İşsiz Olabilirsiniz Ama Hedefsiz Olmayın

Konusu 'İş ve Kariyer' forumundadır ve mavrulam tarafından 24 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : mavrulam
  1. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Toplum olarak en önemli problemlerimizden biri işsizlik ve gelir azlığı. İşsizlik sosyal patlamaların ana sebebi. Krizlerden sonra artan psikolojik sorunlar, boşanmalar vb.’ nin bir kısmı ekonomik nedenlerden kaynaklanıp bu konuda milletçe daha duyarlı olmamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu problemin çözümünde her ne kadar idarecilere büyük görevler düşte de meselenin sosyal ve psikolojik kaynaklarının üzerinde de durulmalı ve gerek işsizler gerekse ailelerin neler yapabilecekleri konusunda bilinçlendirilmelidir. İşsizliğin nedenleri elbette kişilerin içinde bulundukları şartlara göre değişmekle birlikte en büyük problem bilindiği gibi yeterli iş imkânlarının olmamasıdır. Bunun için daha fazla girişimcinin devletten destek alarak işsizlere iş imkânı açması gerekmektedir. Bununla beraber girişimcinin de uygun kalifiye elemana ihtiyacı bulunmaktadır. Bir konuda yetişmiş eleman bulma kolay değildir.

    Bir kişinin aranan elaman olma niteliğine sahip olmamasının bazı kişisel nedenleri de bulunmaktadır. Bunların başında kişinin yeterli eğitim alamaması, bilhassa tahsiline çeşitli sebeplerle devam edememesi gelmektedir. Bununla beraber eğitimli kesim arasında işsizlik oranının gittikçe artığı da bilinmektedir.

    BAŞARISIZLIKLAR ABARTILMAMALI

    Aileler, geçleri iş konusunda yalnız bırakmamalıdır. Gencin doğru işlere müracaat edip etmediği öğrenilmelidir. Kendisine uygun olmayan işlere başvurup sınavlarda veya mülakatta başarısız olan daha sonra da yeniden başvurmaya cesaret edemeyen ve böylece gittikçe kendilerine güven duygularını kaybeden gençler çoktur.

    Başarısızlıklar abartılmamalı, sonuçlardan ders alınıp yeni bir atılım için eksikliklerin giderilmesini önemli olduğu çeşitli şekillerde anlatılmalıdır. En iyi yatırımın eğitime yapılan yatırım olduğu da unutulmamalıdır.

    Tahsil kişilerin sadece gelir elde etmesi açısından değil sosyal hayatta başarılı olması ve milletçe kalkınmamız açısından önemlidir. Bununla beraber tahsilini tamamlayamayan, bu eksikliğini pratik hayatta çalışarak veya çıraklık eğitimi alarak giderip başarılı olan genel kültürünü de kendisini yetiştirerek geliştirenler de bulunmaktadır.

    Diğer taraftan pek çok genç ailelerinin veya dostlarını sağladığı iş imkânlarıyla gelişip meslek sahibi olmaktadır. Önemli olan kişi üzerinde baskı yapılmaması, ilgi ve yeteneklerinin göz ardı edilmemesi ve bir amaç sahibi olup o amaç doğrultusunda hareket etmesinin kolaylaştırılmasıdır. İşsizliğe bir diğer çözüm şekli ise aile üyeleri tarafından yürütülen aile işleridir. Bu işlerin bir kısmı gençler için de iyi bir gelişme ortamı hazırlamaktadır.



    ÇABUK VE KOLAY KAZANMA YANLIŞ BİR DÜŞÜNCE

    İşsizliğin çözünüm de işsizlere yeni iş imkânları sağlanmasında yeni atılımlara ihtiyaç vardır. Aslında toplumumuzda girişimci ruha sahip olan, toplumun lokomotifi olacak kişiler çoktur. Ailenin maddi kaynaklarının yastık altı para denilen küçük birikimlerinin ailedeki girişimciler ve onları maddi manevi destek olan aile üyelerinin dayanışması ile değerlendirilmesi güzel örnekleri çoktur. Fakat aile içi ortaklıktan kaçınan kişiler de oldukça fazladır. Bunda gerek aile içinde gerekse başka insanların hayatında yaşanan olumsuz tecrübelerin payı büyüktür.

    Girişimcilik çalışmalarının baltalayan nedenlerin başında, yapılan işte ehil olmama, ahlaki bozukluklar, kişiler arası iletişim çatışmaları ve yanlış anlamalar gelmektedir. Girişimcilik ruhuna en fazla zarar veren ise çabuk ve kolay kazanma arzusu olup; bunun zararı sonuçları ancak ahlaki ve dini eğitim ve kişinin neyin ihtiyaç olduğunu ve önceliklerini iyi bilmesi ile önlenebilir. İnsanların çalışmayı sevmesi ve sürekli kendilerini geliştirmeleri de çok önemlidir. İşsizliğin bir diğer nedeni de kişinin bulunduğu işin gelirini düşük bulduğu için çalışmamasıdır… Halbuki gençlerin düşük gelirli de olsa bir işte bilhassa aile işlerinde çalışmaları ve eğitim alarak kendilerini geliştirmeleri onlara ya daha yüksek gelirli işlerin kapısını açacak yada kendi işlerini sahip olma imkanı sağlayacaktır. Elbetteki burada istismar edilmemek de esastır.

    Diğer taraftan karşılıklı iyi niyetle gelişen aile işleri sadece aile üyelerine değil toplumdaki pek çok işsize de iş imkânı sağlamaktadır. İster aile üyeleri isterse aile dışındaki kişiler arasında olsun iş hayatında başarılı olmak için kişileri yaptıkları iş konusunda bilinçli olmaları, iş hayatının kurallarını iyi bilip tecrübe sahibi olmaları uzun ve kısa vade planlarını iyi yapmaları, çok çalışmaları, karşılıklı güvenle birlikte prensiplerin baştan konması, açık ve dürüst olunması, görev taksiminin iyi yapılıp yerine getirilmesi, maddi konuların çekinmeden profesyonelce rahat ve saygılı bir şekilde konuşulması, çalışma sisteminin iyi anlaşılması, gelir-gider dengesini iyi kurulması ve başarıların karşılıklı taktir edilmesi gerekmektedir. İşverenle çalışanların bu kurallara uyup da başarıya ulaşmamaları hemen hemen imkânsız gibidir. Tabii ki insan için kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğu ve kayıpların yeni atılımlar için sadece tecrübe oluşturduğu da unutulmamalıdır.

    Hükümetin işsizlikle mücadelede kararlı olması, yeni vergi düzenlemelerinin yapılması, girişimciye yapılan teşvikler ve sağlanan imkânlar devletiyle el ele veren halkın girişimlik ruhunu canlandıracak ve yeni iş imkânlarının sağlanması işsizlik ve gelecek endişesi taşıyan gençlerin kaygı düzeyini azaltarak ümitlerini ve çalışma arzusunu artıracak böylece hem devlet hem de millet güçlenecektir.



    İLGİ DUYULAN ALANDA EĞİTİM ALMAK MOTİVASYONU ETKİLİYOR

    Anne babaların çocuklarını onların istediği ve yetenekli olduğu değil de kendilerinin istedikleri alanda tahsil yapmaya zorlamaları kişilerde daha sonra isteklendirme eksiliğine yol açabilmektedir. Bu durumu önlemek için meslek seçiminde ilgi ve yeteneklerin iyi değerlendirilmesi ve ailelerin veya diğer etkili kişilerin kendi isteklerini empoze etmekten kaçınıp sadece bilgilendirmeleri gerekmektedir. Bazen ilgi ve yetenekler değişebilir. Bu durumlarda kişinin kendisini yenileyebilmesi ve ailenin ve diğer tecrübeli ve bilgili kişilerin uygun şekilde bilgilendirmesi kişinin severek çalışacağı bir iş bulmasını kolaylaştırır. Aslında kişi diploma notunun düşük olması sebebiyle bazı iş imkânlarından mahrum olacağını düşünebilir. Fakat diploma notu, yüksek lisans eğitimi veya devlet memurluğu başvurusu gibi durumlarda önemli olsa da özel sektörde başka özelliklerle birlikte değerlendirilmektedir. Bir veya iki yabancı dil, işle dil işle ilgili başka eğitimler almış olmak, tecrübe ve her şeyin başında kişinin başvurduğu işte çalışmayı gerçekten istemesi ve kendine güvenmesi diploma notunun yüksekliğinden bazı durumlarda daha önemlidir.