Hormonlu meyve ve sebze konusu ve gerçekler

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve realist tarafından 13 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    13 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148

    Hormonlu meyve ve sebze konusu ve gerçekler


    Yazar: Orhan Aydeniz


    Tarımda kullanılan çeşitli maddelerden, her nedense ülkemizde en çok hormonlardan korkulmaktadır.Genellikle bu maddelerin kanserojen olduğuna inanılır.Pazarda görülen her iri, bozuk şekilli, ve değişik renkli meyve ve sebzelerin, hormonlu olduğu zannedilir.Oysa tüm bu belirtilerin sebebi hormonlar değildir.Örneğin sürekli basında teşhir edilen biber veya el şeklindeki limonların hormonlardan kaynaklandığına inanılır.Oysa, gerçekte böyle şekil bozuklarına hormonların değil, tomurcuk akarlarını sebep olduğu kesin olarak bilinmektedir.
    Aslında tarımsal üretimde verimliliğin artırılması için kullanılmakta olan çeşitli kimyasal maddelerin ,doğanın kirletilmesi ve insan sağlığı bakımından riskli olduğu yadsınamaz.Ancak bu maddeleri hiç kullanmadan başarılı bir üretim yapılmasının da kolay olmadığının acı bir gerçektir.
    Bilindiği gibi son yıllarda, kimyasal madde kullanılmadan organik üretim yapılmağa başlanmıştır.Ancak dünyanın hiçbir yerinde, geleneksel tarımın terk edilip , tamamen organik üretime geçilmesi göze alınamıyor.Çünkü şimdiki üretim tekniği ile organik tarımda,maliyet daha yüksek, verim ve kalite daha düşük olmaktadır.
    Halk tarafından hormon olarak tanımlanan maddeler, bitkilerin büyümesini ve gelişmesini etkileyen ve kontrol eden bio regulatörler, yani organik düzenleyicilerdir.Tarım biliminde, bu maddeler, bitki gelişmesini ve büyümesini düzenleyici maddeler olarak tanımlanır.
    Bio regulatörler, doğal olarak bitkilerin bünyesinde oluşan, tohumun çimlenmesinden başlanarak, büyüme, çiçeklenme, meyve tutma, olgunlaşmaya kadar tüm fizyolojik faaliyetleri kontrol eden, çok düşük dozları bile etki gösteren organik maddelerdir. .
    Bu maddeler, etki ve yapılarına göre; Auksinler,Giberellinler,Sitokininler, ve Dorminler olmak üzere dört grupta toplanmaktadır.
    Bunların her biri, kullanıldığı doza, ve büyüme dönemi gibi çeşitli koşullara bağlı olarak, bitkilerin büyümesi ve gelişmesini önemli derecede etkilerler.
    Özetle belirtmek gerekirse; büyütücü, kök yapıcı, çiçek açıcı, organ yapıcı,yara onarıcı ve olgunlaştırıcı olarak etki yaparlar.
    Bio regulatörlerin hepsi de şu veya bu yolla bitki büyümesi ve gelişmesini önemli derecede etkiler. Bu etkileme sayesinde de insanlara ,bitkilerin büyümesi ve gelişmesinde, fizyolojik olayları kontrol altına alabilme olanağı sağlarlar.
    Bilindiği gibi yaşanan dönemde, insanoğlunu en çok meşgul eden sorunların başında, yeryüzünde büyük bir hızla artmakta olan nüfusun ihtiyaçlarının da, ayni düzeyde artırılması gelmektedir.
    Üretimi artırmak için, dünyamızdaki toprak ve su kaynaklarını artırmak olası değildir.Üstelik, mevcut bu kaynaklar her geçen gün azalmakta, bozulmakta ve kullanılamayacak şekilde kirletilmektedir.
    Bu gerçek, artan nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması için, mevcut olanaklarda, birim alandan, mümkün mertebe daha çok verim elde edilmesinin yollarının bulunmasını gerektirir. İşte bu düzenleyici maddeler de halen zorunlu olarak bir çok ülkede verimin artırılmasında bir seçenek olarak kullanılmaktadır.
    Dünyadaki canlıların gıda zincirinin temel maddesi ve ana halkası bitkisel ham maddeler olduğuna göre öncelikli hedef, tarımsal ürünlerde artış sağlamaktır.Tarımsal ürünlerde artış sağlayabilmek için; bitkilerin büyüme ve gelişmesinin insanların istek ve ihtiyaçlarına göre kontrol ve düzenlenmesi görüşü güç kazanmıştır. Bu görüşe göre bitkilerin doğal büyüme ve gelişmesinin , insanların kontrol ve güdümünde, bir üretici fabrika şeklinde olması amaçlanmaktadır.
    Bilindiği gibi bitkilerde hayat tohumla başlar.Tohum belirli sıcaklıkta su ile temas ettiğinde çimlenir ve genç bir bitki ortaya çıkar.Bu fide yapısal olarak büyür.Yapısal olarak büyümüş bir bitki ileri gelişim kademelerinde çiçek verir.Çiçeklenmeden sonra meyve verir ve içindeki tohumlar olgunlaşır.Böylece bitkinin hayat devresi tohumdan başlayıp,tekrar ayni noktaya gelir.
    Bütün bitkilerde bu hayat devresi yer almaktadır. Bu nedenle, pratikte verimin artırılması için, gelişim kademelerinin değiştirilmesi ve kontrol edilmesi etkin bir seçenek olarak görülür.
    Bu maddelerin kullanılması ile: çimlenmenin teşvik edilmesi ve hızlanması, filizlenmenin önlenmesi,bitkilerin daha erken gelişmesi, çiçeklenmenin öne alınması veya geciktirilmesi, meyve tutumunun artırılması,meyve olgunlaşmasının öne çekilmesi, meyvelerin ayni zamanda olgunlaşması ve benzeri olaylar insanların isteğine göre düzenlenebilmektedir.Sonuç olarak, verim ile üretim randımanı yükseltilmekte ve maliyet düşürülmektedir.