İnfertilite-KISIRLIKLA İLGİLİ HERŞEY

Konusu 'Aşılama Yöntemleri ve Tecrübelerimiz' forumundadır ve yaren_76 tarafından 9 Mart 2007 başlatılmıştır.

    9 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    Erkek kısırlığına dair en çok sorulan sorular


    Erkek kısırlığının nedenleri nelerdir? Varikosel nedir? Azoospermi ne demek? ...
    Erkek kısırlığına dair en çok sorulan sorular

    Erkek kısırlığının nedenleri nelerdir?
    Sperm sayısı, hareketliliği ve normal yapıda ki spermlerin oranındaki azalma, menide hiç sperm olmaması ve antisperm antikorlarının varlığı kısırlığa yol açar. Ayrıca meninin vajinaya ulaşmasını engelleyen anatomik bozukluklar ve cinsel fonksiyon bozukluklarıda çocuk sahibi olmayı engeller.

    Azoospermi nedir?
    Menide hiç spermin olmadığı durumlara azospermi denir. Azospermi kanallarındaki tıkanıklığa bağlı olarak veya sperm üretiminin çok az veya olmadığı durumlarda görülür. Sperm üretiminin hiç olmaması erkek kısırlık vakaların sadece % 5'inde görülür. Bu durum beyindeki bezlerden hormon üretilmediğinde veya yumurtalıkların bu hormonlara cevap veremediği durumlarda görülür. Yumurtalıkların hormonlara cevap vermediği testiküler yetmezlik olarak adlandırılan duruma, doğuştan genetik bozukluklara , inmemiş testislere, testislerdeki yaralanmalara ve kabakulak gibi enfeksiyonlara bağlı olabilir. Tüplerde ki tıkanıklık ise doğuştan veya sonradan yaralanmalar ve enfeksiyonlar sonrasında görülür. Erkeklerin %1inde meniyi pompalayan kaslar düzenli çalışmaz ve meni mesaneye geri kaçar, retrograd ejekülasyon (geri boşalma) olarak adlandırılan bu duruma bazı ilaçlar, sinirlerdeki hasar, şeker hastalığı, yüksek tansiyon veya cerrahim girişimler yol açabilir.

    Azosperminin tedavisi mümkün müdür?
    Nedenine bağlı olarak tedavi edilebilir. Hiç sperm üretiminin olmadığı durumların tedavisi mümkün değildir. Bu durumlarda FSH hormon düzeyi çok yüksek, testisler sert ve küçüktür. Günümüzde kullanılan gelişmiş yöntemler sayesinde testiste sperm üretimi çok az ve sadece belli bölgelerde olsa dahi biopside elde edilen parçalardan spermler ayrıştırılarak bu hastalar çocuk sahibi olabilmektedir. Beyinde hormon üretiminde eksikliğin olduğu durumlar hormon ilaçları kullanılarak tedavi edilebilir. Kanallarda ki tıkanıklıklar ise cerrahi ile giderilir, cerrahi ile giderilmeyen vakalarda yumurtalıklardan biopsi ile elde edilen parçalardan spermler ayrıştırılarak mikroenjeksiyon yöntemi ile bu hastalar çocuk sahibi olur. Geri boşalma yakınması olan hastalarda ise idrardan elde edilen spermler ayrıştırılarak aşılama yapılabilir.

    Sperm sayısı az olan erkeklerin fizik görünüşünde bir farklılık var mıdır?
    Kesinlikle hayır, sperm sayısı ile erkeklerin dış görünümünün bir ilişlisi yoktur. Erkek karakteristikleri çok gelişmiş bazı erkeklerde hiç sperm olmayabileceği gibi erkek karakteristikleri hiç gelişmemiş bazı erkeklerde sperm sayısı normaldir.

    Varikosel nedir?
    Skrotum adı verilen yumurtalık torbalarında, yumurtalıkların etrafında oluşan varisli damarlardır. Sol tarafta daha sık görülür. Erkeklerin %10'unda görülen varikosel genellikle herhangi bir şikayete yol açmaz. Yumurtalıkların muayene edilmesi ve ultrasonografik inceleme ile tespit edilir. Varikoselin kan akımının yavaşlaması ile yumurtalık torbasında ısının yükselmesine ve kısırlığa yol açabileceği düşünülür.

    Varikosel için cerrahi girişim gerekir mi?
    Cerrahi tedavinin sperm sayısı ve hareketliliğini arttırması tartışmalıdır. Kısırlığın başka bir nedeni tespit edilemediğinde veya varikoselin ağrıya neden olduğu durumlarda cerrahi girişim önerilir.

    İnmemiş testisler ileride kısırlık nedeni olur mu?
    Evet, çocuk altı yaşına gelmeden önce düzeltilirse vereceği zarar daha az olur. Testislerinin bir tanesinin bile inmemiş olması sperm sayısının azalmasına neden olur.

    Çok fazla mastürbasyon yapmak veya sık cinsel ilişkide bulunmak kısırlığa yol açar mı?
    Hayır, bu bir yanlış inanıştır.

    Dar ve sıkı iç çamaşırı giymek ve sıcak banyo kısırlığa neden olur mu? Soğuk duş sperm sayısını arttırır mı?
    Erkeklerin rahat, çok sıkı olmayan iç çamaşırı giymeleri, çok sıcak duşlardan ve saunalardan uzak durmaları, çok ağır eksersiz yapmamaları önerilir. Soğuk duş almanın sperm sayısını arttırdığına dair kesin bir kanıt yoktur.

    Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi - Ankara


    __________________
     
  2. 9 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    Spermin kalitesi zamanla düşüyor


    Yaş ilerledikçe spermin genetik kalitesi düşüyor, bu da ileri yaşta baba olan erkeklerin çocuklarına yansıyor.

    Spermin genetik kalitesinin yaşla birlikte bozulduğu bildirildi. Amerikan Bilimler Akademisinin yayın organında yayımlanan araştırmaya göre, yaş ilerledikçe spermin genetik kalitesi düşüyor, bu da ileri yaşta baba olan erkeklerin çocuklarının başta cücelik olmak üzere bazı genetik kusurlarla dünyaya gelme riskini artırıyor.

    Uzman Andrew Wyrobek, bu araştırmanın, ileri yaşlarda baba olmayı bekleyen erkeklerin hem çocuk sahibi olmakta zorlanacağını, hem de çocuklarının genetik sorunlarla doğacağını gösterdiğini belirtti. Araştırmacılar, dünyada ileri yaşlarda baba olan erkeklerin sayısının arttığını hatırlatarak, yaşlanmanın üreme kabiliyeti üzerindeki etkilerini anlamanın önem kazandığını vurguladı.

    Uzmanlara göre, dünyada 35-49 yaşları arasında baba olan erkeklerin sayısı 1980 yılından bu yana yüzde 40 civarında arttı. 30 yaşın altında baba olan erkeklerin sayısı ise yüzde 20 oranında azaldı.

    İç çamaşırına dikkat
    Sperm hücrelerinin oluşumu ve gelişimi için olması gereken ideal sıcaklığın korunamaması ve aşırı sıcağa maruz kalma durumlarında üreme güçlüğüyle karşılaşma olasılığı da artıyor. Uzmanlar bu konuda iç çamaşırı seçiminin de önemli olduğunu söylüyor.

    Üreme güçlüğü
    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Antalya Tüp Bebek Merkezi'nden Opr. Dr. Mete Işıkoğlu, 'Dünyada yapılan araştırma sonuçlarına göre, yürürken testis sıcaklığı oturma durumuna göre daha düşük olmakta, bununla birlikte sıkı iç çamaşırlarının özellikle yürürken olumsuz etkisi daha çok olmaktadır.

    Bulgulara göre jokey tipi sıkı iç çamaşırlar yerine bol ve rahat olan slip veya boksır tipi çamaşırların tercih edilmesi hayatın ileri döneminde üreme güçlüğü yaşama olasılığını azaltacaktır' dedi.
     
  4. 9 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    Spermi öldüren meslekler

    Beyler, mesleğinizi seçerken üreme sağlığınız konusunda da karar verdiğinizi unutmayın

    Uzmanlar uyarıyor: Sıcak hamam ve sauna merakı olanlarda, dar blue jean ve slip giyen erkekler ile uzun yol şoförleri, döner ustaları, fırında çalışanlar ve maden işçilerinin sperm sayısında ciddi problemler oluyor.

    Kadın Doğum Uzmanı Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, bazı meslek grubundaki erkeklerin kısırlık riski taşıdığını söyledi. Üreme çağındaki kadınların her adet döneminde düzenli cinsel ilişkiye girerek gebe kalma şansının yüzde 20, 35 yaşın altındaki kadınların 6 ay içinde gebe kalma şansının ise yüzde 80 civarında olduğunu vurgulayan Çamlıbel, çiftlerin bir yıl korunmasız düzenli ilişkiye girmelerine rağmen çocuk sahibi olamamaları halinde kısırlık tedavisi görmeleri gerektiğini anlattı. Çamlıbel, tüm kadınlara ‘Eşinize, ‘Çocuk istiyorsan sigaranı balkonda iç’ deyin’ uyarısında bulundu.

    Sıcak sudan uzak durun
    Prof. Dr. Teksen Çamlıbel şunları söyledi: ‘Sperm sıcağı sevmiyor, o yüzden tabiat onu vücudumuzun dışına almış. Vücut hararetimiz 37 derece, ama spermlerin 34 derecede olması lazım. Sperm ve testisi çok ısıtmamalı. Hamam, sıcak su, sauna merakı, çok dar blue jean ve dar slipler giymek, o bölgeyi ıslak ve sıcak tutmak kısırlığa yol açıyor. Ayrıca bazı mesleklerde, özellikle uzun yol şoförleri, döner ustaları, fırında çalışanlar, maden işçisi gibi çok sıcak bölgelerde kalanlarda, sperm sayısında ciddi problemler oluyor. Onun için bu tarz mesleklerde çalışan kişilere, o mesleklerden uzaklaşmaları, erkeklere çok sıkı ve dar giysiler yerine, bol şortlar ve bol pantalonlar giymelerini öneriyoruz.’
     
  6. 11 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG][/URL][/IMG]
    Infertilite kadından, erkekten veya her ikisinden kaynaklanabilir. Infertilite vakalarının %30'u erkekte sperm sayı ve kalitesinin düşüklüğüne bağlıdır. Bu konunun tespiti ve tedavisi ile ilgili daha ayrıntılı bilgi kitapçığın daha ileri bölümlerinde verilmiştir. Diğer yandan vakaların %30 unda infertilite kadından kaynaklanmaktadır. İnfertilite sorunu olan diğer %20'lik grupta hem kadın hem de erkekte sorun mevcutdur. Kalan %20'lik grupta ise tüm tetkikler normal sonuçlanmakta ve bir sebep saptanamamaktadır. Bu gruba “açıklanamayan infertilite” adı verilmektedir.

    Kadına bağlı infertilite nedenleri
    1.Yumurtlama (ovulasyon) problemleri

    Kadında en sık infertilite nedenidir. Polikistik over sendromu, endometriozis adlı hastalıklar kadında yumurtlamama ve yumurtlamada düzensizliğe neden olan başlıca sebepler arasında yer almaktadır. Bunun dışında beyinden salgılanan, normalde emzirmeyi sağlayan prolaktin adlı hormonun fazlalığı kadında yumurtlamayı olumsuz yönde etkiler. Böyle bir durumda ilaç tedavisi ile bu hormonun salgılanması azaltılarak kadının tekrar düzenli yumurtlaması sağlanabilinmektedir. Benzer şekilde kadında tiroid bezinin fonksiyonlarında bir yetersizlikte, ilaçla tiroid hormonu replasmanı ile yumurtlama tekrar sağlanabilinir. Kadının aşırı egzersiz yapması veya rejim yapması da yumurtlamayı baskılayabilir ve adet düzensizliğine yol açabilir. Genel olarak yumurtlama problemleri ilaçla tedavi yoluyla düzeltilmeye çalışılır.

    2.Tüplerin tıkanıklığı
    Kadında sıklıkla karşımıza çıkan diğer bir sorundur. Daha önceden geçirilmiş üreme organlarının enfeksiyonu, dış gebelik veya patlamış apandisit hikayesi tüplerde oluşabilecek yapışıklıklara bağlı tıkanıklığı düşündürür. Oluşan mekanik engel nedeniyle yumurta ve sperm biraraya gelemediğinden dolayı gebelik oluşmamaktadır. Bu tür tıkanıklıklar bazen ameliyatla açılabilmektedir, ileri derecede tahribata uğramış tüplerde başarı oranı belirgin derecede düşüktür. Bu durumda tüp bebek ile tedavi sürdürülmelidir.

    3.Rahimin yapısal anomalileri
    Bu tür yapısal bozukluklar doğuştan olabileceği gibi sonradan oluşan miyomlara bağlı da olabilmektedirler. Kadında doğuştan kalp şeklindeki rahim veya rahim ortasında perde gibi fazladan bir bölme bu tür şekil bozukluklarına örnektir. Daha sık rastlanan sorun ise sonradan oluşan ve rahim içinde düzensizliğe yol açan miyom veya poliplerdir. Tüm bunlar döllenmiş yumurtanın rahim duvarına yerleşmesini ve sağlıklı olarak gelişmesini önleyerek infertillığa yol açmaktadırlar.

    Erkeğe bağlı infertilite nedenleri:
    1.Hormonal Kaynaklı
    Sperm üretimi beyinde yer alan hipofiz bezinden salınan FSH ve LH hormonlarının kontrolü altında olduğundan dolayı bu hormonların düzensiz salgılanmasına bağlı nedenlerdir.

    2.İnmemiş Testis (Kriptorşizm)
    Testisler doğumda veya bir yıl sure içerisinde yumurtalık torbalarına iner. Bunun nedeni sperm üretiminin vücut sıcaklığından + 4 derece düşük ortamda gerçekleşmesidir. Testislerin inmemesi durumu da erkekte infertilite nedenidir.

    3.Testis Tümörleri
    Tümör tedavisi süresince kullanılan ilaçlar ve radyoterapi de sperm üretimini olumsuz etkiler.

    4.Testis Travmaları
    Yaralanmalara ve kazalara bağlı olarak oluşan infertilite nedenidir.

    5.Varikosel
    Testislerin etrafında yer alan damarların anormal genişlemesidir. Her varikoseli olan erkek infertildir anlamına gelmez fakat infertilite nedenleri arasında yer alır. Yapılan bir araştırmada daha önce eşini gebe bırakmış olan erkeklerin %20'sinde varikosel bulunmaktadır. Kadının normal olduğu infertil çiftlerde ise varikosel görülme oranı %35-40 civarındadır.

    6.Enfeksiyon
    Üreme organlarındaki mikrobiyal enfeksiyonlar infertilliğe neden olabilir. Buna örnek olarak tüberküloz, bel soğukluğu , klamidya verilebilir.

    7.Genetik Faktörler
    Klinefelter sendromu ve kistik fibrosiz gibi genetik hastalıklar da infertilite nedenidir.

    8.Çevresel Faktörler ve Alışkanlıklar Erkeğin sahip olduğu meslek grubu , sigara , alkol ,uyuşturucu kullanımı yanı sıra tedavi sürecinde kullanılan ilaçlar infertilliğe yol açar.


    1.Modern hayatın kısırlığa etkisi var mıdır? Günümüzde çevre kirliliğinin artması, stress nükleer kirlenme, genetik olarak değiştirilmiş besinler, katkı maddesi olarak kullanılan hormonlar özellikle sperm üretiminde olumsuz etkilere sahiptir. Ayrıca yaşlanma ile birlikte sperm sayısı azalmakta. Bunun yanında cinsel performans bozuklukları da erkek kısırlığına yol açabilmektedir.

    2. Endometriozisin kısırlığa etkisi var mıdır?

    Endometriozis doğurganlık çağında çok sık görülen bir fakat hem oluşum mekanizmaları hem de tedavisi kesin aydınlatılamamış bir hastalıktır. En kabul gören oluşum teorisi rahim iç duvarını döşeyen endometrium tabakasının normalde bulunmaması gereken rahim kas tabakası içinde, rahim üzerinde , karın boşluğunda, yumurtalık üzerinde ve vücudun herhangi bir yerinde bulunmasıdır. En sık görülen yakınma adetler sırasında ve ilişkiye girerken şiddetli sancıdır. Sancı tüm adet boyunca devam eder. Doğum yapmamışlarda daha sık görülür. Doğurganlık çağındaki kadınların %10'unda endometriozis olduğu düşünülüyor. Kısırlık nedeniyle başvuran kadınların %20-50'sinde endometriozis saptanmaktadır.



    3.Yumurtlamamak kısırlık nedeni midir?
    Adetleri düzenli olmayan ya da adet göremeyen kadınlarda yumurtlamanın da normal olmama ihtimali yüksektir. Hormon bozuklukları, stres, aşırı kilo verme ya da alma durumlarında yumurtlama düzensizlikleri fazladır ve bu hastaların çoğunda gebelik şansı düşüktür.



    4.Dış gebeliğin kısırlığa etkisi nasıldır?

    Gebelik ürününün rahim içinde normal yerinde yerleşmesi gerekirken tüpler, yumurtalık ve karın boşluğu gibi anormal bölgelerde yerleşmesidir. Dış gebeliğin en önemli risk faktörleri cinsel yolla bulaşan hastalıklara bağlı oluşan yapışıklıklar, geçirilen operasyonlar, endometriozis ve apendisit sayılabilir. Adet rötarını takiben gebelik testi pozitif olmasına rağmen vaginal kanamanın olması ilk akla dış gebeliği getirir. Tanı hastanın ayrıntılı olarak sorgulanması, ultrason, muayene ve laboratuar yardımıyla konulabilir. Gebelik ürününün büyüklüğüne göre cerrahi müdahale ya da ilaç tedavisi yapılır.



    5. 40 Yaşından sonra doğurganlık nasıl etkilenir?
    Genellikle doğurganlığın yaşla birlikte azalacağı kabul edilir. 20-30'lu yaşlardaki kadınların doğal şartlarda %25-30 oranında hamile kalma olasılığı varken, 40 ‘lı yaşlardan sonra bu oran %5'lere düşer. Üremeye yardımcı tedavilerde de başarıyı en çok etkileyen faktör yaştır. Çünkü ilerleyen yaşla birlikte kadınlardaki yumurta kalitesi bozulur. Aynı zamanda yaş ilerledikçe endometrium yani rahim iç zarının döllenen embriyoyu tutma yeteneği azalır. Bunun yanında endometriozisin her siklüste kanama yaparak karın içi organlarda yapışıklık yapması, myom gibi iyi huylu rahim tümörlerinin sayısında ve büyüklüklerinde artma gibi riskler daha sık karşımıza çıkar.

    Üremeye yardımcı tedavilerde ilaçlarla yumurtalıklar uyarılarak fazla sayıda yumurta elde edilmeye ve içlerinden en iyisini seçilerek kullanımaya çalışılır. Yumurtalık kapasitesini değerlendirmek için hem ultrason yapılır hem de adetin 2.-3. günü FSH ve E2 hormonlarının düzeyi bakılır. Yaş ilerledikçe FSH hormon düzeyi artar. Bu da yumurtalıklardan hem daha az yumurta elde edileceği hem de yumurta kalitesinin çok iyi olmayabileceğini gösterir.

    6. Çoğul gebelik ne demektir?

    Yardımla üreme tedavileri kullanıldığında ikiz, üçüz ve daha çoklu gebeliklerle karşılaşma ihtimali artar. 3- 4 embriyo tranferi uygulandığında oluşan gebeliklerin %1'i üçüz, %25'i ikiz, %74'ü tekil gebelik olarak karşımıza çıkar. Çoğul gebeliklerin erken doğuma neden olarak anne ve bebeklerde ciddi problemlere yol açması olasıdır. Bu nedenle embriyo redüksiyonu yapılarak rahim içinde daha az sayıda fetusun kalması sağlanarak kalan bebeklerin yaşama şansları arttırılmaya çalışılır.

    7. Kimler infertilite riski altındadır?
    Aşırı sıcak ortamda olan ve petro-kimya türü kimyasal dumanla temes eden erkekler kısırlık tehlikesi altındadır. Boya kimyasal maddelerin kanserojen etkileri yanında infertilite nedeni olduğu bilinmektedir. Çok sıcak ortamlarda ve sürekli oturarak çalışanlar örneğin cam ve döküm atelyelerinde çalışanlar ,fırıncılar, tellaklar, uzun süre hiç kalkmadan araba kullananlar, kuru temizleme sanayiinde çalışanlar, matbaacılık sektöründe, kaynakçılık, seramik sanayinde , maden ocaklarında çalışanlar infertilite riski ile karşı karşıyadır.

    8. Şişmanlık kısırlık nedeni midir?
    Fazla sayıda yağ hücresi östrojen dengesini bozabilir ve dolaylı olarak da yumurtlamayı engelleyebilir. Aşırı şişmanlık kadında insülin salınımını arttırarak erkeklik hormonu dengelerinin de bozulmasına neden olabilir. Normalde fazla kilolu kadınların vücut ağırlıklarının yaklaşık %10'unu vermeleri yumurtlamalarının düzene girmesini sağlayabilir. Erkeklerde şişmanlık sperm yapımını bozarak inferlite nedeni olabilir.

    9.Kabakulak kısırlığa yol açar mı?

    Kabakulak orşiti erkekte yumurtalık iltihabı nedenlerinin en önemlisidir.Eğer kabakulak erişkin yaşta geçirilirse %15-20 oranında testis tutulumuna neden olup sperm parametrelerini bozar.

    10. İlaçlar kısırlığa yol açar mı?

    Eroin, morfin gibi maddeler ve vücut geliştirme sporu ile uğraşanların kullandıkları doping maddeleri kısırlığa yol açar. Ayrıca ülser, sara, gut, bazı barsak hastalıkları ve idrar yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm sayısını azaltabilir. Genellikle ilaçlar kesildikten sonra sperm sayısı normale döner. Bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar kalıcı hasar oluşturarak kısırlığa neden olabilir.. Narkotik (uyuşturucu) ilaçlar hem kısırlık hem de iktidarsızlık nedeni olabilir.

    11. Erkek kısırlığı kalıtsal mıdır?

    Eğer hastada bir kromozom anomalisi varsa , bir sonraki jenerasyona geçebilir. Erkek kısırlıklarının en önemli nedenleri arasında genetik anormallikler vardır. Genel olarak erkekte kromozom anomali oranı %6,2'dir. Eğer sperm sayısı 10 milyonun altında ise kromozom anomali olasılığı %11, eğer hiç sperm yoksa anomali oranı %21 ‘dir. Bu nedenle sperm sayılarının çok düşük olduğu kişilerde mutlaka kromozom çalışmaları yapmak gerekir.
     
  8. 15 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    En Yakisiklisi En Iyidir

    Şimdilerde laboratuvara gitmek, sonra tahlil raporuyla ‘şu kadar milyon spermim var’ diye övünmek moda. Oysa spermi yumurtaya ulaştıran, döllenmeyi sağlayan yarışta, sayı değil kabiliyet önemli. Hızlı yüzene, genetik özellikleri eksiksiz taşıyana ‘kaliteli sperm’ deniyor.

    Standardını Dünya Sağlık Örgütü belirledi. Dr. Kruger ise ‘en yakışıklısı en iyidir’ bilgisini ekledi. İşte spermler hakkında merak edip soramadıklarınız...

    Giriş vizesi yumurtadanSperm santimetrenin 250’de biri büyüklüğünde, ancak mikroskopla görülebiliyor. Peşinde koşup döllemeye çalıştığı hücre ise biraz daha heybetli: Toplu iğne ucu kadar! Meni yardımıyla vajinayı ve rahim ağzındaki bariyeri aşan spermleri, asıl yarış burada bekliyor. Jürinin tek üyesi ise yumurta. Sperm istediği kadar uğraşsın, yumurta kapısını açacağı tek spermi kendi belirliyor.

    Her boşalmada 150 milyon sperm

    Spermin yumurtaya ulaşma macerası erkeğin vajinaya boşalmasıyla başlıyor. Bir boşalmada ortalama 150 milyon sperm hücresi atıyor. Spermler, rahim ve tüplere doğru hızla yüzmeye başlıyor. Kadınlar yumurtalık kanallarındaki kasılmalarla milyonlarca spermin, yumurtaya yaklaşmasına yardım ediyor. Sperm, baş, gövde ve kuyruk bölümlerinden oluşuyor. Mikroskop altında başın şapka gibi görülen kısmı kritik öneme sahip. İçindeki özel maddelerle yumurtanın dış tabakasını eritiyor, spermin yolunu açıyor. Yumurtaya girdikten 8-12 saat sonra baş kısmı parçalanıyor. Genetik materyal açığa çıkıyor ve döllenme gerçekleşiyor. 12-16 saat içinde döllenmiş yumurta bölünmeye başlıyor.

    Genetik materyal gövdede

    Gövde kısmı sperm hücresinin 23 kromozomdan oluşan genetik materyalini içeriyor. Burada sperm hücresinin canlı kalması ve hareket etmesi için gerekli olan enerji sağlayıcı maddeler depolanıyor. Spermin boyun kısmı, sperm hareketi için gereken enerjiyi üretiyor. Kuyruğu spermin hareketini ve yumurta hücresini bulmasını sağlıyor.

    Erkeklerin geleceği tehlikede

    Vücudun sperm fabrikası testisler. Üretimi ve olgunlaşması yaklaşık 74 gün sürüyor. Sperm devamlı üretiliyor. Üretilen sperm depolanıp boşaltılmaya hazır bekliyor. 46 kromozom taşıyan bir hücre ikiye bölünüyor. Erkeklerin hücrelerinde cinsiyet kromozomu olarak bir X bir de Y kromozomu bulunuyor. Kadında ise cinsiyet kromozomlarının ikisi de X. Yumurtayı dölleyen sperm X kromozomu taşıyorsa bebek kız, Y kromozomu taşıyorsa erkek oluyor. Bu nedenle ‘erkek adamın erkek oğlu’ olmuyor her zaman. Ama hep kadınlar suçlanıyor! Üstelik, erkekliği belirleyen Y kromozom zinciri gittikçe kısalıyor. Uzmanlar birkaç yüz bin yıl sonra Y’nin tamamen silinebileceğini tahmin ediyor!

    Spermi korumanın yolları

    Sperm sıcağı sevmez. Uzun, sıcak oturmalı banyolar, saunalar, hamamlar testisin ısısını artırır, sperm üretimini azaltır, kalitesini düşürür.

    Dar kot pantolon, slip külot testisi vücuda yapıştırır, ısıtır. Bol giyecekleri tercih edin.

    Bazı antibiyotikler geçici de olsa sperm üretimini engelleyebilir.

    Kurşun, ışın ve kemoterapi tedavileri, aşırı sigara ve alkol tüketimi sperm üretimini bozar.

    Sperm kalitesi nasıl ölçülür?

    Spermlerin kalitesini belirlemek için meni boyanıyor, mikroskop altında inceleniyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, öncelikle menideki spermlerin en az yüzde 30’unun çok hareketli olması gerek. Dr. Kruger ise hareketlilik kriterine önem vermiyor. Sadece yapısal özelliklerine bakıyor. En az yüzde 14’ünün ‘yakışıklı’ yani baş, kuyruk görünümünün uyumlu olması gerektiğini savunuyor.

    Dr. Engin Enginsu

    Spermed Laboratuvarı Direktörü

    Erkekler avantajlı

    Kadınlar yaşlandıkça yumurtlama kapasitesi düşer, menopozda sona erer. Erkekte sperm üretimi bazen 80 yaş üstünde bile devam eder. Buna karşın ateşli hastalıklar, anbitiboyik kullanımı sperm sayısını düşürebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü, spermlerin kalite standardına uygunluğunu belirlemek amacıyla en az üç test yapılmasını öneriyor. Dr. Kruger’e göre ise baş, boyun, kuyruk yapısı normal spermler dölleme yeteneği açısından diğerlerinden üstün. Sperm sayısını artırmak için birçok yol deneniyor. E vitamininden mesir macuna, polen, arı sütü, bala kadar. Ancak sperm sayısı, hareketliliği, yapısal özelliklerini düzeltmeye yarayacak bir ilaç yok. Testisteki varisi düzelten varikosel ameliyatlar da, iddiaların aksine, sperm üretimini artırmıyor.

    Hızlı sperm, PorSche kazandıracak

    Almanya’da yarışma programlarında yenilik arayan televizyoncuların son buluşu sperm yarışı. ‘Biri Bizi Gözetliyor’ ve ‘Issız Ada’ programlarının öncüsü olan şirket, 12 erkeğin spermlerini yarıştıracak. Yarışmacılar sperm verecekler. Spermler bir klinikte dondurulacak. Sonra stüdyoya gönderilecek. Aralarında üç doktorun gözetiminde spermlerle yumurtalar karşılaştırılacak. Hangi sperm yumurtayı önce döllerse, sahibi hızın simgesi kırmızı Porsche otomobil kazanacak.

    Sperm deyip geçmeyin! KOKU ALIYOR

    Almanya’daki Ruhr Üniversitesi’nde spermlerin koku alabildiği saptandı. Bu yeteneğe sahip olmayan hayatta kalamıyor. Yumurtaya ulaşma yarışını, en iyi koku alabilen kazanıyor.

    72 saat ömrü var

    Sperm vücut dışında birkaç saatte önce hareketliliğini kaybeder, sonra ölür. Uygun ortamda 72 saat kadar canlı kalması mümkün. Dondurulan spermler ise yıllarca saklanabilir.

    Şişman erkek az sperm üretiyor

    Danimarka’da 1600 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, aşırı zayıf erkeklerde sperm sayısı normal kilodakilere göre yüzde 28.1, sperm konsantrasyonu ise yüzde 36.4 daha az. Aşırı şişmanlardaysa yüzde 21.6 ve yüzde 23.9 daha az olduğu belirlendi.

    Kısırlık kadınlara özgü değil

    Çiftlerin yüzde 40-45’inde kısırlık erkekten kaynaklanıyor. Yüzde 20-25’inde her ikisinde de görülüyor.

    Sperm alerjisi var

    İçerdiği protein yapısındaki maddeler nedeniyle hem sperm hem de içinde bulunduğu meni kadında alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Ayrıca erkeğin kendi sperm hücresine karşı alerjik reaksiyonu da olabilir. Düşük oranda da olsa kısırlığa neden olabilir. Prezervatif kullanımı kadındaki alerjik reaksiyonları önler.

    Hiç spermin olmaması

    Azospermi semende hiç spermin bulunmamasıdır. Nedeni çoğunlukla bulunamaz. İleri yaş da geçirilen kabakulak testise zarar verir ve azospermiye neden olabilir. Sperm kanallarında geçirilmiş enfeksiyonlara, travmaya veya operasyonlara bağlı oluşan tıkanıklıklar da yol açabilir.
     
  10. 6 Kasım 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    ABD’de yapılan bir araştırmada sıcak duş ya da küvet ve jakuzilerde yapılan uzun banyoların sperm sayısını ciddi oranda düşürerek erkeklerde kısırlık riski yaratabileceği belirlendi.

    Günün yorgunluğunu atmak için alınan sıcak duşlar, ya da küvet ve jakuzilerdeki sıcak banyo keyfinin çocuk sahibi olmak isteyen erkekler açısından pek sağlıklı olmadığı belirlendi.
     
  12. 6 Kasım 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    BRÜKSEL - Greenpeace Belçika Temsilcisi Dr. Fawaz El Bitar tarafından basına dağıtılan raporda, 1960 yılından bu yana erkeklerde “aktif sperm” sayısının yüzde 50 azaldığı, doğurganlık yeteneği olmayan çiftlerin ve yumurtalık kanseri vakalarının iki mislinden fazla arttığı belirtildi.

    Bu gelişmenin, “tüketim ürünlerindeki kimyevi madde katkılarına”bağlı olduğu kaydedilen raporda, bazı bölgelerdeki doğumlarda kız-erkek bebek dengesinin bozulduğu, erkek çocuk doğumunun azaldığı ifade edildi.

    Raporda, “başka seçenekler olduğu takdirde” tüketim ürünlerinde kimyasal katkılardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

    Dr. Bitar da, konuya ilişkin açıklamasında, insanların üreme sistemi ile kimyasal maddeler arasındaki olumsuz bağlantının bilimsel kanıtlarının endişe verici olduğunu söyledi.