Kadınların korkulu rüyası vajinal akıntılar

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve 1BukeT tarafından 19 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    19 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    Vajina normal olarak nemli bir yapıya sahiptir. Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar bu nemliliği-ıslaklığı sağlar. Vajina vücudun dışarıya açılımı olan boşluklarından bir tanesidir. Vajinanın ıslaklığı kadının sağlığı açısından gereklidir.

    Mühim olan var olan akıntının normal mi, yoksa bir hastalık habercisi mi olduğunu ayırt etmektir. Çünkü var olan akıntı kişinin hareketi, ayakta durması gibi nedenlerden dolayı yerçekiminin etkisiyle vajinadan dışarı akacak ve iç çamaşırında veya pedinde bir ıslaklık oluşturacaktır. Ve bu salgılanma herhangi bir hastalık veya sıkıntı yoksa sağlıklı bir kadında süreklidir.

    Normal vajinal akıntı berraktır ve sıvı yumurta akını andırır, koku yapmaz. Bu ıslaklığın kıvamı yumurtlama dönemi sırasında (adetin başlangıcından itibaren 14. gün civarı) biraz değişir ve sıvılaşabilir. Bunun amacı doğanın döllenmeye hazır yumurtanın döllenmesini kolaylaştırmak için salgının kıvamını değiştirmesidir, Servikste (rahim ağzındaki) ve buradan salgılanan sıvılardaki tüm değişiklikler buradan spermin kolayca geçerek yumurtaya ulaşmasını sağlamak içindir. Adet dönemine yaklaştıkça bazı hanımlarımızda vajinada bir koku olabilir ve akıntı rengi koyulaşabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların bu dönemde getirdiği etkidendir.

    Tanımladığımız dışındaki bütün akıntıları muayene oluncaya kadar bir hastalık belirtisi olarak kabul etmek ve en kısa zamanda doktora başvurmak sağlığınız açısından gerekli ve önemlidir. Rahatsız edici bir vajinal akıntıyla yaşamak kişinin hayat kalitesini düşürecektir. Kendinize olan güveniniz azalacak, kendinizi kötü ve huzursuz hissetmenize sebep olacaktır. Cinsel yaşantınızı ve partnerinizle olan ilişkinizi etkileyebilecektir. Daha da önemlisi sağlığınızı bozacak, kısırlığa veya daha kötü sonuçlara gidebilen olaylara sebep olabilecektir.

    Akıntıların tedavisi sanıldığının aksine daha kolay ve de acısızdır. Hele hele belirtilerin ilk başladığı günlerde bize başvuran hanımlarımızın bu sıkıntıları çok daha kolay ve de basitçe çözülebilmektedir. En sık karşılaştığımız korku nedeni ise ya kötü bir şey çıkarsa diye düşünüp doktora başvurmamaktır. Var olan gerçek hiçbir zaman değişmeyecektir gecikmeniz karşılaşmaktan korktuğunuz olayları yok etmez aksine büyütür ve arttırır. Ve sonunda basitçe halledilecek bir sorununuz varken geçirdiğiniz (kaybettiğiniz) zaman, bu sorunu daha da büyümüş bazen de çözülemez bir hale de getirebilir. Gerçekleri görmemeye çalışarak yok edemezsiniz. Sağlıklı kalabilmek kendinize saygı duyabilmek (Kendine saygı duymayan insana başkaları da saygı duymaz) için, düzenli olarak bir sıkıntınız ve cinsel hayatınız olsun olmasın doktor kontrolüne gitmektir. Önerdiğimiz altı ayda birdir. Eğer sıkıntınız varsa hemen gitmek en faydalı olanıdır. İnsanın en değerli varlığı kendisidir. Bedenimize sahip çıkalım.

    Hanımlarımız bu tip şikâyetleri için doktora başvurmayıp kendilerine zarar verdikleri gibi, başka arkadaşlarına da önerilerde bulunup onlara da zarar verebilmektedirler. Benim kaşıntım vardı, doktora gittim mantar dedi veya mantar olduğunu düşünüp eczaneden şu ilacı aldım, geçti. Senin de kaşıntın varsa, mantardır. Bundan kullan geçer demek verilebilecek zararların en büyüğüdür. Çünkü her kaşıntı yapan beyaz akıntı mantar değildir. Bazı bu tip akıntılara verilen mantar ilaçları, daha fazla zarar verebilmekte, hatta kişiye geriye dönülmesi çok zor veya imkânsız hasarlar yapabilmektedir. Çözüm bu kadar basitken ve elinizin altındayken doktora başvurmak en sağlıklı, en akılcı ve uzun vadede en ucuz yol olacaktır.

    Vajinal Akıntılar
    a. Fizyolojik Akıntılar (Doğal Akıntılar)
    1. Östrojen düzeyine (Kadınlık hormonlarından bir tanesi) bağlı değişiklikler. Mesela; adet kanaması (mensturasyon kanaması) öncesi
    2. Cinsel uyarım; Cinsel uyarıyla vajinada meydana gelen ıslanma ve bunun oluşturduğu akıntı
    3. Gebelik; Gebelikte rahim ağzındaki bezlerin salgıları gebeliği ve bebeği korumak için artar
    4. Spiral' e bağlı akıntılar

    b. Patolojik Akıntılar (Doğal Olmayan Akıntılar)
    1. Vajinal (Vajinaya, döl yoluna ait)
    - Vajinanın mantar hastalıkları
    - Trikomanas vajiniti (Cinsel yollada geçen parazit kökenli hastalık ) - Bakteriyel Vaginosis (Çeşitli bakterilerin neden olduğu hastalık - Genital herpes vajiniti (virüslerin neden olduğu bir akıntı
    - Vajinadaki yabancı cisimlerin oluşturduğu akıntı
    - Kanserlerin oluşturduğu akıntılar

    2. Servikal ( Servikse-Rahim Ağzına ait)
    - Bakterilerin neden oldukları ( mesela gonore {belsoğukluğu} ve bu gibi
    - Non-spesifik enfeksiyonlar ( Nedeni ve etkeni tanımlanamayan akıntılardır.)
    - Virusların neden olduğu akıntılar (mesela herpes ve diğerleri)
    - Kanserlerin neden olduğu akıntılar
    - Polip dediğimiz bazı oluşumların yaptığı akıntılar
    - Yaraların yaptığı akıntılar

    En yaygın olarak görülen vajinal akıntı nedeni Mantarlar vede trikomanas ile çeşitli bakterilerin neden oduğu bakteriyal vaginozistir.

    Vajinanın mantar hastalığı: Maya enfeksiyonu olarak adlandırılır, Mantar tüm doğada bulunabilen bir hastalık etkenidir. Normalde vücudumuzda mantarlar bulunmakta ama bunlar normal şartlarda hastalık oluşturmamaktadır. Bazı koşullar bir araya geldiğinde var olan mantarlar kontrolsüzce çoğalarak hastalık oluştururlar. Genelde büyük bir oranda mantar hastalığı oluşumundan Candida albicans sorumludur.

    Yoğun, beyaz renkte, kesik süt görünümüne bir akıntı ve kaşıntı mevcuttur, dış dudaklarda ve çevrede kaşınmaya bağlı şişlik ve kızarıklık oluşabilir. (Her bu tip akıntı mantar hastalığı demek değildir, bu sadece genel bilgi olarak verilmiştir- lütfen hekime muayene olmadan kendi başınıza tedavi uygulamayınız!)

    Mantar enfeksiyonlarında riski artıran faktörler:
    - Gebelik,
    - Şeker hastalığı,
    - Kortizon kullanımı,
    - Antibiyotik kullanımı,
    - Bazen östrojen hormonu tedavileri,
    - Bazı doğum kontrol yöntemleri,
    - Sık ilişki,
    - Fazla sayıda partner ve korunmasız ilişki,
    - Tampon kullanımı,
    - Sentetik iç çamaşırı kullanılması,
    - Çok dar giyecekler,
    - Islak mayo veya çamaşırla oturulması
    - Vajinanın içinin çok sık ve sabunla yıkanması,
    - Bazı ticari vajinal duşların kullanılması, kokulu tuvalet kağıtlarının bazıları
    - Aşırı klorlu havuzlara girmek mantar hastalığına yakalanma rizikosunu artırır.
    - Başkasına ait iç çamaşırı ve bu gibi şeylerin giyilmesi
    - Çok fazla diyet şekeri veya tatlandırıcı kullanılması

    Tedavi hekimin muayenesinden sonra verdiği ilaçların düzenli kullanımı ile olacaktır, hekiminiz ayrıca size iç çamaşırlarınızı kaynatmanızı ve de sıcak ütü ile ütülemenizi de önerebilir. Bazen kişinin cinsel partnerine de tedavi vermek gerekir, aksi takdirde ilişki ile ona geçirdiğiniz veya ondan aldığınız mantar hastalığını tedavi olup iyileştikten sonra tekrar alabilirsiniz.
     
  2. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  3. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.550
    Beğenildi:
    58.509
    Ödül Puanları:
    663
    Güncelleme..............................
     
  4. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  5. arzuhalim

    arzuhalim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    402
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    teşekkürler arkadaşım.ço yararlı bilgiler vermişsin...
     
  6. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  7. iremre80

    iremre80 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2007
    Mesajlar:
    96
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    çok önemli ve sık yaşanılan bir konu.tşkürler arkadaşım aynı sorun bendede var yazdıkların beni aydınlattı emeğine sağlık
     
  8. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  9. canan

    canan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2006
    Mesajlar:
    93
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    Akıntı problemlerini ben civanperçemi ile hallediyorum.Bir tutam civanperçemini çay gibi demleyip yıkama suretiyle veya oturma banyosu şeklinde kullanınca kesin çözüm oluyor.
     
  10. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  11. iremre80

    iremre80 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2007
    Mesajlar:
    96
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    sağol canım denicem çok rahatsız ediyo her gün iki üç kez iç çamaşırı değiştiriyorum dr fitil ve antibiyotik verdi kullanıp kontrole gidecem civanperçeminide uygularım geçer inş iyi geceler
     
  12. 25 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  13. yorgun savaxsxçxix

    yorgun savaxsxçxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    7.562
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    geçmiş olsun iremre80, umarım tamamen kurtulursun bu sorundan ama o zamana kadar günlük minik pedlerden faydalanabilirsin bu konuda. a.s.
     
  14. 26 Şubat 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  15. neslican18

    neslican18 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    24
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Arkadaşlar civanperçemi çayı aldım ben.Sizce ne kadar süre içmeliyim fayda görene kadar mı?Yardımcı olursanız çok sevinirim
     
  16. 5 Nisan 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  17. yorgun savaxsxçxix

    yorgun savaxsxçxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    7.562
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    civanperçemini içince de fayda ediyor mu? ben banyosunu sanırım oturma suretiyle de demişlerdi duymuştum. Ama oturma olayı biraz zor gibi solüsyon gibi kullansak da fayda eder mi?
     
  18. 22 Eylül 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  19. zuhal turan

    zuhal turan Rabbena lekel hamd Üye

    Katılım:
    21 Haziran 2008
    Mesajlar:
    945
    Beğenildi:
    68
    Ödül Puanları:
    113
    slm arkadalar benim bugün adet bitim günüm ve sümüksü bir akıntı geldi adet kanınndan ,sonra dün gecede aşırı şekilde sağ kasığım seğirmişti acaba bunların nedeni ne olabilir bilgisi olan var mı?