KAHVE.....Melek mi Şeytanmıı??

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve SENACE tarafından 26 Mart 2007 başlatılmıştır.

    26 Mart 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  1. SENACE

    SENACE Guest

    Kahvenin Zararı Kadar Yararı da Var

    Son zamanlarda yapılan araştırma sonuçlarında şaşırtıcı bir şekilde kahvenin iyi bir antioksidan kaynağı olduğu ortaya çıktı. Aslında antioksidan içeren besinler içerisinde listenin en başında kahve geliyor. Bununla beraber işlenmiş kahve, işlenme süreci sırasında içeriğindeki antioksidan değerlerini kaybetmiyor.

    Kardiyovaskuler hastalıkların, kanserin ve diyabetin de içinde bulunduğu kronik bazı hastalıklardan kaçınmanın en iyi yollarından biri antioksidanlar açısından zengin bir beslenme düzenine sahip olmaktır. Ama ne yazık ki birçoğumuz antioksidan değerleri açısından çok zengin olan sebze ve meyvelerden yeteri kadar tüketmiyoruz.

    Öyleyse antioksidanları başka hangi yiyecek içeceklerden alıyoruz tahmin edebilir misiniz? Kahveden hoşlanıyorsanız yalnız değilsiniz.


    Yapılan istatistiksel araştırmalarda Amerika nüfusunun %54’ten fazlasının her gün kahve içtiğini gösteriyor. Bu oranla beraber Almanya, Avusturya ve Finlandiya da ise günde iki kahve veya daha fazla içildiği belirtiliyor.

    Kahve tüketimi ile ilgili yararlar çok çeşitli olabilir. Bu konuda yapılan derin araştırmalar daha henüz başlarda bile olsa, kahve tüketiminin sağlıklı getirileri olduğunun belirtileri ortaya çıkmaya başlıyor.


    Bu yararlardan bazıları ise :

    Parkinson Hastalığı riskinin azalması:
    Yapılan bir araştırmada günde bir fincan kahve içen erkeklerin hastalık riskinin %40’a varan oranlarda azaldığı ortaya çıkarılmıştır. Bununla beraber menopoz sonrası östrojen terapisi gören kadınlarda kahve tüketimi Parkinson Hastalığı riskini arttırmaktadır.

    Tip 2 Diyabet riskinin azalması: Bunun olması aşırı kahve tüketimi sonrasında meydana gelmektedir. Bu ise sağlık açısından önerilen bir durum değildir. Çok fazla kahve tüketmenin getirdiği riskler bu yararın önüne geçmektedir ve aşırı kahve tüketiminden kaçınılmalıdır.

    Karaciğer kanseri riskinin azalması: Kahve tüketmek özellikle siroz yüzünden oluşan karaciğer kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Siroz, karaciğerin iltihaplanıp yara oluşumuna neden olan bir çeşit karaciğer hastalığıdır.

    Eğer kahvenin sağlıklı yararları varsa da bunların nereden geldiği net olarak bilinmemektedir. Kahve sadece antioksidanlar içermez, aynı zamanda kafein ve daha araştırılmamış diğer bileşenleri de içerir.

    Net olan yararlarından söz etmek gerekirse kahvenin içinde birçok uyarıcı bulunmaktadır. Her ne kadar kahve tüketimi kardiyovaskuler hastalıkların riskini arttırıyor gibi durmasa da, yapılan araştırmalarda aşırı tüketimin Aortik distensibilite indeksi arttırdığı ortaya çıkarılmıştır. Bununla beraber filtre edilmemiş kahve kan yağlarının değerlerini arttırabilir, aşırı kafein tüketimi ise kafeine karşı hassas kişilerde sorunlar yaratabilir. Bir fincan kahvede 72 ile 130 miligram arasında kafein bulunmaktadır. Bu oran kahve çekirdeğinin çeşidine ve pişirilme yollarına göre değişkenlik kazanmaktadır.

    Yani kahve içmek hem yarar hem de zarar getirebilen bir çeşit değiş tokuştur. Eğer hâlihazırda kahve içmiyorsanız, içeriğindeki antioksidanlar yüzünden bu alışkanlığı edinmenize gerek yoktur. Eğer kahve içen biri iseniz, bu sizin meyve ve sebze yemeyi kesmeniz anlamına da gelmez. Son olarak, kafein içeriği bakımından ölçülü içildiğinde sağlıklı ve yararlı olabilir.

    Meyve ve sebze yemekten vazgeçmeyerek, günlük kahve miktarınızı bir veya iki fincanla sınırlayın. Günlük önerilen kafein miktarı olan 250 miligramdan fazla almamaya dikkat etmelisiniz.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Mayıs 2009
  2. 26 Mart 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  3. vanilya

    vanilya Yeni Üye Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Ben kahvesiz yapamıyorum ki söyle elimde bir fincan kahve oldu mu degmeyin keyfime herseyi unutuyorum birde yanında cikolata varsa offf ya simdi canım cekti miss gibi nescafe hadi birlikte icelim :içelim:
     
  4. 3 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  5. esyn

    esyn Yeni Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Düzenli içildiğinde kahvenin diyabeti önlediği ortaya çıktı ancak lösemi ve mide kanserinin tetikliyor


    [​IMG]


    KAHVE üzerine yapılan 400’e yakın araştırmayı inceleyen Amerikalı uzmanlar tartışmaya son noktayı koydu. Harvard ve UCLA Üniversitesi araştırmacıların elde ettiği bulgulara göre göre kahve, düzenli içildiğinde 2’nci tip diyabetin önlenmesinde etkili oluyor. Ayrıca kolon, rektal, karaciğer kanserine karşı etkili ve kötü kolesterolü önemli oranda düşürüyor. Ancak aynı zamanda lösemi ve mide kanseri riskini artırıyor. Harvard Üniversitesi toplum sağlığı uzmanlarından Dr Rob van Dam, sağlık açısından kötü imaja sahip kahvenin söylenenin aksine çok da zararlı olmadığını ancak yine de dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Dam, hamile kadınlar ve çocukların kahve tüketiminde kendilerini sınırlamaları gerektiğinin de altını çizdi.


    VATAN GAZETESİ
     
  6. 6 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  7. gxuxmxuxxsx

    gxuxmxuxxsx Yeni Üye Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2006
    Mesajlar:
    460
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0


    --------------------------------------------------------------------------------

    Kahve içmek, alkol tüketiminin karaciğerde yaptığı tahribata engel oluyor ve siroz riskini azaltıyor. ABD'de 125 bin kişi üzerinde yapılan ve Amerikan Tıp Dernekleri Dahiliye Arşivleri tarafından yapılan uzun süreli bir araştırma, her gün fazladan içilen bir fincan kahvenin siroza yakalanma olasılığını düşürdüğünü gösterdi.

    Araştırma sonuçlarına göre günde 1 fincan kahve içen kimselerin ortalama siroza yakalanma olasılığı yüzde 20 oranında daha az olurken, bu oran günde 2-3 fincan kahve içenlerde yüzde 40, günde 4 fincan veya daha çok kahve tüketenlerde yüzde 80 oluyor. Araştırmayı yürüten ekibin başkanı Dr. Arthur Klatsky, çalışmanın karaciğer hücrelerinde meydana gelen biyokimyasal süreçler hakkında önemli ipuçları verdiğini ve karaciğeri korumak için yeni yollar bulunmasına yardımcı olacağını belirtti. Araştırmacılar kahvenin aksine çay içmenin karaciğer hastalıkları üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığını söylediler.
     
  8. 21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  9. cemrem

    cemrem Guest

    İtalya'da yapılan araştırmalar sonucunda, çoğunlukla zararlı olduğu belirten kahvenin sağlığa 17 yararı ortaya çıktı. Başta kanser olmak üzere kahvenin binbir derde yararı var. İşte kahvenin insan sağlığına yararları:



    * Kolesterolü düşürüyor.

    * Ağrı kesicilerin etkisini yüzde 40 oranında artırıyor.

    * Şeker hastalığının erken uyarı sinyali olarak kabul ediliyor.

    * Göğüs kanseri riskini azaltıyor.

    * Günde 3 fincan kahve, astım tehlikesini azaltıyor.

    * Kahve girişkenliği arttırıyor.

    * Siroz hastalığı riskini yarı yarıya düşürüyor.

    * Nefesi açıyor.

    * Kemikleri güçlendirir, ancak yaşlılar fazla tüketmemeli.

    * Menopoz sorununu giderir.

    * Tip 2 diyabeti ve Parkinson hastalığından koruyor.

    * Selülit gibi cilt sorunlarına karşı etkili oluyor.

    * Yüksek tansiyonu önlüyor.

    * Pankreas kanserini azaltıyor.

    * Kalp rahatsızlıklarını büyük oranda önlüyor.

    * Bağırsakları düzenliyor.

    * Depresyona karşı etkili.
     
  10. 21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  11. furtti

    furtti Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    kahveyi sadece fal için içerim onun dısında keyfı olarak içmem zaten cemrem eline saglık canım
     
  12. 22 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  13. kanaviçe

    kanaviçe Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ama midesi rahatsız olanları mahfediyo senağlama
     
  14. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  15. EU2

    EU2 Guest

    sagol paylasimin icin bu kahve türk kahvesimi neskafemi acaba ...
     
  16. 27 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  17. TATOXSX

    TATOXSX MEHMET Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.671
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ABD'de yapılan bir araştırmada, kahvenin ve egzersizin güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruduğu ortaya çıktı.

    New Jersey’deki Rutgers Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, fiziksel egzersizle birlikte ölçülü kahve tüketimi, güneşin ultraviyole B (UVB) ışınlarının yol açtığı kanserojen etkileri ortadan kaldırabiliyor.

    Araştırmalarında özellikle güneş ışınlarına karşı hassas tüysüz fareleri inceleyen bilim adamları, bir gruba, insanlarda 1 veya 2 büyük fincan kahveye bedel kafein içeren su içirdiler. Diğer gruba egzersiz yaptırdılar, üçüncü gruba da her ikisini birden uyguladılar. Dördüncü gruba ise ne kafein veren, ne de egzersiz yaptıran araştırmacılar, tüm fare gruplarını, deri hücrelerinin DNA yapısına zarar veren UVB ışınlarına maruz bıraktılar.

    Araştırmanın sonunda kafein verilen ve egzersiz yaptırılan grup, kanserli hücreleri ortadan kaldırma kapasitelerinin, diğer 3 gruptan açıkça fazla olduğunu gösterdi.
     
  18. 19 Eylül 2007
    Konu Sahibi : SENACE
  19. EU1

    EU1 Guest

    Kahve için sağlıklı kalın

    --------------------------------------------------------------------------------

    Yapılan araştırmalar kahve içmenin gut hastalığına yakalanma ihtimalini oldukça azalttığını buldu.


    Kanadalı bilimadamlarının yaptığı araştırmalar günde 4 ve ya daha fazla kahve içen kişilerde gut hastalığına yakalanma şansının oldukça düştüğü bulundu. Kanda bulunan ürik asit oranlarının kahve içenlerde daha az olduğu anlaşıldı. Buna karşın çayın görülen bir etkisi olmadığı belirtildi. Gut hastalığı Britanya'da senede 600bin kişiyi etkiliyor. Bu buluşun makalesi "Journal Arthritis Care and Research" dergisinde yayınlandı.
    Gut hastalığı nedir?
    Gut bazı eklemlerde ağrı, duyarlılık, kızarıklık, şişlik ve ısı artışı ile ani olarak gelişen, şiddetli ataklarla seyreden bir hastalıktır. Genellikle her seferinde bir eklemi etkiler ve bu eklem çoğunlukla ayak başparmak eklemi olmaktadır. Diz, dirsek ve el bileği gibi diğer eklemler de etkilenebilir. Ataklar çok hızlı olarak gelişir ve ilk atak genellikle gece olur. Tüm romatizma türleri içinde en ağrılı olanıdır. Ataklar şu nedenlerle gelişebilir:
    *Çok fazla alkol alımı
    *Çok sıkı diyet ve açlık
    *Bazı yiyeceklerin fazla yenmesi
    *Operasyon geçirme (diş çekimi gibi basit bir girişim bile neden olabilir)
    *Ani, şiddetli bir hastalık geçirme
    *Aşırı yorgunluk ve herhangi bir nedenle aşırı derecede endişelenme
    *Eklem travması, yaralanma
    *Kemoterapi uygulanması
    *Diüretik ilaçların alınması
    (Diüretikler tansiyon yüksekliğinde kullanılan, vücuttan sıvı atılımını sağlayan ilaçlardır)