Kader ağlarını örünce

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve acemiperi tarafından 19 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    19 Nisan 2009
    Konu Sahibi : acemiperi
  1. acemiperi

    acemiperi Şükür Rabbime Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    8.651
    Beğenildi:
    520
    Ödül Puanları:
    153
    Kader ağlarını örünce
    Submit "Kader ağlarını örünce" to Digg Submit "Kader ağlarını örünce" to del.icio.us Submit "Kader ağlarını örünce" to StumbleUpon Submit "Kader ağlarını örünce" to Google
    Bugün, saat 16:22 acemiperi tarafından paylaşılmıştır.
    Eğirdiği rengârenk yünleriyle günlerini doldurduğu sade bir yaşamı varmış Fatima'nın. Ama zaman usulca akıp giderken, kaderi onu bambaşka diyarlara götürmeye, birbirinden garip serüvenlere sürüklemeye hazırlanıyormuş...

    Derken bir gün, babası Fatima'yı çağırarak uzun bir yolculuğa çıkacaklarını, şans kendilerine yardım ederse ellerindeki malları satacaklarını söylemiş. "Belki," diye ilave etmiş babası, "bu yolculuk sırasında evlenebileceğin zengin ve düzgün bir genç adam buluruz."

    Babakız umutla bir gemiye binip geleceğin bilinmeyen sahillerine doğru yola çıkmışlar...

    Girit adası yakınlarına geldiklerinde korkunç bir fırtına kopmuş. Gemi kayalıklara çarpıp paramparça olmuş. Dalgalar tüm yolcuları acımasızca yutarken, bir kayaya tutunarak hayatta kalabilen sadece Fatima olmuş.
    Kimsesiz kalan kız, kumaş dokuyarak yaşamlarını kazanan bir aileye sığınmış. Birkaç yıl onlarla beraber çalışmış. Sevinçlerini dertlerini, hayallerini paylaşmış. Her şeyin yolunda gittiği bir sırada esir ticareti yapan haydutlar tarafından kaçırılmış...

    İkinci kez varını yoğunu, mutluluğunu ve umudunu yitiren Fatima, iyi yürekli bir adama satılmış. Yeni yuvasında,gemi direği yapmasını öğrenmiş. O kadar büyük bir sevgi ve özveriyle çalışmış ki, sahibi onu azat ederek ellerindeki direkleri Uzak Doğu'da satmasını istemiş.
    Cava'ya gitmek için bindiği gemi şiddetli bir kasırgaya tutulmuş. Yine zor bela kurtulan Fatima,kendini Çin'in ücra bir sahilinde bulduğunda, kaderini sorgulamaya başlamış: "Neden dokunduğum her şey yok oluyor? Bu uğursuzluk nereden geliyor?.."

    Ama Fatima'nın bilmediği bir efsaneymiş, geleceğini hazırlayan...
    Kehanetlere dayanan hikaye, günün birinde olağanüstü bir kadının sahilde ortaya çıkarak Çin'de eşi emsali olmayan bir çadırı inşa edeceğini anlatıyormuş. Bu efsaneye inanan imparator, zaman zaman adamlarını kıyıya göndererek böyle bir kadını aratıyormuş.
    Kader onu imparatorun karşısına çıkardığında, kendisine sorulan ilk soru çadırı inşa edip edemeyeceği olmuş. Yolculukları sırasında sayısız çadır gören Fatima, "Yaparım tabii," diye cevap vermiş, "yalnız çok sağlam bir kumaşa ihtiyacım var." İmparator böyle bir kumaşın olmadığını söyleyince, oturup kumaşı kendisi dokumuş. Sonra da, kalın ip ve çadırı oturtabileceği sağlamlıkta birkaç direk istemiş. Aldığı yanıt yine aynı olunca; rengârenk ipler eğirmiş, kölelik günlerinde öğrendiklerini hatırlayarak upuzun direkler inşa etmiş...

    Talihsiz geçmişinin tüm birikimiyle ortaya çıkan çadır, beklenildiğinden de güzel olmuş...
    Sevinçten uçan imparator, oğullarından biriyle evlendirmiş onu. Böylece Fatima, yaşadığı her facianın ondaki bir yeteneği geliştirerek nihaî mutluluğunu yarattığını anlamış...
    ***
    Kırılan kalpler, yıkılan hayaller, gerçekleşmeyen beklentiler zaman zaman yaşamı anlamsız kılıp, monokrom bir renge döndürdüğünde; sınırsız ve sonsuz sevgiyi bize öğretmek için yaratılan dünyanın sihirli bir yer olduğunu hatırlatmalıyız kendimize...
    Mutluluk ve ıstırap, bir gün bizi tanrısallığımızın zirvesine taşıyacak kanatlarımızın gelişip, güçlenmesi için yaptığımız egzersizlerin bir parçası değil mi sizce?
    alıntıdır
     
  2. 21 Nisan 2009
    Konu Sahibi : acemiperi
  3. hadibakem

    hadibakem oğlum bırakma anneni Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    5.625
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    teşekür ederim paylaşım içim
    kendi hayatımdada böyle birşey yaşadım.
    olumsuzluklar olumsuzluklar
    umutların tükedniği bir an bir kapı açıldı
    çok şükür Allahıma.
    hayat böyle gerçekten.
     
  4. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : acemiperi
  5. acemiperi

    acemiperi Şükür Rabbime Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    8.651
    Beğenildi:
    520
    Ödül Puanları:
    153
    en karanlık an güneş doğmadan hemen önceki andır

    ben bu sözün doğruluğunu çok test ettim
     
    Son düzenleme: 22 Nisan 2009
  6. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : acemiperi
  7. hadibakem

    hadibakem oğlum bırakma anneni Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    5.625
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    evet haklısın bende yaşadım bunu
    umutsuzluğa hiç kapılmamak lazım hayatta.
     
  8. 24 Nisan 2009
    Konu Sahibi : acemiperi
  9. deymezsin

    deymezsin Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    416
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    umutsuzluğa kapılmamak ama bazen öyle bir an geliyor ki çıkış bulamıyorsun insan isyan etme aşamasına geliyor ama o anda allahın ne kadar büyük olduğunu kaldıramayacağımız yükü vermiyeceğini hatırlayıp şükür etmeliyiz ki rabbim doğru yoldan ayırmasın ve hep başka bir yol açsın bize gerçi bu günlerde bende umutsuzluğu en uç noktada yaşıyorum ama bunlarla avutuyorum kendimi