Kan Bankası

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve DEVDAS tarafından 30 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    30 Kasım 2008
    Konu Sahibi : DEVDAS
  1. DEVDAS

    DEVDAS 29.05.2010... Üye

    Katılım:
    17 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.296
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi kan verme birimi...
    Yıl 2001...Sanırım sonbahar,İzmir'de yeni evli bir karı koca. Adam iyi birisi; ama takıntısı var.Radyoda anons,hastanede yatmakta olan bir hasta için kan aranıyor.Bu, atlıyor taksiye ,gidip kan veriyor.
    Zaten düzenli gidip kan veriyor.Fakat oturmuş eşiyle televizyonda film seyrediyorlar,bu, anonsu duyuyor,taksiye atlayıp kan vermeye gidiyor.Karşılığında hiçbir şey kabul etmiyor.
    Eşi bir tahammül,iki tahammül,sonra kızmaya başlıyor.''Bu kadar da olmaz ki!Sen elalemin enayisi misin?Bırak başkalarıda iyilik yapsın!''
    Bizimki söz dinlemiyor ve ısrarla kan vermeye devam.
    Günler, günleri kovalıyor ve çiftin ,Allah bağışlasın,tatlı bir kızları oluyor.Kız bir yaşındayken hastahaneye götürüyorlar.
    Kontroller sırasında küçük kızın bir sağlık problemi tesbit ediliyor.
    Ufaklığın rahatsızlığı ciddi ve devamlı kan gerektiren bir hastalık...
    Kan ihtiyacı olanlar bilirler,tam bir rezilliktir.İki ünüte kan için kapı kapı dolaşırsınız.Anne baba o üzüntü ve yıkımla moralleri bozuk,Dokuz Eylül Üniversitesinin kan verme merkezine gidiyorlar.
    Kan merkezindekiler,yıllarca desteğini gördükleri bu insanı karşılarında görünce,''Merak etme,ücretsiz olarak çocuğunun ihtiyacı olan kanı devamlı karşılayacağız!Senin yaptığın iyiliği,insanlığı unutmayız.''diyorlar ve dediklerini yapıyorlar.
    Anne şaşkın,''Demek bunun içinmiş.'' diyor.
    Demek bunun içinmiş.
    Nasıl bir mucize değil mi?
    Çocuk şimdi iyiymiş,kana ihtiyacı yokmuş.
    Baba o gün bankta,yine başkasına karşılıksız kan vermek için bekliyormuş,Allah'a şükrederek.

    alıntıdır...
     
    Son düzenleme: 30 Kasım 2008