İnsan Yağmuru-Nazım Alpman

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve etkin tarafından 31 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    31 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : etkin
  1. etkin

    etkin Guru Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.600
    Beğenildi:
    1.044
    Ödül Puanları:
    323
    [​IMG]
    Yurdum insanının ilginç öyküleri

    31 Mayıs 2007 Perşembe 16:20
    Türkiye'nin dört bir yanından birbirinden ilginç yaşam öyküleri bir kitapta toplandı. Ozan yayınlarından çıkan kitap İnternethaber yazarı Nazım Alpman'ın imzasını taşıyor.

    "İnsan Yağmuru" isimli kitap, yaşam öyküleri ile güzel bir tat bırakıyor. Sadece Türkiye değil, sınırlamızın dışından da ilginç öyküler yer alıyor.

    İşte onlardan bazıları;

    SABAH ilk ders, öğretmen, çocuklara yataktan kalkınca ne yaptıklarını, ne yapmaları gerektiğini soruyor... Kimi çişe gittiğini, kimi yüzünü yıkadığını, kimi hemen giyindiğini söyler...
    Öğretmen sorar:
    "Peki, sonra ne yaparız? Maria sen söyle."
    "Ben dişlerimi fırçalarım, öğretmenim!"
    Nazım Alpman, öğretmenin kulağına fısıldar:
    "Köyde Süryani, Hıristiyan aile var mı?
    "Yooo, hepsi Müslüman!"
    Sonra gülerek "Maria"nın aslını açıklar:
    "Kızın adı Fatma, annesi televizyonda seyrettiği Brezilya dizilerinden esinlenerek Maria demeye başlamış, çocuk da bu ismi o kadar benimsemiş ki, Fatma desem bakmıyor, kendisini Maria sanıyor."

    * * *

    ENEZ, Türk-Yunan sınırının sıfır noktası, içkisiyle, içicileriyle ünlü, bir de şakacılarıyla...
    Bunlardan iki arkadaş, eski kilisenin arkasında çilingir sofrasını kuruyorlar, masaları da eski bir tabut, kafalar "iyi olunca" bir şaka yapalım diyorlar; biri tabuta giriyor, işsiz güçsüz takımından bir kaç kişi tutup tabutu kasabada dolaştırıyorlar, herkes vah vah, diye acıyıp dua ediyor, biraz sonra tabut yere indiriliyor, içinden "şakacı" çıkıyor...
    Birkaç gün sonra da mahkeme başlıyor, bu şaka değil...
    "Davacı: Müftülük, dava konusu: dini örf ve âdetleri hiçe sayarak..."
    * * *

    ATİNA'daki, Türkiye'den giden İstanbullu Rumların mahallesi Palio Faliro...
    Ve acı gerçek:
    "Orada Rumduk (hatta gâvur -H.P.) burada Türk tohumu olduk..."