Jose Mauro de Vasconcelos-eker Portakal

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve BenNazKsK tarafından 7 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    7 Şubat 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  1. BenNazKsK

    BenNazKsK Çiçek&Böcük:) Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.956
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    Kitabın Adı:Şeker Portakalı
    Yazarın adı:Jose Mauro de Vasconcelos

    ROMANIN ÖZETİ:
    Roman kahramanı Zeze çok çocuklu yoksul bir ailenin küçük çocuklarından biridir. Olaylar işsizlik yüzünden ruhsal bunalımlar geçiren bir baba, kardeşlerinin sorumluluğunu üstlenmiş bir ağabey ve ablalar etrafında gelişir. Küçük kardeşi Luis henüz yaşananları algılayamayacak kadar küçüktür. Anne karakteri ise siliktir. Çünkü anne, ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır ve çocuklarına ayıracak hiç vakti yoktur. Kısacası aile fertleri Zeze’yi anlayabilmekten çok uzaktır.

    Zeze’nin mahalledeki insanlara yaptığı, çoğu kez zarar verme boyutuna ulaşan, şakalar ve yaramazlıklar, aslında yaşadığı yalnızlık duygusundan kaynaklanır. Ama o çevresindeki insanların söylediği gibi kendini “şeytanın vaftiz oğlu” sanır. Kötü bir çocuk olduğuna inanır. Yüreğindeki sevgi açığını kapatmak için hayali arkadaşlar yaratır. Bunlardan biri bir yarasadır. Diğeriyse yeni evlerine taşındıklarında her çocuğun bahçedeki ağaçlardan birini seçmesiyle ortaya çıkar: Hiç kimsenin beğenmediği bir şeker portakalı fidanı… Zeze, bu hiç de adil olmayan paylaşımda payına düşeni kabullendiğinde artık bir dostu daha olmuştur. Onlara isim takar ve onlarla konuşur.

    Aile fertleri dışında Zeze’yle ilgilenen birkaç kişi göze çarpar. Bunlardan biri Edmundo Dayı, diğeriyse Zeze’nin öğretmenidir. Edmundo Dayı ona aradığı sevgiyi değilse de en azından ara sıra para verir ve kendince yeni şeyler öğretir. Öğretmense söylenenlerin aksine Zeze’nin mükemmel bir çocuk olduğu görüşündedir.

    Bir süre sonra bir sokak şarkıcısı ortaya çıkar. Zeze onunla birlikte sokak sokak dolaşıp şarkı söylemeye başlar. Bu Zeze’nin severek yaptığı tek şeydir. Adam açık saçık şarkılar söylediği için babası onunla arkadaşlık etmesini istemez. Zeze bunu anlayamaz. Çünkü söylediği şarkıların anlamını bilmez. Bir gün sırf babasını mutlu etmek için ona bu şarkılardan birini söyler. Ve hayatının en kötü dayağını yer. Bu olaya en çok Gloria üzülür; aile fertlerinin onu dövmelerini yasaklar.

    Zeze, en büyük dostunu yine bir yaramazlık sonucu tanır. Bu daha çok tehlikeli bir oyundur. Hareket halindeki arabaların arkasına yapışıp rüzgarı ve hızı hissetmek, onun deyimi ile yarasa olmak… Portekizli Manuel Valadares ‘in arabası çok fiyakalıdır. Bu yüzden yarasa olma oyununu bu araba üzerinde denemek için büyük bir istek duyar ve iş başındayken yakalanır. Portekizli poposuna vurup onu çevredeki herkese karşı rezil etmiştir. Yüreği yoğun bir nefret duygusuyla dolar. Sonraları onu daha yakından tanıma şansına sahip olur. Ve bu adam yaşamdaki en çok sevdiği insan haline gelir.

    Babasından yediği dayaktan sonra intihar etmeyi düşünür. Ama Portekizli’nin desteğiyle vazgeçer. Ondan kendisini evlat edinmesini ister. Ne yazık ki adamın ömrü buna yetmez. Bir süre sonra ölüm haberi gelir. Talihsiz bir trafik kazası geçirmiştir. Portekizli’nin ölümü Zeze’yi yaşamdan koparır. Daha sonra kendi içinde yaşadığı bir iç savaş başlar. Bu birkaç günlük süreç aynı zamanda Zeze’nin büyüme sürecidir. Hastalığı esnasında şeker portakalının çiçek açtığını öğrenir. Ama artık ne o, ne de yarasa önemlidir. Yaşadığı büyük acı Zeze’yi olgunlaştırmıştır.

    ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

    Zeze: Baş kahraman, yoksul bir ailenin küçük çocuklarından biridir.

    Totoca: Zeze’nin ağabeyidir. Bencilce ve tutarsız davranışlar sergiler.

    Edmundo Dayı: Yaşlı bir akrabadır. Ona ailesinden çok daha iyi davranır.

    Jandira: Zeze’nin ablasıdır. Zamanını roman okumak ve sevgililerini düşünmekle geçirir.

    Gloria: Zeze’nin ablasıdır. Onu ailede en çok seven ve koruyan kişidir.

    Bay Arivaldo: Bir sokak şarkıcısıdır. Zeze ile aralarında sessiz bir dostluk gelişmiştir.

    Lala: Zeze’nin diğer ablasıdır. Son zamanlara kadar Zeze ile ilgilenmiş ama sonraları ya bıkmış, ya da sevgilisiyle olmayı tercih etmiştir.

    Luis: Zeze’nin küçük kardeşi, kardeşlerden en küçüğüdür. Ailede herkes tarafından sevilir.

    Luciano: Luciano adındaki yarasa, Zeze’nin isim takıp konuştuğu çok sevdiği arkadaşlarından biridir.

    Minguinho (Xururuguinho): Bir şeker portakalı ağacıdır. Zeze, Luciano gibi onunla da konuşur. Hatta onların da konuştuklarını düşünür.

    Bay Paulo (Baba): İş bulamadığı için psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Bu yüzden çocuklarına karşı yeterince sevecen ve sabırlı olamaz.

    Anne: Ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır. Çocuklarıyla ilgilenemez. Bu yüzden romanda arka planda kalır.

    Manuel Valadares (Portuga):
    Zeze’ye sevgiyi, yaşamın sevilebilecek yanlarını öğreten insandır. Onun iyi ve mutlu bir çocuk olabilmesi elinden gelen her şeyi yapar.

    Cecilia Paim (Öğretmen):
    Yaptığı bütün haylazlıklara rağmen onun mükemmel bir çocuk olduğunu düşünen duygulu ve anlayışlı biridir.
     
  2. 7 Şubat 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  3. lirik guzel

    lirik guzel bekle beni 35.5 :) Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    7.750
    Beğenildi:
    887
    Ödül Puanları:
    188
    Çok güzel bir kitaptı.Orta 1 de okumuştum hayal meyal hatırlıyorum ama çok hoşuma gitmişti.O yaş grubundaki çocukların muhakkak okuması gereken b.r kitap.
     
  4. 7 Şubat 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  5. dhilek

    dhilek shizen & senritsu Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.783
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    ortaokul zamanımda bende okumuştum. sonra üniversitedeyken tekrar okudum salya sümük. çok etkilendim. kitabı aldım çünkü ilerde mutlaka kızıma da okutacağım kitaplardan...sonrasında zeze'nin delikanlılık ve yetişkinlik zamanınıda anlatan güneşi uyandıralım ve delifişek var. onlarıda pekiştirmek adına okuyun derim...
     
  6. 17 Nisan 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  7. agate

    agate Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    111
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Evet Lirik Katiliyorum Sana Gerçekten çok Güzel Bir Kitapti Okuduğumda çok Etilenmişti
     
  8. 22 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  9. nghn

    nghn Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    10
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    okuyup unutamadığım ve tavsiye ettiğim kitaplardan ..
     
  10. 22 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  11. fragola

    fragola Gruşenka Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    5.518
    Beğenildi:
    48
    Ödül Puanları:
    153
    Ben de zırıl zırıl ağladığımı hatırlıyorum =) Şimdi okusam yine ağlarım biliyorum. Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi
     
  12. 22 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  13. ChoqSeqeR

    ChoqSeqeR hayırlısını nasip et ALLAHım Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.029
    Beğenildi:
    1.145
    Ödül Puanları:
    238
    evet canım bende çok ağlamıştım çok etkilenmiştim harika bir kitaptı
     
  14. 22 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  15. medura

    medura Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2007
    Mesajlar:
    66
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Ben de o yaşlarda okumuştum ve de o ağaçla gerçekten konuştuğuna inanmıştım :)
     
  16. 25 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  17. *KurabiYe*

    *KurabiYe* Yeni Üye Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.619
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    Küçük zezenin küçük yüreğiyle yaşadığı hayat hikayesi..
    Ne çok ağlamıştım bu kitabı okurken..
    Adını her duyduğumda beni gülümseten bir o kadarda hüzünlendiren küçücük bir kitabın hikayesi..
     
  18. 23 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : BenNazKsK
  19. esratunay

    esratunay Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    3
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben bu kitabı okuyamadım ama kızıma aldım şimdi yorumları okuynca en kısa zamanda başlıyorum