kalem ve silgi

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve emotionum tarafından 8 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : emotionum
  1. emotionum

    emotionum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Kalem ve silgiyle insan yasami arasinda ne gibi bir baglanti olabilir?

    :)))
    Insan yasami ya kaleme benzer, ya da silgiye. Iz birakan isler yaptigimizda yasamimiz kaleme benzer. Izleri silmeye çalistigimizda silgi oluruz. Kalem degerlidir. Hediye olarak verilir. Hatta hatira olarak saklanir. Kalemle eser birakilir. Ve kalemler hep yasar.
    Silgiler ise farklidir. Silgi hep birilerini, izleri, eserleri silmeye çalisir. Degerli silgi olmaz. Silgi hediye verilemez. Her kullanildiginda hem birini yok eder, hem kendini. Iste kalemle, silgi arasindaki fark budur.
    Silgi sildikçe biter, kalem ise yazdikça kalicilasir.
    Yasam kisa. Birçok yasadigimiz, hafizamizin dogal isleyis sürecinde silinip gidecek. Bazilari ise yer edecek. Anilasacak. Kimi ani gülümsetecek, kimi de hüzünlendirecek. Zaman geçtikçe bu duygular da azalacak. Çünkü zaman her seyi degistirebiliyor.
    Silmek kolaydir. Sildiginiz anilar, kisiler, hatta fikirler bir hafiza bosaltmasidir. Bir tepkidir. Ancak yapilan aslinda ne somuttur, ne de soyut. Yoklugun soyutu, somutu olur mu? Fikir baska beyinlerde bir biçimde yasar. Kisiler ya sagdir, ya da mutlaka bir ara yasamistir. Anilar ise mutlaka depresirler. Kisacasi, silinen pek bir sey yoktur, kendinden baska.
    Yazmak ise zordur. Çünkü yapici, yaratici olan yazmaktir. Yazmak öyle bir seydir ki, tarihte kalmayi saglar. Çevremizde birçok insan silmekle mesgul. Kimi de yazmaya çalisiyor. Kimi de yazarken sildiginin farkinda degil. Tabii silmeye çalisirken yaziyi keskinlestirenler de olmuyor degil.
    Ama düsünüyorum da, yazarken silmek mümkün mü? Herhalde degil. Daha dogrusu buna karar vermek hayli zor.
    Insan beyninin dogal bir silme süreci olduguna göre, insanin da diger taraftan yazmaya çalismasi çok hos bir eylem. Dogal da. Nihayet yasam da soyut bir kavram. Ya varsiniz, ya yoksunuz. Ama bir anlamda da sanal. Bir varsiniz, bir yoksunuz. Arada sadece bir zaman dilimi var. Ve o zamanda hizla bir görünüm degisikligi gözleniyor. Arada çekilen fotograflara bakildikça geçen zaman fark ediliyor. Ya da uzun süredir görmediginiz bir yakininizdaki degisiklik fark edildiginde.
    Ancak insan beyninin dogal silme sürecine ragmen, ayrica silme islemi ne kadar kötü. Sanki katliam gibi bir sey.
    Kalemin yaraticiligina gelince. Kimi kalem saheser yaratiyor. Kimi ise aceleci. Karga burga, okunaksiz yazilarla okuyanin (ya da yasayanin) suratini burusturuyor. Yani her kalem de ayni yazmiyor. Kimi ise bir yaziyor, begenmiyor. Tekrar özenle yaziyor. Sonra da bakip bakip keyifleniyor.
    Silgi sildikçe biter, kalem ise yazdikça kalicilasir.
    Bu söz kime ait diye sorarsaniz? Simdi hayatta degil. Zincirlikuyu’da istirahat ediyor. Bir gün yolda eski bir arkadasini görmüs. Arkadasi "ne o vefasiz, sildin bizi galiba" deyince, "silgi sildikçe tükenir, biter. Ben silgiye döndüm" demis. Çok dokunakli bulmustum. Simdi o arkadasi da istirahata kavusmus olabilir.
    Yasam kisa. Hos görü ve kalemin hikayesi mutlulugun anahtari olsa gerek.