insanlık dersi

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve talin tarafından 9 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    9 Şubat 2009
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Toplumsal canlılarız, bütün canlılardan da bizi bilincimiz ayırıyor, farklı kılıyor. İnsan olmanın güzelliğidir bu. Genetik mirasımıza, bilgi ve deneyimlerimizi katarak yaşamımızı kurgularken çevremizden (toplumdan) gelen bombardımanlardan korunmanın tek yolu da iyiyi ve güzeli benimseyip çirkini ayıklamak, hayatta verimli kalarak kötülüklerin yüreğimize değmesini engellemek ve her insanın içindeki güzelliği keşfetmektir…

    Ama biz birbirimize inanmayı unuttuk… Karşımızdakini anlamak yerine kuşku duyuyoruz, giderek birbirimizden uzaklaşıyoruz… Emekle sevgimizi büyütmüyoruz.

    Yüreğimiz boşalınca gönül kapıları kapanıyor.

    Olmuyor!...

    Kimilerine göre ben çok naif, fazla iyimser biriyim, bunu söyleyenler güçlü ve kararlı duruşuma da nedense şaşırırlar.

    Oysa pekala ikisi bir arada olabiliyor ve beni uzaklara, güzelliklere doludizgin de götürüyor.

    Çevremizde olup bitenlere bakarken de pozitif enerjimizi canlı tutarak güzeli gözden kaçırmamalıyız diyorum.

    Korunmanın yolu da işimize gelmeyeni görmemek, sorunlara sırtımızı dönmek, salt kendi varoluşumuzu koruma altına almak değil, elbette.

    Adı bireyselleşme, bencillik, her ne ise… Dedim ya biz toplumsal varlıklarız ve toplumundan soyutlanamayız, bu yalnızlıktır!

    İnsanları oldukları gibi kabullenmek de çok doğru değil… Sevgiyle yaklaşanlar olduğu gibi, sevgisiz kalanlar, zaman zaman bize zarar verenler de çıkacaktır yolumuza.

    Sadece kendimizi çözmekle yetinmemeli, bazen bize zarar verenleri de kendi içlerindeki güzelliklere yönlendirmeyi denemeliyiz. Bu en zor olan yoldur ama başardığınızda karşınızdakini öyle bir kazanıyorsunuz ki…

    Bütün bunları yazmamın nedeni de yüzlerce İsrail askerinin zulüme karşı çıktıklarını açıklamaları.

    Sonuç ne oldu bilemiyorum… Ama ta yürekten duyuyorum, onların içindeki güzel insanların bir şeyleri haykırdığını, yapmayalım diye. Bütün şiddet yayınlarına rağmen, bütün sofistike ölüm makinelerine rağmen, “insan” olmaktan vaz geçmeyenlerin olduğunu gösteren bu olay, bardağın dolu tarafını bana gösteriyor. Bu askerler cezalandırılmak pahasına dünyaya insan olduklarını gösteriyorlar.

    İnsana güveniyorum, inanıyorum ve insanlığın ölmediğini de biliyorum!

    Nefret ve hırs, nefret ve hırsı besliyor ve cezalandırmak her zaman kazanmak demek olmuyor. Bir savaş, nerede olursa olsun her iki taraf için de acı verir, acıtır diyorum.


    alıntıdıra.s.