Kadin Doğum Ile Ilgili Son Gelişmeler

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve snmglr tarafından 12 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  1. snmglr

    snmglr Anne Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2006
    Mesajlar:
    361
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Antalya’da düzenlenen ve çok sayıda yerli ve yabancı bilim adamının katıldığı Jinekoloji ve Obstetrik Kongresinde, kadın hastalıkları ve doğum alanındaki yeni gelişmeler masaya yatırıldı.




    Jinekoloji ve Obstetrik Kongresinde, kadın hastalıkları, kısırlık ve gebelik gibi birçok konuyla ilgili yeni gelişmeler ele alındı. Anne karnındaki bebekte anomali bulunup bulunmadığının tespiti için yapılan ve yüzde 2-3 oranında gebelik kaybına yol açan girişimsel testlerin yerini, zamanla bebeğe zarar vermeyen testlerin alması bekleniyor. Mikroenjeksiyon yöntemiyle baba olan kromozom fazlalığı bulunan erkeklerin bebeklerinde anomali bulunmadığı saptandı. Kadınlarda idrar kaçırma ve rahim sarkmasına karşı yeni ameliyat teknikleri uygulanıyor...

    Türk Jinekoloji ve Obstetrik Prof. Dr. Bülent Tıraş, 2. Başkan Doç. Dr. Ali Baloğlu, Genel Sekreter Prof. Dr. İsmail Mete İtil ve Sayman Doç. Dr. Cansun Demir’in verdiği bilgiye göre, kadın hastalıkları ve doğum alanındaki umut verici gelişmeler şöyle:
    Kromozom bozukluğu bulunan erkeklerin mikroenjeksiyon yöntemiyle sahip oldukları bebekler:
    Geçmişte çocuk sahibi olamayan 47 XXY kromozomu taşıyan erkekler, artık testisten alınan spermlerle baba olabiliyor, fakat bu kişilerin bebeklerinin sağlıklı olup olmayacağı tartışılıyordu. Kongrede, bu konuda yaptığı çalışmayı anlatan İsrailli Profesör Rafael Ronel, kromozom anomalisi bulunan 96 vakadan sadece birinde genetik anomalili bebek doğduğunu bildirdi.

    Tıraş, “Bu bize mikroenjeksiyon teknikleri ve tüp bebek yöntemlerinin bugün sağlıklı nesiller yarattığını göstermektedir” dedi.

    Kromozom bozukluğu bulunan erkeklerin spermleri dondurulabilir mi?
    Kongrede bir başka çalışmasını anlatan Profesör Ronel, “Klinefeltel” sendromlu (kromozom bozukluğu bulunan) erkek çocuklarında 10-12 yaşına kadar sperm olabildiğini, fakat bu çocukların ergenlik sonrasında hızla, fazla kromozom sebebiyle spermlerini kaybettiklerini bildirdi.

    Kongrede bilim adamlarınca, “Bu çocuklarda hastalığın erken dönemde tanınıp, spermlerinin testis biyopsisiyle alınıp dondurulabileceği, evlendiklerinde de bunların kullanılabileceği” yönünde görüşler ortaya atıldı.

    Tıraş, AB Sağlık İşleri’nce Türkiye dahil bazı Avrupa ülkelerinde sperm sayılarında ciddi düşüşler yaşandığı açıklamasından yola çıkılırsa, bu uygulamanın kapsamının genişletilebileceğini söyledi.

    Bülent Tıraş, “Yani, ileriki yaşlarda spermlerini kaybetme riski altında bulunan çocuklar, çocukluk ya da ergenlik dönemlerinde taranıpspermleri alınabilir, bunlar dondurulup saklanabilir. Böylece bu kişilerin de çocuk sahibi olabilmeleri mümkün olabilir. Dünyada bu yola doğru bir gidiş gözleniyor” diye konuştu.

    Yoğun ilaç tedavisi gerektirmeyen tüp bebek yöntemi:
    Çok yoğun ilaç kullanılmadan, yumurtaların doğrudan toplanarak laboratuvar ortamında olgunlaştırılması ve oluşturulan embriyonun anneye verilmesi yöntemi olan “IVM”, kısırlık problemi yaşayan, “polikistik over” sendromu olan kadınlar için ümit verici olabilir.

    Tıraş, “polikistik over” sendromu olan kadınların çok sayıda yumurtası bulunduğu için ayrıca bir ilaç kullanılmasına gerek olmadığını kaydederek, “Henüz klasik tüp bebek yöntemleri kadar başarılı olmadığı için bu teknik her derde deva değil. Ama bu hastalarda başvurulabilir” dedi.

    Bebek bekleyen annelere yapılan testler:
    Anne karnında bebeğin sağlıklı olup olmadığının tespiti için yapılan, amniyosentez (su kesesinden sıvı alınarak yapılan test) ya daCVS (plesantadan hücre alınma işlemi) gibi girişimsel testler, yüzde 2-3 oranında gebelik kaybına yol açabiliyor.

    Bu nedenle bu yöntemlerin terk edilerek bebeğe zarar vermeyecek testlerin geliştirilmesi üzerinde çalışılıyor.

    Anne adayının rahim ağzı hücreleri alınarak yapılan testte, fırçayla toplanan, plesantadan dökülen hücreler yardımıyla bebekte biranomali olup olmadığı belirlenebiliyor.

    Diğer yöntemle de, santrifüjle elde edilen anne kanına karışan bebeğin hücreleri çoğaltılarak analiz edilebiliyor.

    Mevcut testler kadar rutine girmeyen bu yöntemlerin yaygınlaşması için en az 5 yıla ihtiyaç var.

    İdrar kaçırma ve rahim sarkması:
    Kongrede, kadınlarda idrar kaçırma ve rahim sarkmasıyla ilgili yenilikler de ele alındı.

    Ülkede kadınlarda yüzde 17 oranında görülen ve menopozdan sonra görülme oranı daha da artan idrar kaçırma, yaşam kalitesini ileri derecede bozarken, kadının sosyal ve cinsel hayatını da olumsuz etkiliyor.

    Bu sorunun tedavisinde uygulanan yeni yöntemle, vücudun diğer yerleri için kullanılan sentetik yamalar, doku zayıflığı olan idrarla ilgili destek gerektiren yerlere de monte edilebiliyor.

    Prof. Dr. İtil, ağır bir şey kaldırma, öksürme ya da hapşırma gibi durumlardaki idrar kaçırmalarında ameliyat gerektiğini belirterek, yeni cerrahi yöntemlerin vajinal yoldan yapılabildiğini, kısa sürdüğünü ve eski yöntemlere göre daha etkin olduğunu söyledi.

    İdrarını tutamama şikayetinin ise ilaçla tedavi edilebildiğini bildiren İtil, bir yıl içinde Türkiye’ye gelmesi beklenen ilaçların daha az yan etki ve daha fazla etkinliğe sahip olduğunu belirtti. İtil, botoksla yapılan tedavide, mesanenin kasılma özelliğini tamamen yitirmesi riskinin ortaya çıkabileceğini belirtti.
     
  2. 12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  3. Fundacel

    Fundacel Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Mart 2007
    Mesajlar:
    341
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    canımmmm buradasın sen halaaa inanmıyorum yaaaaa, bebiş napıyooo hiçmi hareketlenmediiiii.ya ben senden heyecanlıyımmm wildroseeeee
     
  4. 12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  5. snmglr

    snmglr Anne Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2006
    Mesajlar:
    361
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ARTIK HEYECAN DUYMUYORUM, ARTIK SABIRSIZLANMIYORUM, ARTIK DÜŞÜNMÜYORUM TÜM BUNLARI, SIKILDIM ,BUNALDIM FUNDACIM..
    KENDİ HALİNE BIRAKTIM HERŞEYİ...
    SENİN BEBEK NAPIYOR? DİKKAT ET KENDİNE TAMAMMI, SABRET VE HİÇKİMSENİN, HİÇBİRŞEYİN SENİ ÜZMESİNE CANINI SIKMASINA İZİN VERME CANIM BENİM...
     
  6. 12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  7. EU1

    EU1 Guest

    normal mi yapacaksınnn
     
  8. 12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  9. KADXIXS

    KADXIXS aşksın sen cansın sen:) Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.329
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    payşalım için sağol canım allah bir avazda kurtarsın hadi bakalım doğumunu bize anlatırsın ne hissettin neler yaşadın sağlıkla kucağına alırsın inş.
     
  10. 12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  11. snmglr

    snmglr Anne Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2006
    Mesajlar:
    361
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ŞİMDİLİK NORMAL GÖZÜKÜYOR. TABİ MASADA NE GİBİ SORUNLAR ÇIKARDA DEĞİŞİKLİK YAŞANIR BİLEMEM.
    SİZEDE ALLAH KOLAYLIK VERSİN..
     
  12. 12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : snmglr
  13. Fundacel

    Fundacel Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Mart 2007
    Mesajlar:
    341
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    wildrose ben iyiyim çok şükür,idare diyorum bebişte iydir heralde tek sorun şimdilik süt içemiyorum birde düzenli egsersiz yok yapmak lazım.Asıl sen iyi ol hayırlısı tatloşummm geçecek bitecekkkkk,eşinde çok heyecanlı dimi..ne mutlu size en mutlu aile sizolun tatlımmmmmmmm:içelim: