Kaç Tane Ingilizce Kelime Bilmek Gerekir?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve nbatur55 tarafından 19 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : nbatur55
  1. nbatur55

    nbatur55 baldan tatlı can kızım... Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2007
    Mesajlar:
    513
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    KAÇ TANE İNGİLİZCE KELİME BİLMEK GEREKİR?

    Şüphesiz bu sorunun cevabının verilmesi için bir başka soru daha sorulması gerekir. "İngilizce'deki hedefiniz nedir?" Eğer hedefiniz günlük İngilizce konuşmaların % 80 veya % 90'ını anlamaksa, bunun cevabı oldukça basit. İngilizce kelimelerle ilgili bir analiz, İngilizce'de en çok kullanılan ilk 1000 kelimenin avantajlarını şöyle sıralıyor; en çok kullanılan ilk 1000 kelimeyi öğrenen bir insan günlük konuşmaların % 84.3'ünü, hikaye ve romanların % 82.3'ünü, gazete yazılarının % 75.6'sını ve akademik metinlerin % 73.5'ini kolayca anlayabiliyor.

    İlginç olan şu; İngilizce'de en çok kullanılan ikinci 1000 tane kelimeyi bilmek sadece % 6'lık bir artışla günlük konuşmaların % 90.3'ünü kolayca anlamanızı sağlıyor. İkinci 1000 kelime hikaye ve romanın anlaşılmasında % 5.1, gazete yazılarının anlaşılmasında % 4.7 ve akademik yazıların anlaşılmasında % 4.6'lık bir artış sağlıyor.

    İlk 1000 kelimeyi öğrenmenin çok büyük avantajlarının olmasının yanında, ikinci 1000 kelimeyi öğrenmek için harcanan zaman ve çabanın - ilk 1000 kelimenin sağladığı faydaya oranla - büyük bir kısmının boşa gittiği de bir gerçek. Ancak ilk 2000 kelimeyi öğrenen bir kişinin günlük konuşmalarında hiçbir sıkıntıya girmeyeceği de çok açık.

    TOEFL ve KPDS amaçlı kelime öğrenmeye yönelik olan "Accelerated Word Memory Power" adlı setle ilgili çok sayıda aldığım pozitif e-mail mesajları ve "Neden günlük konuşma kelimelerini hafıza teknikleriyle öğreten bir set çıkartmıyorsunuz?" sorusu beni birkaç yıldır yeni bir set hazırlama çabasına yöneltti. "Mega İngilizce" adlı bir set hazırlamaya ve İngilizce'de en çok kullanılan 2000 kelimeyi hafıza teknikleriyle öğretmeye ve buna biraz da gramer ilave etmeye karar verdim. Bu çalışmanın sonuna yaklaştığım haberini tüm okurlarımıza verebilirim. Sanırım bu set Eylül-2006'da hazır olacak. Gelişmeleri www.KisiselGelisim.com web sitesinin ana sayfasındaki ücretsiz "eMegaBeyin" dergisine üye olarak takip edebilirsiniz. Bu setin tanıtımı yakında Mega Hafıza'nın www.MegaHafiza.com web sitesinde yapılacaktır. Ayrıca bu makalenin en alt kısmında verilen web adresinden "Hafıza Teknikleriyle İngilizce" adlı e-kitabı da ücretsiz olarak bilgisayarınıza indirerek hemen okumaya başlayabilirsiniz.

    I.S.P. Nation "Yabancı Bir Dilde Kelime Öğrenmek" adlı eserinde, en çok kullanılan İngilizce kelimeleri hem öğrenmek, hem de öğretmek için harcanan zamana değeceğini ifade etmektedir.

    Bu arada en çok kullanılan kelimelerle sık bir şekilde karşılaşılması, bu kelimelerin hafızaya yerleşmesini de kolaylaştırmaktadır. Ancak çok sık karşılaşılmasından farklı olarak, bir kelimenin kolay öğrenilebilmesini etkileyen farklı faktörler var. Tabi bu faktörlere bağlı olarak kullanılan bazı kolaylaştırıcı teknikler de mevcut.

    İngilizce Bir Kelimenin Kolay Öğrenilebilmesini Etkileyen Faktörler

    Yabancı kelimelerin kolay öğrenilmesinde en önemli faktörlerden bir tanesi, öğrenilen yabancı dilin ana dilinizle veya bildiğiniz başka bir yabancı dille ilgili olmasıdır. Örneğin Latince kökenli bir yabancı dil biliyorsanız, aynı kökenli diğer bir yabancı dili öğrenmeniz daha kolay oluyor. Çünkü her iki yabancı dilde benzer ve ortak kelimelerle karşılaşmanız işi kolaylaştırıyor. Örneğin Almanca öğrenmiş olan bir kişi İngilizce kelimeleri öğrenmede çok da fazla zorlanmıyor. Örneğin Almanca'da "anne" anlamına gelen "mutter" kelimesini bilen bir kişi için İngilizce'de "mother" kelimesinin aynı anlamda kullanıldığını öğrenmek hiç de zor olmuyor. Yine bir başka örnek olarak Almanca'da "okul" anlamında kullanılan "schule" ile İngilizce'deki "school" kelimelerinin benzerliği işi kolaylaştırıyor.

    Bu arada benzer görünüp de zıt anlamlarda olan kelimelerin sizi yanıltmasını da önlemelisiniz. Bunun için önce aradaki zıtlığa dikkat etmelisiniz. Ayrıca başlangıçta bu kelimelerle her karşılaştığınızda "bunların aralarında bir zıtlık vardı" diye düşünmelisiniz.
    Diğer bir önemli faktör de yabancı kelimelerin bir tema veya konu içinde öğrenilmesidir. Genel olarak kelimeler her defasında bir tane yeni kelime öğrenmek şeklinde olmaz.

    Yabancı kelimelerin öğrenilmesini kolaylaştıracak bazı basit stratejileri şu şekilde sıralayabiliriz;

    Kelimeler arasındaki ilişkiler (Benzer anlamlarda olan kelimeleri aynı anda öğrenmeye çalışmak karışıklık yaratabilir);
    Aynı anda öğrenilmeye çalışılan kelime adedi (Kelimeler çok zor ise aynı anda öğrenilecek kelime sayısı azaltılabilir);
    Kelimeleri öğrenme sıranız (öğrenmede başlangıç ve bitiş etkisi vardır. Liste halinde öğrenilen yabancı kelimelerin içinde en kolay öğrenilenler listenin başında ve sonunda olanlardır. Dolayısı ile listenin ortasında bulunan kelimelere daha fazla dikkat etmelisiniz.)
    Yabancı Dil Öğrenme Hedefiniz Nedir?

    Yabancı dil öğrenmede seçtiğiniz hedef şüphesiz uygulayacağınız stratejilerin de farklı olmasını gerektirir. Örneğin önceliğiniz sadece okuduklarınızı ve duyduklarınızı anlamak olabilir. Bu durumda kelimelerin aktif olarak kullanılması söz konusu değildir. Kelimeler beyninizde pasif olabilir ve sadece duyunca anımsamanız yeterlidir. Amacınız öğrendiğiniz yabancı dilde yazı yazmak ve konuşmak ise iş biraz daha zordur. Çünkü bu durumda beyninizdeki sadece pasif anımsama işlemi ihtiyacınızı çözmeyecektir. Yazma ve konuşmada kelimeleri aktif olarak hatırlamak ve kullanmak gerekir.

    Yabancı Kelime Öğrenme Yaklaşımları

    Yabancı bir dili nasıl öğreneceğiniz, o dili neden öğrenmek istediğinize bağlıdır. Kendi kendine yabancı dil öğreten kitapların çoğu, sizin o yabancı dilin konuşulduğu ülkeye seyahat edeceğiniz kabulünden hareket etmektedir. Konuların çoğu bilet alırken, lokantada yemek yerken, alışveriş yaparken vb. durumlarda karşılaşacağınız cümleleri ve kelimeleri size öğretmeye çalışır. Diğer bir gurup yayın da iş gezisine giden işadamlarını hedef almıştır. Bu eserler de resmi tanışmalar, sohbetler ve müzakereler gibi konulara ağırlık verirler. Her iki gurup da duyduğunu anlamak ve söylemek istediğini konuşabilmek üzerine kurulmuştur.