İnterNet SözLüğü

Konusu 'Teknik Destek' forumundadır ve BenNazKsK tarafından 30 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    30 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  1. BenNazKsK

    BenNazKsK Çiçek&Böcük:) Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.956
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    İNTERNET SÖZLÜĞÜ 1


    / : Taksim işareti. web adreslerinde kullanılır.



    @ : e-mail adreslerinde kullanıcı ismini kullanıcının Internet
    adresinden ayırmak için kullanılır. Örneğin ahmet@yahoo.com



    \ : Ters taksim işareti. Çoğunlukla DOS ve Windows dizinlerinde
    kullanılır.



    ~ : Web adreslerinde kullanılır. Bir alt dizini gösterir.



    100BaseFX : Fiber kablo kullanılan 100 Mbps'lik Fast Ethernet
    spesifikasyonu. 400 metreyi geçmeyen bağlantılar için kullanılır.



    100BaseT : UTP kablo kullanan 100 Mbps'lik Fast Ethernet spesifikasyonu.
    100BaseT bağlantısı, ağ üzerinde trafik yokken darbeler gönderir.



    100BaseTX :
    UTP veya STP kablo kullanılan 100 Mbps'lik Fast Ethernet
    spesifikasyonu. İlk kablo çifti veriyi almak için, ikincisi iletmek için
    kullanılır. 100BaseTX 100 metreyi geçen bağlantılarda kullanılmaz.



    3-D (Üç Boyutlu) : Bilgisayarlarda derinliği algılamayı sağlayan görüntü
    biçimini tanımlar.





    ACD (Automatic Call Distribution) :
    Otomatik Çağrı Dağıtımı. Gelen çağrıları merkezi ofisten farklı
    yerlerdeki çalışanlara yönlendiren cihaz veya servis.



    Active matrix (Aktif matriks) : Taşınabilir bilgisayarların sıvı
    kristal ekranlarında kullanılan teknoloji, TFT olarak da bilinir. Pasif matris
    (çift taramalı - dual scan) ekranlara göre daha geniş bir açıdan iyi görüntü
    sağlar.



    Adapter (adaptör) : Bir donanım veya elektronik parçanın başka bir
    donanım veya elektronik parçaya, herhangi bir fonksiyon kaybına yol açmadan
    bağlanabilmesini sağlayan cihaz.



    Add-in : Ana programa eklenebilen ek yardımcı yazılımlar için kullanılır.



    Add-on : Bir bilgisayarın kapasitesini artırmak için takılan bir
    donanım birimi olabileceği gibi, ana yazılımın özelliklerini artıran yardımcı
    bir yazılım da olabilir.



    ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line) : Asimetrik Sayısal Abone Hattı.
    Varolan telefon hatları üzerinden yüksek bant genişliğinde sayısal
    verilerin iletilmesini sağlayan teknoloji. Çevirmeli telefon servislerinden
    farklı olarak sürekli bir bağlantı sağlar. ADSL, aynı hat üzerinden
    analog (ses) bilgilerin iletilmesine de izin verir.



    Agent : Ajan. Internet'te bilgi toplayan bir program. Sizin olmadığınız
    zamanlarda da bazı servisleri periyodik olarak yerine getirebilir. Verdiğiniz
    parametrelere göre ilgilendiğiniz bilgileri toplar, bunları günlük veya
    belirlediğiniz periyotlarda size sunar.



    AGP (Accelerated Graphics Port) : Üç boyutlu grafiklerin sıradan
    PC'lerde gösterilmesini sağlayan bir arabirim spesifikasyonu. Intel tarafindan
    geliştirildi.



    Algorithm : Bir sorunu çözmek için belirlenmiş kurallar veya işlemler.



    Analog : Analog teknoloji, belirli bir frekansdaki alternatif
    elektromanyetik akımın, değişken frekansdaki işaretlere veya taşıyıcı
    dalgaların büyüklüğüne eklenmesi ile gerçekleştirilen elektronik iletim.
    Yayın ve telefon iletişimi analog teknoloji kullanılarak gerçekleştirilir.



    Analog-to-digital conversion (ADC) : Analogdan sayısala dönüştürme.
    Değişken (analog) bir işaretin içeriği değişmeksizin çok seviyeli (sayısal)
    bir işarete dönüştürülmesi.



    Anti-virus yazılımı : Bilgisayarınızın disklerinde bilinen veya
    potansiyel virusleri arayıp bulan ve yok eden bir program türü.



    API (Application Programming Interface) : Uygulama Programlama Arayüzü.
    Diğer programlarla bilgi alışverişinde bulunan programları yazan programcılar
    tarafından kullanılır.



    Applet : Küçük bir uygulama programıdır. Java diliyle oluşturulur
    ve bir HTML sayfasına yerleştirilir.



    Application Layer : Uygulama Katmanı. OSI (Open Sytems Interconnection)
    referans modelinde 7. katman. E-mail, dosya transferi ve terminal emülasyonu
    gibi işlemlere servis verir.



    Application Server : Uygulama Sunucusu. Dağıtık yapıdaki bir ağda
    bulunan bir bilgisayarda çalıştırılan sunucu yazılımı. Üç katmanlı
    uygulamaların bir parçasıdır. Bu üç katman: Kullanıcı arayüzü (GUI),
    uygulama sunucusu ve veritabanı sunucusudur.



    Architecture : Mimari. Bilgi teknolojilerinde, özellikle bilgisayarlarda
    ve networklerde mimari, genel yapıyı, elektronik komponentleri, bilgisayarın
    iç yapısını ve işletim sistemini belirler.



    ASCII : Metin dosyalarında en çok kullanılan formattır. Bir ASCII
    dosyasındaki her bir karakter, 7 haneli ikili sayı sistemi ile gösterilirler.
    Bu şekilde 128 adet karakter gösterilebilir.


    Assembler : Temel bilgisayar komutlarından oluşan ve komutları
    bilgisayar işlemcisinin anlayabileceği şekilde ikili kod durumuna çeviren
    bir program.



    Asynchronous : Zamanuyumsuz. Bilgisayar programlamasında işlemlerin
    birbirinden bağımsız olarak yapılabilmesidir. İstemci/sunucu modeli kullanılarak
    sunucular, pek çok istemciden gelen zamanuyumsuz çalışma taleplerini yönetebilirler.



    ATM (Asynchronous Transfer Mode) : Veriyi 53 byte'lık hücrelere bölen
    ve onları sayısal işaret teknolojisini kullanarak fiziksel bir ortam üzerinden
    ileten bir anahtarlama teknolojisi. Yüksek hızlı iletimin avantajını
    kullanmak için tasarlanmıştır.



    Authentication : Onaylama. Özel veya herkese açık ağlarda, ağa bağlanan
    kişinin kimliğinin tespiti için gereklidir.İşlem şifre girilerek gerçekleştirilir.



    Authorization : İzin. Sisteme giriş izni vermek. Çok kullanıcılı
    sistemlerde sistem yöneticisi, sisteme girebilecek kişilere giriş izni ve kişilere
    bağlı olarak da sistemde yapabileceği işlemler için belirli izinler verir.



    B2B (business-to-business) :
    e-biz de denir. Internet'te kurumlarla tüketiciler arasında değil de kurumlar
    arasındaki ürün, servis ve bilgi alışverişi.



    Backbone : Omurga. Ağın en ağır trafiği taşıyan parçası; bir
    binanın içine, şehre veya bölgeye yayılmış olan LAN'ları birbirine bağlar.



    Backplane : Bir şasi içindeki arabirim kartı ile veri yolları ve güç
    dağıtım yolları arasındaki fiziksel bağlantılar.



    Backup : Yedekleme. Ekipmanın bozulması durumu düşünülerek dosyaların
    veya veritabanının başka bir yere kopyalanması işlemi.



    Bandwidth : Bant genişliği. Bir ağ kablosunun taşıyabileceği
    maksimum veri miktarı, bps (bit per second) birimi ile ölçülür.



    Barcode :
    Barkod. Belirli bir ürünü, şahsı veya yeri temsil edecek
    şekilde çizgi ve boşluklardan oluşturulmuş görüntü. Kod, sayıları ve
    diğer işaretleri göstermek için dikey çubuk ve boşluk dizilerini kullanır.
    Kodları okumak için bir barkod okuyucu kullanılır.



    Baseband : Temel bant. Tek taşıyıcı frekansın kullanıldığı
    klasik bir ağ teknolojisi. Ethernet buna iyi bir örnektir. Buna 'Narrowband'
    da denir. Karşıtı 'broadband'dir.



    Baud : Saniyede iletilen işaret sayısını gösteren işaret hızı
    birimi. Her bir işaret elemanı 1 bit'le gösterilirse, baud yerine bps (bit
    per second - saniyedeki bit sayısı) de kullanılabilir.



    Benchmark : 1) Bir ürünün veya sistemin ölçüldüğü şartlar.
    2) Belirli bir işletim sistemini veya uygulamayı ölçmek için özel
    olarak tasarlanmış bir program. 3) Kullanıcıların iyi tanıdıkları
    bir ürünle daha yeni bir ürünün kıyaslanması. 4) Bir ürünün karşılaması
    gereken performans kriterleri dizisi.



    Beta test : Yazılım geliştirmede yazılım testinin ikinci aşamasıdır.
    Ürün piyasaya çıkmadan önceki testleri içerir. İlk aşama alpha testidir.



    Beta version :
    Beta testi aşamasındaki yazılımın testçilere dağıtılan
    sürümü.



    Binary : Bilgisayarların verileri gösterirken kullandıkları ikili sayı
    sistemi. Sadece 0 ve 1 sayılarını içerir.



    Binary file : Metin dışındaki bilgi formatlarını (grafik, ses,
    elektronik tablo vs.) içeren dosya. Bir metin dosyası değildir. Bilgisayarın
    anlayacağı bir şekilde bit'lerden oluşmuş bir dosyadır.



    BIOS (Basic Input/Output System) : Bilgisayar açıldıktan sonra
    sistemin çalışmaya başlaması için işlemci tarafından kullanılan
    program. Bilgisayarın işletim sistemi ile sabit disk, klavye ve mouse gibi
    cihazlar arasındaki veri akışını yönetir.



    Bit : Verinin en küçük birimidir. Tek bir ikili değere sahiptir, ya 0'dır
    ya da 1.



    Bitmap : Bir görüntü alanını ve her bir pikselin rengini belirler.
    GIF ve JPEG, bitmap içeren grafik görüntü dosya tipine iyi birer örnektir.



    Bit rate : Bit hızı. Sayısal iletişimde, bir iletişim ağının
    belirli bir noktasından saniyede geçen bit sayısını gösterir. Veri
    transfer hızı da denir.



    Bluetooth : Mobil telefonların, bilgisayarların ve diğer mobil cihazların
    birbirleriyle, ev ve işyerlerindeki kısa dalga kablosuz bağlantıları
    kullanan telefon ve bilgisayarlarla kolaylıkla bağlantı kurabilmelerini sağlayan
    spesifikasyon.



    Boolean logic : Bilgisayardaki veriyi sorgulamak için AND, OR veya NOT
    gibi terimler kullanılan sistem.



    Boot : Bir bilgisayarı boot etmek, bilgisayarın belleğine işletim
    sistemini yüklemektir. Sistem yüklendiğinde, artık bilgisayar kullanıcının
    herhangi bir uygulamayı çalıştırması için hazır durumdadır.



    Bps (Bits per second) : Saniyede bit sayısı. Bir modemin veri iletim hızıdır.



    Bridge : Köprü. İletişim ağlarında, aynı protokolu (örneğin
    Ethernet veya Token Ring) kullanan yerel alan ağlarını birbirine bağlamak için
    kullanılan ürün.



    Broadband : Tek bir iletişim ortamında birden fazla veri kanalı sağlayan
    iletişimi gösterir.



    Broadcast : Yayın. Genelde birşeyi bütün yönlere aynı anda yöneltme
    anlamındadır. Radyo veya televizyon yayını, alıcısını doğru işaret
    kanalına ayarlayan herkesin alabileceği radyo dalgaları üzerinden yapılan
    bir iletimdir. Bazen bütün üyelere gönderilen e-mail'ler için de kullanılır.
    İletişimde bir ağ üzerindeki bütün noktalara veri paketi gönderimi için
    kullanılır.



    Broadcast adress :
    Yayın adresi. Bütün istasyonlara bir mesaj gönderimi
    için ayrılmış özel adres.



    Broadcast domain : Yayın alanı. İletişim alanında, topluluk içindeki
    bir cihazdan çıkan yayını alacak olan bütün cihazlar topluluğu için
    kullanılır. Yayın alanı genellikle router'larla sınırlanır, çünkü
    router'lar yayını geçirmezler.



    Broadcast Storm :
    Yayın fırtınası. Pek çok yayının bütün ağ bölümlerine
    aynı anda gönderilmesi şeklindeki istenmeyen bir ağ durumu. Bir yayın fırtınası
    ağın bant genişliğinin büyük bir bölümünü işgal eder ve ağın devre
    dışı kalmasına neden olabilir.



    Browser :
    Web'de yayınlanan bilgiyi aramak için kullanılan bir yazılım
    paketi; en çok kullanılanları Microsoft Internet Explorer ve Netscape'dir.



    Buffer :
    Tampon. Donanım cihazları ile farklı hızlarda çalışan
    veya farklı öncelikleri olan programlar tarafından paylaşılan bir veri alanıdır.
    Tampon, her cihazın veya işlemin diğerini engellemeden çalışmasını sağlar.
    İletişimde, iletilen verinin tutulduğu depolama alanı için kullanılır.
    Tampon, ağ cihazları arasındaki işlem hızı farklılıklarını ortadan
    kaldırmak için kullanılır.



    Bug : Hata. Bilgisayar teknolojisinde, bir programdaki kodlama hatasını
    gösterir.



    Burst : Aralıklı bir işlem sırasında belirli bir miktarda verinin alınması
    ve gönderilmesidir.



    Bus : Bir bilgisayar parçasından diğerlerine gönderilen işaretlerin
    üzerinden geçtiği, kablolardan veya diğer ortamlardan oluşan fiziksel işaret
    yolu.



    Business intelligence : Kurumsal bilgisayar kullanıcılarının daha iyi
    karar vermelerine yardımcı olmak için, veriyi toplamak, depolamak, analiz
    etmek ve ona erişim sağlamak için kullanılan uygulama ve teknoloji
    kategorisi. Business intelligence uygulamaları, karar destek, sorgu ve
    raporlama, OLAP (online analytical processing), istatistik analizi, tahmin ve
    veri arama uygulamalarını içerir.



    Byte : Pek çok bilgisayar sisteminde sekiz bit'in oluşturduğu bir
    bilgi birimi olarak kullanılır. Çoğunlukla bir karakteri gösteren bir
    birimdir (örneğin, "g", "5" veya "?").





    Cable : Kablo. Koruyucu bir kılıf içinde bakır kablonun
    veya optik fiberin oluşturduğu veri iletim ortamı.



    Cable modem : Kablo modem. PC'nizi yerel kablolu TV hattına bağlamanızı
    ve veriyi 1.5 Mbps hızında almanızı sağlayan cihaz.



    Cache : Bir şeyin geçici bir süre saklandığı yer. Web sayfalarını,
    diskinizdeki browser'in cache dizininde saklayabilirsiniz. O sayfaya tekrar dönmek
    istediğinizde, browser sayfayı gidip sunucudan almak yerine cache'den alır ve
    size zaman kazandırır. Bilgisayarlar çeşitli seviyelerde cache içerirler,
    bunların arasında bellek cache'i (ön bellek) ve disk cache'i vardır.



    CAD (Computer Aided Design) :
    Mimarlar, mühendisler, tasarımcılar,
    sanatçılar ve teknik çizimle uğraşan kişiler tarafından kullanılan bir
    yazılım tipi. CAD yazılımları iki veya üç boyutlu modeller yaratmak için
    de kullanılabilir.



    Call center : Çağrı merkezi. Müşterilerden gelen çağrılarla
    birlikte diğer çağrıların da bilgisayar otomasyonu yardımıyla yönetildiği
    merkez.



    Carrier : Taşıyıcı. Bilgi teknolojisi alanında, başka bir veri taşıyıcı
    işaret tarafından modüle edilmiş olan tek frekanslı elektromanyetik dalga
    veya alternatif akım. İletişim endüstrisinde ise, telefon şirketi veya
    iletişim servisi veren diğer şirketler için kullanılır.



    Category 5 cabling : Kategori 5 kablolaması. Standart UTP kablolamanın
    beş derecesinden biri. Veriyi 100 Mbps hızda iletir.



    Cell : Hücre. Ağ alanında ATM tipi anahtarlamada temel veri birimi
    olarak kullanılır.



    Cell relay : Ağ teknolojisi, küçük, sabit boyutlu veri paketlerine
    veya hücrelere dayanır. Hücreler sabit uzunlukta olduklarından, donanımda yüksek
    hızlarda işlenip anahtarlanabilirler. Cell relay, aralarında ATM, IEEE 802.6
    ve SMDS gibi protokollerinde bulunduğu pek çok yüksek hızlı ağ
    protokolunun temelidir.



    CGI (Common Gateway Interface) : Bir Web sunucunun aynı bilgisayarda çalışan
    bir uygulamayla ve uygulamanın da (CGI programı) Web sunucu ile nasıl iletişim
    kuracağını belirleyen kurallar dizisi. Herhangi bir uygulama, CGI standardına
    göre giriş-çıkışı idare ediyorsa, bir CGI programı olabilir.


    Cgi-bin : Bir Web sunucuda CGI programlarının tutulduğu dizine verilen
    ad.





    CGMP : Cisco Group Management Protocol. IP host'ların
    ve router'ların IGMP'leri (Internet Group Management Protocol) tarafından
    bildirilen multicast trafiğini tanımak için Cisco anahtarları tarafından
    kullanılır. Anahtarlar bu bilgiyi, multimedya ortamındaki trafiği kısıtlayarak
    yerel ağ bant genişliğini korumak için kullanırlar.



    Channel : Kanal. 1) İletişimde üzerinden işaretlerin aktığı
    ayrı bir yol. 2) Radyo ve televizyonda, bir kullanıcının seçebildiği
    ayrı bir program kaynağı. 3) Optik fiber iletiminde, ayrı bir ışık
    dalga boyu. 4) Internet'te, yenilenen bilgiyi otomatik olarak gönderen,
    önceden belirlenmiş bir Web sitesi. 5) Bilgisayar ve Internet pazarında,
    üretici ile alıcı arasındaki kuruluşlar. 6) IRC kullanımında,
    belirli bir chat grubu.



    Channel-attached : Kanal bağlantısı. Bir bilgisayara veri kanalları
    (giriş/çıkış kanalları) tarafından bağlanmış cihazlar.



    Chassis : Şasi. Bir otomobilin, uçağın, bilgisayarın veya çok parçalı
    herhangi bir cihazın üzerine kurulduğu yapı.


    Checksum : İletim biriminden geçen bit'lerin sayısı. Aynı birimden
    alıcıda da bulunur. Böylece alıcıya aynı sayıda bit'in ulaşıp ulaşmadığı
    kontrol edilebilir.



    Circuit : Devre. 1) Elektronikte, elektrik akımının taşındığı
    iki veya daha çok nokta arasındaki yol. 2) İletişimde, iki veya daha
    fazla nokta arasında işaretlerin taşındığı özel yol.



    Circuit switching : Devre anahtarlama. Bir çağrı boyunca, çağrıyı
    yapanla alan arasında olması gereken özel fiziksel devredeki anahtarlama
    sistemi. Daha çok telefon ağlarında kullanılır.



    Client :
    İstemci. Ağ üzerindeki bir nokta. Bir sunucu tarafından sağlanan
    kaynakları kullanan kullanıcı iş istasyonu.



    Client/server : İstemci/sunucu. İki bilgisayar programı arasındaki
    ilişkiyi tanımlıyor. Programlardan biri (istemci), talebini yerine getirecek
    olan programdan (sunucu), bir servis talebinde bulunur. Bir ağ üzerinde
    istemci/sunucu modeli, farklı yerlere dağıtılmış programlar arasında
    uygun bir iletişim yolu sağlar.



    Clock speed : Saat hızı. Bir bilgisayarda, işlemcinin çalışma
    temposunu ayarlayan bir osilatör tarafından saniyede üretilen darbe sayısı.
    Genellikle MHz (megahertz veya saniyede milyon darbe) olarak ölçülür.



    Cluster : 1) Kişisel bilgisayar depolama teknolojisinde,
    bilgisayarın işletim sistemi tarafından yönetilen, sabit diskteki dosya
    depolama mantık birimidir. 2) İletişim teknolojisinde, ortak bir
    kontrol birimine veya sunucuya veya bir grup sunucuya bağlanmış terminal veya
    iş istasyonu grubudur. Böylelikle yapılan işler paylaşılabilir veya
    sunuculardan biri arızalandığında diğeri devreye girebilir.



    Coaxial cable : Kablolu TV bağlantılarında, Ethernet veya diğer
    tipteki yerel alan ağlarında kullanılan kablo.



    Codec : 1) (coder-decoder) İletişimde, analog işaretleri sayısal
    bit serilerine ve sayısal işaretleri de analoga dönüştürmek için darbe
    kod modülasyonunu kullanan cihaz. 2) (Compression/decompression) Büyük
    dosya veya programları küçültmek için sıkıştıran ve daha sonra açan özel
    bir program.



    Coding : Kodlama. İkili işaretleri taşımak için kullanılan elektrik
    teknikleri.



    Collision : Çarpışma. Bir Ethernet ağında, aynı anda veri iletmek
    isteyen iki cihazın yol açtığı sonuç. Veri paketlerinin çarpıştığını
    tespit eden ağ her ikisini de iptal eder. Çarpışma, Ethernet ağının doğal
    bir sonucudur.



    COM (Component Object Model) : Program komponent nesnelerini geliştirmek
    ve desteklemek için Microsoft'un bir çalışması. COM+, DCOM ve ActiveX arayüzlerini
    ve araçlarını içerir.



    COM port : İletişim yuvası. Bilgisayarlarda dışardan modem gibi
    cihazların takıldığı yuva.



    Command : Komut. Kullanıcının bilgisayarın işletim sistemine veya
    bir uygulama programına, bir servisi uygulaması için verdiği özel emir.



    Compiler :
    Derleyici. Belirli bir programlama dilinde yazılmış
    komutları işleyen ve onları bilgisayar işlemcisinin kullanacağı bir
    formata dönüştüren özel bir program.



    Component :
    Komponent. 1) Programlama ve mühendislikte komponent,
    büyük bir programın veya yapının tanınabilen bir parçasıdır. Genellikle
    bir komponent, bir fonksiyon veya ona ilişkin fonksiyonlar grubunu sağlar. 2)
    Nesne yönelimli programlamada ve dağıtık nesne teknolojisinde komponent,
    yeniden kullanılabilen bir program parçasıdır. Aynı bilgisayardaki veya dağıtık
    bir ağda başka bir bilgisayarda bulunan diğer komponentlerle birlikte bir
    uygulamayı oluştururlar.



    Compression : Sıkıştırma. Zamandan veya yerden tasarruf etmek için
    verinin boyutunu küçültme işlemi.



    Concentrator : Konsantratör. Veri iletim işaretlerini ileriye doğru
    aktaran cihaz. Bazen uzak erişim hub'ları için de aynı terim kullanılır.



    Connectionless : Bağlantısızlık. Sanal bir devre olmaksızın veri
    transferi yapılmasını tanımlar.



    Connection-oriented : Bağlantı yönelimli. Sanal bir devre kurulmasını
    gerektiren veri transferini tanımlar.


     
  2. 30 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  3. BenNazKsK

    BenNazKsK Çiçek&Böcük:) Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.956
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    İNTERNET SÖZLÜĞÜ 2



    Convergence : 1) Bilgi işlem teknolojisinde, kişisel
    bilgisayarın, iletişimin ve televizyonun birleştirilip herkesin kullabileceği
    seviyeye getirilmesi. 2) İletişim teknolojisinde, ağ topolojisinde yapılan
    değişikliği kabul etmek için özel bir yönlendirme protokolü çalıştıran
    bir grup ağ cihazının hızı ve özellikleri.



    Cookie : Bir Web sitesinin sabit diskinize yerleştirdiği bilgi. Daha
    sonra tekrar o siteyi ziyaret ettiğinizde bu bilgi sayesinde sizi hatırlayacaktır.



    Core router :
    Paket anahtarlamalı yıldız topolojisinde omurganın bir
    parçası olan router. Çevredeki ağlardan diğer ağlara giden trafiğin tümünün
    üzerinden geçeceği tek kanaldır.



    Cpi (characters per inch) : İnç başına basılan karakter sayısı.
    Sabit genişlikteki fontlar için kullanılır. Değişken genişlikteki fontlar
    ortalama bir cpi değerine sahiptir.



    Cps (characters per second) :
    Nokta vuruşlu yazıcıların saniyede bastıkları
    karakter sayısı.



    CPU (Central Processing Unit) :
    Merkezi İşlem Birimi. Bilgisayar
    programlarının komutlarını işleyen merkezi birim olan işlemci veya mikroişlemci
    için eskiden kullanılan bir deyim.



    CRM (Customer Relationship Management) :
    Müşteri İlişkileri Yönetimi.
    Kurumların müşteri ilişkilerini düzenli bir şekilde yürütmelerine yardımcı
    olan yazılım ve metodolojiler için kullanılan terim.



    CRT (Cathode Ray Tube) : Görüntülerin elektron ışınlarının
    fosforlu yüzeyine düşmesi ile oluştuğu özel bir tüp. Pek çok bilgisayar
    monitöründe kullanılır.



    CSU/DSU (Channel Service Unit/Digital Service Unit) :
    Kanal Servis
    Birimi/Sayısal Servis Birimi. Yerel alan ağlarında (LAN) kullanılan sayısal
    veri çatılarını, geniş alan ağı (WAN) çatılarına veya tersine dönüştüren
    modem boyutundaki bir cihaz.



    CTI (Computer telephony integration) : Bilgisayar ve telefon ağlarının
    bir arada çalışmalarını sağlayan yazılım. Çağrıya özel verileri sağlamak
    için daha çok çağrı merkezlerinde kullanılır.



    Cursor : İmleç. Kullanıcının metni gireceği yeri ekranda gösteren
    işaret.





    Data mining : Veri arama. Daha önce bulunmayan
    ilişkileri ortaya çıkarabilmek için yapılan veri analizi.



    Data rate :
    Veri hızı. Belirli bir sürede bir yerden başka bir yere
    iletilen sayısal veri miktarı.



    Data warehouse : Veri ambarı. Bir kurumun çeşitli kaynaklarından
    gelen verilerin tamamının veya önemli kısımlarının toplandığı depolama
    alanı. Çeşitli uygulamalardan ve kaynaklardan alınan veriler veri ambarındaki
    bir veritabanında tutulacak şekilde düzenlenirler ve analitik uygulamalar
    tarafından kullanılmak veya kullanıcı sorguları için hazır hale
    getirilirler.



    Database : Veritabanı. Kolayca erişilebilecek, yönetilebilecek ve güncellenebilecek
    şekilde düzenlenmiş olan bir veri topluluğu. Bir veritabanı, satış işlemleri,
    ürün bilgileri, stoklar ve müşteri bilgileri ile ilgili kayıtları barındırır.



    Database management system : Veritabanı yönetim sistemi. Bir veya
    birden fazla kullanıcının bir veritabanına bilgi girmesine veya veritabanındaki
    bilgilere erişmesine izin veren bir program.



    Debugging : Bir bilgisayar programındaki hataların bulunup düzeltilmesi
    işlemi.



    Decission support system : Karar destek sistemi. Kullanıcıların iş
    kararlarını daha kolay verebilmesi için verileri analiz eden ve sonuçları
    kullanıcıya sunan bir uygulama.



    Decryption : Başkalarının okumasını engellemek amacıyla şifrelenen
    bilgilerin tekrar eski formatına dönüştürülmesi.



    Dedicated line : Özel hat. Bir kullanıcının veya kurumun günün 24
    saati kullanımına hazır olan, iki nokta arasındaki iletişim hattı.



    Default :
    Kullanıcı bir ayar parametresini veya herhangi bir değeri
    belirlemediği zaman, uygulamanın kullandığı daha önceden belirlenmiş
    sabit bir değer veya ayar parametresi.



    Delay : 1) Kullanıcının başlattığı bir işlemle, işleme
    karşılık aldığı ilk yanıt arasında geçen süre. 2) Belirli bir
    kaynaktan gönderilen bir veri paketinin belirli bir yol üzerinden hedefe ulaşması
    için gereken süre.



    Demodulation :
    Modüle edilmiş bir işaretin eski durumuna dönüştürülmesi
    işlemi. Modemler bu işlemi, analog bir işareti orijinal haline (sayısal) dönüştürmek
    için uygularlar.



    Denial of service attack :
    Internet'te, belirli servisleri almakta olan
    kullanıcıların bu servisleri alamama durumuna getirilmeleri. Danial of
    service (DoS) attack, bir bilgisayar sistemindeki dosyalara ve programlara da
    zarar verebilir.



    Destination adress : Hedef adres. Ağ üzerinde veriyi alan bir cihazın
    adresi.



    Device driver : Cihaz sürücü. Bilgisayara takılmış belirli tipteki
    bir cihazı kontrol eden program. Cihaz sürücüler, yazıcılar, ekranlar,
    CD-ROM okuyucular ve disket sürücü gibi cihazlar için kullanılırlar.



    Dial-up : Pek çok kullanıcının bir çok hatta sahip bir sistem üzerinden
    kurdukları telefon bağlantısı. Sınırlı bir süre için sürdürülür.
    Alternatifi, sürekli bir bağlantı sağlayan kiralık hat bağlantısıdır.



    Dial-up line : Bir telefon ağını kullanarak anahtarlamalı devre bağlantısı
    yoluyla kurulmuş iletişim hattı.



    Digital audio tape (DAT) : Sayısal ses bantı. Profesyonel çalışmalarda
    sesin sayısal olarak kaydedilmesi için kullanılan teknik ve kayıt ortamı.



    Digital signal processing (DSP) :
    Sayısal işaret işleme. Sayısal
    iletişimin doğruluğunu ve sürekliliğini sağlamak için kullanılan çeşitli
    teknolojiler.



    Digital signature :
    Sayısal imza. Bir mesajı göndereni veya bir dokümanı
    hazırlayanı tespit etmek için kullanılan elektronik imza.



    Directory :
    Dizin. 1) Internet'te, konu başlıklarının ve alt
    başlıklarının düzenli bir şekilde sunulduğu kılavuz. Bunlardan en çok
    bilineni Yahoo'dur. 2) Bilgisayarda, birbirine bağlı dosyaların diğerlerinden
    ayırdedilebilmesi için bir isim verilerek tutuldukları klasörlerden oluşan
    yapı.



    Directory services : Dizin servisleri. Servis sağlayıcıların ağ
    cihazlarını konumlandırmalarına yardımcı olan servisler.



    Docking station : Taşınabilir bilgisayarların masaüstü bilgisayar
    gibi çalışmalarına izin verecek şekilde bağlantılar sağlayan bir donanım
    parçası. Docking station'lar ağ kartı da içerirler, böylece taşınabilir
    bilgisayarları ağa bağlarlar.



    Domain : Alan. Bir isimle belirlenen bilgi alanı. Internet'te ağ
    adresleri dizisini içerir.



    Domain name system (DNS) :
    Alan ismi sistemi. İsimlerin IP (Internet
    Protocol) adreslerine dönüştürülme yolu.



    Download : İndirme. Bir dosyanın bir bilgisayardan diğerine
    iletilmesi. Internet'te bir kullanıcının bir Web sitesinde bulunan bir dosyayı
    kendi bilgisayarına alması.



    DRAM : Bilgisayarlarda kullanılan bir bellek türü. Depolama hücrelerindeki
    bilgilerin sürekli yenilenmesini gerektirir.



    DSL (Digital Subscribe Line) : Normal telefon hatları üzerinden
    verilerin yüksek bant genişliklerinde iletilmesini sağlayan teknoloji.



    Dynamic HTML :
    HTML'in önceki sürümüne göre daha gösterişli ve daha
    interaktif Web siteleri yaratılmasına izin veriyor, yeni programlama olanakları
    sunuyor.





    E-business :
    e-iş. İşlerin Internet üzerinde
    yönetimi. Sadece mal alım satımını değil, müşterilere servis vermeyi ve
    iş ortakları ile birlikte çalışmayı da kapsar.



    E-commerce :
    Elektronik ticaret. Internet üzerinden servis ve mal alım
    satımı işlemleri.



    Edge router : ATM ağlarında kullanılan bir terim. Yerel ağlar ile ATM
    omurga ağı arasında veri yönlendirmesini sağlayan ağ cihazıdır.



    EDI (Electronic Data Interchange) : Elektronik veri değişimi. Veri alış
    verişi için standart bir format. Daha çok iş dokümanlarının transferinde
    kullanılır.



    EEPROM :
    Sadece okunabilen, ancak üzerindeki bilgiler silinip yeniden yüklenebilen
    bir bellek türü.



    E-mail :
    e-posta. İletişim kanalları kullanılarak bilgisayar üzerinden
    mesaj alışverişi. E-posta mesajları genel olarak metin formatındadır.
    Ancak grafik veya başka veri tiplerini mesajınıza iliştirip gönderebilirsiniz.



    Encoder : Sayısal ses teknolojisinde, wav ses dosyalarını MP3 dosya
    formatına dönüştüren program.



    Encryption :
    Veriyi, istenmeyen kişilerin anlayamayacakları bir biçime
    sokan özel bir algoritmanın uygulanması.



    Enterprise : Bilgisayar kullanan organizasyonlar için kullanılır.
    Pratik kullanımında daha çok büyük kurumları gösterir.



    Enterprise network : Kurumsal ağ. Bir kurumun ana noktalarını birbirine
    bağlayan ağ. WAN'dan farkı, kurumun kendi özel bir ağ olmasıdır.



    Entity : Varlık. İletişim alanında genel olarak yönetilebilen bir ağ
    cihazını gösterir.



    EPROM :
    Silinebilen programlanabilir bellek. Üzerindeki program silinip
    yeniden yüklenebilir.



    ERP (Enterprise Resource Planning) :
    Üretim yapan veya diğer iş
    alanlarında çalışan kurumların iş birimlerini yönetmelerine yardımcı
    olan çok modüllü bir uygulama. Yönetilebilen iş birimleri arasında üretim
    planlama, satın alma, yedek parça stoğu, sipariş izleme gibi birimler
    bulunabiliyor. ERP uygulaması, finans ve insan kaynakları modüllerini de içerir.
    Sistem çoğunlukla bir veritabanı ile entegre bir biçimde kullanılır.





    Ethernet :
    En çok kullanılan yerel alan ağı
    teknolojisi.



    Extranet : Bir intranet'e sahipseniz, müşterilerin, tedarikçilerin ve
    diğer önemli kişilerin ihtiyaçları olduğu alanlara güvenli bir şekilde
    erişmelerini sağlayarak, onun bir kısmını bir extranet haline dönüştürebilirsiniz.



    FAQ (Frequently asked questions) : Sıkça sorulan sorular. Internet'in
    bir özelliği haline geldi. Internet üzerinde çeşitli konularda sık sorulan
    sorulara verilen yanıtları içeren pek çok FAQ bölümü bulabilirsiniz.



    Fast Ethernet : IEEE 802.3u spesifikasyonuna dayanan Fast Ethernet,
    10BaseT Ethernet spesifikasyonuna göre 10 kat fazla hız sağlar. Ayrıca çatı
    formatı, MAC mekanizmaları ve MTU gibi özellikleri de korur. Teorik olarak çıkış
    hızı toplam 100 Mbps'i bulur.



    Fault management :
    Hata yönetimi. OSI tarafından belirlenen ağ yönetiminin
    beş kategorisinden biri. Ağ hatalarının bulunmasını ve kontrol edilmesini
    sağlar.



    FDDI (Fiber Distributed Data Interface) : 200 km'yi geçmeyen yerel ağlarda,
    fiber optik hatlar kullanılarak veri iletişim yolları kurulmasını
    belirleyen standart.



    Fiber optic : cam, plastik kablo veya fiber üzerinde iletişimin ışık
    darbeleri ile yapılmasını sağlayan teknoloji ve ortam.



    Fibre Channel : Fiber Kanal. Bilgisayar cihazları arasında 1 Gbps hızında
    iletişim kurulmasını sağlayan teknoloji. Çoğunlukla sunucularla depolama
    cihazları arasında veya depolama cihazlarının kendi aralarındaki iletişim
    için kullanılır.



    File allocation table (FAT) : Dosya yeri tablosu. Bir sabit diskte
    saklanan dosyaların haritasını tutar. Diske kaydedilen dosyalar cluster'larda
    (diskin temel birimi) tutulurlar, bunların da yan yana olması gerekmez. İşletim
    sistemi dosyanın kaydedildiği cluster'ları bu tabloya bakarak öğrenir ve
    bulur.



    File extensions : Dosya ekleri. Bir dosyanın formatını gösteren,
    dosya isminin devamında yer alan ekler.



    File formats : Dosya formatları. Kullandığınız her programda
    dosyalar belli formatlarda kaydedilirler. O dosyaları tekrar açmak için ya
    aynı programı kullanmak ya da o formatı destekleyen başka bir program
    kullanmak gerekir.



    File sharing : Dosya paylaşımı. Bilgisayar verilerinin herkes tarafından
    veya belirli kişiler tarafından paylaşımı. Çoğunlukla ağ üzerinde ayrılan
    bir alanda toplanan dosyalar kolaylıkla kullanıcılar tarafından paylaşılabilir.



    File system : Dosya sistemi. Bilgisayarda dosyaların isimlendirilme ve
    bilgisayarda tutulma sistemidir. Dosyalar klasörlerin oluşturduğu bir dizin
    yapısında tutulurlar.



    File transfer : Dosya transferi. Dosyaların bir ağ cihazından diğerine
    aktarılmasına izin veren ağ uygulamaları kategorisi.



    Filter :
    Filtre. 1) Programlamada, belirli kriterleri karşılaması
    beklenen giriş ve çıkışları kontrol etmek için kullanılan program. 2)
    İletişimde belirli tipte işaretlerin geçmesine izin veren cihaz.



    Firewall : Özel ağ kaynaklarını diğer ağ kullanıcılarından
    korumak için, bir geçit sunucusuna yerleştirilen uygulama.



    FireWire : Apple'ın çeşitli cihazların bilgisayara bağlanabilmesi için
    geliştirdiği bir standart. 63 kadar cihaz tek bir kablo ile 400 Mbps transfer
    hızında bilgisayarlara bağlanabiliyor.



    Firmware : ROM'a yüklenmiş yazılım komutları.



    Flash memory :
    Flash bellek. Cep telefonlarında, sayısal kameralarda, ağ
    anahtarlarında ve taşınabilir bilgisayarlardaki PC Card'larda kullanılan bir
    bellek türü.



    Flow : Akış. Bir ağdaki iki nokta arasında ver akışı.



    Flow control : Akış kontrolü. Ağ üzerindeki cihazlar arasında gidip
    gelen verinin yönetimi.



    Flowchart :
    Akış diyagramı. Bir programın akış mantığı, iş veya
    üretim prosesleri ve organizasyon şeması gibi şeylerin grafik olarak gösterimi.



    Folder : Klasör. Dosya sistemlerinde dosyaların içinde tutulduğu klasörler.



    Font : Belirli bir tipte ve büyüklükteki yazı karakteri seti.



    Footprint : Bilgi teknolojisinde bir donanım biriminin veya yazılımın
    kapsadığı alan.



    Forwarding : İletim. Ağ üzerindeki bir cihaz yoluyla bir çatıyı
    (frame) son hedefe doğru gönderme işlemi.



    Fragmantation : Bir paketi, paketin orijinal boyutunu desteklemeyen bir ağ
    üzerinden iletmek için daha küçük parçalara bölme işlemi.



    Frame : Çatı. 1) İletişimde, adres ve belirli protokol kontrol
    bilgilerini de içerecek şekilde, ağ noktaları arasında iletilen veri. 2)
    Video ve film kayıtlarında, görüntü dizisinin tek bir karesi.



    Frame Relay : Yerel ağlarla geniş alan üzerindeki uç noktalar arasında,
    aralıklı olarak sağlanan veri iletişimi için tasarlanmış iletişim
    servisi.



    Frequency-division multiplexing (FDM) : Pek çok işaretin tek bir iletişim
    kanalı üzerinden iletilmesi için geliştirilmiş bir teknik. Her bir işaret
    farklı bir frekansda gönderilir.



    Front-end : Ön uç. Kullanıcının doğrudan kullandığı uygulama.
    Back-end, arka uç uygulamalar, ön uç uygulamaları destekleyen servisleri
    dolaylı yollardan sunarlar.



    FTP (File Transfer Protocol) : Internet üzerinde dosya alışverişini
    basitleştiren standart bir Internet protokolu.



    Full Duplex : Gönderici ile alıcı istasyon arasında aynı anda veri
    transferini gerçekleştirme özelliği. Tam duplex 100BaseT, 200 Mbps'lik bir
    çıkış hızı sağlar (her bir yönde 100 Mbps). Fiberle kullanıldığında
    daha uzak mesafelere iletime de izin verir. Tam duplex'de bir 100BaseFX bağlantısı
    2 km'ye ulaşabilir.





    Gateway : Geçit. Bir ağa giriş noktası.



    GB (gigabyte) :
    1 milyar byte civarında bir depolama alanını gösterir.



    Gbps : Saniyede 1 milyar bit. Veri iletim ortamının bant genişliği ölçüsü.



    Geographic information system (GIS) : Coğrafi Bilgi Sistemi. Harita
    bilgisi verilerinin alınıp analiz edilmesini sağlar. Hava tahmini, satış
    analizi ve nüfus tahmini gibi alanlarda kullanılır.



    GHz : 1 milyar hertz. Alternatif akım veya elektromanyetik dalga frekans
    ölçüsü. Bilgisayarlarda işlemcinin saat hızını gösterir.



    Gigabit : 1 milyar bit. İki iletişim noktası arasında saniyede
    iletilen bit sayısının ölçüsü olarak kullanılır.



    Gigabit Ethernet :
    1 Gbps hız sağlayan bir yerel ağ standardı. Çoğunlukla
    ağ omurgalarında kullanılır.



    Global Positioning System : Küresel Konumlandırma Sistemi. Dünya etrafında
    bir yörünge izleyen 24 uydu yoluyla dünya üzerindeki çok küçük şeylerin
    bile yerini belirlemeyi mümkün kılan sistem. Doğruluk derecesi 10 ile 100 m
    arasında bir farkla değişiyor.



    GPRS (General Packet Radio Service) : Paketlere dayalı bir kablosuz
    iletişim sistemi. Mobil telefon ve bilgisayar kullanıcılarına 56 ile 114
    Kbps'lik hızlar arasında Internet'e sürekli bağlanma olanağı sağlıyor.



    Graphics accelerator : Grafik hızlandırıcı. Bilgisayar ekranındaki görüntüyü
    sürekli yenileyen bir bilgisayar programının yüklenebildiği bilgisayar parçası,
    video kartına takılan bir yonga seti. Bilgisayarın grafik gösterim hızını
    artırarak bazı efektlerin kullanılmasını mümkün kılıyor.



    Groupware : Farklı yerlerde çalışan insanların bir arada çalışmalarına
    yardımcı olan programlar. Bu tip yazılımların sağladığı servisler arasında
    ajanda paylaşımı, bir yazı üzerinde ortak çalışma, e-posta idaresi,
    paylaşılan veritabanına erişim ve elektronik toplantılar gibi servisler
    bulunuyor.



    GSM (Global System for Mobile communication) : Avrupa'da yaygın olarak
    kullanılan sayısal bir mobil telefon sistemi. 900 veya 1800 MHz hızlarında
    çalışıyor.



    GUI (Graphical User Interface) : Grafik Kullanıcı Arayüzü. Bugünün
    önde gelen işletim sistemlerinin kullanıcılara sundukları arayüz.





    Hacker : Aslında
    akıllı programcı anlamına gelen bir terim, ancak günümüzde Internet üzerinden
    bilgisayar sistemlerini çökertmeye çalışan kötü niyetli programcılar için
    kullanılıyor.



    Half-duplex : Veri iletiminin tek bir taşıyıcı üzerinden iki yönde
    ancak farklı zamanlarda yapıldığı durum.



    Handshake/handshaking : El sıkışma, anlaşma. Telefon iletişiminde
    iki modem, bağlantı sırasında hangi protokolün kullanacağı konusunda
    bilgi alışverişinde bulunur ve anlaşırlar.



    Header : Başlık. 1) Bir dokümanın ekranda görüntülendiğinde
    veya yazıcıdan çıkarıldığında, başında yer alan yazı ve görüntü
    kombinasyonundan oluşan başlık. 2) E-posta'da, e-posta'nın geldiği
    yeri, adresi, diğer alıcıları, mesaj önceliği seviyesini ve diğer
    bilgileri gösteren e-posta'nın bir parçası. 3) Bir bilgisayar dosyasında,
    dosyanın içeriğinden önce gelen, içeriğin uzunluğunu ve dosyanın diğer
    özelliklerini gösteren bölüm. 4) Bir ağ iletim biriminde, veri veya
    kontrol işaretlerinden önce gelir, dosya veya iletim birimi hakkında, uzunluk
    ve bağlı bulunan başka dosya veya iletim birimi olup olmadığı gibi
    bilgileri içerir.



    Hertz (Hz) : Saniyedeki çevrim sayısını gösteren frekans birimidir.
    Evlerde kullandığımız elektrik 50 Hz'dir. Ancak iletişim daha yüksek
    frekanslarda yapıldığından kilohertz (KHz) veya megahertz (MHz) mertebesinde
    değerler kullanılır.



    Heterogeneous : Heterojen, tek biçimli olmayan. Bütünü oluşturan parçaların
    farklılığını gösterir. Çoğunlukla, farklı üreticilerin parçalarının
    bir arada çalıştırılmasıyla oluşturulan ağlar için kullanılır.
     
  4. 31 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  5. Eylul-son

    Eylul-son Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Mart 2007
    Mesajlar:
    341
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    tşklerr payaşımın içinn...