İngilizce Msn Nickleri Anlamlarıyla

Konusu 'Chat & Messenger' forumundadır ve dj_oznur_0106 tarafından 9 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  1. dj_oznur_0106

    dj_oznur_0106 sweet_lady Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.067
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Love me,cause inside I'm slowly dying call me, don't you know that my heart is crying?
    (Sev beni,çünkü içten içe yavaşça ölüyorum Seslen bana,kalbimin ağladığını bilmiyor musun?)

    See you at the bitter end From the time we intercepted Feels more like suicide...
    (Acı sonda buluşuruz Yollarımız kesildiğinden beri intiharmış gibi geliyor)

    When you're in love, what can go wrong?
    (Aşıkken ne ters gidebilir ki?)

    Shoot myself to love you If I loved myself I'd be shooting you
    (seni sevmek için kendimi vurdum eğer kendimi sevseydim, seni vururdum)

    Life.. has betrayed me once again
    (hayat.. bana bir kez daha ihanet etti)

    This love has taken its toll on me She said Goodbye too many times before... (Bu aşk bana çok zarar verdi ve daha önce bir çok kez elveda dedi.)

    We are all in there with the dead (biz buradayız ölümle birlikte)

    I'll need a miracle to help me this time(bu sefer harbiden bir mucizeye ihtiyacım olucak)
    *I'm awake but my world is half asleep
    (ben uyanığım ama dünyam yarı uyuyor.)

    *I will love you till death do us part
    (bizi ölüm ayırana dek seni seweceim)

    *i have to be with you to live to breathe
    (seninle olmak zorundayım yasamak ,nefes almak için)

    *soon to be blinded by tears
    (yakında gözyaşlarım tarafından kör edileceğim )

    * Moblie phones are the only subject on which men boast about who’s got the smallest
    - Erkeklerin, hangimiz daha küçüğüne sahibiz diye yarıştıkları tek şey cep telefonlarıdır.

    * A friend will bail u out of jail, but a best friend will be there with u saying, Damn that was fun!
    - Arkadaşın seni kodesten çıkarabilir, ama en iyi arkadaşın orda seninle olup, işte bu çok eğlenceliydi diyendir!

    * Trying is the first step towards failure
    - Denemek hata yapma yolundaki ilk adımdır.

    * If you hate me, I love you too. It ain’t my fault I’m better than you
    - Benden nefret ediyorsan, ben de seni seviyorum. Senden daha iyi biri olmak benim suçum değil.

    * If you are drinking to forget, pay in advance
    - Eğer unutmak için içiyorsan, parayı peşin öde

    * Save a horse, ride a Cowboy!
    - Bir at kurtarın, jokeyinin sürmeye başlayın.

    * There are no stupid questions, just stupid people
    - Aptal soru yoktur, aptal insan vardır.

    * I’m the girl your parents warned you about!
    - Ben, ailenin seni hakkında uyardığı kızım!

    * I’m fat, but your ugly. I can diet
    - Ben şişman olabilirim, ama sen çirkinsin. En azından ben diyet yapabilirim

    * I’m cool, I’m hot….I’m everything you’re not
    - Karizmatik ve :-):-):-):-)iyim... Senin olmadığın her şeyim

    * I have lost my phone number, can I have yours?
    - Telefon numaramı kaybettim, sizinkini alabilir miyim?

    * Sometimes I wish I were you, just so I could be friends with me
    - Bazen keşke sen olsaydım diyorum, böylece kendimle arkadaş olabilirdim

    * One night the moon said to me, if love makes you cry why dont you leave your lover. I looked back at moon and said would u ever leave your sky
    - Bir gece ay bana dedi ki, eğer aşk sen ağlatıyorsa neden sevgilinden ayrılmıyorsun. Ben de aya bakıp dedim ki, sen olsan gökyüzündeki yerinden ayrılırmıydın

    * I’m in a good mood don’t ruin it by chatting (BRB)
    - Şuan keyfim yerinde, benle konuşupta keyfimi kaçırma

    * The more I learn, the more I forget. So why would I learn?
    - Daha çok öğrendikçe, daha çok unutuyorum. Öyleyse neden öğreneyim ki?

    * When I first talked to you, I was afraid to hold u, when I held u, I was afraid to love u, now that I love you I am afraid to lose you!
    - Seninle ilk konuştuğumda senden hoşlanacağımdan korkmuştum, senden ilk hoşlandığımda ise sana aşık olacağımdan, şimdi sana aşığım ve seni kaybetmekten korkuyorum!

    * Love is like quicksand… the deeper you fall in the harder it is to get out!
    - Aşk bataklık gibidir... ne kadar derine batarsan çıkması o kadar zordur!

    * Love is like sand if you hold on too tight it might slip away
    - Aşk tıpkı kum gibidir, onu sıkı sıkı tutarsan elinden gidebilir

    * Diamond was just a coal that did well under perssure
    - Elmaslar sadece baskı altında kalmış kömürlerdir

    * My calculations are U+ME=US!
    - Hesaplarım, Ben+Sen=Biz!

    * Don’t drink and drive you could spill your drink!
    - İçki içip araba kullanmayın, kazara içkinizi dökebilirsiniz!

    * I would tell ya to go to hell but all dogs go to heaven
    - Cehenneme gitmeni söylerdim, ama tüm köpekler cennete gider

    * Take my advice…I don’t need it anyways
    - Tavsiyemi al...Nasılsa ihtiyacım olmuyor

    * Fat people are harder to kidnap.
    - Şişmanları kaçırmak daha zordur.


    I took their smiles and I made them mine
    Onların gülüşlerini aldım ve benim oldular

    I sold my soul just to hide the light
    Sadece ışıkta saklanmak için ruhumu sattım

    And now I see what I really am,
    Ve şimdi gerçekte ne olduğumu görüyorum

    I run to you,
    Sana koşuyorum

    Call out your name,
    Adını haykırıyorum

    I see you there, father away.
    Seni orada görüyorum, buradan uzakta

    I'm numb to you ,numb and deaf and blind
    sana karşı hissizsim ,uyuşmuş, sağır ve kör

    You give me all but the reason why.
    Bana nedenlerden başka herşeyi veriyorsun

    I reach but I feel only air at night.
    Ulaşıyorum ama sadece gece havayı hissediyorum

    Not you, not love, just nothing.
    Seni değil, aşkı değil, sadece hiçlik