Kadınlarda kalp riski yükseliyor!

Konusu 'Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları' forumundadır ve oslemm tarafından 20 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    20 Haziran 2007
    Konu Sahibi : oslemm
  1. oslemm

    oslemm Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Mart 2007
    Mesajlar:
    242
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Kadınlarda ‘kalp’ riski yükseliyor



    ABD’de yapılan araştırma, erkeklerde kalp krizi oranlarının düşmesine karşın, kadınlarda benzer bir gelişmenin olmadığını ortaya koydu. Kadınlarda anjiyoplasti ve stent takma yöntemlerinin de erkeklerdeki kadar iyi sonuç vermediği belirlendi.

    İZMİR - ABD’de Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Mayo Klinik tarafından yapılan araştırma, son yıllarda erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarında düşüş gözlenirken, benzer bir eğilimin kadınlarda görülmediğini ortaya koydu.



    “Kadınlarda İskemi Sendromunun Gelişimi”nin (Women’s Ischemia Syndrome Evaluation) kısaltması olarak WISE adıyla yayınlanan araştırma, “Anjiyo sonuçlarınızın temiz çıkması, kalp krizi geçirmeyeceğiniz anlamına gelmez” şeklinde doktorların sık sık yineledikleri uyarının, kadınlar için ayrı bir önem taşıdığını da gösterdi.

    WISE’ın ortaya koyduğu sonuçlara göre, koroner arter hastalıklarının tanımlanmasında standart yöntem olarak kabul edilen anjiogram, kadınların kalplerini besleyen küçük damarlardaki pıhtıları açığa çıkaramayabiliyor.

    WISE çalışmasının baş aktörlerinden, Minnesota ABD’de bulunan Mayo Kliniğin kardiyologları ndan Sharonne Hayes, araştırmaya ilişkin açıklamasında, koroner arter hastalıklarının genellikle erkeklere özgü olarak kabul edildiğini, bu nedenle de kardiyovasküler hastalıklara ilişkin deney ve tedavi çalışmalarının erkekler üzerinde yapıldığını belirterek, “Araştırmacılar, uzun süredir şüphelendikleri şeyin doğru olduğunu gördüler, kadınlar farklı” dedi.

    Araştırmaya katkıda bulunan kardiyolog Amir Lerman ise bazı risk faktörlerinin erkekler ve kadınlar için eşit olmasına karşın, kadınların risklerini daha etkin şekilde azaltabileceklerine dikkati çekti.

    Kolesterol, yüksek tansiyon ve obezitenin kadınlar ve erkekler için kalp hastalıklarında eşit derecede risk faktörü oluşturduğuna işaret eden Lerman, yüksek tansiyon, şeker ve tligestritten oluşan ve “metabolik sendrom” olarak adlandırılan hastalığın ise “kadınları erkeklere oranla kalp krizine daha fazla yaklaştırdığını” belirtti. Lerman, kadınların karşı karşıya kaldıkları riskleri şöyle özetliyor:
    “Stres ve depresyonun, kadınların kalbini daha kötü şekilde etkilediğini biliyoruz. Sigara içmek de kadınlar için erkeklerden daha kötü etki yaratıyor. Menopoz öncesi görülen düşük östorojen seviyeleri de mikrovasküler hastalıklar için risk faktörü oluşturuyor. Kadınlar, risk faktörlerini tanımak ve tedavi etmek konusunda daha bilinçli olmalılar. Damarlarınızın tıkanması teşhisi konulana kadar beklemeyin. Koroner arter hastalıklarına ilişkin riskleri taşıyorsanız, doktorunuzla görüşün. Koroner arter hastalıklarının tipik testlerinden olan anjiyo, kadınlara hatalı bir güvenlik duygusu veriyor. WISE çalışması, erkeklerin damarlarındaki hacimli, eğri ve pek de kendini saklamayan plakları tanımlamak amacıyla hazırlanan teşhis yöntemlerinin, kadınların damar duvarları boyunca eşit düzeyde birikerek yayılan plakaları görmekte her zaman aynı başarıyı göstermediğini ortaya koydu.”

    KADINLARDA GÖRÜLEN SEMPTOMLAR DA FARKLI
    Kalp krizi risk faktörlerinde görülen farklılıkların yanı sıra kadınlarda kalp krizi, erkeklerdeki klasik göğüs ağrısından farklı sinyallerle “geliyorum” diyor. Kadınlarda kalp krizi öncesinde şiddetli göğüs ağrısına ek olarak, çoğu kez göğüs ağrısından daha fazla boyun, kol, sırtın üst bölümünde ağrılar, nefes kesilmesi, yorgunluk, kusma, bitkinlik gibi semptomlar ön plana çıkıyor.

    Doktor Lerman, araştırmanın tıp dünyası için çok önemli olduğunu belirterek, “Ciddi bir hasar meydana gelmeden genellikle doktor karşısına çıkmayan kadınların, bu araştırmanın ardından erken tedaviye daha fazla önem vermesini umduklarını” kaydetti.

    FARKLI TEDAVİ YÖNTEMLERİ GEREKEBİLİYOR
    WISE araştırması, koroner arter hastalıklarında sıklıkla kullanılan anjiyoplasti ve stent takma yöntemlerinin, damarlarındaki plakalar daha dağılımlı bir yapı sergileyen kadın bedeninde, erkekler kadar iyi sonuç vermeyeceğini de ortaya koydu.

    Dr. Hayes, kadınlar için yüksek tansiyon ve kolesterol gibi riskleri aza indirecek ilaç tedavilerinin, daha önemli ve etkili seçenekler olduğunu kaydetti.