işin bitince beni severmisin?

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve acigul tarafından 1 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    1 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : acigul
  1. acigul

    acigul Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2009
    Mesajlar:
    679
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    İŞİN BİTİNCE BENİ SEVER MİSİN?


    Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı:

    "Anne biliyormusun bugün yuvada ne oldu?"

    "Görmüyormusun? Telefonla konuşuyorum." hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu.

    annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.

    herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda.



    bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. nerelere gitsindi?

    Annesi kapattı telefonu. mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. koşarak yanına gitti."Sana yardım edeyim mi?" dedi en sevimli halini takınarak.annesi manalı manalı baktı.

    "Hayırdır. bir yaramazlık filan. bak birde seninle uğraşmayayım. çok yorgunum zaten."

    yorgunluk nasıl bir şeydi? bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır,"nasıl yorulmuş yavrucak. uykunun gül kokulu kolları sarsın seni" diyerek alnına öpücük kondururdu.

    Yorgunluk gül kokulu uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.

    "anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. anneannem öyle söylüyor."

    "uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. yorgunluktan ölüyorum."

    bu kelimeden nefret ediyordu;"yorgunum. yorgun olduğumda, böyle yorgun yorgunken..."

    "Anneciğim sen yorulma diye..."

    "Yemekte konuşuruz çocuğum. bankada işler yetişmedi. baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. hadi sen oyna biraz."

    "hani siz yoruluyorsunuz ya..."

    "eee...."

    "bende oynamaktan yoruluyorum."

    "ne yapayım?"

    "bilmem..."

    Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.

    ışıklar söndü birden. Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.

    "Mumda yok." diye diye karıştırdı dolapları el yordamı. çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını. deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözünün önüne. anneannesi gibi iki elini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarark tavşan kafası yaptı. "bak deli tavşan." diyerek parmaklarını oynattı. yoldan gecen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. otlarla kuşlarla konuştu.sonra yorgun düştü. duvardaki görüntü o minik avuçlarının açılmasıyla kayboldu. kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.



    neden sonra ışıklar geldi. kadın çocuğuyla hiç konuşmadığını akıl etti birden. kanepeye koştu. küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı. masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini. uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu. çocuk sanki bu öpücüğü bekliyormuşçasına:



    "İşin bitince beni severmisi anne?" dedi. kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.
     
  2. 2 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : acigul
  3. italim

    italim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.167
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    :çok üzgünüm::çok üzgünüm::çok üzgünüm::a015:
     
  4. 9 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : acigul
  5. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.