Kadın ve erkeklerin yaşam süreleri ile ilgili

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve oslemm tarafından 20 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    20 Haziran 2007
    Konu Sahibi : oslemm
  1. oslemm

    oslemm Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Mart 2007
    Mesajlar:
    242
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Erkeklerin yaşam süresi daha kısa

    Türkiye’de kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor!



    İSTANBUL - Sağlık Bakanlığı, 40 yaş üstü erkekleri özellikle koroner kalp hastalıkları başta olmak üzere, karşı karşıya oldukları sağlık riskleri konusunda uyardı.



    Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Türkiye’de, 40 yaş üstü erkeklerin yaşam sürelerinin, kadınlara oranla daha kısa olduğuna dikkat çekilerek, Türkiye’de erkeklerin karşılaştığı sağlık risklerinin başında koroner kalp hastalıklarının yer aldığı belirtildi.

    Türkiye’de koroner kalp hastalıklarından ölüm oranının, tüm ölümler içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer aldığı vurgulanan açıklamada, bu ölümlerin önemli bir bölümünün ’41-58 yaş grubunda yer alan erkeklerde gerçekleştiği ifade edildi.

    Koroner kalp hastalıklarının erkeklerde, kadınlara oranla daha erken yaşlarda görüldüğü belirtilen açıklamada, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, hareketsiz yaşam tarzı, diyabet ve bilinçsiz beslenmenin, özellikle 40 yaş üstü erkeklerde, kalp-damarhastalı klarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer aldığı kaydedildi.

    “YETERLİ VE DENGELİ BESLENİN”
    Türkiye’de 40 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yüzde 53’ünün sigara içtiğine dikkat çekilen açıklamada, alkol ve sigaradan uzak durulması tavsiye edildi. Açıklamada, alkolün, karaciğer ve yemek borusu kanserine, sigaranın ise akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserlerine yol açtığı belirtildi.

    Yeterli ve dengeli beslenmenin önemine de değinilen açıklamada,

    40 yaş üstü erkeklere şu uyarılarda bulunuldu:


    Süt, peynir ve yoğurt, et, tavuk, yumurta, peynir ve kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhana düzenli olarak tüketilmeli.


    Yağlar konusunda ölçülü olunmalı ve doymamış yağlar tercih edilmeli.
    Günlük protein ihtiyacı hayvansal ve bitkisel kaynaklı gıdalardan dengeli olarak alınmalı.
    Besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edilmeli. Yüksek kolesterol içeren kırmızı et, sakatat gibi hayvansal gıdalar dengeli tüketilmeli.
    Kan kolesterolünü düşürücü etkisi olan sebze ve meyve gibi posalı besinler sıkça yenilmeli.
    Bunun yanında kuru baklagiller, yulaf, mercimek, mısır, buğday ve ekmek gibi posa yönünden zengin besinler beslenmede yer almalı.
    Fazla tüketildiğinde vücut ağırlığına neden olan şekerli içecek vetatlı tüketimi azaltılmalı.
    Ayrıca, aşırı alındığında yüksek tansiyona ve kemiklerde kalsiyum kaybına neden olabilen tuz tüketimine de dikkat edilmeli.

    “FİZİKSEL AKTİVİTE ARTIRILMALI”
    Vücut ağırlığının dengede tutulması ve fiziksel aktivitenin artırılması gerektiği ifade edilen açıklamada, vücut ağırlığının normalden az veya çok olması durumunda çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceğ i belirtildi.

    Açıklamada, yeterli ve dengeli beslenilmesi, hareketli bir yaşam sürülmesi, çok gerekmedikçe asansör ve yürüyen merdivenlerin kullanılmaması ve her gün en az 30-45 dakika yürüyüş yapılması tavsiye edildi.

    ölüm riskini yaklaşık yüzde 1,6 azalttığı belirtildi





    KADINLAR için erken menopoz yaşamı kısaltıyor

    Menopoza erken giren kadınların ( 44 yaşından önce) çeşitli nedenlerle ölüm risklerinin, menopoza geç giren kadınlardan daha fazla olduğu saptandı.






    İSTANBUL - Bilim adamlarının yaklaşık 40 yıldır üzerinde çalıştığı ve 20 bini aşkın kadını kapsayan araştırmanın sonuçlarının ilgi çekici olduğunu belirten Jinemed Sağlık Merkezleri’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Karacan, kadınların menopoza girdiği yaş ile ölüm yaşı arasında ilişki olduğunu söyledi.






    Dr. Meriç Karacan, yapılan çalışmada menopoza her 3 yıl geç girişin ölüm riskini yaklaşık yüzde 1,6 kadar azalttığı belirterek, “Ölüm riskini arttıran en önemli neden menopoza erken girenlerde oluşan kalça kırıklarından doğan sorunlar gibi gözüküyordu. Ancak kalça kırığı sonrası uzun süre hareketsizlik kalp hastalıkları ve pıhtılaşma eğilimini artırıyor, bu da kadınların ölüm riskini yükseltiyor. Benzer olarak erken menopoza giren kadınlarda, kalp hastalıklarından ölüm riski de daha yüksek bulundu. Menopoz yaşı ile felç riski arasında herhangi bir ilişki kurulamadı. Sadece erken menopoza girenlerde meme kanseri riskinin daha düşük olduğu saptandı” dedi.

    Ayrıca diğer çalışmalarda da erken menopoza girenlerde kemik erimesine ve kırıklara bağlı olarak idrar yolu ve solunum sistemi sorunlarına bağlı ölümlerin daha sık ortaya çıktığı bulundu.

    Bu bilgiler ışığında özellikle 40 yaşın altında menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi konusu tekrar gündeme geldi.

    Erken yaşta menopoza giren kadınlar uzun süre östrojen hormonundan yoksun kalacakları için bu kadınların doktor kontrolünde östrojen kullanmalarını n yararlı olacağı da vurgulandı