Kanserin en sevdiği yiyecekler

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve daylight tarafından 25 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : daylight
  1. daylight

    daylight Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    2.435
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Kanserin hücrenin yanlış beslenmesinden ortaya çıktığını biliyor muydunuz? Üstelik bunu da en çok sevdiği yiyeceği bol bol tüketerek kendimiz yapıyoruz. Nasıl mı?

    Her doktor öğrenciliği sırasında Otto Warburg'un buluşunu öğrenir. 1930'lu yıllarda Warburg kanserin en temel biyokimyasal sebebini, yani sağlıklı bir hücreyi kanser hücresinden ayıran şeyin ne olduğunu bulmuştur. Bu, o kadar önemli bir buluştur ki, Otto Warburg'a Nobel
    ödülü kazandırmıştır.

    Otto Warburg'a göre kanserin bir temel sebebi vardır. Bu da, vücudun
    normal hücrelerinin oksijenli solunumunun, oksijensiz - anaerobik-hücre solunumuyla yer değiştirmesidir. Warburg'un buluşu bize başka neleri anlatmaktadır?

    Birincisi, kanser, normal hücrelerden çok farklı bir biçimde ****bolize olmaktadır. Normal hücreler oksijene ihtiyaç duyar; Kanser hücreleri oksijenden kaçınır. Hiperbarik oksijen terapisi alternatif kanser tedavisi uygulayan kliniklerde kullanılan bir yöntemdir.

    Bu buluşun bize anlattığı başka bir şey de, kanserin bir mayalanma (fermantasyon) süreciyle ****bolize olduğudur. Kanserin ****bolizması normal hücre ****bolizmasından 8 kat daha fazladır. Yukarıda söylediğimiz her şeyi birleştirirsek ortaya şu tablo çıkıyor:
    Vücut, kanseri beslemeye çalışırken mütemadiyen kapasitesinin üstünde çalışır.Kanser devamlı açlıktan ölmenin eşiğindedir ve vücuttan kendisini beslemesini talep etmektedir. Besin alımı kesilirse kanser açlıktan ölmeye başlar. Tabii kendisini beslemek için vücudun şeker üretmesini sağlayamazsa...

    Proteinlerden şeker Bu ziyan sendromuna kaşeksi denir. Kaşeksi, vücudun proteinlerden (evet, doğru duydunuz, karbonhidratlardan veya yağlardan değil de, proteinlerden) 'glükoneogenez (yeniden glükoz yapımı)' işlemiyle, şeker elde etmesidir. Bu şeker kanseri besler. Vücut sonunda, kanser hücresini beslemeye çalışırken kendisi açlık çeker.

    Şimdi, kanserin şekerle beslendiğini öğrenmişken, onu şekerle beslemek mantıklı geliyor mu size? Yani karbonhidratlardan zengin bir diyet uygulamak? Bugün, kansere karşı uygulanan birçok besin terapisi mevcuttur (işe de yaramaktadırlar) çünkü günün birinde birisi şeker ve kanser arasındaki bağlantıyı görmüştür. Bu terapilerde, karbonhidratlar bakımından zengin gıdalara izin verilmez. Terapilerin hiçbirinde şekere de izin verilmez çünkü şeker kanseri beslemektedir.

    Peki doktorunuz bu gerçekleri size neden söylemez? Kim bilir? Belki doktorunuz kanseri tedavi edecek kişinin siz değil, kendisi olduğunu düşünmektedir. Belki Otto Warburg'un buluşunu duymuştur ama geri kalan parçaları tamamlayamamıştır. Belki de beslenmeyle ilgili hiçbir şey öğrenmemiştir.

    Aslında 1978'e kadar ABD'nin resmi kuruluşlarından biri,beslenmenin kanserle bir ilgisi olmadığını iddia etmekteydi! Kanser ve şeker bağlantısından haberdar olanlar ise, dikkate değer terapilerle ortaya çıktılar. Bunlardan biri 'Laetrile'dir. Kaşeksili hastaların yüzde 50'den fazlasında glükoneogenez sürecini durduran hidrazin sülfat bunlardan bir diğeridir.

    Bugün, Minnesota Üniversitesi kemoterapi alanında bir 'akıllı bomba' üzerinde çalışmaktadır. Akıllı bomba diyebileceğimiz ilacın üzerinde bir kaplama vardır. İlaç, vücutta oksijensiz bir bölge ile karşı karşıya geldiğinde bu kaplamayı üzerinden atar. Kanseri yok etmek için kemoterapiyi serbest bırakır. Çünkü, vücutta oksijensiz tek alan, kanserli bölgedir.

    Kanser hücresini aç bırakmaya çalışan besin terapileri de vardır. Kanserin ne sevdiğini bilen hasta, bunları yemekten kaçınır. Kanser, çiğ yiyeceklerdense pişmiş yiyecekleri sever. Pişirme işlemi, besinlerdeki enzimleri ve vitaminleri yok etmektedir.

    Bir de, kanserin şeker sevdiğini aklınızdan çıkarmayın. Kanserinizi sevmiyorsanız, onu beslemeyin! Şeker yerine tatlandırıcı kullanmak çözüm değil Şeker yerine tatlandırıcı kullanmayı düşünüyorsanız, başka bir tuzağa düşmüş olursunuz. Tatlandırıcıların da vücuda ciddi zararları olduğu,yapılan araştırmalarla kanıtlandı. Örneğin, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sakarin içeren her türlü gıda maddesinin üzerine Sağlığa zararlıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde kansere yol açmıştır.' ibaresinin konmasını şart koştu. Aspartam ve sükraloz gibi diğer tatlandırıcılar da yan etkileri nedeniyle uzak durulması gereken gıdalar arasında.

    Aşağıdaki tedbirlerle kanserlerin en az üçte ikisi önlenebilir;

    *Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.
    * Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren 'light' hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
    * Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın.
    * Bol taze sebze ve meyve yiyin
    * Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin.
    * Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin.
    * Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin. Mümkünse manda sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin.
    * Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.
    * Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin
    * Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz!)
    * Streslerden uzak durun
    * İyi uyuyun.
    * Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durum.
    * D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.
    * Yeteri derecede egzersiz yapın
    * Alkol kullanmayın
    * İşlenmiş soya ürünü yemeyin.
    * Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir.
    * Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen ihtiva eder.
    * Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.
    * Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın.

    İTÜ Cerrahpaşa Tıp Fak/ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD ****bolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı

    Kaynak: International Wellness Directo
     
  2. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : daylight
  3. melekberke

    melekberke Serseri aşığım..... Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.347
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Ellerine sağlık daylight. Hakikaten çok faydalı bilgiler. Şeker-kanser ilişkisini duymamıştım. kesinlikle dikkat edicem. Sağlıklı günler dileğiyle...
     
  4. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : daylight
  5. swet2006

    swet2006 ÇOK FİKİR, TEK ÇÖZÜM Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    985
    Beğenildi:
    36
    Ödül Puanları:
    88
    kanser ve diğer kötü hastalıklardan korunmak için meyve sebze ve yürüyüş üçgenini yaşam tarzı edinmeliyiz. harika bilgiler. kaydettim ve tüm tanıdıklara gönderdim. teşekkür ler daylight.
     
  6. 28 Kasım 2008
    Konu Sahibi : daylight
  7. evrem716

    evrem716 İşte benn! Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.568
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    Allah kimseye kanser göstermesin!!!!
    2002den beri hiç şeker kullanmıyorum!Sağlıklı yaşamaya çok dikkat ediyorum.Her gün yürüyüş yapıyorum, kızartma, yağlı yiyecekler, tatlandırıcı, şekerden uzak duruyorum. Her hafta birkaç kez balık yiyorum. Her gün yoğurt, süt, peynir yiyorum. Ve arkadaşlarım soruyor ne kadar düzenli yaşıyorsun, hiç işe yarıyormu sence. diye. Ben bunların faydasını 20 yaşındayken değil bir 20 yıl sonra göreceğim diyorum.
     
  8. 28 Kasım 2008
    Konu Sahibi : daylight
  9. bicirkiz

    bicirkiz Canıma can katan canımsın... Üye

    Katılım:
    24 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.432
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    çok teşekkür ederim bilgiler için..allah kimseye göstermesin bu hastalığı...dikkat etmeliyiz muhakak..bide kanser yapıcı maddelr var E serisi olan malları tüketmemeliyiz..
     
  10. 4 Aralık 2008
    Konu Sahibi : daylight
  11. daylight

    daylight Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    2.435
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    ilgi gösterenlere teşekkürler benim burda özellikle dikkat ettiklerim light adı altında geçen ; koruyucu madde içeren katkı maddesi bulunan ürünlerdir teflon kullanana kadar eski usul kalaylatın bakır kullanın daha iyi radyasyon içeren bir metaryal
     
  12. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : daylight
  13. Derin__Su

    Derin__Su derin sular ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesajlar:
    5.394
    Beğenildi:
    118
    Ödül Puanları:
    163
    Kendi adima cok dikkat eder oldum,önceden sagliksiz beslenirdim ama öylesine kaptirdimki kendimi o zararli bu zararli diye diye kilo verdim iyi de oldu.. Takinti haline geldi saglikli yasamim, kazandigim en iyi huy bu.. Giderek dahada dikkatli oluyorum.. Siyah cay yerine yesil cay besin bakimindan daha zengin, en az islemden gecmis olani yesil caydir..
     
  14. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : daylight
  15. AsiMavi

    AsiMavi ♥♥..hosgeldin BeHiCeM..♥♥ Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    3.345
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    148
    sagolasin canim bilmiyordum ogrenmis oldum
     
  16. 8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : daylight
  17. sidelya79

    sidelya79 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Mart 2009
    Mesajlar:
    687
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Çok yararlı bilgiler çok teşekkürler
     
  18. 8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : daylight
  19. dimple2

    dimple2 3aslanannesiyimben Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2008
    Mesajlar:
    4.641
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    ayy teflon tencereler benim vazgeçilmezlrim arasında
    heleki pilav da

    nası olcak şimdi
    diğerleri altını tutuyo

    paylaşımın için teşekkürler