Kadına şiddet durmuyor

Konusu 'Kadın'a Dair' forumundadır ve Elif tarafından 5 Mart 2009 başlatılmıştır.

    5 Mart 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Kadına yönelik şiddetin dünyada en yaygın ancak en az tanımlanmış insan hakları ihlali olduğu belirtildi.


    Ege Üniversitesi(EÜ) Hemşirelik Yüksekokulu Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahsen Şirin, `Dünya Sağlık Örgütü`nün verilerine göre dünyada her üç kadından biri, yaşamının bir döneminde dövülmekte, cinsel ilişkiye zorlanmakta ve diğer yollarla taciz edilmekte olup her 5 dakikada bir kadın da cinsel veya fiziki şiddete maruz kalmaktadır.` dedi.


    Göç olgusunun kadına yönelik şiddete zemin hazırladığını kaydeden Prof. Dr. Şirin, `Uluslararası Göç Organizasyonu 2007 verilerine göre dünyada 191 milyon göçmen olduğu ve bunların 24.5 milyonunun iç göç yaptığı belirtilmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu`nun göç istatistiklerine göre ise iç göç, son 25 yılda ikiye katlanmıştır. Ayrıca Türkiye, binde 0.7 oranında dış göç almakta ve bunun yüzde 52.4`ünü kadınlar oluşturmaktadır. Kadınlar, ailesini ya da göç eden erkek üyesini takip ederek evlilik, tayin, mevsimlik ya da kadına özgü iş imkanları, eğitim, güvenlik, ekonomi veya siyasi sebeplerle göç etmektedir.` şeklinde konuştu.


    Şehirlerde göçe bağlı görülen başlıca problemlerin işsizlik, yerleşim, konut, çevre, altyapı, ulaşım, eğitim, asayiş ve sağlık olduğunu kaydeden Şirin, `Türkiye`de göç sürecinin kadınlar için beraberinde getirdiği etkiler arasında cinsel yolla bulaşan hastalıklar, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerinden yeterince yararlanamamaya bağlı çok ve sık aralıklarla çocuk sahibi olma, doğum öncesi bakım hizmetlerinden az faydalanma ve evde sağlık personeli olmaksızın yapılan doğumların yüksekliği bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak kadınların kültürel sebeplerle yabancı bir ortamdaki hareket özgürlüklerinin giderek kısıtlanması, erkeklere oranla işgücü piyasalarına katılımlarının daha zor olması, bu yüzden göç etmiş kadınların ev kadını rolünü eskisine göre daha fazla benimsemek zorunda kalması, şiddetin etkileri olarak karşımıza çıkmaktadır.` dedi.


    Şiddetin ortaya çıkmasında köyden şehre göç eden kadının üretkenliğinde azalma, eğitim yetersizliği, işsizlik, yoksulluk, sosyal izolasyon, yabancılık duygusu, kültür çatışması gibi sebeplerin etkili olduğunun belirtildiğini kaydeden Ahsen Şirin, `Şiddet uygulayan erkeklerin çocukluklarında benzer olaylara şahit olması, kişilik özellikleri, mevcut ruhi bozukluklar, aile içi ilişkilerinde problemler, madde bağımlılığı ve aşırı kıskançlık duygusu, kadına yönelik şiddet davranışını arttırmaktadır. İster kamu alanında, ister özel yaşamda meydana gelsin kadınlara fiziki, cinsel veya psikolojik acı veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma şeklinde olmaktadır.` diye konuştu.

    [​IMG]
    Araştırma sonuçlarına göre Türkiye`de her üç kadından birinin eşinden dayak yediğinin görüldüğünü açıklayan Prof. Dr. Şirin, `Kadınlar, şahsi güçlerini ve öz saygılarını yitirdikleri göç durumunda yaygın olarak şiddete ve istismara maruz kalmaktadır. Şiddet uygulanan kişide korku, uykusuzluk, bitkinlik, halsizlik, seslere aşırı tepki, baş dönmesi, unutkanlık, güvensizlik, ümitsizlik gibi olumsuz etkiler ortaya çıkmaktadır. Bunların yanısıra sosyal ilişkileri bozulmakta, sosyal ve ekonomik yaşama katılımları, karar mekanizmalarında yer alma kapasiteleri zarar görmektedir.` dedi.
    kaynak:stargazete.com
     
    Son düzenleme: 5 Mart 2009