Kalp Krizi Riskini Artıran 8 Faktör

Konusu 'Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları' forumundadır ve suri tarafından 10 Haziran 2009 başlatılmıştır.

    10 Haziran 2009
    Konu Sahibi : suri
  1. suri

    suri peri Üye

    Katılım:
    23 Aralık 2007
    Mesajlar:
    397
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]
    Kalp sağlığını olumsuz etkileyen risk faktörlerini
    “değiştirilebilen” ve “değiştirilemeyen” olmak üzere 2 gruba
    ayırabiliriz.

    Değiştirilemeyen Risk Faktörleri
    Ailede erken yaşta kalp krizi geçiren bireylerin bulunması,
    erkek cinsiyet, ileri yaş, şeker hastalığı ve kişilik yapısı
    (stresli kişilik) değiştirilemeyen faktörlerdir.

    Değiştirilebilen Risk Faktörleri
    Günlük yaşantımızda yaptığımız birçok hata, sağlığımız
    açısından geri dönüşü olmayacak sonuçlara yol açabiliyor.
    Oysaki alacağımız bazı önlemlerle bu riskleri ortadan
    kaldırmamız mümkün. Sigara içmemek, kolesterolü kontrol
    altında tutmak, stresten uzak durmak ve düzenli egzersiz
    yapmak bunlardan sadece birkaçı…

    1-Sigara Tüketimi
    Kalp damar hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı
    ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım sigara ve
    dumanından uzak durmaktır. Çünkü sigara tüketimi hastalık
    riskini iki kat arttırmaktadır.

    Sigara dumanıyla birlikte vücuda binlerce zehirli madde
    (nikotin, arsenik, amonyak, siyanür, benzopiren vb.) girer. Bu
    tehlike karşısında vücut adrenalin salgılar. Adrenalin,
    vücudumuzun bir tehlike karşısında doğal olarak salgıladığı
    bir hormondur. Adrenalin salgılanması sonucunda damarla
    büzüşür. Damarların büzüşmesine ek olarak, tütün
    dumanındaki karbonmonoksit kanı kıvamlaştırır. Kalp,
    kıvamlaşan büzüşen damarlar içinden vücudun en uzak
    noktalarına göndermek için var gücü ile çalışır. Sigaradan ilk
    nefesin çekilmesiyle birlikte kalbin atışı dakikada yaklaşık 20
    atış hızlanır. Normalden hızlı çalışan kalbin daha fazla
    oksijene ihtiyacı vardır. Oysa sigara dumanıyla birlikte
    vücuda giren karbonmonoksit kandaki oksijeni kovar
    dolayısıyla kalp az oksijenle çok fazla çalışmak zorunda kalır
    ve vaktinde önce yorulur.

    2-Kolesterol
    Kolesterol kontrolü sağlamak için beslenmede doymuş yağ
    oranının azaltılması, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri
    içeren yağların oranının arttırılması, besinler yoluyla alınan
    kolesterole dikkat edilmesi, posa içeren yiyecekler ile
    meyve-sebze tüketiminin arttırılması gerekiyor. Doğru
    rejimin az miktarda protein içermesi, u proteinin ise balık,
    kümes hayvanları ve soyadan alınması gerekir.

    3-Yüksek tansiyon
    Yüksek tansiyona yol açan nedenlerin başında alınan fazla
    kilolar gelmektedir. Öte yandan kilo kaybı, özellikle karın
    bölgesinden zayıflandığından kan basıncını hemen düşürerek
    kalbin yükünü azaltır. Tansiyon hafif şekilde yüksekse
    beslenmede tuzu kesmek, ilaç kullanmadan tansiyonu
    normale düşürmeye yardımcı olabilir.


    [​IMG]
    4-Aşırı alkol tüketimi
    Aşırı alkol tüketimi tansiyonu yükselten bir diğer etmendir.
    Çok fazla kalori içermesine karşın hiçbir besleyici değer
    taşımayan alkol, organizmaya zarar verir. Günde belli bir
    miktarın üzerine çıkılmaması gerekir. Bu limit günde 1 veya 2
    kadeh kırmızı şarap olarak gösterilebilir.

    5-Kontrolsüz şeker hastalığı
    Şeker hastalarında damar sertliği, daha sık ve erken yaşta
    görülmektedir. Bu hastalara sıklıkla şişmanlık ve
    hipertansiyon da eşlik etmektedir. Şeker hastalığı
    kontrolünde diyet ve egzersiz, ilaç tedavisinin yanında önemli
    rol oynamaktadır.

    6-Obezite (Şişmanlık)
    Obezite tedavi edilmediğinde hipertansiyon, kolesterol
    yüksekliği ve şeker hastalığı gibi kalp damar hastalığı riskini
    artırmaktadır.

    7-Hareketsizlik
    Yapılan araştırmalarda, düzenli egzersiz yapmanın ve
    yüksek bir efor kapasitesine sahip olmanın azalmış kalp ve
    damar sorunları ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Hergün
    30 dk. veya daha fazla hızlı yürüyüş yapanlarda kalp damar
    hastalığı riskinin %18, koşanlarda &42 kadar azaldığı ifade
    edilmiştir. Düzenli egzersizlerde, vücut yağ oranında azalma,
    uzun dönemde kan basıncında düşme, kalbin veriminde artma,
    şeker hastalığı ve kan yağ metabolizma bozukluklarında
    azalma sağlamaktadır. Bu etkiler kalp krizi geçirmiş
    kişilerde de benzer olmaktadır. Egzersizden sağlanan
    yararlar kilo kaybından bağımsızdır.

    8-Stresli yaşam
    Yüksek stres vücut direncinin düşmesine sebep olur. Vücut
    strese adrenalin hormonu salınımını arttırarak yanıt verir. Bu
    da kalp ve solunum hızının artmasına ve tansiyonun
    yükselmesine sebep olur. Yağ asitleri ve kolesterol kana
    daha çok salınır ve kan kalınlaşmaya başlar. Stresle
    mücadele de düzenli egzersiz yapmanın etkili olduğu pek çok
    araştırma da gösterilmiştir.

    İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü, Uzm. Dr. Ece Açan