İşte Anneler Günü'nü yaratan Anna Jarvis'in ilginç ve ibret veren hikayesi...

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve benbeyaz tarafından 18 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

    18 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : benbeyaz
  1. benbeyaz

    benbeyaz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2006
    Mesajlar:
    237
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    İşte Anneler Günü'nü yaratan Anna Jarvis'in ilginç ve ibret veren hikayesi...


    Anneler Günü'nde bizler annemizi düşünürken, kutlama kartı yapımcıları, çiçekçiler ve telefon şirketleri Anna Jarvis' i düşünmelidirler.
    Yılın en çok iş yaptıkları günü ona borçludurlar, üstelik Anna Jarvis kendilerini "Şarlatanlar, soyguncular, korsanlar" diye nitelemiş olsa da.
    Ancak Jarvis çiçekçilere yenik düştü ve hatta bu uğurda tutuklandı bile...


    Jarvis için Anneler Günü, kendi annesini anmanın bir yolu olarak başlamıştı. Batı Virginia'da Grafton'da 1800'lü yılların sonlarında bir Metodist rahibin karısı olan annesi, bu sınır eyaletinde İç Savaş'tan sonra yaraları sarmak için bir "Anneler Dostluk Günü" ilan etmişti. Kendisi hiç evlenmeyen Jarvis, annesi ve kör kız kardeşiyle önce Grafton'da, sonra Philadelphia'da yaşamış, burada öğretmenlik yapmış, daha sonra bir sigorta şirketinde kütüphanecilik yapmıştı.


    Ölen annesi için kampanya başlattı

    Annesinin 1905'te ölümünden iki yıl sonra Jarvis, Grafton'da,annesinin öldüğü gün olan mayısın ikinci pazar günü, kendisi için bir anma ayini düzenlemişti. Kiliseyi annesinin en sevdiği çiçek olan 500 adet karanfille süslemişti.

    Jarvis bu törenden o kadar etkilendi ki, anneler için resmi bir tatil günü tahsis edilmesi içni kongre üyelerine, eyalet yöneticilerine, valilere, iş dünyası liderlerine ve gazete editörlerine bir mektup kampanyası başlattı.
    Grafton ve Philadelphia'daki kiliseler, ertesi yıl anneler için özel bir anma töreni yaptılar ve bunlara katılan herkes analık sembolü olarak yakalarına birer karanfil iliştirdi.

    İlk tanıyan eyalet Batı Virginia, 1910'da Anneler Günü'nü tanıyan ilk eyalet oldu. Bir yıl sonra Jarvis' in mektup yağmuru sonunda hemen hemen bütün eyaletler onu izlemişti. Yasa koyucular, kadınlara oy hakkı vermeye hazır olmayabilirlerdi, ama Anneler Günü'nün hiç düşmanı yok denilebilirdi. Başkan Wilson, 1915'te Mayıs'ın ikinci pazarını milli bayram yapan yasayı imzaladı.

    Ancak Jarvis' in işi henüz bitmemişti. Bir Uluslararası Anneler Günü Derneği kurarak yabancı devlet adamlarına mektuplar yazmaya başladı.

    O kadar çok mektup yazıp alıyordu ki, mektupları saklamak için evinin yanındaki üç katlı binayı satın aldı. Jarvis 1948'de öldüğünde 43 ülkenin Anneler Günü'nü kutladığı tahmin edilmektedir.


    Çiçekçilere kızdı

    Bu arada, bu bayram günü, çok geçmeden kurucusunu öfkeye boğmuştu. Jarvis' in takması için herkesi özendirdiği karanfiller o kadar istek çekiyordu ki, çiçekçiler fiyatlarını artırdılar. Kutlama kartı yapımcıları ve şeker şirketleri de bu yeni bayramdan büyük kar sağlıyorlardı. Jarvis şöyle diyordu: "Dünyada sizin için herkesten çok şeyi yapmış olan kadına mektup yazmak yerine basılı bir kart göndermek tembelliktir.


    Tutuklandılar

    Jarvis, 1923'te New York kent stadyumunda kullanılması planlanan bir Anneler Günü bayramını önlemek için New York Valisi Al Smith' i mahkemeye vermekle tehdit etti. 61 yaşındaki kadın, 1925'te Philadelphia'da şehit analarının toplantısında kadınların Anneler Günü'nde bağış toplamak için beyaz karanfil satmalarını önlemeye çalışırken tutuklandı.

    "Benim Anneler Günümü ticaretleştiriyorlar" iddiasında bulunan Jarvis, bir çiçekçi derneğinin üyelerinin Anneler Günü'nde sattıkları her karanfil için kendisine bir komisyon ödenmesini önermesi üzerine ağır bir hakarete uğramış oldu. "Benim düşündüğüm bu değildi. Ben kÆr değil, bir duygu günü olsun istemiştim" diyordu.


    Karanfile yenildi

    Ancak annesini böylesine seven kadının bayramı yaratması ne kadar kolay olmuşsa, ticari yanını durdurması da o kadar imkansızdı. Karanfiller yerine insanların beyaz düğmeler takmalarını önerdi ve kiliselerle okullara binlerce dolarlık beyaz düğme yolladı.

    Ancak bunun bir yararı olmadı. Sonunda kendi bayramının ticaretleştirilmesine karşı kampanyası, annesinden kalan epey büyük mirasın tükenmesine yol açtı. 70 yaşına gelen Jarvis ile kız kardeşleri, Philadelphia'daki evlerinde tam bir münzevi gibi yaşıyorlardı. Pencerelerindeki bir tabelada "Uyarı- Uzak Durun" yazılıydı ve içeri ancak kapıyı belli bir şifreye göre çalanlar girebiliyordu.


    Pişman öldü

    1943'te artık yoksul ve hasta olan Jarvis, bakımı için bir bağış komitesi oluşturan arkadaşları tarafından bir yaşlılar evine yerleştirildi. Bir çiçekçiler derneğinin, 1.580 dolar bağışta bulunduğu kendisine hiç söylenmemişti.

    84 yaşında orada ölmesinden kısa süre önce kendisini her Anneler Günü'nde dünyanın dört bir yanından gelen kartlarla dolup taşan odasında ziyaret eden bir muhabir şöyle diyordu: "Bana Anneler Günü'nü başlattığına pişman olduğunu söyledi."





    *Bugün alışageldiğimiz "anneler günü" anlamında olmasa da anneler için yapılan kutlamalar Sümerlere dek dayandırılabilir. Matriyarkal (anaerkil) düzenin hüküm sürdüğü tarihin ilkçağlarından bu yana İştar, Kybele, Rhea ve daha bir çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış ve doğanın uyandığı, yeniden doğduğu bahar mevsimi ile özdeşleşmiştir. Her bahar coşkulu kutlamalar ve sunularla bir gelenek halini alarak binlerce yıl kesintisiz olarak sürmüştür.
    Daha yakın tarihlere uzanacak olursak, günümüzden birkaç yüzyıl önce 1600'lü yıllarda İngilizler arasında "mothering sunday" adı ile, lent döneminin 4. Pazar günü kutlamalar yapılmaya başlandı.
    Anneler günü 1911 yılına gelindiğinde hemen hemen her ülkede kutlanmaya başlanmıştı. 1914 yılında ABD başkanı Wilson tarafından resmi bir açıklamayla Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak duyuruldu.
    Böylece Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıl önce başlattığı gelenek 20. yüzyılın başından itibaren dünya çapında kabul görmüş oldu.