutma sen benim dualarımdasın....:Saruboceq:
     
  16. 8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  17. EU3

    EU3 Guest

    Canım zelişimm allah razı olsunn seninde rabbim dualarını kabul etsinn .sende benim dualarımdasın:Saruboceq::Saruboceq:
     
  18. 15 Nisan 2009
    Konu Sahibi : EU3
  19. EylulunAnnesi

    EylulunAnnesi Minik Prensesim Büyüyor Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    4.702
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    146
    bende lise yıllarında hipokondriyak olmuştum...çünkü saglık meslek lisesi okuyordum ve ögrendigimiz bütün hastalıkları kendimde buluyordum...çogu zamanda gece yarısı kendimi acilde buluyordum :) her gittigimizde doktorlar saglık personellerinin böyle oldugnun normal oldugunu zamanla gececegini söylüyorları.çok şükür zamanla kendiliginden geçti...siz siz olun sakın kendinizi dinlemeyin :) saglıklı günler dilerim....