İlköğretimde Veli Katılımı : Öğretmen , Veli , Psikolojik Danışman Üçgeni...

Konusu 'İlköğretim' forumundadır ve terlik tarafından 7 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    7 Eylül 2009
    Konu Sahibi : terlik
  1. terlik

    terlik İYİLİK MELEĞİ Pro Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.858
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Modern okul, endüstri devrimiyle yaşıttır. Modern okul aynı zamanda tıpkı devlet, ordu gibi birtakım modern
    kamusal amaçları gerçekleştirmek için yaratılmıştır. Meyer ve Rowan’a göre (1977)
    modern okula verimlilik veya ekonominin diğer çağdaş araçlarıyla bakmak mümkün değildir, çünkü
    modern okul artık neredeyse sorgulanamaz hale gelmiş bir takım kamusal mitler üzerine oturmaktadır.
    Meyer ve Rowan’ın “kurumsallaşmışlık” (institutionalism) olarak adlandırdıkları bu olgu önemlidir: Okul
    ne yaparsa yapsın asla ortadan kaldırılamaz çünkü kamunun gözünde yerine konacak başka bir araç
    yoktur; bu durum okullara dokunulmazlık kazandırır; bu nedenlerle okulların daha iyi işletilmesi için
    modern ekonomi ve işletme bilimlerinin ilkelerinin uygulamaya çalışılması boş çabadır; hükümetler ne
    kadar verimsiz olduklarına bakmaksızın okullara bütçeden pay ayırmaya devam edeceklerdir, çünkü
    aksini yapmaları bir sonraki seçimi kaybetmeleri anlamına gelecektir.

    Bu alternatifsizlik ve dokunulmazlık okulları formal eğitim konusunda bütün toplumlarda tekel
    haline getirmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak dünyanın hemen bütün toplumlarının halkları
    üzerinde okul çocuklarının eğitimleri konusunda tek ve alternatifsiz otoritedir. Amerika Birleşik
    Devletleri gibi eğitime daha yerel unsurlar katan sistemlerde bu tekelciliğin dozu daha hafifken,
    Türkiye de dahil hemen bütün kıta Avrupası’nın merkeziyetçi sistemlerinde daha ağırdır.
    Modern okulun bu özelliği, velilerin çocuklarının eğitimlerine aktif olarak katılmalarının önündeki
    en büyük engellerden birisidir.

    Öte yandan, özel okullar daha farklı bir anlayış üzerine oturur. En temelde her ne kadar eğitim
    programları ve diğer unsurlar ülkemizde olduğu şekliyle Milli Eğitim otoritesi tarafından denetleniyor
    olsa da çocuklarına daha iyi bir eğitim aldırmak isteyen veliler, özel okulları tercih etmektedirler.
    Beklenti her ne kadar “daha iyi eğitim” ise de özel okullara çocuklarını gönderen veliler arasında da
    “kurumsallaşmışlık” paradigması o kadar yaygındır ki özel okul velilerinin dahi çocuklarının eğitimi
    konusunda sorumluluk almak istemedikleri öğretmenler ve okul yöneticileri arasında yaygın bir şikayet
    konusudur. Diğer yandan, bu beklentiyi dile getirirken aynı özel okul öğretmen ve yöneticileri okulda
    sık sık boy gösteren veliden de çekinmekte, bu durumdan pek hoşnut olmamaktadırlar.
    Oysa, okulda yapılan şeylerin evde anne-babalar tarafından desteklenmediği sürece okul
    eğitiminde başarıya ulaşmak olası değildir. Okul ve aile iki farklı toplumsal kurumdur ve farklı
    beklentiler etrafında şekillenmişlerdir. Bu iki farklı kurumun çocukların eğitimleri konusunda çıkar
    birliğine getirilmesi gereklidir. Sorun özellikle formal eğitimin başlangıcı olan ilköğretim birinci sınıflar
    için çok daha kritiktir, çünkü en temel çalışma ve öğrenme becerileri bu yılda oluşturulmaktadır.
    Bu temel gerekçeden yola çıkarak ilköğretim birinci sınıflar için ıSTEK Vakfı Okulları’nda yeni bir
    yaklaşım geliştirmenin gereği üzerine fikir yürütmeye başladık. Sonuçta etkili veli katılımına hizmet
    edeceğini düşündüğümüz “öğretmen-veli-psikolojik danışman üçgeni” projesini gündeme getirdik ve
    bu proje, ıstanbul’daki sekiz ıSTEK Vakfı Okulu’nda 2001-2002 birinci döneminden itibaren
    uygulamaya konuldu.



    Projenin Temel Dayanakları
    ıyi ve sağlıklı bir eğitim ortamı ancak öğretmen ve aile işbirliği ile sağlanabilir. Aile ve öğretmen
    arasında karşılıklı sevgi, saygı, işbirliği, hoşgörü gibi olumlu duygular ve etkin, iyi bir iletişimin varlığı
    öğrencinin yeteneklerinin ve becerilerinin tanınmasına, kendi potansiyeli doğrultusunda eğitilmesine
    hem akademik hem duygusal hem de sosyal alanlarda başarılı olmasına katkı sağlar (Ataç, 2001).
    Olmsted ve Lockhart’a göre (1995) okul ve ailenin amacı aynıdır, bir başka deyişle çocukların
    eğitimi söz konusu olduğunda çıkarları ortaktır. Her aile ve öğretmen çocuğa sosyal uyum, ahlaki ve
    moral değer sistemlerini vermeye çalışır. Amaç; iyi gelişmiş, sağlıklı kişilikler ve kendini iyi ifade
    edebilen insanlar yetiştirmektir. Ancak kullandıkları yöntemler ve öğretme süreçleri çok farklıdır. Aileler
    (veliler- anneler/babalar) ve öğretmenler çocuğun günlük yaşamını paylaştığı insanlardır. Bu çıkar
    birliğinden yola çıkarak okul ve ailenin aynı yöntemleri kullanarak çocuğa kısa zamanda ulaşmaları
    mümkündür. Ayrıca öğretmen ve velinin çocuğa uyguladıkları yöntemleri destekleyen ve bütünleştiren
    üçüncü bir kurum da psikolojik danışmanlardır (Stone & Taylor,1976).
    Psikolojik danışmanlar, öğretmeni çocuğun kişilik yapısı, aile yapısı, geçmiş yaşamı,
    okul öncesi gelişim basamakları, genel yetenek-beceri ve işlevsel davranış motifleri ve gelecekten
    beklentisi konusunda bilgilendirme ve yönlendirme yapabilirler. Çocuğun öğretmene ve aileye
    anlamsız gelebilecek bazı tepki mekanizmalarını açıklayabilirler.
    Psikolojik danışmanlar, çocuğun sergilediği semptomların nereden ve niçin kaynaklandığını, bilinç
    altında hangi olaylardan etkilendiklerini aileye ve öğretmene açıklarlar. Ayrıca olaylara ve sorunlara
    uzaktan daha gerçekçi, tarafsız, bilimsel yaklaşır ve sorgularlar. Sorunların çözümünde öğrenci, veli ve
    öğretmenin güvenebileceği yardımcılardır. Kısacası psikolojik danışmanlar, öğretmen ve veliler
    arasındaki iletişimi güçlendirecek bağlantı kurabilecek köprü vazifesini görebilirler.
    Eğer öğretmen, öğrencilerini tanır, onların aile yaşamlarını ve ailede nasıl bir eğitim verildiğini
    bilirse, öğrencilere nasıl yaklaşması gerektiği konusunda bilgi sahibi olur. Çünkü her çocuğun evinde
    aldığı eğitim farklıdır. Ailede okul eğitimindeki gibi formal ve standart bir eğitim süreci yoktur (Ataç ,
    2001).
    Her ailenin beklentileri, yaşayış biçimleri, çocuklarına uyguladığı eğitim tarzı değişiktir. Bu faktörler
    çocuğun kişiliğinin yerleşme aşamasında kültürel, sosyal, ahlaki ve hatta duygusal görüş açısını etkiler
    (Wolfendale, 1983). Öğretmen-veli ve psikolojik danışmanlar arası etkin ve olumlu bir iletişim sağlanırsa;
    kısaca paydaşlar etkin bir işbirliği içerisinde olursa çocuk kendini iyi ve mutlu hisseder. ılgi ve merak,
    keşif alanları, bilim kavramı, ruhsal- duygusal – sosyal denge, özgür düşünebilme, kendini ifade edebilme,
    iç disiplin ve yaşama bağlılık duygularını kazanır. Böylelikle öğrencilerin akademik başarıları da artar.

    En ideal durum; öğretmen-veli ve psikolojik danışman üçgeninde ismi geçen paydaşların iletişimi
    sayesinde çocuğu her haliyle kabul ettiğimizi göstererek onu iyi-kötü, zayıf-güçlü yanlarıyla tanıyabiliriz
    ve onda değişmesi gereken davranışları belirleyerek bir takım sorunları iletişim yoluyla azaltabilir ya da
    bütünüyle çözebiliriz.

    Bütün bu nedenlerle, etkili bir okul öğretimi için ev ve okul çevresinin bir arada olması ve birbirini
    tamamlaması, bütünlemesi gereklidir. Bunun yollarından birisi birinci sınıfa başlayan öğrencilerin okulu
    sevmeleri ve temel eğitimlerini etkin olarak kazanmaları amacıyla öğretmen-veli-psikolojik
    danışmanları işbirliği içine sokmaktır. Bütün bunlar okul ve evdeki çalışma alışkanlıklarının sağlıklı
    gelişmesinde bu paydaşların etkileşimleri ve iletişimlerinin birinci sınıf öğrencilerinin ilerideki okul
    başarılarını olumlu yönde etkileyeceği varsayımına dayanmaktadır.

    Projenin Amaçları
    • Birinci sınıfa başlayan öğrencilere okulun sevdirilmesi,
    • Veli-öğretmen işbirliği sağlanarak öğrencilerin okula uyumlarının kolaylaştırılması,
    • Ailelerin (anne-babalar), çocuklarının eğitim yaşantılarına yardımcı olabilmeleri amacıyla
    bilinçlendirilmeleri ve yönlendirilmeleri,
    • Okul yönetimi, rehberlik danışma birimleri ve öğretmenler işbirliğiyle okul–aile ilişkilerini
    güçlendirerek birinci s ın ıf öğrencilerinin ev ortam ından okul ortam ına geçişlerinin
    kolaylaştırılması,
    • Okul-veli-öğrenci beklentilerinin doğru şekillendirilmesi, karşılıklı yardımlaşma, bilgi alış-verişi ve
    işbirliği anlay ış ının yerleştirilmesi.

    Bu amaçları gerçekleştirebilmek konusunda temel sorumluluk okul yöneticilerine ve öğretmenlere
    verilmiştir. Bu basit yaklaşımın arkasında aslında çok önemli ve modern okullar açısından yeni bir
    anlayış yatmaktadır. Okul sadece çocukların eğitimlerinden sorumlu olmamalıdır; okul aynı zamanda
    anne-baba gibi önemli bir okul paydaşının da çocuklarının eğitimlerine katkıda bulunabilecek belirli
    konularda eğitilmesinden de sorumludur. Bu sorumluluk hele hele özel okullar için vazgeçilmez bir
    öneme sahiptir.

    Bu anlamda, proje kapsamında üç önemli guruba sunulabilecek hizmetler konusunda sekiz ıSTEK
    Vakfı Okulu’nda birinci sınıf öğretmenleri ile yarım günlük bir beyin fırtınası seansı düzenlenmiştir. Bu
    çalışma sonucunda öğrencilere ve velilere ne tür hizmetlerin götürülebileceği konusunda aşağıdaki
    görüş ve öneriler ortaya çıkmıştır.

    1. Velilere Yönelik Yapılabilecek Çalışmalar
    • Okul başlamadan önce, okula yeni başlayan birinci sınıf öğrencileri ve onların velilerine okulu
    tanıtıcı ve genel kuralları açıklayan, psikolojik danışmanların, sınıf öğretmenlerinin, velilerin ve
    öğrencilerin birbirlerini daha yakından tanımalarını amaçlayan genel bir toplantının yapılması,
    • Yıl içinde her ay işlenecek konuların her ayın başında yazılı olarak velilere ulaştırılması,
    • Gelecek yıla hazırlık olması anlamında okulun vizyonunu, misyonunu da içeren ve içinde
    okulların eğitim ilkelerinin vurgulandığı ve uyulması gereken kuralları kapsayan detaylı bir veli
    ve öğrenci el kitabının hazırlanarak kayıt sırasında velilere ve öğrencilere verilmesi,
    • Öğrencilerin sınıf içi durumlarının, bilişsel, duyuşsal ve motor gelişimlerinin sınıf öğretmenleri
    ve psikolojik danışmanlar tarafından izlenerek yazılı halde saptanması ve bunların daha ileri
    sınıf öğretmenleri tarafından kullanılabilecek şekilde dosyalanması; elde edilen bilgilerin ve
    ulaşılan sonuçların periyodik olarak velilerle paylaşılması (öğrenci izleme-değerlendirme
    dosyalarının tutulması okulun rehberlik birimlerinin sorumluluğunda olmalıdır),
    • Velilerin çocuklarıyla iletişimlerini güçlendirmek ve onların okul yaşantılarını yakından
    izlemelerine yardımcı olmak amacıyla yönledirici ve bilgilendirici girişimlerde bulunulması
    (örneğin, birinci sınıf öğrencileri için her gün “yarım saat TV kapat” girişimi—bu süreyi
    anne/babaların çocuklarıyla geçirmeleri ve çocukların “ev çalışmalarına” yardım etmeleri için
    kullanmalarının özendirilmesi),
    • Velilere anne/baba takvim yöntemi çalışmaları hakkında bilgi verilmesi ve bu takvim sistemini
    ev ortamında uygulamalarının özendirilmesi,
    • Öğrencilerin verimli ve bilinçli ders çalışma yöntemleri/becerileri kazanmaları için
    anne/babalardan yardım istenmesi ve öğrenciler için ilgi çekici/cazip yöntemlerin bulunması
    (örneğin çalar saat yöntemiyle öğrencilerde belli bir ders çalışma alışkanlığının yerleştirilmeye
    çalışılması),
    • 6 yaş çocuğunun özellikleri konusunda bilgili bir psikolojik danışman eşliğinde her sınıf
    öğretmeninin Eylül ayının sonuna doğru sınıfındaki her öğrencinin anne/babasıyla (anne/baba
    birlikte, tek olması durumunda tercihan anne) bireysel görüşmeler yapılması. Bu görüşmeler
    psikolojik danışman ve sınıf öğretmeninin anne/babayı bilgilendirmesini temel almalıdır: 6 yaş
    çocuğunun özellikleri, aileden okul ortamına geçişin yarattığı duygusal ve psikolojik değişimler,
    çocukların evdeki öğrenme ortamlarının düzenlenmesi, temel çalışma alışkanlıklarının
    yerleşmesi konusunda evde anne/babalar tarafından yapılacak şeyler, vb.
    • Dönem başı genel toplantı ve yukarıda değinilen Eylül ayı sonu bireysel görüşmelerin yanısıra
    her velinin rehberlik birimlerinden ve sınıf öğretmenlerinden randevu alarak çocuklarının okul
    yaşantıları konusunda bilgilenmelerinin sağlanması,
    • Her dönem en az bir kez olmak koşuluyla öğrencilerin, velilerin, sınıf öğretmenlerinin ve
    psikolojik danışmanların okul dışında bir etkinlik (sinema, tiyatro, piknik, vb.) planlayarak
    aralarındaki etkileşim ve iletişimin artmasının sağlanması,

    2. Öğrencilere Yönelik Yapılabilecek Çalışmalar
    • Öğrencilerin verilen ödevlere karş ı korku ve kaygılarını gidermek amac ıyla “ödev” sözcüğü
    yerine “ev çalışmas ı” sözcüğünün tercih edilmesi ve yaygınlaşt ır ılmas ı,
    • Öğrencileri okuldan soğutmamak ve bıktırmamak için “0 ceza” uygulamasına geçilmesi ve
    öğretmenlerin ceza yöntemini kullanmamalar ı konusunda özendirilmesi,
    • Öğrencilere evde çalışma ve kitap okuma alışkanlıklarının kazandırılması amacıyla yeni yöntem
    ve etkinliklerin bulunmas ı (örneğin; bir ayda 5 kitap okutulmas ı, resimlerin yorumlan ıp
    aç ıklanması ya da konuların drama şeklinde anlat ılmas ı, vb.),
    • Birinci sınıf öğrencilerinin daha verimli çalışmalarını sağlamak için okulun çalışma koşulları ve
    çalışma yerlerinin uygun hale getirilmesi (özellikle oyun odalar ın ın yayg ınlaşt ır ılmas ı, oyun
    odalar ında kum saati, satranç ve oyun hamurlarının bulundurulmas ı, rehberlik birimlerine
    gereken araçlar ın sağlanmas ı--minder, oyuncaklar vb.),
    • Okulun ilk aylarında öğrencilerin sevdiği bir oyuncağı okul çalışma masasında bulundurmalarına
    izin verilmesi,
    • Öğrencilerin derse olan ilgilerinin artırılması ve okuldan sıkılmalarını önlemek amacıyla
    Pazartesi sabah ve Cuma son saat olmak koşuluyla oyun saatlerinin düzenlenmesi,
    Projenin Etkili Olarak Gerçekleştirilmesine Yönelik Olarak Okul ıçinde Yapılabilecek Etkinlik ve
    Düzenlemeler
    • Öğretmenlerin motivasyonlarını arttırarak onların daha verimli ve yaratıcı ortamlarda
    öğrencilere ulaşmaları için okul yönetiminin ve psikolojik dan ışmanlar ın öğretmenlere gerekli
    yönlendirmeleri yapmas ı,
    • Psikolojik danışmanların ve sınıf öğretmenlerin sorumluluklarını bilerek gerekli görevlerini
    zamanında ve aksatmadan yerine getirmeleri. Öte yandan, okul yöneticilerin de velilerle
    (anne-baba) karş ılıklı iletişim ve diyaloğu güçlendirerek projenin uygulanma aşamas ında
    denetleyici bir rol üstlenmesi,
    • Kişisel görüşmelerin, (öğretmen-psikolojik danışman-veli) öğrencilerin herbirinin büyüme,
    olgunlaşma, yetenek ve ilgilerinin farkl ı olmas ı nedeniyle tek tek ve uygun görüşme odalar ında
    yap ılmas ı,
    • Bu görüşmelerdeki amaç; öğrencilerin yeteneklerini tanıyarak ev ortamından ilk defa uzaklaşan
    çocuklar ın okula mutlu gelip gitmelerini kolaylaşt ırmak, akademik başar ı için gerekli ev-okul
    ortam ı işbirliği sağlayarak öğrencilerin kendi ders çal ışma sistemlerini ve yöntemlerini
    geliştirmelerinin sağlanması,
    • Öğretmen ve psikolojik danışmanların tanıdıkları kadarıyla öğrenciler hakkında küçük ipuçları
    vererek velinin güvenini kazanmas ı ve kaygıların ı azaltmas ı,
    • Öğrencilerin istediğimiz temel davranışları ve becerileri kazanmaları için gerekli olan psikolojik
    ödüllerin devreye sokulmas ı,
    Son olarak, daha önce sözü edilen ve dönemin başlarında gerçekleştirilmesi önerilen sınıf
    öğretmeni ve psikolojik danışmanın tek tek anne-babayı bilgilendirdikleri bireysel toplantılarda ne tür
    konulara odaklanabilecekleri üzerinde durmakta yarar vardır. Bu toplantılar, velilerin daha işin başında
    yönlendirilmeleri ve veli-okul arasında sağlıklı bir işbirliğinin başlatılması açısından önemlidir. Dahası,
    böylesi özel bir yaklaşım velilerde çocuklarının okula başlamasından kaynaklanan başlangıç
    kaygılarını azaltabilir.
    • Velilere, genel beklenti mesajlarının verilmesi, öğrencilerin eğitim hayatlarında onların da birer
    öğretmen olduklar ın ın vurgulanmas ı, velilerden beklenenleri ve onlar ın da okuldan
    beklediklerinin aç ık hale getirilmesi ve karş ılıkl ı bir güven ortam ının sağlanması,Velilere,
    çocuklarının eğitim hayatlarında yapmaları ve yapmamaları gereken davranışların neler
    olacağ ı konusunda bilgi verilmesi. Ayrıca, çocukları bir tak ım temel becerileri kazan ırken
    onlara esnek davran ıp zaman tan ımalar ı gerektiğinin açıklanmas ı,
    • Velilere, akademik hedeflerinin neler olduğu, dönem sonunda çocuklarının neler
    başarabilecekleri konusunda bilgi verilmesi,
    • Velilerden, öğrencilerin ders çalışma çizelgelerini takip etmeleri için yardım istenmesi,
    • Velilere, öğrencilerin ev çalışma ortamlarının düzenli olması için bazı yönlendirmelerin
    yap ılmas ı, önerilerde bulunulmas ı,
    Bu projenin odaklandığı ekseni tekrar vurgulamakta yarar vardır: Unutmamak gerekir ki, herşey
    çocuklar içindir. Tek başına ne öğretmen, ne psikolojik danışmanlar ne de velilerin çabası öğrencilerin
    iyi yetişmesi, bütün yaşamları boyunca gerekli olan temel beceri ve bilgileri doğru kazanmaları için
    yeterli değildir. Bundan dolayı öğrencilerin eğitim hayatlarında önemli rolleri olan öğretmen-veli ve
    psikolojik danışman arası iletişimin güçlendirilmesi gerekmektedir. Öğrencileri sınıf öğretmeni, veli ve
    psikolojik danışmanlar arasında kurulacak profesyonel bir üçgenin ortasına yerleştirmeden bu
    hedefleri başarmak mümkün olmayacaktır.





    _alıntı_
     
  2. 13 Eylül 2009
    Konu Sahibi : terlik
  3. terlik

    terlik İYİLİK MELEĞİ Pro Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.858
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Çocuğu 1 . ci sınıfa ve anasınıfına başlayacak veli arkadaşlar ne düşünüyorsunuz bu katılım için :uhm: katılacakmısınız?...
     
  4. 14 Eylül 2009
    Konu Sahibi : terlik
  5. terlik

    terlik İYİLİK MELEĞİ Pro Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.858
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Bugün 1. dersimizi gördük okulun tanıtımı okulda, serviste, öğretmenlerle ilişkilerde ve öğrenciye öğretilmesi gerekenler hakkında genel bir toplantıydı. Müdürümüz okul aile birliğinden , tüm bölümlere kadar slaytlar eşliğinde projeyi bizlerle paylaştı.
    Yarın çocuğumuz hangi gruptaysa bizde o sınıfın 2. ci sınıfına gideceğiz ( çocuğu 1-A sınıfında olan veliler 2-A sınıfına ; 1 - B olanlar , 2-B sınıfına gibi ) ve 2. sınıf öğretmenleri tarafından 2 . dersimizi göreceğiz...

    Sizler okulunuzda neler yaptınız bu proje ile ilgili ; :uhm:

    Tüm çocuklarımıza başarılar dilerim... kaydirigubbakcemile5