Kadını kaybedersek her şeyi kaybederiz.

Konusu 'Eğitime Dair (Eğitim Şart !)' forumundadır ve Ev -Hanxixmxix tarafından 14 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    14 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Ev -Hanxixmxix
  1. Ev -Hanxixmxix

    Ev -Hanxixmxix sevgiler Üye

    Katılım:
    27 Mart 2008
    Mesajlar:
    2.647
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    Kadınlar için

    Senede bir günle kadının değeri bilinmeye çalışılıyor. Kadın, hiçbir çağda bu çağda olduğu kadar kötüye kullanılmadı. Eski devirlerde başka türlü çekiyordu bu devirde başka çekmekte.
    Sonunda çeken, hep kadın oluyor.:nazar:
    Anne olarak, ev kadını olarak iş kadını olarak kadının türlü meseleleri var.
    Bunlara çareler üretileceğine en belirgin özellik olarak cinsiyetiyle ön plana çıkartılmakta. Kadın, cinsiyetinden dolayı bir eşya gibi görülmekte. Kadın, ışıltılı bir sömürü altında. Bu sömürü, artan bir trendle uçup gitti. Şimdilerde kadın için yapılanlara sömürü kelimesi bile yetmez. Kadının problemi sadece sırtında yük taşıması değil. İşteki zorluklar da değil. Güzellik kraliçesi diye, sanatçı diye manken diye, hostes diye... uğradığı aldatılmışlıklar az mı? Bunların mağdurları da dayak mağduru bir kadın kadar psikolojik işkence altında. Kullanılıp, günü gelince kirli bir bez gibi kenara atılmaktalar.
    Herhalde kadını yine kadın kurtarır.
    Kadının kendine sahip çıkması lazım. Köydeki, taşradaki kadının derdi başka. O yaldızlı dünyalardaki kadının derdi başka. Birinin evine, barkına çoluk çocuğuna karşı diğerinin bu zenginlikleri de yok. O diğeri, bazılarının gözünde yalnızca metres, yalnızca süs, yalnızca dişi.
    Yalnızca insan değil kısacası. :nazar:
    Kadın, büyük meselemiz. Kadının muhafazakâr çevrelerde ayrı, modern çevrelerde ayrı sancıları var. Dünyanın yükünü kadınlar çekiyor. Kadın, ne kadar sağlamsa aile o kadar sağlamdır. Çocuğu baba değil, anne yetiştirir. Evet; anne sadece doğurmaz yetiştirir de. Çocuğun hayat mimarı annedir. Evin mimarı da odur.
    Kadın yıkılınca her şey harabeye döner.
    Onun için evliliklerin yürümediği nüfus artışının durduğu fuhşun sel gibi aktığı ülkeler kadınlarımızı hedef alıyorlar. Onlar ve onların güdümündekiler.. Şu gün kadına en büyük fenalığı bazı yayın kuruluşları yapmakta. Onlarınki artık müstehcenlik de değil. Kadın, sanki dilediklerince tasarruf edecekleri bir varlık.
    Neden kadın kuruluşları bunu engellemez?
    İçi boşalmış kavramlar etrafında kısır döngüler boşuna yorulmakta. Kadını tanımak için onun ruhunu tanımak lazım. Dindeki yerini, ailedeki yerini tarihteki yerini, sosyal hayattaki yerini tanımak lazım.
    Kadın esasında şefkatin adıdır. Merhamettir, sevgidir.
    Kadın aziz varlıktır.
    O, aşağılıkların, süfliliklerin metaı değil, eştir, annedir. Bizim toplumumuzdaki kadına dışımızdaki dünyanın kadını gıpta ediyordu. Gıpta edileni gıpta edene benzetmeye çalıştılar. Bu gayret bir türlü bitmedi.
    Kadın ya paranın tuzağına düşürüldü veya ideolojinin kölesi yapıldı.
    Kadını kaybedersek her şeyi kaybederiz.