İzmir'de Kadın Olmak

Konusu 'Kadın'a Dair' forumundadır ve Halikarnas tarafından 2 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    2 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  1. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    İzmir şehrinde modern değerler ağırlıklı olarak benimsense de gelenekse değerlerle bir arada bulunmaktadır. Kadınların eğitim düzeyleri ve ücretli bir işte çalışma oranları görece olarak yüksek olsa da hala toplumsal, ekonomik ve siyasal alanda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için yapılması gerekenler bulunmaktadır. Daha eşitlikçi bir toplumu başlıca koşulu eğitim düzeyinin arttırılmasıdır. Kadın-erkek ilişkilerinde eşitlikçi tutumların geliştirilmesinde, kadınların kamusal alanda daha fazla yer almasının sağlanmasında, çalışma hayatında iş olanaklarının arttırılmasında ve aile içinde kadına karşı baskıcı davranışların önlenmesinde kadınların eğitimi son derece önemlidir. Araştırma bulgularından da görüleceği gibi eğitim, kadının kendi statüsünü iyileştirmesini, sorunlarına dair duyarlılığının artmasını ve bilinçlenmesini sağlamaktadır. Eğitim kadının toplumsal hayatta güçlendirilmesinin ön koşuludur. Yaygın ve örgün eğitim imkanlarının arttırılması ve kadınların ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi kadınlara yönelik politikaların geliştirilmesinde öncelik teşkil etmelidir. İzmir’de mesleki eğitim hizmetleri tasarlanırken genç kadınların talepleri (bilgisayar kursu gibi) göz önüne alınmalıdır.

    İzmir’de kadınların kendi gelirleri üzerindeki kontrolü yüksektir. Fakat bunun en önemli sebebi kadınların yalnız yarısının evli olmasıdır. Kadın erkek eşitliğinin sağlanmasında şüphesiz evli kadınların aile içindeki ikincil statüsünün ortadan kaldırılması gerekmektedir. Aile ilişkilerinde erkek egemen tutumlar kadını özel alanla kısıtlamakta, kadınlık rollerini annelik ve ev kadınlığı ile sınırlamakta ve aile içinde eşitsizlikle sonuçlanmaktadır. Aile içi gelirin ağırlıklı olarak erkek tarafından sağlanması hem kadının erkeğe bağımlılığını arttırmakta hem de erkek egemenliğini pekiştiren tutumların yaygınlaşmasına neden olmaktadır. İzmir’de kadınların erkeklere nazaran daha eşitlikçi tutum ve davranışlar sergiledikleri göz önüne alındığında eğitim olanaklarının arttırılması, mesleki eğitimin çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin kolaylaştırılması ile aile içinde ve toplumda statülerini iyileştirebileceklerdir.

    İzmir’de hem erkekler hem de kadınlar yaşlılar için bakımevleri talep etmektedirler. Bu hizmetin sağlanması gerek yurttaşların hizmetlerden memnuniyet düzeyini arttıracak gerekse de ailelerine bakmaları gerektiği için çalışamayan kadınların ücretli bir iş edinmeleri önündeki engelleri kaldıracatır.

    Kadınların kamusal alana katılımının ve temsiliyetinin en önemli gereklerinden biri kadının siyasete aktif katılımının arttırılmasıdır. İzmir’de kadınların, kadınlara yönelik sivil toplum faaliyetlerinden düşük seviyede haberdar oldukları dolayısıyla gerekli katılımı sağlayamadıkları görülmektedir. Sivil toplum kuruluşları erişimi kolay ve kadın temsiliyetinin sağlanmasında daha duyarlı örgütlerdir. Bu açıdan kadınların sivil toplum faaliyetine katılmalarının en azından STK’lardan yararlanmalarının teşvik edilmesi gereklidir.

    Aynı şekilde siyasete aktif katılım kadınlar arasında yaygın değildir. Kadınların siyasete ilgisizliği ve pasifliği aslında sadece kadınların kendilerinden değil siyasetin erkek egemen bir alan olmasından ve kadınların özellikle aile içi rolleri ile çatışmasından kaynaklanmaktadır. Ancak İzmir’de özellikle genç, çalışmayan ve eğitimli kadınlar arasında yaygın olan siyasete ilgi ve katılma isteği değerlendirilmesi gereken bir potansiyeldir. Kadınlar siyasete katılımlarının önündeki en büyük engel olarak yine de eğitimsizliği göstermektedir. Dolayısıyla, kadınların siyasete atılmaları için gerekli olan siyasete yönelik eğitiminin sunulması çok etkili sonuç verebilir. Özellikle çalışmayan fakat siyasete katılmak isteyen kadınların teşviki ile bu kadınların gerek boş zamanlarını daha etkin değerlendirmeleri gerekse de kamusal alanda daha geniş ilişki ağlarının parçası olmaları sağlanabilir. Yerel yönetimde kadınların temsiline yönelik kadınların oldukça güçlü bir talebi olduğu göz önüne alınmalı, yerel yönetimde kadın personelin sayısı arttırılmalıdır.

    Kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasında ve kadının insan haklarının korunmasına yönelik politikaların geliştirilmesinde devlet, yerel yönetimler ve sivil toplum işbirliği son derece önemlidir. Bu işbirliğinde ihtiyaç, talep ve öncelik alanlarının ortaklaşa belirlenmesi çözüme yönelik politikaların üretilmesi ile sonuçlanacaktır. Bu açıdan yerel yönetimlerin sürece aktif katılımı gerek hizmet sağlama olanaklarının çeşitliliği gerekse erişilebilirliklerinin yüksek olmasından dolayı şarttır.

    [​IMG]

    KAYNAK

    Birleşmiş Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Ortak Programı
     
  2. 14 Nisan 2013
    Konu Sahibi : Halikarnas
  3. WisH3535

    WisH3535 Üye Üye

    Katılım:
    31 Mart 2013
    Mesajlar:
    26
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    İzmir de kadın olmak şahane darısı tüm şehirlerde yaşayan kadınlarımızın başın. ne fark var derseniz bir fark yoktur belki biz sadece yaşamda kadın olmanın zorluklarını takmıyoruz :))