İyi bir saç bakımı için

Konusu 'Sağlıklı Saç ve Saç Derisi' forumundadır ve Cicilikiz tarafından 29 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    29 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  1. Cicilikiz

    Cicilikiz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.972
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Saçların dökülmesi, yağlanması, kepeklenmesi, elektriklenmesi ve beyazlaması kaçınılmaz. Ama her sorun gibi bunların da çözümü var!

    KEPEKLENME
    Kepek; derinin dış yüzeyinden dökülen ölü hücrelerden oluşuyor. Bu sorun her ne kadar genetik olsa da mevsimlere ve bazı dış etkenlere bağlı olarak miktarında artma olabiliyor. Dökülen ölü hücreler, altta oluşan yeni hücreler tarafından itiliyor ve bu da saç dökülmelerine neden olabiliyor. Kepek; bir cilt sorunu olmakla birlikte, estetik açıdan istenmeyen bir görünüm de yarattığı için kadınların en büyük güzellik sorunları arasında.

    Günümüzde birçok kadın kepek sorunun, saç kuruluğundan ileri geldiğini düşünme hatasına kapılıyor. Hatta sırf bu nedenle saçım daha az yıkayanlara rastlamak dahi mümkün. Oysa sağlıklı olan doğru içerikli bir kepek şampuanı ya da bakım serumu kullanmak!

    Kepeklenmenin henüz kesin bir çözümü bulunmasa da, uzmanlar bu durumun kontrol altına alınabileceğini dile getiriyorlar. Antimikrobial selenyum sülfit ya da çinko pirithion içeren şampuanlar sorunun çözümlerinden sadece biri… Ancak saçınızı bu içeriğe sahip bir şampuan ile yıkarken, saç diplerine hafif masaj yapıp, başınızda bir iki dakika kadar da bekletmeniz şart!

    Saç uzmanları saçınızı bu şekilde haftada bir kaç kez yıkamanız gerektiğinin de ısrarla altını çiziyorlar. Eğer uygulamadan istediğiniz sonucu alamazsanız mutlaka bir dermatoloğa gitmenizi de tavsiye ediyorlar. Şampuan kadar saç renginizin ve kullandığınız su kalitesinin de büyük bir önemi var. Kepeklerin belirgin olmaması için saçınızı ten renginizden bir ton koyuya boyatmanız da getirilen tavsiyeler arasında.

    YAĞLANMA
    Halk arasında kirli saçın aslında daha yararlı olduğu söylenir! Zira saçtaki yağ oranı dış görünüme parlaklık katar. Ancak parlak saç ile yağlı saç arasında çok ince bir çizgi bulunduğu da bir gerçek! Peki yağlı saç nedir ve nasıl meydana geliyor? Aslında yağlı saç diye bir kavram söz konusu dahi değil. Yağlı olan gerçekte derinin kendisi…

    Düz saçlı kişilerde deriden salgılanan yağ gün içinde hızla yayılırken, kıvırcık saçlı kişilerde bu süreç daha yavaş ilerliyor. Bu durumda da kullanılacak şampuanın çok dikkatli seçilmesi gerekiyor. Yağlı saçlar için geliştirilen şampuanlar, yağı arıtmak için ağır surfaktanlar içermekte… Bu da ekstra kimyasal anlamına geliyor. Aşırı yağlı saçları yıkarken şampuanı iki kez uygulamak gerekebilir. Ayrıca yağlı saçlara sahip olan kadınların saçlarını nasıl yıkadıkları kadar nasıl şekillendirdikleri de çok önemli. Zira saçı sık fırçalamak ve taramak yağlanmayı hızlandırmakta. Bunun yanı sıra saçların mümkün olduğunca az toplanmasında da fayda var. Saç uzmanlarının yaptığı bir açıklamaya göre, yağlı saçlara sahip kadınların kısa saç kesimini tercih etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde saçın uç kısımları kaynakmış gibi durabiliyor.

    Bununla birlikte yağlı saçlı kadınlar kakül kestirirken çok iyi düşünmeli! Yağ birikimi alına temas ederek sivilcelenmeye neden olabilir. Yağlanma dış görünümü etkileyen bir sorun gibi gözükse de, gerçekte daha başka sorunların da başlangıcı… Eğer ki aşırı yağlanma engellenmezse dökülmeye de yol açabiliyor. Ayrıca ‘pitrosporium’ adı verilen ve deride bulunan bir mantarın sayısını artırarak saçlarda kepeklenmeye ya da seboreik egzamanın ortaya çıkmasına neden oluyor.

    SAÇ DÖKÜLMESİ
    Kadınların saçlarıyla ilgili en önemli sorunlarından biri, olan ‘alopesia areata’ olarak da adlandırılan saç dökülmesi… Daha çok erkeklerde görülen bu sorunun kadınlarda da giderek artmasını uzmanlar, çok daha aktif bir hayat sürmelerine ve hormonal değişikliklere bağlıyorlar.
    Etkinlik alanları arttıkça erkeklik hormonu androjeni daha fazla salgılamaya başladıkları düşünülmekte. Bir kadının vücudundaki normal hormon oranı, sekiz ölçü östrojene (kadınlık hormonu) karşılık bir ölçü androjen hormonundan oluşuyor. Ancak bu oran değişirse kadınlarda saç dökülmesi görülmeye başlanıyor. Östrojen hormonu doğrudan cildin dokusunu ve saçın esnekliğini de etkiliyor. Saç dökülmesi ile ilgili olarak uzmanların görüş birliğine vardığı temel nedenler ise şunlar: Sıkıntı, endişe, uykusuzluk, çürük dişler ve dengesiz beslenme!



    Saçlara gelişigüzel boyamalarla verilen zararlar da tellerin kırılmasına ve dökülmesine yol açabiliyor. Yalnız saçların birdenbire çokça dökülmesi estetik bir problem değil, tıbbi bir sorun. Böyle bir durumda, sadece basın değil bütün vücudun muayene edilmesinin yanı sıra tiroit testleri, böbrek, kalsiyum, enzim, karaciğer incelemeleri de yapılmak zorunda. Bunun yanı sıra uzmanlar saç serumu kullanılmasını da ısrarla tavsiye ediyorlar. Saçın dökülmesini yavaşlatan bu ürünleri saç dökülmesini engelleyen şampuanlar ile birlikte kullandığınız takdirde daha etkili oldukları da bir gerçek.

    ELEKTRİKLENME
    Elektriklenme; yanlış yıkama ve yanlış tarama olmak üzere iki temel nedene bağlı… Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız elektriklenmesi ve kabarması gayet normal algılanıyor. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama da saçı elektriklendirebiliyor. Bu nedenle kullandığınız saç fırçasının kalitesi çok önemli. Mümkünse doğal kıldan yapılan ve tutma yeri ahşap olan fırçaları tercih edin.

    Ayrıca saçınızı daha yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürebilirsiniz. Çünkü saç kremi, saçın elektriklenip kabarmasını önler. Ayrıca hava ve nem değişimleri de saç yapısını zorladığından, elektriklenmeye neden olabilir. Saçın elektriklenmesini engellemek için yağ dengesinin sabit tutulması da gerekiyor. Genellikle dalgalı saçlarda meydana gelen elektriklenmede saçınızın yağı ile birlikte şekillendirici kremler kullanmanız gerekebilir. Nemli saça uygulayacağınız bir kremden sonra sert uygulamalardan kaçının.

    Saçınıza uygulayacağınız bakımlar da elektriklenmeyi engellemek için pratik bir çözüm yolu. Haftada iki kez uygulayabileceğiniz jojoba yağı, elektriklenmeyi büyük ölçüde azaltacaktır. Tek yapmanız gereken yağı saçın tamamına uyguladıktan sonra önce elinizle iyice karıştırmanız, ardından da doğal kıllardan yapılmış bir fırça ile taramanız. Böylelikle yağ saçınıza iyice dağılacaktır. Ancak saçınıza hangi bakımı yaparsanız yapın, kullandığınız boyanın ve kesim şeklinin, elektriklenmeye olan etkisini göz ardı etmemelisiniz. Saçınızın ustura ile kesilmesi (ki son yıllarda kısa saçlar çoğunlukla bu yöntemle kesilmekte) ya da esmerlerin sarışın olmak için kullandığı saç açıcılar elektriklenmeye sebep olan faktörler arasında bulunuyor.

    İSTENMEYEN BEYAZLAR
    Yapılan anıştırmalara göre ciddi anlamda bir soyaçekim olmadıktan sonra, kadınlar genellikle 34 yaş civarında ilk beyaz saç telleri ile karşı karşıya kalıyorlar. Aslında bir saç teli, ortası boş olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten ibaret… Genç yaşlarda bu boşlukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı bulunuyor fakat yaşlandıkça derimiz saçlarınım ve vücuduımızdaki diğer kılları eskisi gibi sağlıklı üretemiyor. Saç kılların ortasındaki sıvı kayboluyor, boya hücreleri de tutunamadığından geriye sadece hava kalıyor ve saçlar beyaz renge yani asıl rengine dönmeye başlıyor.

    Saçların bütünüyle beyaza dönüşme süreci 10 ile 20 yıl sürebiliyor. Ancak bu süreci uzatmanın ya da geciktirmenin birkaç yöntemi de söz konusu… Bazı kadınlar boyama işlemini uzun ve sıkıcı bulduklarından, evde şampuan boya kullanmayı tercih edebiliyorlar. Oysa belli bir süre sonra bu boya ile saçın rengi sahte bir görünüme sahip oluyor. Söz konusu şampuanları kullanmak yerine içeriğinde E vitamini bulunan kremler kullanarak saç diplerinizi yumuşatmayı deneyebilirsiniz. Bunun yanı sıra gölge yaratabilecek bir rengi tercih etmeniz de mümkün. Yoğunluktan dolayı saçlarınızı boyayamıyorsanız, beyaz görünümü azaltmak için saçlarınızın ön kısmını kabartmayı deneyebilirsiniz.

    Ünlü kuaför Rita Hazan; saça verilecek yoğunluğun beyazları kapatmanın en iyi yolu olduğunu dile getiriyor. Ünlü markalar artık bu duruma da bir çözüm yolu buldu. Maskara şeklinde satılan ince telleri boyamanıza yardımcı olan boyalar satışta! Avon, Sally Hansen, Cover Your Gray gibi markalarda bulunan bu maskaralar ile beyazlaşan birkaç teli evde boyama şansına sahipsiniz.
     
  2. 13 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  3. gaydiri_gubbak_cemile

    gaydiri_gubbak_cemile Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2009
    Mesajlar:
    51
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Güzel bilgiler teşekkürler...
     
  4. 19 Ekim 2012
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  5. BynPofuduk

    BynPofuduk Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2012
    Mesajlar:
    129
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    48
    teşekkürler güzel bilgi