Hiroşima

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Elif tarafından 6 Haziran 2010 başlatılmıştır.

    6 Haziran 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.644
    Beğenildi:
    5.180
    Ödül Puanları:
    438
    6 Ağustos 1945 yılında Dünyada yaşanan en büyük insanlık katliamının yıl dönümü. Bu olayın üzerinden tam 64 yıl geçti. Hiroşima’ya atılan atom bombasından sonra 9 Ağustos’ta ikinci atom bombası Nagazaki’ye atılmıştı. 360.000 masumun ölümüne, onbinlercesinin yaralanmasına yol açan facianın zararları o kadarla sınırlı değildi. Radyasyondan etkilenen insanlar genetik sakatlıkları kendinden sonra gelen nesillere hala taşımaktadırlar…

    Atom, maddeyi oluşturan en küçük yapı taşıdır.
    Atomun keşfi her ne kadar 19. yüzyıllarda denilse de 1900′dan sonra bir çok bilinmeyen şeyler netleşmiştir. Hatta nötron bulunmuş ve bulan fizikçi 1935’te Nobel ödülünü almış. Tabi ki Amerika neredeyse yarım asırlık araştırmaları deneyecek bahanesini bulmuş ve bununla ilgili ilk silahını 2 farklı şekilde üretmiş.

    6 Ağustos 1945. Yerel saatle 08.15. Amerikan Hava Kuvvetlerine ait “Enola Gay” adındaki bombardıman uçağı, Japonya’nın Hiroşima kentine “little boy” (küçük çocuk) adı verilmiş atom bombasını attı. ınsanlık tarihi boyunca ilk kez Hiroşima’da kullanılan ve 15 bin tonluk TNT’nin patlamasına eşdeğer bu atom bombası, kaynaklara göre 140 bin kişinin ölümüne, onbinlerce insanın radyasyondan ağır derecede etkilenmesine neden oldu. Şehrin yüzde 60′ı haritadan silindi, şehir üzerinde 13 kilometrekarelik radyasyon bulutu oluştu.

    Little Boy adlı uçaktaki askerlerin “ Yer kürenin çatlamasından korkmuştuk” söylemi de bu durumun ne kadar vahşet verici bir derecede olduğunu gösteriyor.

    Japonya beyaz bayrak çekerek barış istese de, Amerika barışalım diyerek ağır maddeler getirmekteydi. Sözde barış isteyerek, eylemde barış yok diyordu. Çünkü ellerinde denenecek bir bomba daha vardı. “Şişman adam” adını verdikleri atom bombası.

    Hiroşima’ya bomba atılmasından üç gün sonra, 9 Ağustos 1945′te, bu kez Nagazaki’li insanlar atom bombası ile tanıştı. Amerikan “Bockscar” isimli uçak, “Fatman” (Şişman Adam) adındaki ikinci nükleer bombayı Nagazaki fezalarından kentin üzerine bıraktı. Patlama gücü 21 bin tonluk TNT’ye eşit olan “Şişman Adam”, ilk anda 100 bin kişiyi öldürdü.

    Amerika’nın insanların en çok dışarıda olduğu zamanı tercih ettiği bu olay, askeri bir olaydan çok, ne kadar fazla insana zarar verebilirim, deneyip görelim düşüncesinin egemen olduğunun da bir kanıtıdır.

    Evet, ilk atom bombasını askeri teknoloji devi Amerika denemişti. Sonra da 140 bin masum insanın çocuk-yetişkin demeden yanarak ölmesini izlediler. Bu olay, başka bahanelerle insan üzerinde denenen yeni nesil Nükleer bir bomba idi.

    Saldırının 64’üncü yıl dönümünde atom bombasının kurbanları, Hiroşima’da büyük hasar görmesine rağmen ayakta kalan tek bina olan ‘Genbaku’ binasının önünde düzenlenen törende anıldı. Anma törenine Japonya Başbakanı Taro Aso ve yaklaşık 50 bin kişi katıldı.

    Amerika tarafından Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının mantıklı(!) açıklaması ise, Japonya’nın Pearl Harbor limanına yaptığı baskının intikamını almak ve II. Dünya savaşına son vermek olduğu yazıldı ve çizildi. Peki, hangi savaşı sonlandırmanın kesin çözümü binlerce insanı öldürmek olabilirdi ki?

    ABD Başkanı B. Hüseyin Obama, 5 Nisanda Prag'da yaptığı bir konuşmada, atom bombasını kullanmış tek nükleer güç olarak Amerika’nın nükleer silahlardan arınmış bir dünya yaratılmasında önemli bir ahlaki sorumluluğu bulunduğuna işaret etmişti. B. Hüseyin Obama belki de benim yönetimine şahit olduğum en düzgün Amerika Başkanı. Nükleer silahlar konusunda yaptığı konuşmalar ve tutumu oldukça güven verici.

    Amerikan hükümeti, atom bombasının kurbanları için şimdiye dek özür dilemedi. Tam 64 sene. Hiçbir açıklama gelmedi Amerikan hükümetinden. Hani biz “Sözde Ermeni Soykırımı”nı kabul edecekmişiz ya, Amerikan hükümeti neden özür dilemekten kaçıyor?

    Amerika’nın bu yaptığı soykırım değil midir? Yüzbinlerce insanı öldürmek ve onların genetik yapılarına hasar vermek.. En büyük soykırım budur. Çünkü olayın kökeninde genetik yapının değişmesi var. ınsanoğlu da genetik yapılar sayesinde soyunu devam ettirebiliyorsa ve siz bu genetik yapıyı bozuyorsanız bu soykırım değil midir? Ya da nedir? Katliam mı? Hadi oradan!

    Yüzbinlerce insana mezar olan şehrin derin bir sessizliği var şimdi, Japonya’nın batısında yer alan mutsuz ve acılı şehirde…

    ınsanların korkunç bir ısı ve radyasyon etkisiyle paramparça olduğu bir katliamın ardından aradan 64 yıl geçse bile Japonya'dan özür dileyen bir Amerika hükümeti çıkmaması, Hiroşima'nın yazgısında hâlâ derin bir sızıyı buram buram hissettirir..
    KIZ ÇOCUĞU

    Kapıları çalan benim

    kapıları birer birer.

    Gözünüze görünemem

    göze görünmez ölüler.

    Hiroşima'da öleli

    oluyor bir on yıl kadar.

    Yedi yaşında bir kızım,

    büyümez ölü çocuklar.

    Saçlarım tutuştu önce,

    gözlerim yandı kavruldu.

    Bir avuç kül oluverdim,

    külüm havaya savruldu.

    Benim sizden kendim için

    hiçbir şey istediğim yok.

    Şeker bile yiyemez ki

    kâat gibi yanan çocuk.

    Çalıyorum kapınızı,

    teyze, amca, bir imza ver.

    Çocuklar öldürülmesin,

    şeker de yiyebilsinler.

    Nazım Hikmet Ran

    makaleler.com/Ali Deniz Çelik
     
    Son düzenleme: 6 Haziran 2010
  2. 7 Haziran 2010
    Konu Sahibi : Elif
  3. DepresifPolyanna

    DepresifPolyanna instagram:Camgoz_tasarim Pro Üye

    Katılım:
    22 Ocak 2008
    Mesajlar:
    8.363
    Beğenildi:
    6.519
    Ödül Puanları:
    238
    Amerika ne soykırımlar yapmadı ki...
    Hele kızılderili soykırımı var ki tarihteki en büyük katliam olarak nitelendiriliyor.

    Bu dünyada ne soykırımlar gerçekleştiriliyor, savaş ve politik sorun adı altında...