Kadın ve erkek arasında ki düşünce farkı

Konusu 'Ah Erkekler' forumundadır ve xsxulem tarafından 27 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Kadın ve erkek arasında ki düşünce farkı

    Diyelim ki Cenk isimli bir adam, Ceyda diye bir kızdan hoşlanıyor
    ve ona
    sinemaya gitmeyi teklif ediyor. Ceyda kabul ediyor ve her ikisi de
    oldukça
    iyi zaman geçiriyorlar. Birkaç akşam sonra bu kez Cenk, Ceyda'yı
    yemeğe
    davet ediyor ve gene çok iyi zaman geçiriyorlar. Birbirlerini
    düzenli olarak
    görmeye devam ediyorlar ve bir süre sonra ikisinin de görüştüğü
    özel biri
    yokken, bir aksam gene yemeğe çıkıyorlar. Dönüşte arabada
    otururken,
    Ceyda'nın aklına bir şey geliyor ve üzerinde fazla düşünmeden
    pat diye

    "Farkında mısın, bu gece görüşmeye başlayalı tam 6 ay oldu."
    diyor.

    Bunun ardından derin bir sessizlik oluyor arabada. Ceyda için çok
    uzun süren
    bir sessizlik bu. Ve düşünmeye baslıyor:

    "Aman Allahım acaba yanlış bir şey mi söyledim? Belki de bu
    ilişkinin
    kendisini sınırladığını düşünüyordur. Belki de onu
    istemediği ya da emin
    olamadığı bir şeye ittiğimi zannediyodur. "

    Bu arada Cenk de düşünüyor tabii:

    "Vay canına, 6 ay ha? "

    Ve Ceyda düşünmeye devam ediyor:

    "Bi dakka ya, peki ama ben bu türden bi ilişki istiyor muyum? Bazen
    kendim
    için daha çok alan istiyorum, iliskimize ne olacağını düşünmek
    için. Yani,
    nereye gidiyoruz biz? Birbirimizi bu şekilde görmeye devam mı
    edeceğiz?
    Yoksa yavaş yavaş evliliğe doğru mu gidiyoruz? Ya çocuklar? Tüm
    bir hayatı
    birlikte mi geçireceğiz? Bu aşamadaki bir bağlılığa hazır
    mıyım? Bu insanı
    gerçekten tanıyor muyum? "

    Cenk'in de kafası düşüncelerle dolu:

    "...yaniiii...bu demek oluyor ki... dur bakiim.. Şubat. Evet Şubat'ta
    ilk
    kez dışarı çıkmıştık, ki bu da benim arabayı yeni aldığım
    zamanlara denk
    geliyor. Hmm kaç kilometre gitmiş oluyorum bu durumda? Oha! Yağı
    değiştirmenin zamanı gelmiş!"

    Ve Ceyda düşünmeye devam ediyor:

    "Onu üzdüm. Yüzünden okuyabiliyorum. Belki de tamamen yanlış
    anlıyorumdur.
    Belki de ilişkimizden daha fazla beklentileri vardır, daha yakın ve
    bağlı
    olmak gibi. Belki de ben hissetmeden o çoktan anlamıştı,
    şüphelerimi yani.
    Evet eminim ki anladı. Bu nedenle kendi duygularını söylemekten
    kaçınıyor.
    Reddedilmekten korkuyor."

    Cenk tam bir lineer düşünce gurusu:

    "Bu arada vitese de bakmalarını istiyecem. O gerizekalılar ne
    derlerse
    desinler hala vites geçirmede bi sorun var. Ve bu kez suçu havanın
    soğukluğuna atmazlarsa iyi olur. Dışarısı 30 derece ve bu vites
    ööp kamyonu
    gibi. Üstüne üstlük o beceriksiz heriflere 300 milyon ödedim.
    Soyguncular! "


    Ceyda da arpacık kumrusu:

    "Bana kızgın. Ama onu suçlayamam. Ben de olsam ben de kızardım.
    Onu böyle
    bir şeye soktuğum için o kadar suçlu hissediyorum ki... ama ne
    yapabilirim
    yani, ben de duygularımdan emin diilim ki! "

    Cenk de düşünüyor:

    "Büyük ihtimalle garanti süresinin sadece 90 gün olduğunu
    söyliyecekler...
    pislik torbaları."

    Ceyda'nın beyni oldukça yaratıcı:

    "Belki de ben çok fazla idealistçe davranıyorum, yanımda benim
    hoşlandığım
    ve benden hoşlanan harika bir insan otururken, ben beyaz atıyla bir
    şövalye
    bekliyorum. Öyle biri ki, benim bencilce, küçük kız hayallerim
    yüzünden acı
    çekiyor."

    Cenk'in beyni gel-gitte:

    "Garanti mi? Garanti mi istiyolar? Onlara bi garanti vericem ve onlar
    da
    garantilerini alıp..."

    "Cenk" diye sesleniyor Ceyda...
    "Efendim?" diyor Cenk irkilmiş bir halde.
    "Lütfen kendine bu şekilde eziyet etme", derken gözlerinde yaşlar
    beliriyor
    Ceyda'nın.
    "Belki de hiçbir zaman... Offf Allahım, kendimi öyle şey
    hissediyorum ki..."
    diyor ve hıçkırarak ağlamaya başlıyor.
    "N'oldu şimdi?" diye soruyor Cenk.
    "Ben koca bi aptalım, yani biliyorum ki şövalye falan yok. Bu
    aptalca. Ne
    şövalye ne de at var." diyor Ceyda
    "At mı yok?" diyor kafası karışık tabii zavallı Cenk.
    "Aptal olduğumu düşünüyorsun di mi?" diye devam ediyor Ceyda.
    "Elbetteki hayır!" diyor, en sonunda hiç değilse bir doğru cevap
    vermenin
    mutluluğunu taşıyan Cenk.
    "Sadece... sadece zamana ihtiyacım var." diye cevap veriyor Ceyda.

    (Cenk en güvenli ne söyleyebilirim diye düşünürken bir 15 saniye
    geçer.) Ve
    "Evet." der.
    Ceyda etkilenmiş bir şekilde, elini tutar."Cenk, gerçekten böyle mi
    hissediyorsun?"
    "Nası yani?"der Cenk
    "Yani ben zamandan bahsederken..." der Ceyda
    "Ah elbette." der Cenk

    Ceyda Cenk'e döner ve dikkatle gözlerine bakar. Tabii zavallı Cenk
    gerilmiştir. Tabii bir de at olayı vardır, ve eğer Ceyda gene attan
    bahsederse ne diyeceğini bilmemektedir.

    Ve en sonunda Ceyda konuşur:
    "Teşekkür ederim, Cenk."
    Cenk de teşekkür eder.

    Derken alır kızı evine bırakır. Kızcağız, bitkinlik ve
    ruhundaki acıyla
    sabaha kadar ağlar. Cenk eve gider, bi paket Panço açar ve
    televizyondaki
    tenis maçına iyice gömülür. İçinden bir ses arabada ciddi bir
    şeylerin
    geçtiğini söylese de, anlamasının mümkün olmayacağını
    düşünür ve üstünde
    durmamaya karar verir.

    Ertesi gün Ceyda en yakın arkadaşını, hatta en yakın iki
    arkadaşını arar ve
    yaklaşık 6 saat boyunca son olayların yorumu yapılır. Tabii ki en
    küçük
    detay, mimik, kelimelerdeki nuanslar analiz edilir ve farklı
    senaryolar
    düşünülüp tartışılır. Bu konu günlerce tekrar tekrar gündeme
    gelir ve asla
    bitmez.

    Bu arada Cenk, Ceyda'yla ortak arkadaşları olan biriyle top
    koşturmaktadır
    ve bir an durur, sıkılmış bir ifadeyle arkadaşına sorar: Ya
    Ceyda'nın hiç
    atı olmuş muydu biliyor musun?"
     
  2. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. therita

    therita Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    82
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    aman allahımmm :teytey: :teytey: çok güzelmiş haha çok hoşuma gitti doğru olmalı bunlar:Roflol: :Roflol: :Roflol:
     
  4. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  5. samyeli34

    samyeli34 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.936
    Beğenildi:
    68
    Ödül Puanları:
    153
    ah bız bayanlar mı demelıyız
     
  6. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  7. tatlicadiarzu

    tatlicadiarzu O Bir Dadas Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.107
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    106
    neden bu kadar detaycıyız,hassasız,inceyiz anlamam
    yaaa erkekler bizim saatlerce düşündüğümüz şeyi takmıyolar çok rahatlar:mymeka:
     
  8. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  9. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.292
    Beğenildi:
    17.140
    Ödül Puanları:
    488
    ARABASININ TEKERİNE BİZİM PAMUK CİŞ EDE EMİ.....:Roflol: :Roflol: ARABASININ ARIZASINI EVDEDE DÜŞÜNEBİLİR ZALAK HERİF.. NOLCEK.... AROMANTİKLİĞİN İÇİNE ETMEDE BİRE BİR BU İRKEKLER :)))))))))))))9
     
  10. 28 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  11. Puantiye

    Puantiye en güzeli hiç doğmamış olmak........ Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2007
    Mesajlar:
    334
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    86
    süper.çok güzel.
     
  12. 28 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  13. bamtelli

    bamtelli Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    72
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bence de "CUK"oTurmuş hani..:)paylaşım için sağl