Hoşçakal

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve xsxulem tarafından 26 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    26 Aralık 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Hoşçakal...

    Sabahları yağmur sesiyle uyanılan, herkesin boğazlı kazaklar
    giydiği,
    hüzünlü yüzler taşıyan o insanların, duman altı kahvelerde
    kitap okuyarak ve
    hep o sevdiğimiz şarkıları dinledikleri bir sahil kasabasında
    yaşamak
    istiyorum artık.
    Yolda yürürken kimseyle selamlaşmamayı özledim.
    Hem de çok.

    Sen şimdi kırılıp üzülürken bu yazdıklarımı okurken ben
    çoktan gitmiş
    olacağım.
    Oysa taa başta konuşmuştuk bunları seninle.
    Gideceğimi, daha doğrusu kalamayacağımı, kimseye ve hiçbir yere
    ait
    olamayacağımı daha ilk gün anlatmamış mıydım ben sana?

    'Büyük ihtimal vedalaşmadan giderim' demiştim.
    İşte şu an telefonu açmıyor oluşumun nedeni de bu vedalaşmama
    adeti.

    Sana yazdığım ilk ve son mektup bu.
    En azından artık sana hiç yazmadığımdan şikayet etmeyeceksin.
    Atıl kuru bir vedalaşmadan çok daha anlamlı bir şey bırakıyorum
    sana
    giderken.
    Yapacağın her şeyi olduğu gibi, şimdi soracağın soruyu da
    biliyorum.
    Ellerini saçlarının arasından geçirip 'neden?' diye
    mırıldanıyorsun şuan
    büyük ihtimal ve büyük ihtimal sol omzunla pencereye yaslanmış
    haldesin.
    'Neden?'
    Çünkü her şeyi bilmekten ve her gün hep aynı günü yaşamaktan
    ve senin bu
    aynılığı hiç fark etmeyişinden yoruldum.
    Geleceğin saati, bana söyleyeceğin ilk sözü, kavgalarımızın
    sonunu ve o
    sonlardan sonra ne olacağını nereme dokunup bana nasıl
    sarılacağını biliyor
    olmaktan çok yoruldum.

    'Biz' olmaktan onur duyacağımı söylemiştim sana. Ben 'biz olmak'
    kavramının
    benden tamamen vazgeçmek olduğunu bilmiyordum o zamanlar.
    Yine o zamanlar ben, bana asla yalan söylemeyeceğin yalanına da çok
    inandırmıştım kendimi...
    O zamanlar cep telefonunda 'seni boğuyorsa ayrıl o zaman o kadından'
    mesajını da bulmamıştım...
    O mesajı okuyunca anladım ki esas benim tek kişilik derin ve büyük
    nefeslere
    ihtiyacım var.
    O mesajı okuyunca anladım ki insan kendi eli ile yazdığı masaldan
    bile mutlu
    sonla çıkamıyor artık...
    Anladım ki sende gidecek yürek bende ise kalacak mide yok...

    Seni sana ve kim bilir daha kimlere bırakıyorum.
    Kendimle olmaya, yalnız kalmaya, kısacası nefes almaya gidiyorum
    ben.

    Not: Yedek anahtar paspasın altında ve paspas da tıpkı senin benim
    için
    olduğun gibi kapının dışında...
     
  2. 26 Aralık 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Suslu gercekten duygusal bir hikaye paylastigin icin tsk; bazen hoscakal demek zor geliyor insana, ama hoscakal demeye karar vediginde insan nedenlerini nasil dile getiriyor
     
  4. 19 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  5. EU1

    EU1 Guest

    Çünkü her şeyi bilmekten ve her gün hep aynı günü yaşamaktan
    ve senin bu
    aynılığı hiç fark etmeyişinden yoruldum.
    Geleceğin saati, bana söyleyeceğin ilk sözü, kavgalarımızın
    sonunu ve o
    sonlardan sonra ne olacağını nereme dokunup bana nasıl
    sarılacağını biliyor
    olmaktan çok yoruldum.

    Ne kadar güzel ifade edilmiş .Kadınlar içlerinde birşeyi bitirdi mi bitiriyorlar , erkeklerin anlayamadığı bu işte...:çok üzgünüm: