Kadınlar için 10 kritik test

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Exorcist tarafından 9 Eylül 2006 başlatılmıştır.

    9 Eylül 2006
    Konu Sahibi : Exorcist
  1. Exorcist

    Exorcist Pantolonlu Bulut Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    286
    Kadınlar için 10 kritik test

    Günümüzde hastalıklarla mücadele 'korunma' ile başlıyor. Son yıllarda sıkça adını duyduğunuz kanser, şeker, tansiyon gibi hastalıklara yakalanmamak için aşağıdaki testleri ihmal etmeyin.

    1 Mamografi: 40 yaşından sonra yılda bir kez yaptırılmalı.

    2 Göz tansiyonu ölçümü / Tonometre: 45 yaşından sonra yılda bir kez yaptırılmalı. Ailede göz tansiyonu varsa ve diyabetliyseniz 30 yaşından itibaren yılda bir kontrol yaptırılmalısınız.

    3 Efor testi: 45 yaşından sonra her yıl yaptırılmalıdır.

    4 Smear testi. 20 yaşından sonra 3 yılda bir kez yaptırılmalıdır. Cinsel yolla bulaşmış bir hastalığınız varsa, birden fazla cinsel partneriniz olmuşsa, daha önceki testlerinizde anormal bir sonuç bulunuyorsa; bu test yılda bir kez tekrarlanmalı. Eğer 65 yaş üzerindeyseniz, artık sonuçlarınız normal çıkıyorsa ve başka nedenlerden dolayı rahim kanserine yakalanma riskiniz artış göstermiyorsa ya da histeroktomi yaptırmışsanız; doktorunuz 'smear testi' yaptırmayı bırakmanızı önerebilir.

    5 Vajinal ultrason: 20 yaşından sonra 3 yılda bir kez yaptırılmalı.

    6 Cilt kanseri muayenesi: 20 yaşından sonra yılda 1 kez yaptırılmalı.

    7 Kan tahlilleri: 35 yaşına kadar 5 yılda bir, 35 yaş üstü yılda bir şeker ve kolesterol tahlili yaptırılmalıdır.

    8Kemik yoğunluğu ölçümü: 4560 yaş arası 2 yılda bir, 60 yaş üstü yılda bir yaptırılmalı.

    9 Ağız ve diş sağlığı için tükürük testi: 40 yaş sonrası diş hekimi kontrolü her yıl, tükürük analizi 5 yılda bir yaptırılmalı.

    10 Kolonoskopi: 65 yaşından sonra 5 yılda bir yaptırılabilir.
     
  2. 12 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : Exorcist
  3. yessillim

    yessillim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    714
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    108
    Günümüzde erken teşhisle ölümcül hastalıkların bile tedavisi mümkün. Erken teşhise giden yol ise, hayati önem taşıyan testlerden geçiyor. Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen, her kadının mutlaka yaptırması gereken testleri sıraladı:

    Meme kanserinde erken teşhis

    Özellikle meme kanseri, erken teşhis ile ölümcül bir hastalık olmaktan çıktı. Bu kanser türünden korunmak için kadınların, 20 yaşından sonra her iki memesini de ayda bir kez kontrol etmesi ve 2 -3 yılda bir doktor muayenesinden geçmesi gerekiyor. Meme muayenesinin olmazsa olmazı ise mamografi. Uzmanlar, kadınları 40 yaşından itibaren her yıl mamografi çektirmesi ve eğer birinci derece akrabalarda meme kanseri varsa, sıkı takip altında olmaları konusunda uyarıyor.

    Tonometre ile körlük engelleniyor

    Glokom, halk arasındaki adıyla 'göz tansiyonu', yaptığı sinir hasarı ile körlüğe sebep olabilen bir göz hastalığı. İlâç tedavisi ve lazer ile körlüğün önüne geçilebiliyor, ancak erken teşhis şart. Körlük riskine karşı glokomun rutin muayenelerine en geç 40 yaşında başlanmalı. Ailede glokom hastası varsa, bu testler daha erken yaşlara alınmalı. Göz içi basıncının ölçülmesinde genel adı "tonometre" olan cihazlara başvuruluyor.

    Eforla kalp sorunları belirleniyor

    40 yaşını geçmiş her kadının senede bir kez kardiyolojik 'check-up'tan geçmesi, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Efor testi, 'check-up'ta başvurulan yöntemlerden biri. Test, çoğunlukla koşu bandında uygulanıyor. Yaklaşık 10 dakika süren test sırasında kalp ve kalp kapaklarının durumu ile işleyişi hakkında bilgi veren EKG sürekli izleniyor.

    Rahim ağzı kanserine smear testi

    18 yaşını aşmış ve aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak pap smear testi yaptırmasını tavsiye ediyor. Çünkü, bu test sayesinde jinekolojik kanserler arasında 2'inci sırada yer alan rahim ağzı kanseri, çok erken safhada teşhis edilebiliyor.

    Yılda bir kez ultrason

    Kadın hastalılarında erken teşhis için gerekli en önemli yöntemlerden biri de vajinal ultrason. Uzmanlara göre, yakınması olsun veya olmasın her kadın yılda bir kez ultrason muayenesinden geçmeli. Vajinal yolla yapılan ultrasonda, iç organlar çok daha net bir şekilde izleniyor. Jinekolojik ultrason ile karın organları, rahmin yapısı, pozisyonu, büyüklüğü, rahimden kaynaklanmış tümörler, miyomlar saptanabiliyor.

    Cilt muayenesi şart

    Her yıl düzenli olarak dermatoloji uzmanının kapısını çalmak da, sağlık için yaptırılması gereken testlerin bir parçası. Özellikle vücutta bulunan çok sayıda ben ve ailedeki cilt kanseri hikâyeleri, muayenenin önemini daha da artırıyor. Çünkü benler, ölümcül bir kanser türü olan "melanom" riski taşıyor. Melanomda yeni teşhis yöntemi, "Dijital dermatoskopi." Bu yöntemle vücuttaki benlerin haritası oluşturuluyor. Ardından her bir ben için dermatoskopik görüntü alınıyor ve kaydediliyor. Böylece bir sonraki kontrolde elde edilecek görüntüyle karşılaştırma şansı sağlanıyor.

    Kan tahlilleri

    Düzenli olarak yaptırılan kan tahlilleri, kadının genel sağlık durumu hakkında bilgi veriyor. Herhangi bir yakınma olmasa da, 35 yaşından itibaren 2 yılda bir kan tahlili yaptırılmasında yarar var. Testlerden alınan sonuçlara bakılarak vücutta enfeksiyon, kolesterol ve kan şeker değerleri tespit ediliyor.

    Kemik yoğunluğu ölçümü

    Menopoz ile kendini gösteren kemik kırılmaları riski, osteoporoz teşhisi ile konuyor. Özellikle ailede osteoporoz hastasının varlığı, kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemini artırıyor. Kemik mineral yoğunluk ölçümü, hiçbir hazırlık gerektirmeden, vücuda bir zarar vermeden, özel bilgisayar programı ve hassas ölçüm yapan dansitometri cihazlarıyla yapılıyor.

    Kolonoskopi

    Kolon kanseri, en sık görülen kanser türleri arasında 3'üncü sırada. Sinsi tehlike, özellikle 50 yaş ve üzerindekileri tehdit ediyor. Hastalığın erken teşhisi için, 50 yaşından sonra, 2 ila 5 yılda bir düzenli olarak kolonoskopi yapılması gerekiyor.
     
  4. 3 Aralık 2007
    Konu Sahibi : Exorcist
  5. dj_oznur_0106

    dj_oznur_0106 sweet_lady Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.067
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Günümüzde ölümcül hastalıkların tedavisi bile mümkün. Ancak bunun için erken tanı şart. Erken tanıya giden yol ise, yaşamsal önem taşıyan testlerden geçiyor. İşte her insan için hayati önem taşıyan ve yaşam boyu yaptırılması gereken testler...
    Kadınların yaptırması gereken 10 test

    MAMOGRAFİ İLE MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS

    Özellikle meme kanseri, erken tanı ile ölümcül bir hastalık olmaktan çıktı. Bunun için kadınların 20 yaşından sonra her iki memesini de ayda bir kez kontrol etmesi ve 2-3 yılda bir doktor muayenesinden geçmesi gerekli.
    Meme muayenesinin olmazsa olmazı mamografi. Uzmanlar kadınları, 40 yaşından itibaren her yıl mamografi çektirmesi ve eğer birinci derece akrabalarda meme kanseri varsa, sıkı takip altında olmaları gerektiği yönünde uyarıyor.
    Mamografide, düşük doz x-Ray, yani iyonizan radyasyon üreten bir tüp ile meme inceleniyor. İnceleme için hasta mamografi denilen röntgen cihazının önüne oturtuluyor. Meme x ışınına duyarlı bir levha üzerine yerleştirilerek sıkıştırılıyor. Ardından radyasyon verilerek, her iki memenin iç yapısının görüntüleri filmde oluşturuluyor.
    Mamografi, meme kanserini henüz ele gelen bir kitle olmadan, yani kireçlenme aşamasındayken tespit edilebiliyor. Bu sayede meme kanseri çok erken evrede tedavi edilebiliyor.

    TONOMETRE İLE KÖRLÜK ENGELLENİYOR
    Glokom, halk arasındaki adıyla ‘göz tansiyonu’, yaptığı sinir hasarı ile körlüğe neden olabilen bir göz hastalığı.
    İlaç tedavisi ve lazer ile körlüğün önüne geçiliyor ancak bu da erken teşhis ile mümkün. Körlük riskine karşı glokomun rutin muayenelerine en geç 40 yaşında başlanmalı. Ancak ailede glokom hastası varsa bu testler daha erken yaşlara alınmalı, da başlanmalı.
    Göz içi basıncında genel adı tonometre olan cihazlara başvuruluyor. Retina kontrolünde, gözün arka bölümünü görebilmek için gözbebeği damla formundaki ilaçlarla genişletiliyor. Göz içi basıncı, tonometre cihazından kontrollü bir şekilde hava püskürtülmesiyle ölçülüyor.

    EFORLA KALP SORUNLARI BELİRLENİYOR
    Uzmanlara göre 40 yaşını geçmiş her kadın senede bir kez kardiyolojik Check-up’tan geçmeli.
    Uzmanlara göre, 40 yaşını geçmiş her kadının senede bir kez kardiyolojik check-up’tan geçmesi, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Ailede kalp krizi hikayesi bulunanlar için ise bu daha erken yaşlarda başlamalı. Efor testi, bu yaşamsal önem taşıyan check-up’ta başvurulan yöntemlerden biri.
    Test, çoğunlukla koşu bandında uygulanıyor. Yaklaşık 10 dakika süren test sırasında kalp ve kalp kapaklarının durumu ile işleyişi hakkında bilgi veren EKG sürekli izleniyor, belirli aralıklarla damar basıncı ölçülüyor.
    Efor testi egzersizi ritim ve ileti bozukluklarını araştırmak amacıyla yapılıyor. Bu sayede kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları da ciddi boyutlara ulaşmadan tedavi edilebiliyor.

    SMEAR İLE RAHİM AĞZI KANSERİNE SON
    Uzmanlar, 18 yaşını aşmış ve aktif cinsel yaşamı olan her kadınının yılda bir kez düzenli olarak pap smear testi yaptırmalarını öneriyor.
    Çünkü bu test sayesinde jinekolojik kanserler arasında 2. sırada yer alan rahim ağzı kanseri, çok erken safhada teşhis edilebiliyor.
    Muayene sırasında, özel bir fırça yardımıyla rahim ağzı bölgesinden hücre sürüntüsü alınıyor. Bu sürüntüler patoloji laboratuarlarında inceleniyor. İnce yayma tekniğiyle, rahim ağzı kanserine yol açan Human Papilloma virüsü tespit ediliyor.
    YILDA BİR KEZ ULTRASON
    Kadın hastalılarında erken tanı için gerekli en önemli yöntemlerden biri de vajinal ultrason. Uzmanlara göre, yakınması olsun veya olmasın her kadın yılda bir kez ultrason muayenesinden geçmeli.
    Vajinal yolla yapılan ultrasonda, iç organlar çok daha net bir şekilde izleniyor. Yumurtalıkları ve rahmi daha iyi görebilmek için ince bir sonda vajinaya yerleştiriliyor. Ekranda beliren görüntü, kadının sağlığı hakkında bilgi veriyor.
    Jinekolojik ultrason ile karın organları, özellikle de rahim, yumurtalıklar ayrıntılı bir şekilde değerlendiriliyor. Rahmin yapısı, pozisyonu, büyüklüğü, rahimden kaynaklanmış tümörler, miyomlar saptanabiliyor. Bunların yanı sıra rahim içi zarı, yani endometrium değerlendirmesi de yapılıyor. Aynı şekilde yumurtalıkların yapısı, yumurta geliştirme kapasiteleri, yumurtalık kistleri saptanabiliyor.

    YILDA BİR KEZ CİLT MUAYENESİ KANSERİ ÖNLÜYOR
    Her yıl düzenli olarak dermatoloji uzmanının kapısını çalmak da, sağlık için yaptırılması gereken testlerin bir parçası. Özellikle vücutta bulunan çok sayıda ben ve ailedeki cilt kanseri hikayeleri, muayenenin önemini daha da artırıyor. Çünkü benler, ölümcül bir kanser türü olan melanom riski taşıyor. Melanomda yen tanı yöntemi, dijital dermatoskopi. Bu yöntemde yağlanmış deri yüzeyi ışıklı bir büyütme sağlayan dermatoskop ile inceleniyor. Vücuttaki benlerin haritası oluşturularak noktasal lokalizasyonlar belirleniyor. Ardından her bir ben için dermatoskopik görüntü alınıyor ve kaydediliyor. Böylece bir sonraki kontrolde elde edilecek görüntüyle karşılaştırma şansı sağlanıyor. Bunların yanı sıra dijital dermatoskop, benlerde izlenen şüpheli değişiklikleri de gösteriyor.
    Bu test ile cilt üzerindeki değişiklikler, kanserleşmeden tespit edilebiliyor.

    KAN TAHLİLLERİ SAĞLIĞI ELE VERİYOR
    Düzenli olarak yaptırılan kan tahlilleri, genel sağlık durumu hakkında bilgi veriyor. Uzmanlara göre herhangi bir yakınma olmasa da, 35 yaşından itibaren 2 yılda bir kan tahlili yaptırılmasında yarar var.
    Damardan kan örneği alındıktan sonra laboratuarlarda alyuvar ve akyuvarların durumuna bakılıyor, lökositler inceleniyor. Testlerden alınan sonuçlara bakılarak vücutta enfeksiyon ve alerjik bir durum olup olmadığı tespit edilebiliyor. Kolesterol ve kan şeker değerleri hakkında bilgi ediniliyor.

    MENOPOZDA KEMİK YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ ÖNEMLİ
    Menopoz ile kendini gösteren kemik kırılmaları riski, osteoporoz tanısı ile konuyor. Özellikle ailede osteoporoz hastasının varlığı, kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemini artırıyor. Kemik mineral yoğunluk ölçümü, hiçbir hazırlık gerektirmeden, vücuda bir zarar vermeden, özel bilgisayar programı ve hassas ölçüm yapan dansitometri cihazlarıyla yapılıyor.
    Bu yöntemle vücudunuzdaki kemik yoğunluğu ölçülerek kemik erimesi riski tespit ediliyor. Erken teşhis sayesinde, ileri yaşlarda ciddi ve yaşamsal problemlere yol açan kırıkların oluşması önlenebiliyor.

    AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İÇİN TÜKÜRÜK TESTİ Diş ve diş eti hastalıkları, dünyada ve Türkiye’de önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Dişlerde ciddi bir sorunla karşılaşmamak için her yıl düzenli olarak diş hekimi ziyaret edilmeli. Diş ve diş eti problemlerinin tespitinde, doğal bir koruyucu olan tükürüğün teste dilmesi önemli.
    Bu test için tükürüğünüzün incelenmesi yeterli. Testte tükürüğün kimyasal ve mikrobiyolojik yapılarına bakılıyor.
    Bu sayede çürüklerin önemli bir sağlık sorununa neden olması önleniyor.

    KOLON KANSERİ ÖNLENEBİLİYOR
    Kolon kanseri, en sık görülen kanser türleri arasında 3. sırada yer alıyor. Sinsi tehlike, özellikle 50 yaş ve üzerindekileri tehdit ediyor. Araştırmalar, kolon kanserinin önlenebilir olduğunu gösteriyor. Ancak bunun için 50 yaşından sonra, 2 ila 5 yılda bir düzenli olarak kolonoskopi yönteminden yararlanılmalı.
    Kolonoskopiyle kalın bağırsağın tümü incelenebiliyor. Çekim sırasında hastalar tomografi cihazına yatırılıyor ve kalın bağırsağa hava verilerek iç bölgenin görülmesi sağlanıyor. İşlem sonunda verilen hava geri alınıyor.
    Kolonoskopi yöntemiyle hekim ileride tümöre dönüşebilecek polipleri teşhis edilebiliyor. Poliplerin cerrahi yöntemlerle alınması sayesinde, kolon kanseri oluşma riski önlenmiş oluyor.

    Erkeklerin yaptırması gereken 10 test

    Tonometre ile körlük engelleniyor
    Glokom, halk arasındaki adıyla ‘göz tansiyonu’, yaptığı sinir hasarı ile körlüğe neden olabilen bir göz hastalığı. İlaç tedavisi ve lazer ile körlüğün önüne geçiliyor ancak bu da erken teşhis ile mümkün. Körlük riskine karşı glokomun rutin muayenelerine en geç 40 yaşında başlanmalı. Ancak ailede glokom hastası varsa bu testler daha erken yaşlara alınmalı, da başlanmalı. Göz içi basıncında genel adı tonometre olan cihazlara başvuruluyor. Retina kontrolünde, gözün arka bölümünü görebilmek için gözbebeği damla formundaki ilaçlarla genişletiliyor. Göz içi basıncı, tonometre cihazından kontrollü bir şekilde hava püskürtülmesiyle ölçülüyor.

    Eforla kalp sorunları belirleniyor
    Erkeklerin kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına yakalanma riski kadınların 4 katı. Bu nedenle 40 yaşını geçmiş her erkeğin yılda bir kez kardiyolojik check-up’tan geçmesi, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
    Efor testi, bu yaşamsal önem taşıyan check-up’ta başvurulan yöntemlerden biri. Test, çoğunlukla koşu bandında uygulanıyor. Yaklaşık 10 dakika süren test sırasında kalp ve kalp kapaklarının durumu ile işleyişi hakkında bilgi veren EKG sürekli izleniyor, belirli aralıklarla damar basıncı ölçülüyor.
    Efor testi egzersizi ritim ve ileti bozukluklarını araştırmak amacıyla yapılıyor. Bu sayede kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları da ciddi boyutlara ulaşmadan tedavi edilebiliyor.

    Yılda bir kez cilt muayenesi kanseri önlüyor
    Her yıl düzenli olarak dermatoloji uzmanının kapısını çalmak da, sağlık için yaptırılması gereken testlerin bir parçası. Özellikle vücutta bulunan çok sayıda ben ve ailedeki cilt kanseri hikayeleri, muayenenin önemini daha da artırıyor. Çünkü benler, ölümcül bir kanser türü olan melanom riski taşıyor. Melanomda yen tanı yöntemi, dijital dermatoskopi. Bu yöntemde yağlanmış deri yüzeyi ışıklı bir büyütme sağlayan dermatoskop ile inceleniyor. Vücuttaki benlerin haritası oluşturularak noktasal lokalizasyonlar belirleniyor. Ardından her bir ben için dermatoskopik görüntü alınıyor ve kaydediliyor. Böylece bir sonraki kontrolde elde edilecek görüntüyle karşılaştırma şansı sağlanıyor. Bunların yanı sıra dijital dermatoskop, benlerde izlenen şüpheli değişiklikleri de gösteriyor.
    Bu test ile cilt üzerindeki değişiklikler, kanserleşmeden tespit edilebiliyor.

    Kan tahlilleri sağlığı ele veriyor
    Düzenli olarak yaptırılan kan tahlilleri, genel sağlık durumu hakkında bilgi veriyor. Herhangi bir yakınma olmasa da, 35 yaşından itibaren 2 yılda bir kan tahlili yaptırılmasında yarar var. Damardan kan örneği alındıktan sonra laboratuarlarda alyuvar ve akyuvarların durumuna bakılıyor, lökositler inceleniyor. Testlerden alınan sonuçlara bakılarak vücutta enfeksiyon ve alerjik bir durum olup olmadığı tespit edilebiliyor. Kolesterol ve kan şeker değerleri hakkında bilgi ediniliyor.

    Ağız ve diş sağlığı için tükürük testi
    Diş ve diş eti hastalıkları, dünyada ve Türkiye’de önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Dişlerde ciddi bir sorunla karşılaşmamak için her yıl düzenli olarak diş hekimi ziyaret edilmeli. Diş ve diş eti problemlerinin tespitinde, doğal bir koruyucu olan tükürüğün teste dilmesi önemli.
    Bu test için tükürüğünüzün incelenmesi yeterli. Testte tükürüğün kimyasal ve mikrobiyolojik yapılarına bakılıyor. Bu sayede çürüklerin önemli bir sağlık sorununa neden olması önleniyor.


    Kolon kanseri önlenebiliyor
    Kolon kanseri, en sık görülen kanser türleri arasında 3’üncü sırada yer alıyor. Sinsi tehlike, özellikle 50 yaş ve üzerindekileri tehdit ediyor. Kolon kanseri önlenebilir kanser türleri arasında. Ancak bunun için 50 yaşından sonra, 2 ila 5 yılda bir düzenli olarak kolonoskopi yönteminden yararlanılmalı. Kolonoskopiyle kalın bağırsağın tümü incelenebiliyor. Çekim sırasında hastalar tomografi cihazına yatırılıyor ve kalın bağırsağa hava verilerek iç bölgenin görülmesi sağlanıyor. İşlem sonunda verilen hava geri alınıyor. Kolonoskopi yöntemiyle hekim ileride tümöre dönüşebilecek polipleri teşhis edilebiliyor. Poliplerin cerrahi yöntemlerle alınması sayesinde, kolon kanseri oluşma riski önlenmiş oluyor.

    Prostat kanserinde erken tanı önemli
    Prostat kanseri, erkeklerde ortaya çıkan kanser türleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Prostat kanseri erken yakalandığında hastalıktan kurtulma şansı çok yüksek. Tanının geç konulması, hastalıkta ortaya çıkacak sorunlara ve beraberinde gelecek ölümlere zemin hazırlıyor.
    Hastalığın teşhisi kan PSA testi ile mümkün. Testi, 45 yaş sonrası erkeklerin yılda bir kez yaptırması, erken tanı ile birlikte kesin tedavi sürecini de hızlandırıyor.

    Sigara içenler AC grifisi çektirmeli
    Akciğer kanseri erkeklerde ortaya çıkan kanser türleri içinde ilk sırada yer alıyor. Özellikle sigara içen erkeklerin içmeyenlere oranla bu hastalığa yakalanma riski, 13 ila 22 kat daha fazla. Çünkü sigaranın akciğer kanseri üzerindeki etkisi yüzde 95. Akciğer kanserini diğer türlerden ayıran bir başka özellik de, erken safhada belirti vermemesi. Hasta, yakınmalara başladığında genellikle çok geç kalınmış oluyor. Bu nedenle, sigaran içen 40 yaş üstü erkeklerin her yıl düzenli olarak AC grafisi çektirmeleri gerekli.
    Bu sayede akciğerlerde yakalanan tümör, erken evrede yok edilebiliyor.

    Gırtlak kanseri için erken evre önemli
    Erkeklerde sigara, kendini yalnızca akciğer kanseri ile göstermiyor. Sigara içen erkekler, içmeyenlere göre 16 kat daha fazla gırtlak kanseri tehdidi altında. Bunun için sigara içen erkeklerin, kulak burun boğaz uzmanı tarafından yapılacak olan larinks endoskopik görüntüleme yönteminden yararlanmaları gerekli. Her kanser türünde olduğu gibi, bu test sayesinde erken evrede yakalanan gırtlak kanserinin tedavi süreci de başarılı oluyor.

    Karaciğer ve böbrek hastalıklarında ultrason önemli
    Yılda bir kez yapılan tüm batın ultrasonu, karaciğer ve böbrek hastalıklarında erken teşhis ve başarılı tedavi olanağı sağlıyor.