kaçınılmaz son

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve husel tarafından 11 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    11 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : husel
  1. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Hiç bir ilişki ilk günlerin heyecanını sürdürebilecek kadar güçlü değildir, sanırmısınız ki leyla ile mecnun kavuşsalar yine birbirlerini çok seveceklermiydi??? Onları efsaneleştiren kavuşamamalarıdır...

    Hiç bir ilişki ilk günlerin heyecanını sürdürebilecek kadar güçlü değildir, sanırmısınız ki leyla ile mecnun kavuşsalar yine birbirlerini çok seveceklermiydi??? Onları efsaneleştiren kavuşamamalarıdır...

    Tabiki onlarda diş macununun ortadan sıkılmışlığı üzerine büyük bir kavga yapmayacaklarmıydı?

    Aşklar asla ilk günlerin coşkusunu, güzelliğini taşıyamaz...

    Evliliklerde de aşkın devam edeceğini düşünmek tamamen yanlışdır. Evlilikde çoğu zaman olmayan aşk, zaman zaman, ışığın yanıp sönmesi gibi ortaya çıkar, bir yanar bir söner, tekrar tekrar aynı adama yada kadına aşık olursunuz , zaten hazırsınızdırda, evli olduğun insandır o, ona aşık olmayacaksında kime olacaksın? Kimde arayacaksın aşkı?

    Maazallah bir başkasına yönelmek, aşkı başka bir insanda aramak, duyulmazsa kendi vicdanın tarafından, duyulursada toplum tarafından linç sebebidir, dolayısı ile her zaman zorunlu hissedersin kocaya tekrar aşık olmayı.

    O dünyalara değişmek istemediğiniz, belki dakikanızı ayrı geçirmek istemediğiniz kişi, bir gün size yabancı, bir gün olsada olur, olmasada olur, hatta bazen sinirlerinizi bozan hiç bir şeyine katlanamadığınız biri haline gelmiştir.

    Siz eski günleri derin ah lar ile çekerken, acaba o aynı şeyleri içinden geçiriyor mudur? Sevgi sözcükleri azalmış, o birbirinizin gözlerinize anlamlı bakışlar yerini yorgun, anlamsız bakışlara bırakmıştır.

    Ne olurdu her şey ilk günlerdeki kadar güzel kalsa, nerede yanlış yapılıyorduda, kaçınılmaz son hep aynı oluyordu? Adı üstündedir, ne kadar uğraşılsada her zaman ilk zamanlar özlenecek, şimdiki zamandan bir türlü memnun olunamayacaktır, herşeyin bir evresi olduğu gibi ilişkininde evreleri vardır, bir önceki evreye geri dönüş imkansız, çok zor, yada kısa süre için olarak tanımlanabilmektedir.

    Oysa her zaman ümit edilmez mi masallardaki gibi bir aşk? Sonsuza kadar mutlu yaşadılar hikayesi, masallar masallarda kalmaktadır, kimse kimseyle sonsuza dek sorunsuz, büyük aşkla yaşayamayacaktır.

    Belki hatamız beklentilerimizi yüksek tutmamız aşkdan çok fazla şey beklemekdir, hayatın anlamını, tüm sorunların sonunu, yaşadığımız yanlızlığın paylaşımını, aşık olunca her şey düzelir yada aşkımızla hepsinin üstesinden gelebiliriz, evet belki kısa bir süre için hayatta ilgiyi kendi üzerine çekecek, yeni bir uğraş edineceksiniz, ancak hayatınız bir hortum gibi aşkınızı da içine alıp onu özümseyerek, sıradanlaştırıp yaşayabileceksiniz ve aşk nasıl olsa bitecek..

    Aşkı yada aşkınızı hayatının merkezine koymamanız sizin için daha iyi gibi gözükürken her zaman sonunu bildiğiniz bir ilişkiyi her seferinde umut ile denersiniz, sonra da mazoşist bir yapı ile aynı duyguları, acıları, kavgaları, kırgınlıkları sevgi ile kabul edersiniz.

    O yüzdendir ki, ne kadar çok severseniz sevin, aşkın büyüsü çok yakın zamanda sizi terkedecektir, ve yine aynı kısır döngü hayatınızda dehlizini dahada derinleştirecektir.