Kadinsal Mucize : Annelik....

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve hxuxrrem 2000 tarafından 5 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    5 Şubat 2008
    Konu Sahibi : hxuxrrem 2000
  1. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    KADINSAL MUCİZE: ANNELİK.... Annelik, her ne kadar kadına has bir özellik gibi görünse de kollektif bilincimizde maddenin ruhsallığını ve yaratıcılık ruhunu temsil eder. Annelik olgusu, kadının kutsal otoritesini, aklın ötesindeki ruh yüceliğini; ayrıca seven koruyan, büyüten ve doğurgan olan herşeyi hatırlatır.

    Bu olgu sosyolojik ve psikolojik kavramların belki de en karmaşık olanlarından birisidir. Çünkü annelik, ana rahmi içindeki hayatı, zaman çerçevesi içindeki varoluşu, doğum travması, anneyle çocuğun tekliği, kısacası insanoğlunun kökeniyle ilgili içgüdüsel bilgileri aydınlatır.

    Gebelik ve doğum kadının gelişimindeki en önemli eşiktir. Özellikle doğum, gerçek bir mucizedir. Çünkü kadın kendini çoğaltıp, dünyaya yeni bir can getirir. Bu mucize ilk çağlarda kadını, insani özellikler taşıyan ilk tanrıya yani “ana tanrıçaya“ dönüştürmüştür. Ataerkil topluma geçilmesiyle birlikte kadın toplumsal somut otoritesini kaybetmiştir. Ancak tinsel ve bilinçaltımızdaki otoritesi hala devam etmektedir. Günümüz kadını annelik deneyimini billurlaştırarak, hayatın her alanında zenginleşme ve bilgeleşmeyi keşfetmiştir. İki çocuk annesi CDU Berlin Eyaleti milletvekili Emine Demirbüken-Wegner’ de, anneliğin kendisindeki duyarlılığı ve derinliği artırdığını, olaylara daha geniş bir perspektifle bakmaya başladığını şöyle anlattı:

    “Anne olmak yaratıcılık açısından şüphesiz önemli. Annelerin algıları daha açık oluyor. Duyarlılık ve derinlik artıyor. Bütün bunlarla birlikte olaylara daha geniş bir pencereden bakıyorsunuz. Bu da kayıtsız şartsız bir artı olarak, annenin yaşamında yer alıyor. “

    Annelik duygusunu tadan pek çok kadın, sadece çocuğuna karşı değil, bütün çocuklara karşı bir hasasiyet ve sorumluluk duygusu geliştirir. Bu tarafıyla da toplumsal meslelerde özel bir empati yeteneği kazanır. BWK Job Starter Projesi menajeri Dr. Susam Dündar Işık da anneliğin, empati yeteğini geliştirdiğini, bu nedenle herkesin evlat sevgisi tatması gerektiğini düşünüyor:

    “Anne olmak insanı sabırlı ve öngörülü kılıyor. Örneğin çocuğunuzun başına bir şey gelmeden önce seziyorsunuz. Ayrıca, kendimi diğer çocuklara karşı daha sorumlu hissediyorum. Şimdi gençlerle ilgili bir projede çalışıyorum ve sorunlarını daha yakından takip ediyorum. Annelik vasıtasıyla iyi bir empati kuruyorum. Anne olmak gerekiyor,evlat sevgisini tatmak gerekiyor.“

    Psikolojideki en temel saptamalardan biri ise yetişkin ilişkilerimizde karşılaştığımız zorluklardan pek çoğunun köklerinin çocukluğumuzda olduğu yönündedir. Çocuğun gelişimindeki ilk yedi yıl, sonraki büyümenin temellerini teşkil eder. Anneyle ilişkiler, dünyaya bakış, korkular, arzular ve kavrayış tarzı hep bu erken dönemde şekillenir. Bu nedenle annenin sözkonusu dönemdeki rolü, temel bir önem taşır. Çünkü, çocuk nasıl davranacağını ve sezgilerine nasıl güveneceğini annesinin gözleri ve duyuları sayesinde öğrenir. Anne ilk öğretmendir. İyilik ve kötülüğün kapılarını aralar ve çocuğu oradan sevgiyle varoluşa geçirir. Ve çocuk kendi dünyasında bir model ve bir anne resmi yaratır. Kendisini koşulsuz seveni mutlu etmek bu sevgiyi alabildiğine paylaşabilmek için her fırsatı değerlendirir ve bütün çocuklara göre bunun en iyi fırsatı, mayısın ikinci Pazar`ında kutlanan anneler günüdür.

    Umarız tüm anneler bu Pazar çocuklarıyla birlikte eğlenceli bir anneler günü geçir, ama en önemlisi annelerin, anneliğin özünde kadının başlatıcı, besleyici ve hayatı gerçekleştirmenin aracısı olduğunu fark etmeleridir.