İsa'nın Kefeni

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve epaq tarafından 31 Mart 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    31 Mart 2009
    Konu Sahibi : epaq
  1. epaq

    epaq Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.373
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    İsa'nın Kefeni ( Torino Kefeni )

    [​IMG]


    Torino Kefeni; İsa'nın İtalya'nın Torino kentinde bulunan kefenidir.Bircok bilimadamının yıllarca yaptıgı arastırmalarla elde ettikleri bilgilere gore 1.yy a ait olan bir kefendir.

    Söz konusu kefen,1978 yılında 40 Amerikalı bilimadamı tarafından cagımızın en gelişmiş cihazları ile incelenmiştir.Üzerinde cesitli testler yapılmıştır.

    Kefenin fotografları ilk kez 1898 yılında aukat Secundo Pia tarafından cekildi.Filmler banyo edildiginde , filmin negatifinde ,kefende cıplak gozle gorulebilenden cok daha net ve pozitif bir resim cıktıgı goruldu.Yani koyu renkler acık,acık yerler ise koyu cıkmıştı.Kısaca kefenin kendisi bir fotograf negatifi gibiydi.Bu ilginç fotograflar kısa zamanda kefeni dunyaca unlu kılmaya yetti.

    Bu olay bilimsel arastırmaların baslangıc noktası oldu.Ta ki olumsuz bir karar gibi gorunen C14 testine kadar.

    Kefen ; boyu 4.36 m. genişligi 1.10 m. olan keten bir bez parcasıdır.Üzerinde yakından bakıldıgında bulanık ve belirsiz gorunen , uzaklaşıldıgında ise netleşen cıplak bir adamın gayet duzgun hatlı sekli bulunmaktadır.

    En sasırtıcı tespitlerden biri de,kefendeki seklin 3 boyutlu verilere sahip oldugunun bulunmasıdır.John Jackson ve Eric Jumper adlı iki fizikçi,vücut ile bezi ayıran mesafeyle kefendeki bezin parlaklıgı arasında matematiksel bir oran oldugunu fark ettiler.Vucudun beze degmiş oldugu yerlerde kefen daha parlaktı;ornegin burun ,alın, kaslar gibi yerlerde.Dogrudan temas etmeyen yerlerde ise parlaklık daha azdı;ornegin goz yuvaları,avurtlar gibi yerlerde.

    Bu bulgular kefenin uzerindeki seklin 3 boyutlu bir nesne tarafından ortaya cıkarıldıgını gostermektedir.Kefendeki şekil insan vucudu ile dogrudan temasla ortaya cıkmış olamazdı,çünkü vücudun bezle temas etmedigi yerlerde de seklin devam ettigi goruluyordu.Bu yerlerin parlaklıgı da beze olan uzaklıgına gore degişmekteydi.Vucutla kefen arasındaki oran matematiksel olarak kesin bir biçimde hesaplanabilirdi. VP-8 goruntu cözümleyicisi , uzaydaki yıldızların ve gezegenlerin fotograflarını goruntulemede kullanılmaktadır.

    Bu araç 2 boyutlu bir fotograftan 3 boyutlu bir goruntu cıkaramamaktadır.Oysa kefenin 2 boyutlu fotografından,3 boyutlu bir goruntu cıkarabilmiştir.Bilginleri hayrete dusuren de budur.Kefendeki seklin 3 boyutlu kopyasının incelenmesinden sonra cok onemli bulgular ortaya cıktı.

    Kefendeki adamın gözlerinin uzerinde para oldugu farkedildi.1.yy da Yahudiler ölülerinin gozlerinin uzerine para koyarlardı.İzoyogunluk yontemi ile yapılan incelemelerde bu paranın uzerindeki sekil ve yazı belirlendi.Paranın uzerinde bir Romalı başı ve Tiberius Caesar yazısının bulundugu anlaşıldı.

    Kefendeki adamın elleri bilekten çivilenmişti,ikonalarda gosterildigi gibi avuç içinden değil;öyle çakılmış olsaydı vücut agırlıgı nedeniyle el kaslarının yırtılması söz konusudur.Çivi ancak ''destot bölgesi''denilen yerden çakılırsa bilek kemiklerine zarar vermez.Bu noktanın arlığı anatomistler tarafından 19.yy da bulunmuştur.

    Kefendeki adamın boyu 1.78'dir.
    Adam sakallıdır.
    Adamın vücudunda 90 ila 120 kırbaç yarası vardır.Adam iki farklı kişi tarafından kırbaçlanmıştır.
    Sakalının bir bölümü yolunmuştur.
    Bacakları kırılmamıştır.
    Sakalı ikiye ayrılmış gibidir,bu da cenesini kapatmak için çenebagı kullanıldıgını gostermektedir.

    Kefen üzerinde 50 çeşit çiçek tozu(polen) bulunmuştur.Bunlardan bazıları sadece Türkiye'de bulunmaktadır.

    Keten dokusunun arasında pamuga rastlanmıştır,Avrupa'da pamuk yetişmemektedir.
    Karnı şişmiştir.Bu da adamın haç uzerinde boğularak öldügünü gostermektedir.
    Ayaklarından da çivilenmiş oldugu görülmektedir.
    Başına dikenli bir sey gecirildigi , başındaki yara izlerinden belli olmaktadır.
    Böğrünün sag tarafında ,5. ile 6. kaburga kemikleri arasında 4.5 cm 'ye 1.5 cm'lik oval biçiminde mızrak yarasını andıran bir yara görülmektedir.
    Dizleri yara bere içindedir.
    Omzunda zedelenme vardır.
    Kefen uzerinde kan lekeleri vardır.

    Kefen uzerinde , kefene sarılmış cesedin çürüdügünü gösterir en küçük bir ize rastlanmamıştır.Bu da cesedin uzun süre kefende kalmadıgını gösterir.
    Bilimsel arastırmalar kefendeki şeklin doğrudan vücut temasından ileri gelmedigini göstermiştir.Bilimadamları cesedin kefenden nasıl cıkartıldıgını açıklayamamaktadırlar.

    Varılan sonuca göre söz konusu bez,gerçek bir kefendir;ayrıca bu kefen işkence görmüş ,haça gerilerek öldürülmüş bir adama aittir.Bu adamın başına gelenlerle İncil'de İsa hakkında anlatılanlar arsında büyük benzerlikler vardır.Amerikalı bilimadamı Stevenson'a göre kefendeki adamın İsa'dan başka biri olma olasılıgı 82.944.000'de 1 'dir.

    Birçok bilimadamının yıllarca yaptıkları araştırmalar kefenin gerçek oldugunu gösterirken , radyokarboncular sahte oldugunu söylemektedir.
    Sonuç olarak kefendeki insan şekli 3 boyutludur,kesintisizdir,suya e yüksek ısıya dayanıklıdır.Kefen uzerindeki izler boya ile yapılmamıştır.Kefenin dokularında hemoglobine rastlanmış;işkence görmüş bu adamın kan grubu AB Rh+ 'tir.Son yıllarda keşfedilmiş hemodinamik yasalarına da tamamen uymaktadır.

    Ve kefen ortaçag'da bilinmeyen bir anatomik mükemmelliği temsil etmektedir.


    -Alıntıdır-
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.