Kahvenin telvesinde yüreğim... -Selahattin Adıgüzeller

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve radika tarafından 16 Mart 2009 başlatılmıştır.

    16 Mart 2009
    Konu Sahibi : radika
  1. radika

    radika Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    "Koza Han'dayım...
    Avlusundaki çay bahçesinde.
    Hani seninle her gelişmizde oturduğumuz bir ayağı kısa masamızdayım.
    Bu kez yalnızım.
    Sensizim.
    Masanın bütün ayakları kısa şimdi, kuşlar ilk defa sessiz, şadırvandaki fıskiyelerden akan suyun sesi zevksiz.
    ***
    Az gelmezdik Koza Han'a...
    Kalabalıklardan kaçtığımız, güneşten bunaldığımız ve sohbete hasret kaldığımız zamanların vazgeçilmez mekanıydı.
    Önce simit alırdık, nar gibi kızarmış.
    Tavşan kanı çaylarla birlikte bir güzel yerdik çıtır çıtır.
    Ardından kahvelerimizi söylerdik.
    Kulpsuz fincanlarda gelirdi bol köpüklü kahveler. Kokusunu duyar duymaz yakardık sigaraları.
    Kahve falı bakardın bana.
    Anlamasan da iyi atardın.
    Kahvenin telvesinde yüreğimi...
    Yüreğimin içinde birini görürdün de, kim olduğunu bildiğin halde söylemezdin.
    Saklardın adını.
    ***
    Bazen bir cümleye takılır, saatlerce gülerdik.
    Onlarca espriler üretirdik.
    Şiirler okurduk karşılıklı.
    Bazen de hiç uzmanı olmadığımız derin aşk konularına girerdik.
    Hayallerimizin boyunu geçerdi derinlik...
    Gerçeklerin arasından kocaman bir "oofff!!!" çekerdik.
    Fotoğraflarını çekerdim senin...
    Her karede gülüşünde hüznü, bakışında aşkı gizleyen pozlar verirdin, sardunyalar önünde.
    Mutluluğun fotoğrafını yakalacağım derken, kaç makara film bitirdim.
    ***
    Koza Han'dayım.
    Avlusundaki çay bahçesinde.
    Bu kez yalnızım.
    Sensizim.
    Bir yerlerden müzik sesleri geliyor kulağıma...
    "Özlediğim şimdi çok uzaklarda" diyor Nilüfer.
    Biliyorum benden çok uzaklardasın, bir nefes kadar uzakta!
    Garson, benden daha umutlu. Az sonra gelirsin diye daha ben söylemeden getirdi masamıza kahveleri.
    Köpüğü kaçmadan gelip içsen.
    Saklasak duygularımızı yine esprilerimizle, gülsek gözlerimiz yaşarana dek!