Kâmuran Esen Siirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve EU3 tarafından 18 Mart 2007 başlatılmıştır.

    18 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU3
  1. EU3

    EU3 Guest

    Yavaş yavaş
    Kayıp gidecek yıllar
    Avuçlarından,
    Tutamayacaksın.
    Zaman
    İçecek koca ömrü bir yudumda,
    Benden uzaklarda,
    Yalnızlığı alıp koynuna
    Uyuyacaksın.


    Nasıl bir duygudur aşk?
    Coşmak aynı yatakta / bir ırmak gibi?
    Sarmaş dolaş / sabahlamak geceyi?
    Öpmek / sıcak dudakları?
    Sevişmek ne?
    Unutacaksın.


    Koyduğun hiçbir şey
    Yerinde olmayacak / yokluğumda,
    Sap saman karışacak birbirine,
    Bağbozumu
    Başlayacak bahçelerinde
    Dalların üşüyecek,
    Rüzgârda titreyecek.
    Tipiye yakalanmış kuş gibi
    Donacaksın.


    Fotoğraflar olacak
    Tek tesellin,
    Anılar dostun.
    Geçmişte kalan aşkımızı
    Dinlediğin şarkılarda bulacaksın.


    Aylar sonra
    Yeni bir baharı
    Muştulayan kuşlar
    Öterken sabah serinliğinde,
    Açacaksın
    Uykuya terkettiğin gözlerini / bensiz
    Ve yapayalnız.
    Sol yanında sevdiğin
    Olmayacak yatağında,
    Duvarlarına
    Anılarımız sinmiş odanda,
    Yalnızlığınla kalacaksın.


    "Olmaz" deme sevgili!
    Yaşayacaksın bir gün bu yalnızlığı,
    Yokluğumu
    Soğumuş avuçlarında,
    Damarlarında duyacaksın.
    Çekip gideceğim sonunda / uzaklara,
    Bir gün / bensiz
    Yeni sabahlara uyanacaksın,
    Ağlayacaksın.


    Soracaksın kendine:
    "Ben nerde yanlış yaptım?" diye.
    Bulsan da yanıtını
    Yararı yok sevgili!
    Geç kalmış olacaksın.....
    Şimdiden hazırla kendini / yokluğuma,
    Bir gün
    Bensiz yaşamaya
    Alışacaksın.


    Kâmuran Esen ​
     
  2. 3 Nisan 2007
    Konu Sahibi : EU3
  3. EU3

    EU3 Guest

    SENi ÖZLEMENiN KiTABINI YAZABiLiRiM...

    Seni özlemenin
    Ne demek olduğunu sor bana,
    Yetmiş iki dilde anlatabilirim
    Kitabını yazabilirim sayfalarca.
    Yalnızlığın rezilliğini
    Kokuşmuşluğunu
    Ve çıplaklığını da.
    Ama hiç kimse
    Kavuşmanın güzelliğini
    Sormasın bana anlatamam.
    Ben sana hiç kavuşmadım ki!



    Bilmiyorum
    Dudakların nasıldır.
    Sıcak mı ateş topu kadar,
    Yoksa soğuk mu
    Buza kesmiş bir bardak su gibi?
    Kıvrımlarına,
    Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
    Küle gizlenmiş kor mu var?
    Tenime değdiğinde dudakların
    Cemre mi düşer bedenime,
    Mızrap değen bir saz teli gibi
    Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
    Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!



    Bir kadını sardığında kolların,
    Ürkek ceylânlar
    Nasıl kurtulur tuzağından?
    Dolu yemiş yaprak gibi
    Nasıl titrer bir yürek?
    Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
    Goncalar
    Nasıl güle döner sıcaklığınla bilmiyorum.
    Hiç sana sarılıp yatmadım ki!



    Kısacası:
    Tatmadım kavuşmayı anlatamam.
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
    Anlatabilirim daldaki kuşa topraktaki solucana.
    Yokluğunda yıllardır
    Özlemine dayanmayı öğrendim
    Yokluğuna katlanmayı
    Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
    Ustası oldum beklemenin
    Tükenmek pahasına.



    Ama hiç kimse kavuşmayı,
    İki derenin birbirine karışıp
    Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
    Sormasın bana ,anlatamam.
    Çünkü seninle ben,
    Ayrı kaynaktan doğmuş
    Sularında hasretleri taşıyan
    Başka denizlere koşan iki ırmağız.
    Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
    Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
    İşte onun için iki dere nasıl karışır birbirine
    Nasıl sığar iki nehir bir yatağa bilmiyorum.
    Seninle hiç aynı yatakta coşmadım ki!



    Sen bana yalnızca
    Ve sadece
    Kahpe sensizliği sor
    Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
    Tanrı şahidimdir
    Kurda kuşa
    Dağa taşa bile anlatabilirim.
    Demem o ki uzaktaki yakınım:
    Vuslatlara yabancıyım,
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.....

    Kâmuran Esen

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  4. 19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : EU3
  5. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Aldın omuzuna hatıraları
    Yükün ağır/ yolun uzun
    İşte gidiyorsun.
    Geçmişin
    Bir yün yumağı olmuş bakışlarında,
    Bir ucu bende / düğümü sende,
    Veda bile etmeden
    Terkediyorsun.

    Gölgen burda ama
    Ulu bir çınar gibi
    Uzaklardan besleniyor köklerin,
    Kirpiklerinde gölgelenmiş hüzünler,
    Yüreğinin acısı inmiş de dizlerine,
    Yaralı bir ceylân gibi yürüyorsun.

    Dönüşü olan
    Bir gidiş mi bu böyle?
    Yoksa terkediş mi / gizliden?
    Ne ben biliyorum yanıtını,
    Ne de sen .
    Ağzın kilitli / bağlanmış gibi dilin
    Susuyorsun....

    Sıkışmış avuçlarına hatıralarımız,
    Benden birşeyler karışmış bedenine,
    Dudaklarında sıcaklığım var,
    Göğsünde yorgunluğum,
    Bir parçam ellerinde,
    Gözlerinde bir yanım,
    Götürüyorsun sana tutsak yüreğimi,
    Beni burda
    Eksik bırakıyorsun.

    Dalımda kuşlar sustu
    Esmiyor rüzgârlarım,
    Çiçeklerim gizlendi taç yapraklarına,
    Çünkü sen
    Güneşimi yanında götürüyorsun.

    Damarlarımda alıp veriyor fırtına, tipi,
    Sana giden yollar kapandı kardan,
    Yüreğim soğudu gidişinle,
    Suyu çekildi ağaçlarımın,
    Giderken
    İçimdeki baharımı da öldürüyorsun.

    Gidiyorsun işte uzaklara,
    Ölüme eş ayrılığa gidiyorsun.
    Sesin ölgün / bakışların sönük,
    Ellerin soğuk
    Üşüyorsun.

    Gitme
    Dönüşü belli olmayan yolculuğa,
    Belki açmaz uzaklarda tomurcukların,
    Adın söylenmez ağızlarda
    Güllerin kokmaz / ırmakların kurur,
    Dilinde kırılır belki
    Sevgi dolu sözcükler,
    Buralara gelmez çağrıların
    Biliyorsun.

    Gidiyorsun işte,
    Bağrını açmadığın rüzgârlarda sürükleniyorsun.
    Üzerinden geçmediğin sular,
    Akşamları
    Üzerine bulut çöken hüzünlü dağlar
    Yabancı sana,
    Anlasana!
    Beni burda,
    Kendini
    Bilmediğin dağlar ardında
    Yalnız bırakmasana.

    Kâmuran Esen