İş Yerinde Kadının Saygınlığı

Konusu 'İş ve Kariyer' forumundadır ve EU1 tarafından 31 Mart 2007 başlatılmıştır.

    31 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Dişilik. İşyerinde belki önemli bir silahtır ama ne daimi başarı için yeterlidir ne de üstün kişilik için. Bunun da ötesinde, eğer ki çevre, kadının kadınlık kullanarak birtakım yaptırımlarda bulunduğunu, kazanımlar elde ettiğini farkederse bu durum kadın için taşınması zor bir yük olabilir. Çevresinde beklentisi değişenlerin sayısı bir anda artıverir. İşte o nedenledir ki, onun işi herkesten daha zordur.


    Duygu Sucuka'nin yazisi.Cok dogru tespitlerle deginmis konuya.Bilinmedik bir konu degil elbet ama okumanizi tavsiye ederim.


    Yerel medya'dan bir dostum dün arayıp da bu haftaki sayılarını 8 Mart Kadınlar günü dolayısıyla kadın ağırlıklı yazılara ayırdıklarını ve “dişilik mi, kişilik mi” konusunu işlemeye çalıştıklarını söyleyince bana da bu konuda bir yazı yazmak düştü.

    Yazının başlığını da “dişilik mi, kişilik mi” şeklinde atmıştım ama bu iki kelimeyi kadınlar için yan yana koymak hoşuma gitmediğinden değiştirdim.

    Bu konu çok geniş bir mevzudur. Yazmakla ya da tartışmakla birkaç satıra, birkaç sözcüğe sığdırmak mümkün değildir. O nedenle konuya genel anlamda bakmak yerine kadının işyerindeki duruşunu ele almak istedim. Aksi takdirde tarihin sayfalarına bile götürebilir bu konu bizi. Kleopatra’nın aşklarıyla elde ettiği kazanımlarından Hürrem Sultan’a, Mata Hari’ye kadar uzanabilir kelimeler.

    Özellikle çalışan kadınları ilgilendiren bu kavramlar üzerinde toplum olarak çok fazla durmadığımızı, tartışmadığımızı düşünüyorum.

    Kadınların kadınlar adına toplumda hak ettikleri yeri elde edebilmeleri için kişilikleriyle mücadele etmeleri gerektiği vurgusunu kadın konulu tüm yazılarımda işlemişimdir.

    Dişilik. İşyerinde belki önemli bir silahtır ama ne daimi başarı için yeterlidir ne de üstün kişilik için. Bunun da ötesinde, eğer ki çevre, kadının kadınlık kullanarak birtakım yaptırımlarda bulunduğunu, kazanımlar elde ettiğini farkederse bu durum kadın için taşınması zor bir yük olabilir. Çevresinde beklentisi değişenlerin sayısı bir anda artıverir. İşte o nedenledir ki, onun işi herkesten daha zordur.

    Çok eskidendi, bir iş ilanı okumuştum. Bayan eleman aranıyordu. Aranan özelliklerin arasında bir de sarışın olması tercih konusu idi. Burada zaten amaç belli. Bayan eleman aramaktan öte kadın olarak göreceği bir nesne arıyor patron bey. Onun yanında çalışacak kadının işi hem çok zor hem de çok kolay olmalı. Kadınlığını kullanırsa çok şey elde edebilir. Eğer o yolu tercih etmezse zaten işini de kaybedecektir.

    İşyerinde başarılı, çalışkan, tartışabilen, kendini giydikleriyle değil konuştukarıyla kabul ettiren kadın genellikle erkeklerin tercihi değildir. Ve rakip olarak görmek istemezler. Ama o rakibi aşamamış, kabullenmişseler kadın saygınlığını o zaman kendisi yaratmış demektir. Zordur ama kadınlar için en geçerli yol budur.

    Kadının horlandığı, dışlandığı, dövüldüğü Türk toplumunda, güçlü bir kadın birliği oluşturabilmek de güçlü kadın kişilikleri ile mümkündür.

    Dünden bugüne Türkiye’de birçok yüksek makama oturmuş, üniversitelerde önemli ünvanlar elde etmiş kadınlarımız azımsanmayacak orandadır. Onların geldikleri yerler kendi çabaları, kişilikleri, başarıları doğrultusundadır. Eğer öyle olmasaydı bir yerde takılır kalırlardı.

    Bir de bürokratik çevreler var. O çevrelerde kadınlar ne kadar çalışsalar, ne kadar mert, dürüst ve mücadeleci olsalar da haklarını alamamaktadırlar. Bürokraside tüm makamlar erkeklerin hakkı olarak görüldüğü içindir ki, kadın olmak makam, mevki sahibi olmak için dezavantajdır. Sanki bu bir devlet geleneği gibidir. Kadının işyerindeki saygınlığı makam sahibi olması için yeterli değildir.

    Bugün toplumun her noktasında, iş yaşamının her alanında, görev paylaşımının her kademesinde kadınlar vardır. Ve kadınlar kendi güçleriyle, kendi kişilikleriyle, kendi başarılarıyla vardır. Onların başarıları her zaman su yüzüne çıkamasa da, iş yaşamında kadınlar bir saygınlık oluşturmuş durumdadırlar.

    Gelecek zaman dilimlerinde, kadınların güçlü kişilikleri doğrultusunda daha fazla kazanımlar elde edecekleri muhakkaktır. Yeter ki işyerlerinde kadın olduklarından öte insan oldukları kabul görsün…