İLAÇSIZ TÜP BEBEK yaptıran yada yaptırmayı düşünen varmı?

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve cise1981 tarafından 5 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    5 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  1. cise1981

    cise1981 Guest

    İLAÇSIZ TÜP BEBEK yaptıran yada yaptırmayı düşünen varmı? televizyonda dr. hakan özörnek bir konusmasını dinledim 2,5 aydır türkiyede uygulanıyormuş hatta şuan bir hastası bu şekilde yani ilaçsız hamile kalmış yaptıran varsa bu konu hakkında ve maliyeti hakkında bilgi verebilirmi?
     
  2. 5 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  3. cat

    cat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    395
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba canım hakan beyi bende dinledim genelde ilaçsız tüp bebeği pcoslu hastalarda deniyorlar bende pcosluyum bu yöntem aslında benimde aklıma yattı maliyeti ilaçlı tüpbebeğe nazaran daha düşük sanırım 1-2 milyar civarında falan galiba ama hangi hastanelerde uygulanıyor bu yöntem hiç bir bilgim yok eğer senin bilgin varsa banada bildirirmisin denemeye değer inş.
     
  4. 6 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  5. FOKURFOKUR

    FOKURFOKUR Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    459
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    canım hakan özörnek eurofertil doktoru. internetten bakmıştım.internetten bakabilirsin
     
  6. 7 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  7. cise1981

    cise1981 Guest

    benim buay yunurtlama takibim bitiyor birkaç güne kadar doktorum bir gelişme olmadığını söyledi allah kısmet ederse haziran sonunda eurofertil hakan özörnek beye gidicem ilaçsız tup bebek için gelişmeleri yazarım
    ilaçsız olması çok güzel hiçbir hormon ilacına maruz kalmadan yapılıyormuş
     
  8. 7 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  9. cat

    cat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    395
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba canım sende pcoslumusun maliyeti hakkında bilgi edindinmi
     
  10. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  11. cise1981

    cise1981 Guest

    evet bendede pko var maliyetini tam olarak bende bilmiyorum gidince öğreneceğim
    ama bazı yerlerde duydum bir doktorun gazate de açıklamasında maliyetin 1000 - 2000 arsında oldugunu okudum .ben öğrenince yazıcam...
     
  12. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  13. duselal

    duselal Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2008
    Mesajlar:
    204
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    [


    SIZE="3"]
    Natürel Siklusta ICSI(ilaçsız tüp bebek).


    Natürel Siklusta ICSI

    Yumurtalık rezervi kısıtlı olan ve ilaç uyarısı ile yumurta gelişimi sağlanamayan kadınlarda son alternatif olarak, kadının her ay kendiliğinden büyüyen tek yumurtası takip edilerek mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilebilir. Düzenli adet gören kadınlarda her ay yumurtalıklardan bir yumurta geliştiği tahmin edilebilir. Bu yumurtanın büyümesi takip edilerek yeterli gelişim gösterdiği dönemde yumurta toplama işlemi ve takiben mikroenjeksiyon uygulanır ve gelişen embriyo uygun bir dönemde transfer edilir. Türkiye’de bu uygulama ile elde edilen ilk gebelik ve canlı doğum merkezimizde gerçekleştirilmiştir.
    Tedavide başarı şansı, tek embriyonun transfer edilmesi nedeniyle %15 civarındadır.



    Natürel Siklusta ICSI Uygulaması -İlaçsız Tüpbebek



    Yaklaşık on yılı aşkın süredir ülkemizde yardımcı üreme teknikleri sayesinde binlerce kısır çiftin çocuk sahibi olma rüyası gerçekleşti. Kısırlığa yaklaşım belirli standart kuralları içerisinde sürdürülürken aynı zamanda daha başarılı, daha kolay ve daha az maliyetli yöntemlerin arayışı da sürüyor. Bunlardan biri de ilaçsız tüp bebek.

    Yumurtalıkların uyarılması amacıyla kullanılan ilaçların yüksek maliyeti, hasta ve hekim açısından büyük bir sorun teşkil ediyor. Yardımcı üreme tekniklerini gerçekleştiren hekim önemli bir ikilem ile karşı karşıya kalıyor. Hekim, rahim içerisine transfer edeceği embriyo sayısını arttırdıkça gebelik oranını da, çoğul gebelik riskini de arttırdığının bilincindedir. Yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması; çok sayıda folikül (yumurtalıkta yumurtayı içeren kesecik) gelişimi, dolayısıyla çok sayıda yumurta ve embriyo imkanı getiriyor. Embriyoların laboratuvarda uzun süreli kültüre (besi ortamı) edilmesi sayesinde, embriyo seçimi ve yüksek gebelik şansı elde edilebiliyor.
    Son yıllarda ardışık kültür ortamlarının da geliştirilmesiyle ülkemizde de yoğun şekilde blastosist (5. gün) transferlerinin gerçekleştirildiğini görüyoruz. Blastosist (8 hücreden fazla sayıda hücre içeren embriyoya verilen isim) transferi, transfer edilen embriyo sayısının kısıtlanmasını, dolayısıyla da çoğul gebelik riskinin azaltılması imkanını tanıyor. Dünyada artık yumurtalıkların uyarılması protokollerinin yumuşatıldığı, daha az uyarıcı ile daha az oosit (yumurta) oluşturulmasını tercih edildiği görülüyor. Laboratuvar kültür ortamlarındaki gelişmeler, daha az sayıdaki yumurtanın veya embriyonun daha verimli kullanılmasına imkan tanıyor. Artık tedavilerde, tek veya iki blastosist transferiyle benzer gebelik oranlarının elde edilebildiği ve çoğul gebelik oranının en alt düzeye indirilebildiği görülüyor. Bu durum basitleştirilmiş tüp bebek (friendly IVF veya simplified ART) olarak da adlandırılan bir yaklaşımı ortaya çıkarıyor. Daha az ilaç uyarısıyla veya hiç uyarı yapılmadan yumurta eldesi ve blastosist transferi hedefleniyor.



    Ülkemizin şartları çiftlere, yardımcı üreme tekniklerinde tek bir uygulamada, çoğul gebelik riskinden de koruyarak, en yüksek şansı sunma zorunluluğu getiriyor. Tedavinin tüm masraflarının çiftler tarafından karşılanması, tedavi masrafına ithal ilaçların yüksek maliyetinin de eklenmesi nedeniyle, faydasız ilaçların gereksiz dozlarda kullanımından kaçınılmalı. Alt yapı ve tecrübe eksiklikleri tamamlanmadan hasta tedavisine başlanmamalı. Günümüz tekniklerinin yeterli başarıyı sağlayamadığı önemli bir grup, yumurtalıkların uyarılması uygulamalarına kötü yanıt veren hastalardır. Bu grupta uygulanan ilaç protokolleri çoğunlukla az sayıda ve kötü kalitede yumurta eldesi ile sonuçlanıyor. Embriyo transferi yapılabilen olgularda gebelik oranı ise oldukça düşük kalıyor.



    Natürel siklusta gelişen tek yumurtanın kullanımı

    Düzenli adet gören kötü yanıtlı bir olguda, zaten her ay bir follikül geliştiği düşünüldüğünde, ilaç uyarısı sonucunda yine bir veya iki yumurta elde edilmesi, yüksek doz ilaç uygulamasının bir anlam taşımadığını gösteriyor. Böyle olgularda hiçbir uyarıya gerek duyulmadan, kendiliğinden seçilen ve gelişen follikülün takip edilmesi ve follikül aspirasyonu (vakumla emilmesi) ile elde edilen yumurtanın ICSI (mikroenjeksiyon) ile değerlendirilmesi natürel siklusta ICSI olarak adlandırılıyor.

    Natürel siklusta ICSI uygulamasında, yumurta gelişimi ultrasonografi ve gerektiğinde kan östrojen seviyesi ile takip ediliyor. Hiç bir ilaç uyarısı olmadığından her ay tek bir yumurta gelişimi bekleniyor. Bazen iki yumurtanın bir arada büyüdüğü görülebiliyor. İlaç kullanımı olmaması nedeniyle yumurtanın büyümesi ve çatlaması tamamen vücudun kendi hormonlarının kontrolü altındadır. Bu durum tedaviyi klasik tüp bebek uygulamalarından farklı kılıyor. Klasik bir tüp bebek tedavisinde öncelikle gonadototropin salgılatıcı hormon analoğu adı verilen ilaçların yardımı ile vücudun kendi hormonları baskılanıyor. Bu şekilde yumurta gelişimi tamamen dışarıdan verilen ilaçlarla kontrol edilebilir hale geliyor. FSH ve HMG hormonları içeren ilaçların yardımıyla yumurta gelişimi uyarılıyor. İlaç dozu arttırıldıkça birden fazla yumurta gelişimi imkanı doğuyor. Ancak yumurtalıkların rezervi azaldıkça, çok sayıda yumurta gelişimini sağlamak için ihtiyaç duyulacak ilaç miktarı artıyor. Bazı olgularda çok yüksek miktarda ilaç kullanımına rağmen ancak bir veya iki yumurta elde edilebiliyor.



    Natürel siklusta hormonların etkisi

    Natürel siklus tedavisinde yumurtalıkları baskılayıcı ön hazırlık ilacı kullanılmadığı için yumurta gelişimini vücudun kendi hormonlarının kontrolündedir. Yani vücut kendi FSH hormonu uyarısıyla yumurta gelişimini sağlıyor. Ancak natürel siklus uygulamasındaki asıl risk burada karşımıza çıkıyor. Yumurtanın çatlamasını sağlayacak olan LH hormonu da baskılanmamış durumdadır. Bu nedenle LH hormonu kendiliğinden yükselip yumurtanın erken dönemde çatlamasına neden olabiliyor.





    Normal yumurta gelişimi;
    yumurtayı barındıran follikül (sıvı kesesi) belirli bir seviyeye kadar büyüdükten sonra çatlar ve yumurta dışarı atılarak tüp içerisine geçer. Çatlayan yumurtadan geriye kalan follikül içerisine sarı renkli bir sıvı salgılanır ve bu yapı korpus luteum (sarı cisim) olarak adlandırılır.



    Yumurta toplama işleminin gerçekleştirilebilmesi ve sağlıklı kullanılabilir bir yumurtanın elde edilebilmesi için, yumurtanın belirli bir olgunluk seviyesine ulaşmış olması, ancak çatlamamış olması gerekiyor. Klasik tüp bebek tedavilerinde yumurtanın son olgunluğuna kavuşması, hCG hormonu içeren ilaçların enjeksiyonuyla sağlanıyor. Bu ilacın yapılmasını takiben 30 - 36 saat içerisinde yumurtalar son olgunluklarına kavuşurlar. Ancak ilaçtan 40 - 44 saat sonra yumurtalar çatlıyor. Dolayısıyla yumurta toplama işlemi yaklaşık 36. saatte gerçekleştirilmeli.

    Natürel siklusta ise yumurta belirli bir büyüklüğe ulaştığında LH hormonu seviyesi yükselerek yumurtanın son olgunluğuna ulaşmasını ve çatlamasını sağlıyor. Ancak LH hormonunun ne zaman yükseldiği çok iyi takip edilmeli. hCG ilacı ile sağlanan programdan farklı olarak, natürel siklusta LH hormonu yükselip en üst seviyesine ulaştıktan 24 saat sonra yumurta çatlıyor. Bu nedenle eğer LH hormonu takip edilmezse yumurta çatlayacağından, toplama işlemi ile yumurta elde etmek imkanı olmaz.

    İdeal bir takipte, yumurta yaklaşık 17 mm boyutuna ulaştıktan sonra, LH hormonu yükselmeden hCG ilacı verilerek yumurta toplama işlemi programlanabilir. Eğer LH hormonu daha önce kendiliğinden yükselirse, bu durumda hormonun en üst seviyeye ne zaman ulaştığı belirlenerek 24 saat dolmadan yumurta toplama işlemi gerçekleştirilmeli. Eğer yumurta toplama işlemi erken yapılırsa olgun olmayan bir yumurta elde edilecek ve tedavide başarı şansı belirgin derecede azalır. Aksine, eğer toplama işlemi için gecikilirse yumurta çatlamış olacak

    Ovulasyon

    Natürel siklusta gebelik şansı

    Natürel siklusta ICSI uygulamalarında gebelik şansı belirli bir seviyede kalıyor. Bunun nedeni tek yumurtayla sürdürülen bir tedavide bazı risklerle karşılaşılması. Normal şartlarda vücut içerisinde gerçekleşen hadiselerin laboratuvar şartlarında taklit edilmesi kolay olmaz.

    Normal şartlarda, çocuk sahibi olmak isteyen 100 çiftten her ay ancak yirmisinin gebelik elde edebildiğini biliniyor. Diğer bir deyişle her ay normal gebelik şansının %20 olduğu kabul ediliyor. Natürel siklusta ICSI uygulaması ile bu başarı şansının üstüne çıkmak mümkün olmaz. Bu güne kadar elde ettiğimiz tecrübemiz de bunu yansıtır. Natürel siklusta ICSI uygulamalarında gebelik şansının %10 seviyesinde olduğunu görürüz. Ancak bu oran, embriyo transferi yapılan hastalar için elde edilen gebelik oranıdır. Tedavinin başlangıcından itibaren pek çok basamağı başarıyla atlayarak embriyo transferine ulaşılıyor.

    Toplam 100 çift için natürel siklusta ICSI tedavisi planlandığında tedavi basamaklarının nasıl ilerlediğini görecek olursak
    [/SIZE][/COLOR]
     
  14. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  15. duselal

    duselal Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2008
    Mesajlar:
    204
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Toplam 100 çift için natürel siklusta ICSI tedavisi planlandığında tedavi basamaklarının nasıl ilerlediğini görecek olursak




    siklusta gebeliüe kadar aşılması gereken basamaklar

    İlk fire veren grup, düzenli yumurta gelişminin olmadığı hasta grubu. Özellikle erken yaşta yumurtalık rezervinin çok ciddi oranda azaldığı ve menopoz öncesi bulguların başladığı hastalarda, her ay düzenli yumurta gelişimi olmaz. Takip edilen süre boyunca ya hiç yumurta gelişmi izlenmez veya yumurta çok geç ve uzun sürede büyüyor. Bu grup tüm hastaların yaklaşık %15’ini kapsıyor.

    Tedavide daha önce bahsedilen diğer risk vücudun kendi hormonlarının erken dönemde yükselerek yumurtayı çatlamaya sevketmesi, yani prematür LH yükselmesi olarak adlandırdığımız durumdur. Yumurta eğer 17 mm boyutuna ulaşmadan LH hormonu yükselir ise sağlıklı bir yumurta elde etmek mümkün olmaz. Bu nedenle çok erken dönemde LH hormonunun yükseldiği saptanırsa tedavi iptal ediliyor. Prematür LH yükselmesi tüm hasta grubunun yaklaşık %15’inde karşılaştığımız bir problem.

    Tedavide ideal beklentimiz yumurta boyutunun en az 17 mm’ye ulaşması ve LH hormonu kendiliğinden yükselmeden çatlatma iğnesi vererek hormonal sistemini kendi kontrolümüz altında tutmak. Bu durumda çatlatma iğnesinden yaklaşık 33 - 36 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Ancak eğer yumurta yeterli büyüklüğe ulaştığında çatlatma iğnesi verilmeden önce LH hormonu kendiliğinden yükselmeye başlarsa, program yapmak mümkün olmaz. Böyle bir durumda LH hormonunun yükselme grafiği belirlenerek yumurta toplama işlemi planlanıyor. Ancak bu durum, yumurtanın çatlamış olması riskini arttırıyor. Ayrıca, LH’nın yükselme grafiği, yumurta toplama işleminin laboratuvar için uygun olmayan saatlere denk geldiğinde de işlemden vazgeçmek gerekebilir.

    Bu şekilde 100 hastadan ancak 60’ında yumurta toplama işlemine erişilebiliyor. Bu aşamada a ultrasonografide gözlenen follikülden yumurta elde edilememesi riski söz konusudur. Tek yumurtanın mevcudiyeti, işlemde yumurta elde edilememesi halinde tedavinin iptali anlamına geliyor. Bu aşamada da tüm hastaların %10 kadar bir kısmı tedavi dışında kalıyor.





    Yumurta toplama işleminde ultrasonografide gözlenen follikül içerisine yani yumurtayı barındıran sıvı dolu keseye ince bir iğne ile girilerek follikül içeriği aspire ediliyor. Elde edilen sıvı, eş zamanlı olarak laboratuvarda mikroskop altında incelenerek içerisinde yumurta mevcut olup olmadığı değerlendiriliyor. Eğer yumurta gözlenmezse, follikül içi özel sıvılar ile tekrar tekrar yıkanarak yumurta elde etmeye çalışılıyor. Bazen follikül büyüdüğü halde barındırdığı yumurta belirli bir safhada gelişimini durduruyor. Bu durumda yumurta elde etmek mümkün olmaz. Özellikle 40 yaş ve üzeri hastalarda folliküllerden yumurta elde edilememesinde en önemli faktör, ‘programlı hücre ölümü’ (apoptozis) nedeniyle gelişimini durdurması.

    Olgun bir yumurta elde edildiğinde mikroenjeksiyon işlemi gerçekleştiriliyor. Yumurtanın döllenmemesi veya döllenen embriyonun gelişimin belirli bir evresinde duraklaması riskleri mevcut. Yumurta sağlıklı bir şekilde döllendiğinde ve embriyo gelişimini sürdürdüğünde, 3 veya 5 gün içerisinde embriyo rahim içerisine transfer ediliyor.





    Sonuç olarak tedaviye başlayan 100 hastadan ancak 40’ında embriyo transferi gerçekleştirilebiliyor. Embriyo transferi uygulanan hastalarda gebelik oranı %10 olarak gözlemniyor. Bu durumda bir çift natürel siklusta ICSI tedavisine başladığında kendilerine tedavinin embriyo transferi aşamasına ulaşma oranının %40, gebelik şansının ise tedavi başlangıcında yaklaşık %4, embriyo transferi aşamasında ise %10 oranında olduğu bilgisi veriyor.




    Tedaviye kabul edilen bir çiftte kadın yaşı 38 ve üzerinde ise embriyonun rahim içerisine transfer edilmeden önce genetik olarak incelenmesi ve normal genetik yapıya sahip olduğu gözlenir ise transfer edilmesi öneriliyor.



    Tek yumurta veya tek embriyo dahi olsa ileri yaştaki kadınlarda gerçekleştirilen tedavilerde genetik inceleme son derece büyük bir önem taşıyor.

    Natürel siklusta ICSI uygulamasının avantaj ve dezavantajları

    Sonuç olarak, natürel siklusta ICSI uygulaması kısıtlı başarı şansına karşın, tedavi şansını sürdürmek isteyen çiftler için kolay ve daha az masraflı bir tedavi alternatifidir. İlaç kullanılmaması ve her ay kendiliğinden seçilerek büyüyen yumurtanın takip edilmesi, daha iyi kalitede bir yumurta elde edilmesini sağlıyor. Aynı sebeplerle tedavi daha pratik ve daha az zahmetli bir hal kazanıyor. Tedavinin en büyük dezavantajı, tek yumurtanın elde edilmesi süresince karşılaşılan riskler ve tek embriyonun rahim içerisine tutunma şansının kısıtlılığı nedeniyle başarı şansının düşük olması. İleri yaş kadınlarda tek yumurta ve tek embriyo elde edilse dahi genetik inceleme büyük önem taşıyor. Natürel siklus uygulaması alternatifi, yumurtalık rezervi düşük olan hastalarda mutlaka değerlendirilmeli, çift tedavinin tüm avantaj ve dezavantajları ile gebelik beklentisi hakkında bilgilendirilmeli.
     
  16. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  17. duselal

    duselal Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2008
    Mesajlar:
    204
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    İlaçsız tüp bebek






    EGE Üniversitesi Aile Planlaması ve Kısırlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde ilaçsız tüp bebek uygulaması başlatıldı.

    Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, kliniklerinde uygulamaya başladıkları bu yeni yöntemi açıklarken, “Yöntem, çok fazla yumurtası olan hastalarda, çok az ya da hiç yumurtlatma tedavisi başlatmadan, elde edilen olgun olmayan yumurta hücrelerinin laboratuvar ortamında olgunlaştırılması esasına dayanıyor. Bu uygulamanın ilaç maliyeti düşük ama herkese uygulanamıyor.

    Yumurtalıklarında aşırı büyüme ve bunun sonucunda birtakım rahatsızlıklar olan hastalara bu yöntemi tercih ediyoruz” dedi.

    Merkezlerinde 1988 yılından bu yana çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet verdiklerini kaydeden Prof.Dr. Tavmergen, tüp bebek uygulamasının tüpleri tıkalı kadınlarda, sebebi açıklanamayan kısırlık vakalarında, çeşitli yumurtlatma tedavileri ile gebe kalamayan olgularda son bir alternatif olarak uygulandığını ifade etti.

    Geçtiğimiz yıl kliniklerinde bin 200 dolayında tüp bebek uygulaması gerçekleştirdiklerini açıklayan Prof. Dr. Tavmergen, “Her ay ortalama 150-200 uygulama yapıyoruz. Gebelik başarısı 35 yaş altında yüzde 52 dolayında. Yaş ilerledikçe gebe kalma ihtimali azalıyor. Kliniğimiz başarı oranları ile dünyadaki sayılı merkezler arasında yer alıyor” dedi.

    Tüp bebek sahibi olmak amacıyla başvuran hastaların yüzde 45'inin Ege bölgesi dışından geldiklerini belirten Prof. Dr. Erol Tavmergen, uygulama oranının her geçen yıl arttığını söyledi.KAYNAK.HÜRRİYET SAĞLIK HABER.
     
  18. 12 Haziran 2008
    Konu Sahibi : cise1981
  19. cise1981

    cise1981 Guest

    erofertil de sordum ilaçsız tup bebek 3500 ytl