Ilişkiler Neden Bitiyor???

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve CakmaKleopatra tarafından 26 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    26 Ekim 2007
    Konu Sahibi : CakmaKleopatra
  1. CakmaKleopatra

    CakmaKleopatra asabiyim kompleksliyim!!! Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2007
    Mesajlar:
    833
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Birinden çok hoşlanıyorsunuz ve birlikte olmaya başlıyorsunuz. Tozpembe günler kapınızda... Kalp atışlarınız hızlanıyor, eliniz ayağınıza dolanıyor, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz çoğu zaman... Yüzünüzde kocaman gülümsemeyle küçücük bir kız çocuğu ya da afacan bir erkek oluveriyorsunuz. Peki sonra ne oluyor? Büyük bir keyifle, heyecanla başladığınız ilişki bir anda kabusa dönüşüyor. Sevdiğiniz erkek ya da kadın bir canavar olup çıkıyor, problemler büyüyor ve içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Böyle bir durumda yapmanız gereken sükunetinizi koruyup bir aile terapistinin kapısını çalmak. Ya da 'İlişkiler; Sondan Az Önce' adıyla Aralık Gönüllü Eğitim ve Kültürel Araştırmalar Derneği'nde cumartesi günleri 14.00-16.00 saatleri arasında seminer veren İbrahim Eke'yi dinlemek... Biz seminere gidemedik ama Eke'ye ilişkilere dair birkaç soru yönelttik; daha kaliteli bir ilişki yaşamanın püf noktalarını öğrendik

    İlişkiler nasıl ve neden bitiyor?

    Her ilişki kendi özgül dinamiğiyle var olur ve sonlanır. Ama ilişkinin nasıl bittiğiyle ilgili yapılmış çalışmalar var. J.Gottman ve ekibinin 1972'den beri sürdürdükleri çalışmada ulaştıkları sonuca göre; tartışma biçimimiz ilişkimizin hangi noktada olduğunu ve nereye gittiğini anlamamızı sağlıyor. Belki ters bir yoldan ve farklı tanımlarsak bu yapılanlara 'garantili boşanma teknikleri de' diyebiliriz. Yani şunları yaparsak 'ayrılık' mutlaka gerçekleşir; tartışmalarına sert başlayan (birbirini olumsuz biçimde eleştiren, hor gören, suçlamalarıyla karşısındakini savunmada bırakan), tahammülü kalmamış, ilişkisinin düzeltilemez biçimde yara aldığını düşünen ve iyi anıları bile hatırlayamayanlar ilişkilerinin sonuna gelmiştir denilebilir.

    Bazen evlilik gündeme gelince ilişki sonlanabiliyor. Erkekler evliliğe daha mı uzak bakıyor?

    Bu tür tanımlar yapılabileceğini zannetmiyorum. Kaçıyor diye tanımlanan erkekler 'garanti' altına almak için evliliği en çok isteyen de olabiliyor. Her ilişkinin özgül dinamiğine ait olan davranışları, erkekler ya da kadınlar diye genellemenin magazinsel karşılıkları olsa da başka alanda karşılığı olduğunu düşünmüyorum.

    İLİŞKİ EMEK İSTER

    Beraberliğin sağlam bir zemine oturması için ilk aylarda nelere dikkat etmek gerekir?

    İlk aylardan önce de yapılacaklar var. Mesela evlilik öncesi nişanlılıkta da tarafların birbirini tanıması var. İlişkinin geçmişi, gelecek tanımı ve beklentiler önemli. Ortak bir haritanın oluşturulabilmesi gerekiyor. Bir ilişkiye başladığımızda rollerimizle ilgili mutlak zannettiğimiz tutumların kaynağını fark etmemiz önemli. İlişkiler emek ister, genellemeleri kabul etmez. 'Biz' olmak, bireyselliğimizin ortadan kalkışı değildir. 'Biz' olabilen aslında, bireyselliklerini sağlıklı yaşayabilenlerdir. İlişkilerde varsayarak değil, öğrenerek adım atmalıyız. Çalışmanın sonuçlarından biri de maçist tavırların kısa vadede ilişkiyi sonlanmaya götürdüğü... Sağlıklı ilişkiler için maçoluktan uzak durmak gerek. Bu bizim topraklarda zor tabii. Birlikte öğrenmeye, değişmeye ve gelişmeye açık olmak lazım.

    Genelde ikili ilişkilerde en çok ne gibi sorunlar yaşanıyor?

    Partnerimizin kendimiz gibi düşünmesini, bunu sanki kendi düşüncesiymiş gibi içselleştirmesini ve böyle hareket etmesini bekliyoruz. Olmayınca problemler başlıyor.

    İlişkisinde mutlu olmayan ama alışkanlığa dönüştüğünü düşünüp ayrılamayan kişilere ne önerirsiniz?

    Bu durumda taraflar başlangıçtaki akitlerinden vazgeçip, açık açık konuşmadan farklı bir uzlaşmaya varmışlardır. Eğer her ikisi de bu süreci kabul ediyorsa bir şeylerden vazgeçmiş eldekiyle yetiniyorlar demektir. Ama bu süreçte kadının toplumsal koşullarını gözden kaçırmamalıyız. Çoğu durumda ekonomik süreçler belirleyici olur. Yapacak bir şeyi olmadığını düşündüğü için ilişkisini sürdüren çok çift var. Pek çok erkek kendini garantide hissetmek için ekonomik gücü olmayan bir eş arar. Eşit olmak tehdit edici bir kavram olarak görülür. Daha önce söylediğim gibi maçist bakış ilişkiyi öldürür.

    Seminerinizde 'Stratejik aile terapisinin haritası baz alınarak ikili ilişkilerin süreçlerini tartışacağız' diyorsunuz. Bunu biraz açabilir miyiz?

    Stratejik aile terapisi; öncelikle problemli birey yaklaşımından uzaktır. Patoloji kavramlarından uzak durur. Hepimiz güçlüklerle karşılaşırız ve çözümler üretiriz. Eğer ürettiğimiz çözüm işlevini görüyorsa güçlük ortadan kalkar, işlevsizse probleme yol açar. Erkek, eve daha fazla maddi kaynak yaratmak için çok çalışıyordur. Eşi ise onu daha çok evde görmek istemektedir ve bunu eşine anlatmaya çalışıyordur. Bir süre sonra erkek bunu 'dır dır' ediyorsun olarak tanımlayarak eve geç gelmeye başlayabilir. Bu da beraberinde uzaklaşmayı getirir.