Kadında kısırlık sona eriyor... (Alıntı yazı)

Konusu 'Kadın Faktörü / Kadın İnfertilitesi' forumundadır ve nevrosky tarafından 5 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    5 Aralık 2008
    Konu Sahibi : nevrosky
  1. nevrosky

    nevrosky Doruk Paşa Sen Çok Yaşa Pro Üye

    Katılım:
    17 Mart 2008
    Mesajlar:
    12.988
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    196
    Türkiye'de her 100 çiftten 70'inde erkekler kısırlık sorunu yaşarken, yine kadın suçlanıyor.

    Erkeklerde kısırlık kadından daha çok olduğu halde erkeğin kısırlığı gizleniyor, tıp daha çok kadının kısırlık sorununa çözüm arıyor

    Türkiye'de her 100 çiftten 70'inde "erkek" kısırlık sorunu yaşarken, "kısırlık" hala kadınları ilgilendiren bir sorun olarak görülmeye devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde Antalya'da gerçekleştirilen 6'ncı Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi'nde başlıca gündemi "kadının kısırlığı" oluşturdu ve Amerikalı ünlü bilim insanı Profesör Sherman Silber, kadında kısırlığı sorun olmaktan çıkaran yumurtalık ve rahim nakli çalışmalarında önemli sonuçlar alındığını açıkladı.

    Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD)'nin düzenlediği kongrede konuşan ABD'nin Missouri eyaletinin St. Louis kentindeki St. Lukes Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Sherman Silber, son dört yılda 24-41 yaşlarındaki 11 kadına yumurtalık nakli yaptıklarını ve yapılan bu nakillerden 8'inin gebelikle sonuçlandığını açıkladı. Prof. Dr. Silber, yumurtalık naklinin iki şekilde uygulanabileceğini belirterek şunları söyledi:


    "Birinci yöntem yumurtalığında problem olduğu için bir başkasından tüm yumurtalığı nakletmek. Bu böbrek nakli gibi. Bir diğeri ise koşulları nedeniyle anneliği erteleyen ya da kanser nedeniyle kemoterapi tedavisi görecek kadınlar için. Çünkü yumurta rezervlerinin tükenmesi ya da etkilenmesi söz konusu. Bu durumda kadından alınan kendi sağlıklı yumurtalığı donduruluyor. Yıllar sonra yeniden nakledilerek isterlerse ileri yaşlarda anne olması sağlanıyor. Çalışan kadınlardan bu yönde yoğun talep var. Şu an halen süren çalışmalar tamamlandığında 25 yaşında yumurtalığını donduran bir kadın 45'inde tekrar naklettirip doğal yollardan anne olabilecek. Yumurta bağışına da gerek kalmayacak."

    İsveç'te bu alanda çalışan Jinekolog Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mats Brannstorm da rahim nakli konusunda dünyada çalışmaların 1998'den beri sürdüğün ve insandan insana rahim nakli ilk kez 2000 yılında Suudi Arabistan'da yapıldığını hatırlatarak, başarılı olamayınca çalışmalara ara verildiğini söyledi. Çalışmalarımız şu an hayvanlar üzerinde sürdüğünü anlatan Brannstorm,

    "Koyunlar üzerinde başarılı olduk. Üç-beş yıl içinde insanlar üzerinde deneme başlayacak. Rahim nakilleri doğuştan rahmi olmayan ya da kanser gibi çeşitli nedenlerle kaybeden kadınlara yapılacak. Böylece taşıyıcı annelik tarihe karışacak" dedi.

    Bu arada TJOD Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Türkiye'deki tıbbın özellikle yumurtalık naklini uygulayabilecek kapasitesinin olduğunu belirterek,

    "Tıp dünyasında büyük devrim yaratacak rahim naklini Türk jinekoloji dünyasında tartışmaya açtık.Görüşler olumlu. Deneysel aşama bittiğinde rahatlıkla uygulanabiliriz" diye konuştu.

    Kısırlığa erkeklerde daha çok rastlanıyor

    Öte yandan, günümüzde tedavi edilemeyen çok az kısırlık vakası kaldığı, bunların da erkekten kaynaklanan vakalar olduğuna dikkat çekiliyor.

    İstanbul Memorial Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri ve Genetik Merkezi Başkanı Prof. Dr. Semra Kahraman,Türkiye'de her 7 çiftten birinin çocuk sahibi olamadığını, bu çiftlerin yüzde 30'unun "tüp bebek" veya "mikroenjeksiyon" gibi ileri tekniklere başvurduklarını belirtti. Kahraman, çiftler arasındaki kısırlık oranlarına bakıldığında kısırlığın yüzde 50 oranında sadece erkeklerden, yüzde 20 oranında hem erkek hem de kadından kaynaklandığını saptadıklarını açıklayarak şunları söyledi:

    "yani her kısır 100 çiftten 70'inde erkeğin kısırlığı söz konusu. Türkiye'de bunun önemi henüz tam olarak anlaşılmış değil. Kısırlık hala daha çok kadınlarla ilgili bir sorun gibi düşünülüyor. Ancak son istatistikler, tüp bebeğe başvuran çiftler arasında yapılan incelemeler, erkek kısırlığının gerçekte kadın kısırlığından daha önde olduğunu gösteriyor. Bazı çiftlerde gerçekte sorun erkekte olduğu halde yıllarca kadın doktordan doktora koşturuyor, tedavi olma yoluna gidiyor. Böylece erkeğe bağlı sorun gözden kaçırıldığı için kadının yaşı ilerliyor. Bu çiftler tüp bebeğe başvursalar bile yaş çok ilerlediğinden, doğal olarak bu yöntemde de başarı şansı azalıyor"